E-Kitaplar
Dolaylı Eylem
Ulus Baker “Yazı”sını, akışları, kazaları, olayları biriktiren, gösteren, kaydeden bir “Dolaylı Eylem” makinesi olarak kuruyor: “Yazmak iletişim kurmak değil direnmektir.”
Bakele
Sezgin Kaymaz, bu kitaptaki kısa hikâyelerinde hasretin, muhabbetin peşinden gidiyor: Darlığın yokluğun kıtlığın içinden, en beklenmeyecek yerde insaniyet cevheri buluyor, tozunu silkip uzatıyor bize.
Burası Radyo Şarampol
Burası Radyo Şarampol, hayatla başetmek için oyunlarına sarılan, yalnızlığını müzikle dindiren Filiz’in, Antalya/Şarampol Mahallesi’nden Berlin/Kreuzberg’e uzanan büyüme hikâyesi. İlk aşkın hiç unutulmayacak sarsıcılığı. Okul sıralarında ele inen cetvelin yakıcılığı. Radyonun ve arkadaşlığın efsunlu, sarıp sarmalayan dünyası...
Nöbetleşe Dışlanma
Göç ve Sosyal Dışlanma Döngüsü
Nöbetleşe Dışlanma, yoksulları birbirine düşürerek eşitsizliğin yeniden üretilmesine katkıda bulunan bir sarmalın berrak ve acı bir resmini çiziyor.
Güzelliğin Politikası
YouTube Güzellik Topluluğu
Makyaj, genellikle düşünüldüğü gibi erkeklere güzel görünme amacıyla süslenmek anlamına gelmeyebiliyor. Güzellik ideolojisinin kadınların ikincilleştirilmesindeki payını görerek, bunun farkında olarak, güzellik meselesini kendi ellerine almaya, onu kendilerine göre biçimlendirmeye, onunla başa çıkmaya çalışan kadınların yaptıklarının politik bir anlamı var. Elinizdeki kitap, YouTube Güzellik Topluluğu örneğinde, bu anlamı tartışıyor.
Bir “Hürriyet” Hikâyesi
Çok-Partili Dönemde Özgürlükçü Bir Siyaset Girişimi (1955-1958)
Ertuğrul Günay, Bir “Hürriyet” Hikâyesi’nde Hürriyet Partisi etrafında uzun soluklu olamayan bu “hürriyetçi” çıkışın nedenlerini ve sonuçlarını irdeleyip Türkiye’nin demokrasi yolculuğundaki aksaklıklara ve hâlâ çözüm bekleyen temel problemlerine bakarken, aynı zamanda 50’li yıllara panoramik bir bakış sunuyor. Hürriyet meşalesinin neden süreklilik taşıyamadığına dair titiz bir inceleme yapıyor.
Siyasal Dilde Huzur Söylemi
İslâm'da Huzur, Söylem ve Kanaat
Ulus Baker’in yüksek lisans çalışması olan bu küçük kitap, onun sonraki metinlerinde izlediği teorik hatların ipuçlarını içeriyor: Deleuze ve Guattari’nin rizomatik kavrayışı, Spinoza’nın yorumsamacı teolojisi, Virilio’nun hız ve hareket kavramı, kanaat toplumu vb…
Annemin Kaburgası
Annemin Kaburgası, kimliğinden onur duyanların, aşkı özgürce yaşayanların, göçmenliğin dilini en iyi bilenlerin, cinselliğin üzerindeki toplumsal tahakküme meydan okuyanların, basmakalıp değerlerden ve birörnek yaşam biçimlerinden usananların öyküleri.
Mutfak Okulu
Güzin Yalın, Mutfak Okulu’nda türlü insan tiplerinin renkli bir manzarasını sunmakla kalmıyor, hem yemek yapmanın kimileri için iyileştirici ve teskin edici etkisini gösteriyor hem de geçmişle hesaplaşmanın zorluklarını sezdiriyor... Hayatın içinden leziz bir mutfak hikâyesi...
Tosun Bank
İsmail Saymaz, ”Tosun Bank“ diye adlandırdığı saadet zincirinin yükselişini ve Aydın’ın binlerce kişinin parasını çarparak yurtdışına kaçışını anlatıyor.
İki Deli Derviş - Yazyalnızı
İki Deli Derviş / Yazyalnızı, ustalıkla örülü özgün bir edebi evreni müjdeleyen ilk öykülerin sıcacık buluşması.
Bir Başka Devrim
Türkiye Sol Hareketinde Arzu, İdeoloji, Politika (1960-1980)
Serhat Celâl Birdal, 1960-1980 arası Türkiye sol hareketini, Deleuze ve Guattari’nin genişlettiği Spinozacı arzu kavramının ışığında inceliyor.
Karanlıktan Aydınlığa
Mustafa Suphi
Sadece Türkiye solunun değil, Türkiye tarihinin önemli bir şahsiyeti hakkında, canlı ve düşündürücü bir politik-entelektüel biyografi.
Mavi Bozkır
Hayati Sönmez, taşranın, dışarıdan bakınca kendi halinde görünen ama aslında bozkırın hiçliğiyle boğuşan ve bazen de etrafındakileri yine bu hiçlik duygusuyla boğan insanlarını anlatırken, gri bir seher vaktinde bozkıra vuran sert rüzgârları da yüzümüzde hissettiriyor.
Bağımlılık Asla Sadece Bağımlılık Değildir
Bağımlılık olgusunu sosyolojik, siyasi ve tarihsel bağlamında ele alan bu kitapta Kültegin Ögel gerek akademik gerek toplumsal söylemlerde bağımlılığın nasıl inşa edildiğini zengin ve akıcı örneklerle incelerken bireysel düzlemde bağımlılığın çok katmanlı bir olgu olduğunu ortaya koyuyor.
Hafızam Çerkesçe
Çerkesler Çerkesliği Anlatıyor
Türkiye’deki Çerkeslere, “bir bilmeyene anlatır gibi kendini, Çerkesliği” anlattırıyor Ulaş Sunata. Farklı yaş ve cinsiyet gruplarından, farklı coğrafi böl gelerden, kırdan ve kentten, farklı siyasi görüşlerden Çerkes bireyler, Çerkesler ve Çerkeslik hakkındaki algılarını yansıtıyorlar.
Mülksüzleştirme ve Türkleştirme
Edirne Örneği
İlkay Öz, gayrimüslimlerin mülksüzleştirilmesi, sürülmesi, Müslüman mübadil ve muhacirlerin Edirne’ye yerleştirilmesi, Müslümanların ilkel birikimlerini gerçekleştirmesi ve Türkleştirme boyutlarıyla bu süreci inceliyor.
Ecdadın İcadı
AKP İktidarında Bellek Mücadelesi
Reyhan Ünal Çınar, “yeni Türkiye”nin iktidar hafızasının, hamarat bir yeni Osmanlıcı nostalji üretimine dayandığını gösteriyor. Yeniden inşa sürecindeki kurucu nostalji ile ersatz-nostalji (veya ikame nostalji) arasında bir ayrım yapıyor: Bu ikincisi, hiç yaşanmamış, deneyimlenmemiş bir sözde geçmiş kurgusunun metalaştırılmış temsilidir.
Osmanlılarda Esrar ve Esrarkeşler
Hayaller Sancağının Kuru Sarhoşları
Hayaller Sancağının Kuru Sarhoşları: Osmanlılarda Esrar ve Esrarkeşler, kimileri için bela olan, kimileri içinse başka dünyaların kapılarını aralayan eşsiz bir sırrın Anadolu’daki ilginç serüvenini ele alıyor.
Herkes Kadar
Behçet Çelik, Herkes Kadar’da dünyalarımızın bazen birbirine ne kadar benzediğini, bazen de bu benzerlikler arasında sıkışıp kalan farklılıkların dünyamızı nasıl da bambaşka bir şeye dönüştürdüğünü anlatırken, bir yandan da arkadaşlıkta, aşkta ya da ailede, iki kişi arasında oluşan görünmez bağların hayatlarımıza dokunduğu yerlerde bıraktığı izlere ışık tutuyor.
Müslüman Komünistler
Petrograd-Kazan (1917-1918)
Emel Akal’ın Müslüman Komünistler: Petrograd-Kazan (1917-1918) adlı bu kitabı, Ekim Devrimi’nin öncesi ve sonrasında, Rusya’daki Müslüman toplulukların faaliyetlerine ağırlık vererek Yusuf Akçura, Şerif Manatof, Ahmetzaki Validov, Sultan Galiyef, Mustafa Suphi ve Mollanur Vahidof gibi etkili figürler üzerinden “hem Moskova’dan Kazan, Orenburg ve Ufa’ya”, “hem de Kazan, Orenburg ve Ufa’dan Moskova’ya” bakıyor.
Kiraz Ağacı
Gökçer Tahincioğlu, ikinci romanı Kiraz Ağacı’nda yakın tarihimizde açılmış, kapanmayan ağır bir yaranın izlerini sürüyor. Genç yaşta ölenlerin ruhlarını taşıyan kiraz ağacının altında daha adil bir dünya düzeni hayali kuran iki dava insanının, her şeye rağmen tükenmeyen aşkını ve mücadelesini bir belgesel romancı titizliğiyle anlatıyor.
Veli Yılmaz (1950-1993)
Devrimci Gazeteci
Veli Yılmaz’ın hikâyesi, elbette, yöneticilerinden olduğu Halkın Kurtuluşu ve Türkiye Devrimci Komünist Partisi hareketinin tarihine de ışık tutuyor. Üzerine görece az yayın yapılmış bir hareket olması, kitabın bu yanını ayrıca önemli kılıyor. Ama bunların ötesinde, yazarının deyişiyle “Şebinkarahisarlı hiç yaşlanmamış bir genç”in hayat hikâyesidir kitap.
Kaldığımız Yer
Kaldığımız Yer, dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu; kısacık anlara düşen ışıkların, ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler.