Politika/Siyaset E-Kitaplar
Türkiye'nin Linç Rejimi
“Linç, en aşikâr medeniyet kaybıdır. Linçin sıradanlaştığı, kolektif bir utanç yaratmadığı, infiâl uyandırmadığı bir toplum, toplum olma vasfını yitirir.” Kitabın bu yeni baskısında, 6-7 Eylül olayları, popüler linç söylemi ve “Gezi” eylemleri dönemindeki linçlerle ilgili ilave yazılar yer alıyor.
Türkler, Türkiye ve İslam
Yaklaşım, Yöntem ve Yorum Denemeleri
Alanında otorite olarak kabul edilen Ahmet Yaşar Ocak bu kitabında yer alan makaleleriyle, Tanzimat’la başlayarak bütün Cumhuriyet tarihi boyunca, gündelik hayattan siyasete, hukuktan kültüre birçok alanda zaman zaman ateşli tartışmaların, zaman zamansa çatışmaların konusu olan İslâm’ın rolü meselesine ışık tutuyor. Kitap, ‘Türk’, ‘Ortodoks’, ‘Heterodoks’, ‘Halk’ ya da ‘Fundamentalist’ gibi öntanımlarla anılan ve tartışılan İslâmiyet kavramına açıklık getirmeyi amaçlayan 10 makaleden oluşuyor.
Yoldaşını Öldürmek
Aytekin Yılmaz Yoldaşını Öldürmek’te dünyadaki örnekleri bilinen, Türkiye’deki örnekleri ise suskunluğa mahkûm edilmiş yoldaş infazlarını ele alıyor; 1991-2000 sürecinde hapishanelerde yaşanmış örnekleri, kişisel tanıklıklarla gözlerimizin önüne seriyor.
Uluslararası İlişkiler Teorileri
Uluslararası İlişkiler Teorileri, uzun bir süre idealizm ve realizm ekolleri arasında sıkışarak bilgi ve analiz üretmeye çalışan bir akademik disiplinin, sosyal bilimlerin diğer dallarıyla etkileşerek kendi teorik araçlarını nasıl çeşitlendirebileceğini, analitik çerçevesini nasıl zengin bir literatür üzerinden kurabileceğini gösteren makaleleri bir araya getiriyor.
Türkiye'de Yeni Kapitalizm
Siyaset, Din ve İş Dünyası
Türkiye’de Yeni Kapitalizm siyaset, din ve iş dünyası arasındaki ilişkilerin kapitalist küreselleşme süreci içinde geçirdiği değişimi,Türkiye’de iş hayatının ekonomik, siyasi ve kültürel bağlamındaki yansımalarıyla inceliyor.
Zamanın Kelimeleri
Yeni Türkiye’nin Siyasî Dili
Tanıl Bora, Zamanın Kelimeleri’nde yakın tarihin siyasal hayatında döne dolaşa tekrarlanan deyim ve söyleyişlerin, sloganların, kalıp sözlerin izini sürüyor.
"Makbul Vatandaş"ın Peşinde
II. Meşrutiyet'ten Bugüne Vatandaşlık Eğitimi
Türkiye’de devletin istediği vatandaş tipi nasıldı? Bunun için, okullarda nasıl bir “vatandaşlık terbiyesi” verildi? Füsun Üstel, II. Meşrutiyet’ten günümüze uzanan süreçte bu soruların cevabını arıyor.
Neo-Liberalizm
Hegemonyanın Yeni Dili
Yazılar, yaşanan süreç esnasında bir karşı çıkış belgesi niteliği taşıyor; neo-liberalizmin etkisinin azaldığı, karşı hareketlerin geliştiği bu dönemde bu kâbustan uyanmak için yeniden okunmayı hak ediyor.
Bir Zümre, Bir Parti
Türkiye'de Ordu
Ordu, Türkiye siyasetinde bilinen ağırlığının yanısıra, iktisadi alanda da OYAK ile doğrudan, savunma sanayii ile de dolaylı olarak hayli etkin bir öznedir. Bu güç, Türkiye toplumunun tarihsel-kültürel kimlik tasavvurundaki militer değerlerden beslenmiş ve orduyu kurum olarak -halen de sürmekte olan- hegemonik konumuna getirmiştir. Bu konumu nedeniyle ordu hakkında nesnel-eleştirel bilgi ve yorum kanalları kıt ve kısıtlı kalmış, hattâ tabu sayılagelmiştir.
Koçgiri İsyanı
Sosyo-tarihsel Bir Analiz
Dilek Kızıldağ Soileau tarihe “Koçgiri İsyanı” olarak geçen, gerek resmî tarihin gerek Kürt milliyetçi tarih yazımının önemli duraklarından biri olan Koçgiri İsyanı’nı birçok boyutuyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor: “Kürt devleti kurmak için girişilen bir Kürt isyanı” olup olmadığını, Alevi Kürtlerin olaylara dahlini, olayların “isyan” niteliği taşıyıp taşımadığını inceliyor. Bunu yaparken tarihsel, sosyal ve kültürel arka plana olduğu kadar resmî belgelere de bakıyor.
Dünden Bugüne
Aile, Kent ve Nüfus
Özbay’ın çalışmalarında sınıf, cinsiyet, iktidar ve emek birarada tarihsel bir perspektif içinde yer buluyor.
Diyarbakır 5 No.lu
"İnsanların bütün beklediği bir lokma ekmek, bir bardak su ve ölmeden akşamı getirmekti. Aynı ranzada yattığımız kişiyle bile bazen günlerce bir şey konuşamazdık. Bunun için fırsat olmazdı"
Biyopolitika: İktidar ve Direniş
Foucault, Agamben, Hardt-Negri
Utku Özmakas, öncelikle, biyopolitikayı “moda kavram” kisvesinden sıyırmaya önem veriyor. Kavramın gelişme seyrini, farklı nesnelliklere açılan yüzlerini, değişik stratejik kullanımlarını ve bunlar arasındaki bağlantıları, gerilimleri inceliyor.
Küresel Güvenlik Kompleksi
Uluslararası Siyaset ve Güvenlik
Endüstriyelleşmiş topyekûn savaş, bilgi savaşı, kahramanlık sonrası savaş, fazilet savaşı, gösteri savaşı, postmodern savaş, medeniyetler savaşı, teröre karşı savaş, ağ savaşı… Yeni zamanlarda savaşın aldığı biçimler için önerilen kavramlar bunlar. Savaşların ve güvenlik politikalarının radikal dönüşümlerden geçtiği bir dönemdeyiz.
Kalkınma İktisadı
Yükselişi ve Gerilemesi
Kalkınma İktisadı, 1940'lardan 80'lere kadar sadece iktisatçıların değil, "dünya meseleleri" üzerine düşünen hemen herkesin ilgi odağıydı. Özellikle "azgelişmiş" ülkelerde, yani Üçüncü Dünya'da 21. yüzyıla yaklaşırken bu konu kenara itilmiş görünüyor. Oysa Üçüncü Dünyalıların sorunları derinleşerek sürüyor. Dünya nüfusunun yüzde 75'ini oluşturan bu ülkelerin gelişme sorunlarını dert eden iktisatçıların da nesli tükenmiş değil, neyse ki...
İnşaat Ya Resulullah
Elinizdeki derleme, inşaat ‘olayını’ birçok cephesiyle ele alan makaleleri bir araya getiriyor. İnşaatın rant dağıtımından korporatizme uzanan ekonomi-politik hikmeti… Mülkiyetten büyümeye hâlelenen “manevî”-psikolojik hikmeti… Cami mimarlığı, “kubbe” imgesi… “Büyüklük” tutkusu... İnşaat projelerinin şehir-toplum-insan tasavvurlarıyla alakası… İnşaatçiliğin meslekî şehveti ve “Şantiyeler kralı” Ali Ağaoğlu… Depremlerin öğretemediği…
Canların Cinsiyeti
Alevilik ve Kadın
Alevilik, kadın-erkek eşitliğine yaptığı vurguyla zaman içinde zihinlerde belli bir yer edindi, ancak bu eşitlik iddiasının gerçek hayata ne kadar taşındığı meçhul… Nimet Okan, bu sorunun peşinden gidip topluluğun kadınlarına kulak vererek, günlük hayatın içine gizlenmiş ayrımcılıkları tek tek tespit ederek, sözde kalan bir eşitlik iddiasının aslını gün yüzüne çıkarıyor.
Toplumsal Hareketler
Tarih, Teori ve Deneyim
Toplumsal Hareketler: Tarih, Teori ve Deneyim, önemini küçümsemeden ya da abartmadan toplumsal hareketleri tarihsel bir deneyimler bütünü olarak ele alıyor. İlla teorinin aynasında sınanıp başarılı olmuş örnekleri ile değil, insanların her gün itiraz ve yaratma azimleri ile yeniden biçimlendirdikleri örnekler olarak toplumsal hareketleri tartışıyor.
Hacı Bektaş Veli'den Balım Sultan'a
Bektaşiliğin Doğuşu
Rıza Yıldırım, Alevilik tarihi üzerine incelemelerinin bu halkasında, Bektaşiliğin tarihsel oluşumuna ve tasavvur dünyasına ışık tuttuğu gibi, genel olarak Ortaçağ Anadolusu’nda dinî hayat hakkında son derece canlı bir tablo çiziyor.
Şiddet, Aidiyet ve Siyaset Üzerine
Tedirginlik Çağı
Evren Balta, oldukça hızlı seyretmekte olan dönüşümün kültürel, siyasal ve iktisadi boyutlarını tartıştığı bu kitabında belirsizlik yaratan güvensizlik ve tedirginlik hissinin akisleri üstüne düşünürken kurumlar, koşullar ve siyasal eğilimler arasında güçlü bağlar kuruyor.
Sokrates'ten Jakobenlere
Batı'da Siyasal Düşünceler
Türkiye’de genel olarak siyaset bilimi, özel olarak siyasal teori, siyaset felsefesi ve siyasal düşünce tarihi alanında en köklü eğitim kurumu olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin deneyimli isimleriyle genç kuşak akademisyenlerinin ortak ürünü olan bu çalışma, üniversite lisans öğrencileri için bir kaynak kitap olmasının yanında, siyasal düşüncenin serüvenini izlemek isteyen bütün okurlara keyifli bir yolculuk imkânı sunuyor.
Hukuk Devleti
Kökenleri ve Küreselleşme Çağındaki İşlevi
Hukuk Devleti: Kökenleri ve Küreselleşme Çağındaki İşlevi hukukun maddi içeriğinin, onu üreten ve uygulayanlardan bağımsız olarak düşünülemeyeceğini vurgulayan kapsamlı bir tartışma sunuyor.
Dersim
Alevilik, Ermenilik, Kürtlük
Özellikle Alevi ve Kürt kültür tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Gürdal Aksoy, bu kez Dersim’in karanlıkta kalan bir yüzüne ışık tutuyor.
Milliyetçiliğin Provokasyonu
Yugoslavya
Yugoslavya’nın bugünü de içeren tarihî hikâyesi, sadece coğrafî bakımdan değil, toplumsal-siyasî meseleler ve en temel insanî duyarlılıklar bakımından Türkiye’nin çok yakınında. Yugoslavya’yı “laboratuvar” gözüyle değil yakınlık duygusuyla izlemek, dünyanın gidişatını anlamak ve o gidişatta bir yer, bir taraf tutabilmek açısından önemli.