Edebiyat Eleştirisi
Edebi Üretim Teorisi
Edebiyatı ve sanatı bir üretim faaliyeti olarak gören yaklaşımın öncülerinden olan Pierre Macherey bu çalışmasında ideolojinin edebiyat alanında nasıl işlediğini göstermek üzere bir teorik çerçeve kurarken Tolstoy’dan Borges’e, Jules Verne’den Balzac’a, Defoe’dan Rousseau’ya farklı yazarlar ve eserler ışığında edebi üretimin temel sorunsallarını tartışıyor.
Eski Köye Yeni Roman
Köy Romanının Tarihi, Kökeni ve Sonu (1950-1980)
Erkan Irmak, bir yandan 1950’den 1980’e uzanan bir süreçte “köy romanı tarihi” kılavuzu oluşturmaya çalışırken diğer taraftan köy romanı türünü etraflıca tartışan bir kaynak ortaya çıkarıyor.
Türk Romanında Postmodernist Açılımlar
`Geçmişinde çok uzun yıllar yalnızca `gerçekçi` olmuş, romantizmi neredeyse hiç yaşamamış Türk romanı, modernist/postmodernist biçimcilikte ilk kez `romantizm`le tanışmaktadır ve bu bana göre estetik düzlemde gerçekleşen bir devrimdir ve her devrim gibi de heyecan vericidir.`
Osmanlı'nın Son Döneminde Şiir Eleştirisi
Osmanlı aydınları, modern edebiyatın inşa sürecinde var olan sistemi ne ölçüde dönüştürebildiler? Osmanlı şiirinin değişim ve dönüşümünü tarihsel bir perspektifle eleştiri üzerinden değerlendiren bu kitap, modern şiirin oluşum evrelerini tartışmaya açıyor.
Şiirin Sesi, Toplumun Şarkısı
Divan şiirinin 'gerçek' hayattan, toplumdan kopuk, üretildiği zaman ve mekanla bağı olmayan, 'soyut' bir şiir olduğu edebiyat tarihinin yerleşik yargılarından biridir. Şiirin Sesi, Toplumun Şarkısı'nda Walter Andrews, Osmanlı gazel geleneğini incelerken bu yargının tam tersi bir yaklaşım getiriyor.Gazellerin, Osmanlı toplum ve kültür hayatını hem yansıttığını, hem de şekillendirdiğini gösteriyor.
Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım
Jale Parla Türk romanında, başkişileri şair ve yazar olan, Künstlerromanları (sanatçı romanları) incelediği bu çalışmasında; başarılı, hem edebi rolüyle hem de entelektüel önderlik vasıflarıyla mükemmel yazarlar ve 19. yüzyıldan başlayarak romanda çok sık rastladığımız anti-kahramanlara tekabül eden başarısız ve yarım yazar kahramanlara bakıyor.
Türkçe Edebiyatta Varla Yok Arası Bir Tür
Fantastik Roman (1876-1960)
Edebi bir tür olarak fantastik roman Türkçede ne zaman ortaya çıkmıştır? Hayal ve hakikat arasında gezinen, ‘olağanüstü’nün ansızın olağan hayata dahil oluverdiği metinler Türkçede kendisine nasıl bir yer bulmuştur? Pelin Aslan Ayar, Fantastik Roman’da bu soruları ele alıyor.
Eleştirirken
Modern Türkçe Edebiyat Üzerine Yazılar
Sorgulanmadan öğretilene, söylenegelene, tekrarlana tekrarlana geleneğe dönüşene güvensizlikle işe başlıyor Süha Oğuzertem. 1990 ile 2014 arasında yayımlanan, 10 yazar hakkındaki 16 incelemeden oluşan bu kitap bir “itirazlar toplamı”.
Edebiyat ve Felaket
Fransa, ABD ve Türkiye’de edebiyat alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Nichanian’dan “Felaket” sonrası tanıklıkları ve edebiyatı üstüne kapsamlı bir araştırma. Yıl 1909 Adana... Ermeni katliamı... ve Zabel Yesayan.. Yıl 1915 İstanbul...
Aşkın Okunmaz Kıyıları
Osmanlı İmparatorluğu ardında bir yığın ulus devlet bıraktı. Bu ulus devletler arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin benzersiz bir yeri vardı, çünkü İmparatorlukla arasında bir kimlik sürekliliği olan Cumhuriyet Türkiyesi ulusal kültürünü oluşturmak için "kendi" edebiyatını yabancı olarak gösterecek bir söyleme ihtiyaç duyuyordu. Alfabe değişikliği, dil devrimi ve eğitim politikaları bu amaçla devreye sokuldu.
Babalar ve Oğullar - Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri
Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri
Tanzimat romanının epistemolojik temelleri üzerine bu inceleme, Türk romanının doğum evresinde, Tanzimat aydını veya genel olarak tahsilli bireyinin ruh dünyasını, baba-oğul ilişkisi izleğinde tasvir ediyor. Tanzimat romanının oğulları, geleneksel İslam kültürünü simgeleyen bir babanın yokluğunda, bu değer sisteminin vesayetini üstlenirler.
Ölülerle Konuşmak
Shakespeare’den Joyce’a Tutunamayanlar’da Edebi Miras Meselesi
Meltem Gürle doktora tezinden yola çıkarak hazırladığı bu kitapta, Oğuz Atay’ın, başyapıtı Tutunamayanlar’ı yazma serüvenine ışık tutuyor.
Modern Trajedi
Trajedi fikrinin soykütüğünü çıkartan bu kitabında Raymond Williams, geleneksel edebiyat tarihçiliğinde ender rastlanan bir yöntem benimseyerek trajediyi “gerçek insanların” tarihsel deneyimi olarak ele alıyor.
Oğuz Atay İçin
Bir Sempozyum
Türkçe edebiyatın en önemli yazarlarından biri olan Oğuz Atay, ölümünün 30. yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yapılan bir sempozyumla anıldı. Atay’ın, aynı zamanda Türk edebiyatının en sevilen, en geniş okur kesimine sahip yazarlarından biri oluşunu hareket noktası alan sempozyum, Oğuz Atay okurlarını bir araya getirdi, onları Atay’ın arkadaşlarıyla, Atay’ın eserleri üzerine yazılar yazmış eleştirmenlerle ve akademisyenlerle buluşturdu.
Türkiye'de Gramatoloji ve Edebi Modernlik
Edebiyatı, edebiyatın modernleşme sürecini, bu süreçle ulus kavramı arasındaki bağı “yazı” üzerinden okumak isteyenler için gramatoloji kavramını merkeze alan temel bir başvuru kaynağı…
Eleştiri ve İdeoloji
Marksist Edebiyat Teorisi Üzerine Bir Çalışma
Terry Eagleton, edebiyat eleştirisi tartışmalarının muzip, acımasız ve otorite sayılan üyelerinden biri. Eleştiri ve İdeoloji, modern edebiyat eleştirisi literatürünün yapıtaşlarından sayılıyor. Yazıldığı dönemin yapısalcı argümanlarını ihtiva eden; metni, yazarı, genel edebiyat teorisini ve eleştiri öğelerini aynı bağlam içerisinde birbirleriyle tartıştırarak ele alan Eagleton, yalnızca genelgeçer bir ideoloji tartışması yerine, metin ve edebiyat üzerinden bunun arkeolojisine girişiyor.
Kurgulanmış Benlikler
Otobiyografi, Kadın, Cumhuriyet
Nazan Aksoy Kurgulanmış Benlikler’de yakın tarihimizi, o döneme tanıklık eden kadınların dilinden, onların otobiyografilerinden okuyor. Özellikle son yıllarda yayımlanan kadın otobiyografilerinin de genel olarak odak noktası modernleşme ve özel olarak Cumhuriyet tarihidir.
Türk Romanında Moda ve Toplumsal Değişim (1923-1940)
Çilem Tercüman, modernleşme sürecinin yarattığı özgürleşme dinamikleri ile bunlara verilen tepkilerin moda alanındaki tezahürlerini “yanık ten” modasından “Beyoğlu modası”na, “monokl” modasından “çay modasına”, “kumar” modasından “balo” modasına çeşitli modalar ışığında incelerken Türkçe edebiyat tarihçiliğinde ender rastlanır cinsten keyifli bir inceleme yapıyor.
Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları
Dönem aydınları ve yazarlarının Fransız edebiyatına yönelmelerinin altında yatan sebepleri Osmanlı/Türk modernleşmesi serüveninin Fransız kültür dünyası ile arasındaki bağla birlikte düşündüren temel bir başucu kitabı…
Don Kişot
Yorum, Bağlam, Kuram
Cervantes’in uyguladığı tekniği, temsilden ne anladığını, yazar ve yazarlık konusunda sorularını, yazar otoritesiyle nasıl oynadığını, gerçeklik ve yanılsama ilişkisini nasıl gördüğünü, hiciv, parodi gibi yöntemlerden ne amaçla yararlandığını da sergileyen bir çalışma bu.
Yazarın Kuramı
Eserimi Nasıl Yazdım?
Türk ve Dünya edebiyatından yapılan bu seçkide, romandan öyküye ve şiire varan bir yelpazede yazarların eserlerini nasıl tasarladıklarını, onları nasıl yazdıklarını anlattıkları yazıları bir araya topladık… Bazı yazarlar yazma anına dair kişisel deneyimlerini, duygu dünyalarını aktarırken bazıları çok tartışılan eserlerini yazarken arka planda akan ve eserlerini birebir etkileyen tarihî olayları da kayıt düşüyorlar.
Edebiyatın Omzundaki Melek
Edebiyatın Tarihle İlişkisi Üzerine Yazılar
Edebiyatın Omzundaki Melek, edebiyatın tarihle nasıl bir ilişki kurduğunu araştırıyor. Bunu yaparken tarihin, edebiyatın dinamiklerini ve bağlamını kaçınılmaz olarak belirlemesinin yanı sıra edebiyat metninin, kurmacanın tarihyazımı ile etkileşimini ve edebiyat tarihçiliği anlayışını sorguluyor. Bunun yanı sıra bir kimlik sorunu olarak edebiyat- tarih ilişkisine de odaklanıyor.
Avrupa Romanı Üzerine On Bir Makale
Amerikalı şair ve eleştirmen Richard P. Blackmur, Avrupa Romanı Üzerine On Bir Makale’de Avrupa romanının köşetaşlarını oluşturan yapıtlara eleştirel bir derinlik ve dikkatle eğiliyor.
Türk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış
Berna Moran'a Armağan
Türkiye’deki üniversitelerin ve akademik hayatın en büyük eksikliklerinden biri olan, Türk edebiyatı bölümleri ile Batı edebiyatı bölümlerinin birbirini tanımaması ve birbirlerinden faydalanamaması zaafını ortadan kaldırma konusunda Berna Moran’ın attığı adımın önemli bir yeri vardır.