Tuhaf, Saçma, Neyse...İçeriden Dışarıya Bakmak
Çiğdem Mater Nisan 2022’de, işlemediği bir suç, çekmediği bir film, katılmadığı bir toplantı gerekçe gösterilerek, Gezi Davası’nda on sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapishanenin monoton yaşamını okuyarak ve yazarak kırmaya çalışan Mater’in Tuhaf, Saçma, Neyse... İçeriden Dışarıya Bakmak’ta hapishanede yazdığı, bir kısmı yayımlanmış yazıları ve kendisiyle yapılan bir söyleşi yer alıyor.
Dersim'in PirleriKutsal Bağların İzinde
Dersim’in Pirleri, Alevi tarihyazımını yeni açılımlara teşvik etmenin yanı sıra benzer dinsel grupların tarihlerini anlamak için de yol gösterici bir yöntem öneriyor.
Türkiye'de Felaketlerin PolitikasıEnformel Toplumsal Sözleşmeler ve Popülizm
Erhan Özşeker ve Toygar Sinan Baykan, Türkiye’de Felaketlerin Politikası’nda, yüzlerce cana mal olan faciaları masaya yatırıyorlar: Şubat 2023 depreminin genel felaket tablosu ve tek tek skandal vakalar, Marmara ve Karadeniz sel baskınları, Aladağ öğrenci yurdu, Beşiktaş gece kulübü ve Kartalkaya otel yangınları, Pamukova ve Çorlu tren “kazaları”, iş cinayetleri, iş katliamları, Soma maden faciası...
“Öfkeli Genç Türkler”Türkiye'de Seküler Milliyetçilik
“Öfkeli Genç Türkler”, yeni milliyetçiliğin İYİ Parti, Zafer Partisi ve başka kurumsal mecralarla etkileşimine de göz atıyor. Ayrıca, göçmen karşıtı kampanyalardan Saraçhane direnişine, bu akımın eylemlilik içinde kendini nasıl ifade ettiğine bakıyor.
Liberal Faşizmler
Slavoj Žižek Liberal Faşizmler’de Trump’ın ikinci başkanlık dönemini yalnızca otoriterliğin ya da bildiğimiz anlamda faşizmin geri dönüşü olarak görmenin yetersiz olduğunu savunuyor. Ona göre karşımızda daha tuhaf bir bileşim var: Devletin denetim ve baskı araçlarını genişletirken piyasayı, şirketleri ve yeni dijital oligarkları her türlü sınırlamadan kurtarmayı vaat eden bir “liberal faşizm”. Bu çelişkinin izini Trump’ın ABD’sinden Putin’in Rusyası’na, Modi’nin Hindistanı’ndan Avrupa’ya, Çin’e ve Ortadoğu’ya kadar süren Žižek, Gazze’deki yıkımdan yapay zekâya, “de-kolonizasyon” tartışmalarından yeni sağ popülizme, Peter Thiel ve Palantir’in temsil ettiği tekno-feodal dünyadan solun kendi açmazlarına uzanan geniş bir siyasi manzara sunuyor.
Aleviliğin Son Yüzyılı
Yalçın Çakmak’ın derlediği Aleviliğin Son Yüzyılı bu kapsamdaki soruların peşine düşerek Alevilik açısından güncelliğini koruyan konulara, sorulara dair tartışmalara farklı yönleriyle cevaplar ve yorumlar geliştiriyor.
Dünden BugüneFatsa Fikri
Bir yanda 12 Eylül faşizmine karşı alınan ağır yenilginin getirdiği zorluklar, diğer yanda dünya sosyalist sisteminde yaşanan çözülmenin yarattığı boşluk, siyasal mücadelede yaşanan ideolojik kriz ve yol ayrılıkları, el yordamıyla oluşturulan siyasal girişimlerin başarıları ve zaafları... Naci Sönmez, inatla sürdürülen sosyalizm mücadelesi içinde kendi yaşadıklarını, gördüklerini ve duyduklarını da aktarıyor. Bu kitap, Fatsa’nın sol geçmişini anlatan gerçek bir fikri takip öyküsüdür.
Partiler ve PatronlarEsenyurt'ta Siyaset
Popülizm ve klientalizm üzerinden siyasal parti evreninin gerçekliğine etnografik bir hassasiyetle ışık tutan Partiler ve Patronlar, Esenyurt vakasıyla Türkiye’nin dününü, bugününü ve yarınını daha derinlikli görebilmemize de yardımcı oluyor ve dünyadan örneklerle paralellikler de kuruyor.
Cumhuriyet'i FotoğraflamakErken Cumhuriyet Dönemi Fotoğraf Sanatı
“Cumhuriyet kendini nasıl görünür kıldı?” sorusunun peşine düşen İsmet Meltem Çetinkök Afşar, Cumhuriyet’i Fotoğraflamak’ta yeni bir devletin kuruluş sürecinde, Cumhuriyet ideallerinin ve anlatısının oluşturulmasında fotoğrafın üstlendiği rolü ele alıyor. Bunu yaparken fotoğrafın nasıl araçsallaştırıldığı konusuna geniş bir perspektiften bakarak bellek ve ideoloji kavramlarını kültür, sanat ve kitle iletişimiyle ilişkileri çerçevesinde değerlendiriyor.
Kürtler, Demokrasi, SolSeçme Yazılar
Kürtler, Demokrasi, Sol, Tarık Ziya Ekinci’nin fikir ve yazı macerasından yapılmış bir derleme. Kürt meselesinin çözüm yolları üzerine ve bu bağlamda çokkültürlülük ve azınlık hakları/statüsü üzerine... Türkiye’nin demokrasi sorunu üzerine... Kürtler ve sol üzerine... Anayasa, insan hakları ve kültürel haklar üzerine... Avrupa Birliği perspektifi üzerine... Göç üzerine makalelerden bir seçki.
Tarihin Hayaletleri Devrimin VaadiMehmet Ali Ağaoğulları'na Armağan
Devlet, iktidar, egemenlik, cumhuriyet, demokrasi, laiklik, devlet aklı, yurttaşlık - ve devrim... Tarihin Hayaletleri Devrimin Vaadi, bu temel kavramların zihin açıcı bir tartışmasına yelken açan bir kitap. Antik Yunan düşüncesinden, “bir burjuva devriminden fazlası” olan Fransız Devrimi’ne ve onun vaatlerine uzanarak... Zengin bir tarihsel düşünce birikiminden, çapraz okumalarla, taze sonuçlar çıkartarak...
Kemalizmin Solu Aydınlanmanın SağıPost-Post-Kemalizm Tartışmaları
Kemalizmin Solu Aydınlanmanın Sağı’nda, post-post-Kemalizm tartışmaları tarihsel sosyoloji, toplumsal cinsiyet ve feminizm, devletçilik, rejim ve muhalefet, Kürt meselesi, Ortadoğu gibi birçok bağlamda ele alınıyor. Çerçeve, “sol Kemalizmin ikilemleri”, “sivil Atatürkçülük” gibi, yeni-Kemalizmin görünümlerine eğilen incelemelerle tamamlanıyor.
Zalimin Zulmü VarsaPopüler Kültür ve Siyaset
Zalimin Zulmü Varsa taraf olmanın kurucu değer kazandığı antagonist siyasal ortamda, özellikle “adalet” talebine karşılık veren anti-kahramanlara, onların sembol ve ifadelerine odaklanıyor. Dizilere ve bilhassa Sedat Peker fenomenine bakarak, Türkiye’de adalet talebinin “intikam vaadiyle” işlediğini gösteriyor.
“Ya onlar ya biz”in kahramanları kimlerdir?
Siyasal Düşünceler Tarihi
H. Bahadır Türk’ün Siyasal Düşünceler Tarihi, uzun ve zengin bir tarihsel birikimin kısa ve özlü bir özetini sunuyor. Sahaya hâkimiyetin rahatlığını yansıtan, okur ve öğrenci dostu bir özet...
Radikalleşen Türkiye (1960–1980)
Radikalleşen Türkiye (1960-1980), Türkiye siyasetinin dinamiklerinin öncelikle devletin yapısal mantığının bir sonucu olduğu tespitinden hareketle, 1960-1980 aralığında radikal solun gelişimini ve Kürt hareketini devletin çeşitli dışlama stratejilerine verilmiş yanıtlar olduğunu göstererek, hem o döneme hem 1980 sonrasına keskin bir ışık tutuyor.
Kartezyen PrensDescartes ve Siyaset
Utku Özmakas Kartezyen Prens: Descartes ve Siyaset kitabında Ulus Baker’in Descartes’ta işitilemeyen bir tını, okunamayan bir nota olabileceği “şüphesinden” el alarak öfkeli bir sesin peşine düşüyor; açıkça duyulabilir bir ses olduğundan değil, ama şüphe ettiğinden… Descartes felsefesinin önemli uğraklarını katediyor, prenses Elizabeth’le mektuplaşmalarından adalet anlayışına, ahlâk kavrayışına, “mimarlığına”, matematiğine kadar uzanıyor. Okuru, Descartes’ın siyasal öğretisi ile epistemolojisi arasındaki gerilime dair fevkalade öğretici bir tartışmaya davet ediyor.
Churchill
Bir Alman’ın Hikâyesi ve Hitler Üzerine Notlar kitaplarıyla bilinen Sebastian Haffner, Churchill’de, analitik bakışını, gözlem gücünü ve yazarlık ustalığını sergiliyor.
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul HavasıOsmanlı İstanbulu'nda Kahvehanenin Müziği ve Sosyal Topoğrafyası
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası, Osmanlı İstanbulu’ndaki kahvehanelerde sergilenen müzikal performansları ve bu mekânlara gidenlerin gerek sosyal gerek ekonomik pozisyonlarını ele alıyor.
Zamanın Duyguları
İçinde yaşadığımız “canavarlar zamanı”nın bir korku çağı olduğunda neredeyse herkes hemfikir görünüyor. Belirsizliğin, güvensizliğin yarattığı korku. İnsan türünün belirsizlik içinde yaşadığı o uzun çağlardan sonra; her şeyi kontrol altına aldığını, en azından alabileceğini düşündüğü kısacık zamanda geliştirdiği özgüveni yerle bir eden bir korku. Ona yapışan öfke. Korkuyu korku değil de öfke olarak ifade etmeyi kolaylaştıran onca “bilgi”: İşsiz kaldık çünkü Suriyeliler geldi, güvende değiliz çünkü LGBTi’ler dünyanın çivisini çıkardı... Ve bu ikisinin ayrılmaz üçüncüsü, nefret. Bu kombonun eşlikçileri de az değil: Hınç, tiksinti, haset, kayıtsızlık...
TükenmişlikSiyasi Yenilginin Duygusal Deneyimi
Hannah Proctor, Tükenmişlik kitabında politik mücadele içerisinde sıcağı sıcağına çok kolay anlaşılamayan tükenmeye, tükenmenin duygu dünyasına bakıyor. Fransa’nın bir ceza kolonisine sürgün edilen Komün üyelerinin veya Ekim Devrimi’nden sonra soluğu sanatoryumlarda alan yorgun düşmüş Bolşeviklerin ve tarihten başka pek çok örneğin öğreticiliğinden faydalanıyor.
“Ne kahramanlara ne de kahramanlığa inanırım”
Dr. Selim Ölçer’in Silvan’dan başlayıp, Ankara’da tıp fakültesi, Tatvan’da mecburi hizmet, yine Ankara’da Numune Hastanesi ve tabip odaları üzerinden, 2000 yılından beri Diyarbakır’da süren dopdolu hayat hikâyesi...
Özen B. Demir ve Onur Erden’in hazırladığı “Ne Kahramanlara Ne de Kahramanlığa İnanırım”, Dr. Selim Ölçer’in müstesna ve renkli kişiliğiyle okuru sahiden bir sohbet havasında tanıştırıyor. Dr. Şükrü Hatun’un ve 2019’da Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Dr. Selçuk Mızraklı’nın sunuşlarıyla.
İhlâl SanatıF-Tipi Hapishanelerde Gündelik Hayat
İhlâl Sanatı, mutlak kontrol altında tutulmak üzere kapatılan mahpusların, kontrol edilemeyen, “kapatılamayan” yaşam pratiklerini anlatıyor. Bu sanatın bazen leğenden basketbol potası yapmak, bazen buğulanmış cama iki kelime yazı yazmak gibi çok çeşitli yöntemlerle icra edildiğini gösteren Sibel Bekiroğlu, okuma sanatı, spor ve sağlıklı yaşam sanatı, iletişim sanatı, beslenme sanatları, elişi sanatları başlıklarıyla tasnif ediyor ihlâl sanatını.
Demokrasi, Sınıf, Halkçılık, Sosyalizm (1933-1951)
Demokrasi, Sınıf, Halkçılık, Sosyalizm (1933-1951), Türkiye’de sosyalist akımın özgün öncülerinden Esat Âdil’in 1933’ten 1951’e uzanan düşünsel üretiminden bir seçkidir. Esat Âdil’in özgünlüğü, öncelikle, sosyalist harekette ilk kez Türkiye Komünist Partisi (TKP) geleneği dışında bir yol açmasında yatar. 1946 yılında kurduğu Türkiye Sosyalist Partisi’yle (TSP) bu yolu açmaya çalışmıştı.
Yerel eşraftan gelen, iyi eğitim görmüş bir “güzide” olarak, “halkın en aşağı ve en yukarı tabakaları arasında başka hiçbir memlekette olmadığı kadar feci ve bariz bir duyuş ve yaşayış farkı” bulunmasından mustaripti, sınıfsal eşitsizliği bir insanlık sorunu olarak yüreğinde hissediyordu. Bütün içtenliğiyle, “halkçı” idi. Bu kitap, Türkiye sosyalizminin kadri bilinmemiş bir şahsiyetine saygı duruşudur.
Beyaz TorosFaili Belli Devlet Cinayetleri
Beyaz Toros, cezasızlığın sistemleşmesini anlatan bir kitap. Yargısız infazların, işkencelerin, kaybetmelerin, kısaca bizzat devlet tarafından kanun dışına çıkılmasının kurallaştığı ve “hak etmişlerdir” kuşkusunun topluma aşılanmasıyla meşrulaştırıldığı bir sistematik, bu. Gökçer Tahincioğlu, bu uğursuz sistematiğin sicil kaydını tutuyor.
