Edebiyat Eleştirisi
İmkânsız Özerklik
Türk Şiirinde Modernizm
Sanatçının kendisine sorduğu “sanat, toplum için midir, sanat, sanat için midir” sorusuna verilen cevap, sanatçının “özerk” alanını kısıtlar. İkinci Yeni şiirine gösterilen dirençten yola çıkılarak eleştirel bir “anlatı” kurmayı amaçlayan İmkânsız Özerklik: Türk Şiirinde Modernizm, 1950’li yılların ikinci yarısında Türkçe edebiyatta yaşanan “modernist” dönüşümü anlamak için bu edebiyata verilen tepkilerin nedenlerini sorguluyor.
Marksizm ve Edebiyat Eleştirisi
İnsanların sömürüye karşı mücadelesiyle geçmişin edebiyatı arasında bağlantı kurmadıkça, günümüzü tam olarak anlayamayız ve onu etkin bir biçimde değiştiremeyiz. Ayrıca bu zorunluluğu yerine getirmezsek bizi daha iyi bir sanat ve daha iyi bir topluma götürecek metinleri okumada ve söz konusu sanat biçimlerini üretmede daha az ehil olacağız.
Kadınlar Dile Düşünce
Edebiyat ve Toplumsal Cinsiyet
Herkes dile düşer, kadınlar da erkekler de... Ama ataerkil ideolojiler tarafından dil ötesi bir mahremiyet alanına hapsedilen kadınların, kamusal alanda görünür olunca kendilerini rezil ettikleri düşünüldüğünden, “dile düşmek” deyimi en çok onlara yakıştırılır. Üstelik, erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda oldukları ve simgeleştirilip başka şeyler hakkında konuşmanın aracı yapıldıkları için, hep “erkek dili”ne düşer kadınlar.
Rus Edebiyatı Dersleri
Amerika’da çeşitli okullarda verdiği Rus edebiyatı derslerinin bir dökümü niteliğindeki bu kitapta Nabokov, 19. yüzyılın en büyük addedilen Rus yazarları –Çehov, Dostoyevski, Tolstoy, Turgenyev, Gorki, Gogol– üzerine konuşurken, romanlarındaki sıra dışı üslubundan yine ödün vermiyor.
Modern Türk Edebiyatı Üzerine Okumalar
Modern Türk Edebiyatı Üzerine Okumalar, Ahmet Mithat’tan başlayarak Tanzimat dönemine, erken Cumhuriyet yazınından günümüze dek uzanarak Türk edebiyatındaki, dolayısıyla fikir dünyamızdaki süreklilik ve kopuşları kapsamlı bir şekilde görme fırsatı veriyor.
Dünyaya Baktığımız Yol
Behçet Çelik, Dünyaya Baktığımız Yol’da bir araya gelen yazılarında Orhan Kemal’den Refik Halid’e, Sevgi Soysal’dan Nezihe Meriç’e, Suat Derviş’ten Behçet Necatigil’e uzanan geniş bir alanda edebiyatımızda önemli bir yeri olan isimlerin metinleri üzerine düşünüyor.
Don Kişot'tan Bugüne Roman
Türk ve dünya edebiyatının en önemli yazarları ve kaleme aldığı unutulmaz metinleri arasında keyifli bir yolculuğa çıkmak ister misiniz? Bu eşsiz yolculukta size roman geleneğinin atası kabul edilen Cervantes’ten başlayarak, Batı romanına adını yazdıran Laurence Sterne, Denis Diderot, Henry Fielding, Emily Bronté, Charles Dickens, Joseph Conrad, Joseph Conrad, James Joyce, Alain Robbe-Grillet, Italo Calvino gibi yazarlar eşlik edecek; bu gezinin Türkiye etabında ise rehberleriniz Ahmet Mithat, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay, Adalet Ağaoğlu, Latife Tekin ve Orhan Pamuk gibi usta kalemler olacak.
Ses, Anlam ve Mazi
Etkilerin Kavşağında Yahya Kemal Şiiri
Pınar Aka, Ses, Anlam ve Mazi adlı çalışmasında Yahya Kemal’in şiirini kişisel ve kültürel yönleriyle ele alıp bu unsurların şiirin inşasına nasıl katkıda bulunduklarını araştırırken, Doğu-Batı, geleneksel-modern, imge-ses gibi ikili karşıtlıkların nasıl etkileşime girip şiirsel bir denklemde bir araya geldiğini sorguluyor.
"Korkuyu Beklerken" Gelenler
Oğuz Atay Öyküleri Üzerine Yazılar
Oğuz Atay’ın Türk edebiyatının bir klasiği haline geldiği aşikâr. Yazarın adı bu kadar anılırken, eserlerine bu kadar gönderme yapılırken, karakterleri neredeyse meşhur birer isim haline gelmişken Atay’ın öykücülüğü üzerinde yeterince durulmadığı ve hatta öykülerinin ihmal edildiği düşüncesiyle gerçekleşen bir sempozyumun ürünü “Korkuyu Beklerken” Gelenler.
Kurbağalara İnanıyorum
Edebiyat Üzerine Yazışmalar
Barış Bıçakçı, Behçet Çelik ve Ayhan Geçgin okurlukla yazarlığın bitiştiği yerde kurulmuş bir sohbet halkasını paylaşıyorlar. Dostça, merakla, tutkuyla, peşinden giderek…
Yaralı Erkeklikler
12 Mart Romanlarında Yalnızlık, Yabancılaşma ve Öfke
Çimen Günay-Erkol, Yaralı Erkeklikler’de güce tapılan bir atmosferde, istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor.
Edebiyat Nasıl Okunur
Eagleton metnini bir tekerlemeden günümüzün çoksatar eserlerine, Tolstoy’dan Nabokov’a, Hamlet’ten Harry Potter’a geniş bir örnek dökümü yaparak oluşturuyor. İroniyi ihmal etmeyen zengin bir bakışla yazılmış, zevkle okunan bir eleştiri klasiği…
"Ben Buradayım..."
Oğuz Atay'ın Biyografik ve Kurmaca Dünyası
Edebiyatımızın kilometre taşlarından olan Oğuz Atay özellikle son yirmi yıldan bu yana büyük bir okur kitlesine ulaştı ve benimsendi. Yazarın gerek yaşamı gerekse eserleri hakkında yazılanlar ise makalelerle sınırlı kaldı. Modern Türk edebiyatı konusundaki ciddi ve kapsamlı araştırmalarıyla tanınan, aynı zamanda önemli bir Oğuz Atay uzmanı olan Yıldız Ecevit, ilk defa Oğuz Atay’ın yaşamını ve eserlerini kitaplaştırdı.
Eleştiri ve Hakikat
Eleştiri ve Hakikat, edebiyat yapıtının metin odaklı okumasını öneren ve eleştirinin de ancak bu perspektiften yaratıcı bir üretkenlik ortaya koyabileceğini öne süren Barthes’ın en önemli eserlerinden birisidir.
Edebiyat Dersleri
Edebiyat Dersleri, dünya edebiyatının en çok tartışılan başyapıtlarına, yine en çok tartışılan başka bir büyük yazarın yorumlarını ve eleştirilerini göstermekle kalmıyor; aynı zamanda hem nasıl iyi bir eleştirmen hem de nasıl iyi bir okur olunabileceğine dair Nabokov’un uzun yıllar derslerinde anlattığı notları, çizimleri ve haritaları da sunuyor. Öğrenciler için bulunmaz bir kılavuz, meraklıları için kaçırılmayacak bir başyapıt.
Türkçede Roman
Nihat Özön'ün bu eseri ilk kez 1936’da yayımlandı ve yakın zamana kadar alanında tek başvuru kitabı olarak kaldı. Türk romanının kökenleri üzerine kapsamlı bir araştırmaya dayanarak derli toplu bilgiler veren kitap, kendinden sonraki araştırmacılar ve konunun meraklılarına yeni ufuklar açmasının yanı sıra, özellikle öğrencilere yol gösterecek eşsiz bir kaynak niteliğinde.
Kötülük Üzerine Bir Deneme
On beş yıl önce İngiltere’nin kuzeyinde on yaşında iki çocuk, bir bebeği işkence edip öldürdü. Halk dehşetle ayağa kalktı. Oysa bu cinayeti niye özellikle korkutucu buldukları tam açık değildi. Neticede çocuklar, kimi zaman oldukça vahşice davranmaları doğal karşılanan sadece yarı ehlileşmiş yaratıklardır.
İmgenin İcadı
İkinci Yeni'nin Meşruiyeti
İmgenin İcadı, İkinci Yeni’yi imge kavramının dönüşümü açısından yorumlayarak alternatif bir şiir tarihi sunduğu gibi, edebiyat kurumunu analiz etmek için bir yöntem de öneriyor.
Çağdaşlarının Anılarıyla
Anton Pavloviç Çehov
Dünya edebiyatına öyküleri ve oyunlarıyla büyük katkılar yapan Anton Pavloviç Çehov’un çağdaşı kültür, sanat insanlarının yanı sıra onu yakından tanıyan akrabalarının, arkadaşlarının anılarına ve tanıklıklarına yer veren bu kitapta Çehov’un hem edebiyat ve sanatla ilgili görüşlerini hem de “insani” tarafını yakından tanıma olanağı bulacaksınız.
Talih, Tesadüf ve İrade
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Romancılığı Üzerine Düşünceler
Türk edebiyatının aşılmaz doruklarından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romancılığı üzerine denemelerden oluşan bu kitapta Seval Şahin, mektup, hatıra, tiyatro, orta oyunu gibi türlerin Tanpınar’ın metinlerinde kurgu, olay örgüsü ve yapı arasındaki ilişkiyi nasıl dinamikleştirdiğini ortaya koyuyor.
Gogol'le Dostluğumuz ve Mektuplaşmamız (1832-1852)
Bir büyük yazarın hayatına mektuplar ve kişisel anlatımlarla ışık tutan Gogol’le Dostluğumuz ve Mektuplaşmamız edebi tanıklık ve hatırat türüne yapılmış eşsiz bir katkı.
Siyah Endişe
Bir Asır Sonu Anlatısı Olarak Halit Ziya Uşaklıgil Edebiyatı
Halit Ziya Uşaklıgil edebiyatına çok yönlü bir bakışın ürünü olan bu yazılar, Uşaklıgil’in romandan hikâyeye, tiyatrodan şiire, otobiyografik metinlerinden edebiyat eleştirisine uzanan yazınsal dünyasını tüm verimleriyle inceliyorlar.
Eleştirmenin Görevi
Eagleton ile Söyleşi
Eleştirmenin Görevi, Eagleton’ın çalışmalarını anlamak, değerlendirmek, hem edebiyatı hem dünyayı yorumlamak üzere önerdiği kavramları yeniden düşünmek için bulunmaz bir anahtar kitap…
Edebi Üretim Teorisi
Edebiyatı ve sanatı bir üretim faaliyeti olarak gören yaklaşımın öncülerinden olan Pierre Macherey bu çalışmasında ideolojinin edebiyat alanında nasıl işlediğini göstermek üzere bir teorik çerçeve kurarken Tolstoy’dan Borges’e, Jules Verne’den Balzac’a, Defoe’dan Rousseau’ya farklı yazarlar ve eserler ışığında edebi üretimin temel sorunsallarını tartışıyor.