"Keşke"siz Bir Kadın
“Keşke”siz Bir Kadın bir “Yeşilçam yıldızı”nın çalışma koşullarını, yaşadığı zorlukları, eğlenceli anılarını, şarkıcılık macerasını, günün birinde o parıltılı hayattan nasıl vazgeçtiğini sergilerken bir yandan da neredeyse hiç merak edilmeyen, çoğu zaman önyargılara kurban giden Arzu Okay’ın “gerçekliğini” gösteriyor.
Askıdaki EgemenlikKuzey Kıbrıs'ta De Facto Devletin İnşası
Askıdaki Egemenlik, KKTC’nin ortaya çıkış sürecini ve Kıbrıs Türklerinin bu süreçte sergiledikleri farklı direniş ve varoluş stratejilerini zengin bir etnografik ve tarihî bilgiyle mercek altına alırken, bir devletin ortaya çıkışı, oluşumu ve egemenlik konularıyla ilgilenenlere son derece değerli bir kaynak sunuyor.
Çocuk DüşmanlığıÇocuklara Karşı Önyargıyla Yüzleşme
Elisabeth Young-Bruehl, Çocuk Düşmanlığı’nda ailedeki, okuldaki, arkadaş çevrelerindeki, ikili ilişkilerdeki ve siyasilerin dilindeki “çocuk düşmanlığı” biçimlerini anlamaya, görünür kılmaya, diğer ayrımcılık biçimleriyle ilişkisini göstermeye çalışıyor. En önemlisi de bunu çocukları önceleyerek, yetişkinliklerinde onlardan dinledikleriyle, çocuklara kulak vererek yapıyor.
Narsisistler İktidarda
Daha önce Manevi Taciz: Gündelik Hayatta Sapkın Şiddet kitabıyla geniş okur kitlesine ulaşan yazar, sosyoloji ile psikolojinin kesişim noktasında yeşeren çözüm ihtimaline işaret ediyor ve narsisizm kuşatmasından kurtulmayı sağlayacak çıkış yolları öneriyor. Ortak geleceğimiz üzerine kafa yoran herkes için vazgeçilmez bir kaynak.
Kültür Politikasına GirişKavramlar, Modeller, Tartışmalar
Alanda önemli bir boşluğu dolduracak olan bu kitap, sadece kültür politikası öğrenmek isteyen lisans ve lisansüstü öğrencileri için değil, devlet-toplum ilişkilerini kültür ışığında incelemek isteyen tüm sosyal bilimciler için de değerli bir kaynak…
Kazma-Kürek, Defter-KitapKöy Enstitüleri, Sekülarizm ve Romantik Milliyetçilik
Emre Ateş, cumhuriyet tarihinin en tartışmalı konularından birinin, Köy Enstitüleri’nin gerçekliğine taze bir bakışla eğiliyor. Hem “Enstitü nostaljisine” kapılmadan, hem bu özgün tarihsel deneyimin hakkını vererek…
Ali Suavî ve Dönemi
Hüseyin Çelik tarafından kaleme alınan ve 13 yıllık yazı hayatının 10 yılını Avrupa’da geçiren Ali Suavî’nin bu dönemine ilişkin dökümanlara dayanan ilk çalışma niteliğine sahip Ali Suavî ve Dönemi, tarihimizin bu ilginç ve
özgün kişiliğine ışık tutmayı amaçlıyor.
Kurtuluş ParadoksuSeküler Devrimler ve Dinî Karşıdevrimler
Michael Walzer, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan üç bağımsız devleti, Hindistan, İsrail ve Cezayir’i ele aldığı Kurtuluş Paradoksu’nda ulusal kurtuluş hareketlerinin vaatlerini, kazanımlarını ve toplumları içerisindeki algılanma biçimleriyle birlikte paradokslarını, çıkmazlarını ve çelişkilerini de gösteriyor.
Veganizm
Valéry Giroux ve Renan Larue, veganizmi mercek altına alıyorlar. Vegan felsefesinin ne olduğunu, veganizmin tarihini, günümüzde geldiği noktayı araştırıyorlar. Kimi zaman alay konusu olan, çoğu zamansa sanayicileri ve hayvan sömürüsünden kâr elde edenleri kızdıran veganizmi hayvanlara eziyet etmeme çerçevesinin yanı sıra, doğaya, dünyaya, bizzat insanlara olan faydaları açısından da düşünerek bu felsefeyi daha geniş bir bağlama yerleştiriyorlar.
"Komünistin Eşkâli"Türkiye'de Antikomünizm (1945-1971)
Abdulazim Şimşek, 1945’ten 1971’e uzanan dönemde, yani Soğuk Savaş’ın en hararetli mevsiminde, Türkiye’de antikomünizmin nasıl anlaşıldığını ve nasıl bir işlev gördüğünü etraflı bir biçimde irdeliyor. Nâzım Hikmet’e yaşatılanlardan Tan gazetesi baskınına, Kanlı Pazar’a ve birçok olaya; Türkçü, milliyetçi, İslâmcı yayın ve derneklere; Nihal Atsız, Aclan Sayılgan, Necip Fazıl, Fethi Tevetoğlu, İlhan Darendelioğlu gibi antikomünizme “adanmış ruhlara” bakarak…
Harro ile LibertasBir Aşk ve Direniş Hikâyesi
Nazi iktidarına karşı yürütülmüş bir direniş mücadelesi... Yasadışı bildiri dağıtarak, anti-faşist müttefik güçler için istihbarat toplayarak, hayati tehlikede olanlara yardım ederek rejime direnen, daha sonra “Kızıl Orkestra” diye adlandırılacak bir grup... Son derece esnek, karmakarışık bir ilişki ağı: Muhafazakârlar, milliyetçiler var, liberaller, sosyal demokratlar, komünistler var, belirli bir siyasi fikre bağlı olmayanlar var. Aristokratlar, akademisyenler, sanatçılar, memurlar, subaylar, işçiler var. Yaşlılar var, gençler var. Kadın-erkek, yaklaşık yarı yarıya.
Parlak Yıldızlardık O ZamanKültür Çalışmaları - MERAL ÖZBEK'E ARMAĞAN - I
Türkiye’de kültür incelemelerinin gelişmesinde, özellikle popüler kültürün sosyal teorinin “muteber” bir konusu haline gelmesinde öncü rol oynayan Meral Özbek’e armağan olarak hazırlanan bir derleme Parlak Yıldızlardık O Zaman. Sinemadan edebiyata uzanan yazılar, gündelik hayatın içindeki sınıf mücadelelerinin, toplumsal cinsiyet meselelerinin, insan varoluşunun canlı görünümlerini sunuyor.
Yaralı HafızaKayıpları ve Kıyımları Hatırlamak
Gökçer Tahincioğlu’nun derlediği Yaralı Hafıza, yakın tarihteki katliamların, cinayetlerin, kayıpların hafızadaki izini sürüyor. O hafızanın, adalet talebinin bir kaynağı olması gerektiğini gösteriyor bize.
Bir Hayat Üç DönemAnılar - Tanıklıklar
2000’lerde İstanbul Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği başkanlığını yapan Gençay Gürsoy, Bir Hayat Üç Dönem’de sadece bir nöroloji profesörünün anılarını değil, sosyalist siyaset içinde üniversite yıllarından beri yer almış bir mücadele insanının Oltu’da başlayıp, Kars’da, İstanbul’da ve bir dönem Avrupa’da devam eden yaşamından gözlemlerini canlı bir dille aktarıyor. Toplumsal gelişmelerin darbelerle kesintiye uğrayan dönemlerini ele alıyor. Yakından tanıma fırsatını bulduğu bazı şahsiyetlerle ilgili tanıklıklarını sunuyor.
Yeni Despotizm
Keane, yeni despotizmin otoriterlik, totalitarizm, faşizm ve gönüllü kulluk gibi kavramlara sığmayan, “yediği şokların ardından hızla kendini toparlayabilecek kabiliyette bir hâkimiyet” türü olduğunu, bugün “demokrasi” sınıfında anılan rejimlere sızma kabiliyetiyle sahneyi kendiliğinden terk etmesinin de mümkün olmadığını hatırlatıyor. Kitap bu yönüyle, direniş biçimleri üzerine yeniden düşünmeye de bir çağrı niteliği taşıyor.
Kayıp AdaletCezasızlık ve Korunan Failler
Gökçer Tahincioğlu’nun derlediği Kayıp Adalet’te, Levent Pişkin, Lice davasını; Murat Uyurkulak, Hrant Dink cinayeti davasını; Burcu Karakaş, 12 Eylül davasını; Karin Karakaşlı, Vartinis katliamı davasını; Gökçer Tahincioğlu, 2006 ilkbaharında Diyarbakır’da öldürülen çocukların davasını; Ali Duran Topuz, Berkin Elvan davasını; Yıldırım Türker, Silopi’de yataklarında uyurken öldürülen iki çocuğun davasını; Kemal Göktaş, JİTEM davalarını yazdı.
"Biz Her Şeyiz"Diyanet'in İşleri
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen, hemen hemen her konuyla ilgili fikrini belirtmekten çekinmeyen ve kamuoyunda bütçesiyle sık sık eleştirilerin hedefi olan Diyanet İşleri Başkanlığı, Burcu Karakaş’ın titiz çalışmasıyla masaya yatırılıyor. “Biz Her Şeyiz” - Diyanet’in İşleri, AKP döneminde güçlenen Diyanet’in bütçesini, personelini, özellikle aile, çocuk ve gençlikle ilgili projelerini, kendi medya araçlarıyla ilettiği mesajlarını, toplumsal cinsiyet ve kadın konularında takındığı tavrı, iktidarla sıkı ilişkileriyle yakından inceliyor, birebir görüşmeler yürüttüğü saha çalışmalarıyla verilerini destekliyor.
İmparatorluğun Son Aşiret SayımıFihristü'l AşâirYorumlar ve Çeviriyazım
Fihristü’l Aşâir, imparatorluğun son döneminde merkezî devletin kendi sınırları içindeki aşiretlerin dökümünü bize sunuyor. Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi, fihristin dökümünü yaparken aynı zamanda Osmanlı sınırları içindeki aşiretlerin kadim geleneklerine, var olma biçimlerine, geçimlik ekonomilerine, siyasi güç olarak potansiyellerine hem tarih hem de antropoloji literatürlerinin geniş kapsamı içinde yaklaşarak, ayrıntılı bir tartışma da ortaya koyuyorlar.
Faşist Kimdir?
“Faşizme dönüş, Umberto Eco’nun ‘Ebedi Faşizm’ başlıklı makalesiyle, büyük bir sükseyle yeniden tedavüle girdi. Bu makalenin okunma biçimi, yazarın, ‘ebedi faşizm en masum kisvelere bürünerek geri dönebilir’ ve ‘görevimizin onun maskesini düşürmek ve dünyanın her yerinde her gün ortaya çıkan yeni biçimlerinden her birine dikkat çekmek’ uyarısını yaparken söylediklerinin tam tersi etkiler yaratabilir diye düşünüyorum.”
Emilio Gentile
Borçlandırma SiyasetiTürkiye'de Finansal İçerilme / ANKARA DAYANIŞMA AKADEMİSİ KİTAPLIĞI
Borçlandırma Siyaseti, Türkiye ekonomisinin yapısal “gerçeğini” anlamak için, kilit önemde bir çalışma.
Kuruluşun İhmal Edilmiş İstisnası1921 Anayasası ve Tutanakları
Murat Sevinç ve Dinçer Demirkent’in etraflı bir yorum ve analizle sundukları 1921 Anayasası deneyimi, sadece ürünü olan belgeyle değil, asıl, müzakereleriyle dikkate değer. Bu müzakereler, anayasa ilkeleri ve kavramları hakkında, canlı ve zengin bir tartışma ortamını ortaya koyuyor. Aslında bütün temel politik meseleler hakkında - ve hâlâ canlılığını koruyan bir tartışma…
Dolaylı Eylem
Ulus Baker “Yazı”sını, akışları, kazaları, olayları biriktiren, gösteren, kaydeden bir “Dolaylı Eylem” makinesi olarak kuruyor: “Yazmak iletişim kurmak değil direnmektir.”
"Kürtler Aslında..."Uç Sağın Kürtlere Bakışı
“Kürtler Aslında...” Uç Sağın Kürtlere Bakışı’nda Bayram Koca, seküler Türkçü-Turancılar, ana akım milliyetçiler, ana akım İslâmcılar, radikal İslâmcılar olarak tanımladığı uç sağ bileşenlerinin 1945-1980 yılları arasında Kürtlere bakışını, birincil kaynakları inceleyerek ve o dönemin aktörleriyle görüşmeler yaparak inceliyor.
Pandeminin Düşürdüğü MaskelerCOVID-19 Salgınının Muhasebesi
Koronavirüs (Covid-19) pandemisinin tedirginlikle geçen ilk bir yılını çok yönlü analiz eden bu kitap, kalıcı değerde bir muhasebe niteliği taşıyor. Dünyayı ağına alan bu virüs nedir ve “nereden çıktı”? Salgının Türkiye’deki gelişme seyri nasıldı, hangi kırılma anları yaşandı? Salgın koşullarında sağlık sistemi ve sosyal güvenlik kurumları ne yaptılar, ne yapamadılar? Bakanlık ve Bilim Kurulu, nasıl bir işlev gördü? Hekim meslek örgütleri salgın karşısında nasıl tutumlar aldılar; sağlık çalışanları nasıl etkilendiler? Maske, hijyen, mesafe gibi bireysel önlemlerin, pandemiden çıkış stratejisi olarak aşının hükmü nedir? Salgını baskılama uğraşı, nasıl, toplumu ve siyasal alanı baskılamaya bahane oldu?
Bu ve daha bir çok soruyu etraflı bir şekilde ele alan Pandeminin Düşürdüğü Maskeler, ısrarla, “pandeminin yüzümüze vurduğu
eşitsizliklere” dikkat çekiyor.