Tarih
Avrupalı Seyyahların Gözünden
Osmanlı Dünyası ve İnsanları (1530-1699)
Seyahatnameler, tarih araştırmalarında önemli kaynaklar arasında yer alırlar. Arşiv belgeleri, günlükler, yazışmalar ve mektuplar gibi seyahatnameler de tarihçinin algılama gücünü artıran, ikincil kaynaklardaki bilgileri karşılaştırma imkânı sunan eserlerdir. Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili araştırmalarda geniş bir coğrafya üzerine yayılmış siyasi, kültürel ve iktisadi yapıların ele alınması, bunlarla ilgili bilgilerdeki pusun dağıtılması için kimi önyargılı ya da oryantalist bakış açılarının varlığının da farkında olarak seyahatnamelere müracaat etmek kuşkusuz önemlidir
Osmanlı'nın Çöküşü
Ortadoğu'da Büyük Savaş (1914-1920)
Yüzyıllarca hükmetmiş muazzam bir imparatorluğun Birinci Dünya Savaşı’yla beraber içine girdiği çöküş sürecini ele alan Eugene Rogan, Osmanlı’nın kaderini belirleyen savaş boyunca mücadele ettiği tüm cepheleri ayrıntılarıyla inceliyor.
Anadolu'dan Yeni Dünya'ya
Amerika'ya İlk Göç Eden Türklerin Yaşam Öyküleri
Yorgununu ver, yoksulunu ver bana, Özgürlüğü solumak isteyen boynu bükük kitlelerini ver. Emma Lazarus’un, New York Hürriyet Abidesi kitabesinde yer alan mısraları bunlar. ABD, dünyanın her köşesinden göç eden insanlarca kurulmuş bir ülke. Pek bilinmez ama yıkılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’ndan da göç almış...Rıfat N. Bali, birinci el tanıklıklara başvurarak, yüzyıl dönümünde ABD’ye göç eden Türklerin hikâyesini anlatıyor.
Kahramanlar Çağının İzinde
Heinrich Schliemann ve Troya Kazıları
“Truva kâşifi” –ve “yağmacısı”– olarak ünlenmiş olan Heinrich Schliemann’ın bu kazı seferiyle ilgili anlatısı, sadece arkeoloji meraklılarını ilgilendirmiyor. Schliemann’ın macerası –ve maceracılığı–, romantizmle “gerçekçiliğin” dünya görüşlerinin alışverişine dair canlı bir örnektir.
150. Yılında Das Kapital
Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı
Mehmet Ö. Alkan, 150. Yılında Das Kapital’de, hem çevirilerin hem de sosyalist hareketin Türkiye tarihindeki macerasını anlatıyor.
Sinemanın İstanbul'da İlk Yılları
Modernlik ve Seyir Maceraları
Nezih Erdoğan, sinemanın İstanbul’daki ilk günlerini anlatıyor, arkeolojik bir kazıyı andıran titizlikle, sabır ve emek isteyen bir tutkuyla kayıp bir geçmişin izinden gidiyor.
Komintern ve İspanya İç Savaşı
Edward Hallett Carr, İspanya İç Savaşı’nı Komintern’in izinden giderek inceliyor. Olgun, mesafeli ve bazen haddinden fazla sakin bir dille iç savaşın nasıl kaybedildiğini anlatıyor. Kitap, iç politikadaki hizip ve mahfilleri, hesaplaşmaları, telaş ve heyecanlarıyla cephe gerisini betimlerken Sovyetler Birliği’nin güvenlik hedeflerinin ve diplomatik tercihlerinin İspanya devriminin akıbetini nasıl değiştirdiğini vurguluyor.
Osmanlı Suriyesi’nde Arapçılığın Doğuşu
Sosyo-Ekonomik Değişim ve Siyasi Düşünce
Adil Baktıaya bu çalışmasında özellikle Osmanlı Suriyesi’nde Arap milliyetçiliğini önceleyen koşulları inceliyor.
Kutsal Roma İmparatorluğu ve Osmanlı
Küresel Emperyal İktidardan Mutlakıyetçi Devletlere
Titiz araştırmacılığını özcü yaklaşımlara mahsus kavram ve kategorilerden kaçınan bir nesnel bakışla takviye eden Birdal’ın bu çalışması Türkçede Kutsal Roma İmparatorluğu’yla ilgili yapılmış ilk karşılaştırmalı analizlerden biri olma özelliğini taşıyor.
Kızıl Bayrak
Bir Komünizm Tarihi
İnsanlığın, “cenneti yeryüzünde kurma” hülyası 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birlikte sona erdi diye düşünülüyordu. Oysa binlerce yıllık kapitalizm tarihiyle kıyaslandığında kısacık bir geçmişi olan komünizm düşü hâlâ yaşıyor. Kızıl Bayrak hem bu rüyayı anlamak hem de geçmişten dersler çıkarmak için önemli bir kitap.
Anadolu Selçukluları
Bir Hanedanın Evrimi
Anadolu (Rum) Selçuklularının ideoloji ve zihniyet tarihinin izine düşen bu kitap, bugüne kadar tarihin bu bölümü için yapılmış yorumlardan ve gözlemlerden farklı bir değerlendirme ortaya koyuyor. Anadolu Selçuklu sultanlarının göçebe beylerden Pers-İslâm hükümdarlarına dönüşmelerini inceliyor. Özellikle, “cihat” kavramının, Anadolu Selçukluları için, politikalarına şekil verecek kadar önemli olup olmadığını masaya yatırıyor. Bunu yaparken Bizans ve Anadolu Selçuklu kaynaklarını, günümüze ulaşan sikkeleri ve kitabeleri kullanan Mecit, kitap boyunca Anadolu Selçuklularının başarısının askerî değil, ideolojik olduğunu gösteriyor.
Osmanlı'dan Cumhuriyet Türkiyesi'ne İşçiler
1839-1950
Donald Quataert ve Erik Jan Zürcher’in derledikleri bu kitapta, işçilerin durumu Selânik’ten Şam’a uzanan bir coğrafyada ve büyük dönüşümlerin yaşandığı yüz yıllık bir zaman diliminde ele alınıyor: sınıf çatışmalarının mekânı olarak loncalar, işçi hareketleri ve sınıf bilincinin doğuşu, sol harekete yönelik devlet baskısı...
Osmanlı Devleti'nde Avrupa İktisadi Yayılımı ve Direniş 1881-1908
Quataert özellikle madencilik, tren yolu, tütün rejisi ve liman işletmelerinde şekillenen, Osmanlıların Avrupa iktisadi yayılımı karşısındaki etkileşim biçimlerini, tutumlarını ve karşı koyma pratiklerini ele aldığı bu eserinde, Osmanlı toplumsal hayatının daha önce incelenmemiş yönlerine odaklanıyor.
Savaştan Barışa Giden Yol
Atatürk-Venizelos Dönemi Türkiye-Yunanistan İlişkileri
1919’da “Megali İdea”yı gerçekleştirmek için İzmir’e çıkan Yunan ordusu, 1922’de Türk direnişi karşısında yenilip Anadolu’yu terk etmişti. Türk tarih yazıcılığı açısından “Kurtuluş Savaşı”, Yunan tarih yazıcılığı açısından ise “Küçük Asya Felaketi” olan bu olay, Ege’nin iki yakası arasındaki uçurumu giderek büyüttü. Ancak Türkiye ve Yunanistan arasında kurulacak dostluğun hem Balkanlar hem de Avrupa coğrafyası açısından ne kadar kıymetli olacağının farkında olan Mustafa Kemal ile Venizelos’un bu gidişi durdurmadaki kararlılığı, yaklaşık on yıl içinde, iki ülkeyi savaştan barışa taşıdı.
Osmanlı İstanbulu'nda Asayiş 1879 - 1909
Fransız tarihçi Noémi Lévy-Aksu, Osmanlı İstanbulu’nun asayiş meselesini, II. Abdülhamid’in Zaptiye Nezareti’ni kurduğu tarih olan 1879’la, bu nezaretin yerine Dahiliye Nezareti’ne bağlı Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’nin oluşturulduğu 1909 arasındaki dönemi esas alarak anlatıyor ve Osmanlı’nın son döneminde sarayla tebaa arasındaki ilişkinin çeşitli veçhelerine ışık tutuyor.
Bir Ateistin İnanç Tarihçesi
En Sıra Dışı İcadımızı Anlamak
Bir Ateistin İnanç Tarihçesi insanlığın bilinmezle, “güvence arayışı”yla on binlerce yıldır kurduğu ilişkinin özlü bir anlatımı…
Toplumsal Tarih Çalışmaları
Kapitalizme geçiş, azgelişmişlik ve emperyalizm tartışmaları uzun bir süre Türkiye’deki sosyal bilimlerin gündemini belirlemişti. Bu tartışmalar, nereden gelip nereye gittiğimizi, devlet-toplum ilişkilerini, siyasal ittifakların niteliğini anlamaya yönelikti. Çağlar Keyder’in Toplumsal Tarih Çalışmaları başlığı altında toplanan makaleleri bu sorulara cevap ararken, 16. yüzyıldan itibaren kapitalist dünya sisteminin kuruluşunu, farklı tarih ve kültürlerin ürünü olan Fransız ve İngiliz modellerini, Osmanlı İmparatorluğu ve değişme/modernleşme/gelişme sorunlarını ele alıyor.
Parçalanan Devrim Düşleri
Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Hürriyetten Şiddete
Farklı etnik-dinî grupları barındıran Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafyasında, dünyada yükselen devrim dalgalarından ve meşrutiyet hareketlerinden de etkilenilerek, 1908’de meşrutiyet ilan edildi. 1789 Fransız Devrimi’nin sembollerinden “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganını öne çıkararak Osmanlı yurttaşlığı yaratmayı amaçlayan bu devrim, Parçalanan Devrim Düşleri’nde, ülkedeki baskın olmayan gruplar açısından inceleniyor.
Türkiye, Yahudiler ve Holokost
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen Yahudi soykırımıyla ilgili nasıl bir politika izledi? Bu konudaki yaygın ve popüler anlatıya göre, Avrupa’daki bazı Türk diplomatlarının girişimleri, binlerce Yahudi’nin soykırımdan kurtulmasını sağlamıştı.
Modernleşen Çin'in Tarihi
Michael Dillon, Modernleşen Çin’in Tarihi’nde maddi ve kültürel birikimiyle Çin’in kapsamlı bir anlatısını sunuyor. 19. yüzyıldan günümüze kronolojik bir sırayla Çin’in geçirdiği değişim ve dönüşümleri aktarırken aynı zamanda kültürel tarih ve değişimi hızlandıran veya değişime direnişi destekleyen fikirleri de ele alıyor
Savaştaki İmparatorluklar 1911 - 1923
Elinizdeki kitap, Cihan Harbi’ni alışılagelmişin dışında hem daha geniş bir zaman aralığında hem de daha geniş bir coğrafyada ele alıyor.
Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı
Araştırmalar, Tartışmalar
Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı, çağımızın ilk soykırımını incelerken 20. yüzyılın ürünü olan bir kitlesel şiddet eylemleri çağını da sorguluyor.
Osmanlılar ve Ölüm
Süreklilikler ve Değişimler
"Ölüyü getirip olduğu gibi, apaçık kalmış gözleriyle yatağa yatırdılar, üstüne de gene işlemeli sakız gibi apak, yoğun bir sabun kokusuyla, yabanelması kokusu yayılan geniş bir çarşaf örttüler. Ölünün başı, açık gözleriyle dışarda kaldı. Yöreye kaygısız bakar gibiydi. Önce Telli Hatun geldi ölünün sağına geçip oturdu, arkadan Yeşil Anşa Hatun geldi, onun yanına çöktü..."
Belgelerin Işığında
Ermeni Meselesi
II. Meşrutiyet döneminde mebus olan Krikor Zohrab’ın, Avrupa kamuoyunu harekete geçirmek üzere 1913’te Marcel Léart ismiyle kaleme aldığı bu kısa metin, imparatorluk tebaası olarak Ermenilerin sosyal, iktisadi, kültürel ve hukuki durumlarını da verilerle izah ederken, Ermeni meselesi konusunda yapılması istenenlerin de kapsamlı bir dökümünü sunuyor.