Araştırma-İnceleme

Haksız Tahrik
Bir Erkeklik Hakkı

Haksız Tahrik’te Eylem Ümit Atılgan, sayısız mahkeme tutanağı, karar metni ve gazete haberini inceleyerek, buradan çıkan bulguları derinlikli bir okumaya tâbi tutuyor. Feminist bir hukuk akademisyeni olarak, “haksız tahrik” düzenlemesinin lafzını ve uygulanmasını hukuk sosyolojisinin ve felsefesinin ışığında yorumluyor.

100 Kesitle Cumhuriyet Türkiyesi'nin 100 Yılı

100 Kesitle Cumhuriyet Türkiyesi’nin 100 Yılı, ele aldığı bir asırlık dönemin “tarihsel karmaşıklığını kesitlerle tasvir eden” yazılardan oluşuyor.

Edebiyat Devrimi
Cumhuriyet Aydınının Yeni Bir Dil ve Edebiyat Kurma Telaşı (1930-1950)

Hâle Sert, 1932 yılında gerçekleşen Dil Devrimi’nin aynı zamanda bir “edebiyat devrimi” olarak okunup okunamayacağı sorusunun peşine düşüyor. 1928 yılındaki Alfabe Devrimi ile göstergenin kendisinde yapılan değişiklikten başlayarak, Arapça-Farsça kelimelerin tasfiyesine, Öztürkçe kelime türetme politikalarına uzanan geniş bir alanda, zengin örnekler sunarak, bu politik hamlelerin edebi metinler üzerindeki yansımalarının izini sürüyor.

’78 Kuşağı
Bir Hafıza Topluluğu

’78 Kuşağı - Bir Hafıza Topluluğu, Türkiye’de 1970’li yılların siyasal ve toplumsal hayatının deneyimini, 12 Eylül darbesinin etkilerini, devrimci hareketin zihniyet mirasını, bellek çalışmalarının merceğiyle analiz ediyor. “Nostalji ve melankolinin gelgitlerinden” geriye kalana bakıyor. Melike Işık Durmaz, derinlemesine görüşmelerin yanı sıra biyografi, otobiyografi ve nehir söyleşilere de dayanarak, ’78 kuşağının nasıl kendisini bir hafıza topluluğu olarak kurduğunu anlatıyor. Devrim beklentisi, adanma, yoldaşlık etiği… Ölümle, kayıplarla yüzleşme… Onların bir kuşak bilinci ve kimliği edinmelerini sağlayan asli deneyim olarak 12 Eylül…

Yunanistan'da Milli Mitoslar

Herkül Millas, Yunanistan’da Milli Mitoslar’da, günümüz Yunanistanı’nda canlı biçimde var olan bazı mitosları çıkış kaynaklarından hareketle incelerken, aynı zamanda genel olarak insan toplumlarında mitosların yeri ve işlevini de ele alıyor. Tarihyazımından siyasete, kültürel yaşamdan yasalara ve eğitime kadar hemen her alanda yaygın ve etkili olan mitosların, bir “yalan”dan veya “doğru olmayan bir hikâyeden” “birleştirici bir toplumsal anlatıya” nasıl dönüştüğünü gösteriyor.

Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri
Yusuf Akçura (1876-1935)

François Georgeon, Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri-Yusuf Akçura’da yalnızca bir biyografi sunmuyor, Türk Derneği’nin kurucuları arasında yer alan, Türk Yurdu dergisinin de yöneticiliğini yapmış Akçura’nın düşünce dünyasının izlerini çocukluğundan başlayarak sürüyor, Birinci Dünya Savaşı’ndaki çabalarından, Cumhuriyet kurulduktan sonra Meclis’te yürüttüğü çalışmalara dek bu izlerin eyleme nasıl dönüştüklerini inceliyor. Akçura’nın düşünce hayatına katkılarının, özgün fikirlerinin altını çiziyor. Döneminin diğer Türkçü düşünürlerinden farkını ortaya koyarak pantürkizmin mucidi Yusuf Akçura’yı, kendi eserleri ve düşünce hattı üzerinden değerlendirerek ihmal edilmiş eleştirel, modern ve yenilikçi yönünü ortaya çıkarıyor.

Sanayisizleşme, Konut Siyaseti, Orta Sınıf

Funda Sönmez Öğütle, neoliberalizm deyip geçilen pratiğin kentleri nasıl değiştirdiğini ve kentler üzerinden hayatı nasıl dönüştürdüğünü, titiz bir bakışla inceliyor. Kentler, nasıl bizzat kültürel sermaye ve beğeninin nesnesi haline geldiler? “İyi yaşam arzusu”, nasıl konut ve inşaat “rüyalarına” bağlandı; orta sınıf “ideali” nasıl kabul gördü? Toplumsal gruplar, kâh kendi benzerleriyle aynı mekânda bir arada yaşamaya yönelerek, kâh dahil olmak istedikleri gruplara-sınıflara mekânsal olarak yakınlaşmayı özleyerek nasıl ayrıştılar?

Sosyofobi
Dijital Ütopya Çağında Siyasal Değişim

César Rendueles, beklentilerin aksine iletişim teknolojilerinin sosyal gerçekliği ve işbirliğini artırmak yerine sınırlandırdığını ileri sürüyor. Dayanışmanın ve geleneksel topluluk ilişkilerinin gereksiz olduğu konusundaki yaygın inanca karşı çıkan Sosyofobi, neoliberalizmin yarattığı sosyal tahribattan yola çıkarak teknolojinin çözüme dönük iddialarının gerçekliğini sorguluyor. Öte yandan, teknolojideki gelişmelerle eşitlikçi bir gelecek perspektifini yan yana getiren siber ütopyacı yaklaşıma şüpheyle yaklaşan yazar, kemer sıkma politikaları karşıtı İspanyol 15-M hareketi örneği üzerinden yeni toplumsal olanakları sorgularken, siber fetişizme yönelik toplumsal tepkinin boyutlarını inceliyor.

Feminist Mercekten Güzide Bir Arayış
Kadın Birliği'nin Kurucularından Şair ve Yazar Güzide Osman

Son dönem Osmanlı ve erken Cumhuriyet devri edebiyatçılarından biri olan Güzide Osman, feminist aktiviteleri ve edebi üretimi dolayısıyla anti-feminist literatürün hedef aldığı isimlerin arasında olmuştur. Zeynep Tek’in “Güzide Hanım”ın kim olduğu sorusunun peşinden giderken Harvard Üniversitesi’nin kütüphanesinde Nezihe Muhittin’in “Güzide Osman Hanımefendiye” imzaladığı kitaba tesadüfen dokunuşu, bu kitabı ören ilk ilmiktir. 1924’te Nezihe Muhittin’in temelini attığı Kadın Birliği’nin kurucularından olan Güzide Osman (1902-1974) sehven Güzide Sabri’nin (1883-1945) müstear adı olarak geçer. Feminist Mercekten Güzide Bir Arayış iki Güzide’nin tarihinin nasıl birleştiğini ve ayrılacağını anlamaya çalışıyor.

İbn Haldun
Metodu ve Siyaset Teorisi

İbn Haldun, 14. yüzyılda modern sosyolojinin ve tarihçiliğin, hatta iktisat biliminin öncülerinden olduğu ileri sürülen, devlet ve siyaset teorisinde Machiavelli’ye “eş koşulan” bir düşünür. Ümit Hassan’ın, İbn Haldun’un büyük klasiği Mukaddime’sinin özütünü çıkardığı bu eseri de, çağdaş literatürde bir klasiktir. Hassan, Mukaddime’yi ve onun kilit kavramlarını, hadariler (yerleşikler)-bedeviler çelişkisini, toplumsal birlik bağını anlatan asabiyye’yi, zevkli üslûbuyla, eleştirel bir analize tabi tutar.

Sokakta Siyaset
Türkiye’de Protesto Eylemleri, Protestocular ve Polis

Elinizdeki kitap İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır, Adana, Mersin’den farklı saiklere ve taleplere dayanan deneyimleri gözleyerek, Türkiye’de sokak siyasetinin “doğasını” araştırıyor. Protestocuların toplumsal profili nasıl çizilebilir? Ne istiyorlar? Eylem repertuarı nasıl biçimleniyor, nasıl çeşitleniyor? Polisin eylemlere ve eylemcilere bakışını, zihniyet ve davranış kalıplarını da göz ardı etmiyor çalışma. Karşılıklı geliştirilen stratejileri sokak siyasetinin bir dinamiği olarak ele alıyor. Ayşen Uysal bu kapsamlı incelemesiyle sokak gösterilerini ve protestolarını hem anlamaya katkıda bulunuyor hem de onları meşru ve “normal” bir siyasal-toplumsal faaliyet olarak kabul etmeye...

Linç, Toplum ve Devlet

Diler Bulut, Türkiye’de linç olgusunu, gerek sosyolojik açıdan, gerek devlet rejimi açısından enine boyuna analiz ediyor. Hukuki pratiğe, faillerin ve mağdurların algılarına, açıklama ve meşrulaştırma biçimlerine eğiliyor.

Piyasa, Sandık ve Başkan Arasında
Türkiye'de Ekonomik Dönüşüm ve Tıkanma

Piyasa, Sandık ve Başkan Arasında, Türkiye ekonomisinin Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı dönemindeki dönüşüm-tıkanma diyalektiğini inceliyor. Hem, rejimin genel ekonomi-politik niteliğini analiz eden, hem de söz konusu sürecin özgül cephelerine eğilen bir inceleme bu…

Osmanlı
Örgüt- İnanç- Davranış'tan Hukuk - İdeoloji'ye

Ümit Hassan, vazgeçilmez başvuru kaynağı niteliği taşıyan Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler’inden sonra, Osmanlı Devleti’nin kuruluş “felsefesini” ele alıyor. Bunun için, Osmanlı’nın devlet örgütlenmesinde ve meşruiyet üretiminde eski/kadim Türk yönetim zihniyetinin ve otorite figürlerinin izini sürüyor. “Atadan gelme” Töre-Yasa(k) sürecinin, devletlû-sultanî Kânun/Kânunnâme’ye nasıl vardığını inceliyor.

İnkılabı Nakşedecek Resimler
Tek-Parti Döneminde Resim ve Siyaset

Bengü Aydın Dikmen, İnkılabı Nakşedecek Resimler’de, Cumhuriyet’in kuruluş ve inşa dönemindeki resim politikasına eğiliyor. Bu vesileyle, dönemin farklı estetik anlayışlarının bir resmi geçidini de koyuyor ortaya. Arka planda, Türkiye’de modern resmin “ağabey” ve genç kuşakları arasındaki rekabeti de görüyoruz.

"Bu soyadı alınmamış ise..."
Ulus İnşası ve Soyadları

Soyadı “siyaseti”, milli kimlik inşasının bir aracı. Meltem Türköz, kitabında öncelikle “soyadlandırmanın” bu yönüne odaklanıyor. Türk kimliğinin inşasında ve asimilasyon stratejilerinde Soyadı Kanunu’nun işlevini inceliyor. Gayrimüslim ve “yabancı” sayılan isim-soyadların durumuna ve Kürtçe isim meselesine değiniyor.

Türkiye'nin 1980'li Yılları
Ciltli

Türkiye’de ‘80’ler, siyasi, iktisadi ve büyük bir toplumsal dönüşümün miladıdır. Travmaların, yeni bir insan ve toplum tipinin, arayışların olduğu kadar kayboluşların, dahası yeni bir “dünya”nın habercisidir...

Mahalleyi Yönetmek
Muhtarlar Üzerinden Türkiye'de Devlet-Toplum İlişkileri

Kapsamlı bir saha çalışmasına dayanan Mahalleyi Yönetmek, muhtarların muğlak konumlarını, hangi rolleri üstlendiklerini, nasıl çalıştıklarını, usulleri kimi zaman devlet kimi zaman da mahalle sakinleri lehine nasıl esnettiklerini, daha genel olarak da devlet ile yurttaş arasındaki ilişkilerin biçimlenişini araştırıyor.

Gecekondu Site Rezidans
Bursa'da Sınıf ve Mekân

Kemal Temel, Gecekondu Site Rezidans’ta, Türkiye’de inşaat sektörünün artan ivmesi ve kentsel dönüşümün de etkisiyle ortaya çıkan üç parçalı kentsel deseni analiz ediyor: İşçi siteleri, gecekondular, orta-üst sınıf “lüks” konutlar (veya rezidanslar). Bu üç kesit arasındaki çatışmaların, karşılaşmaların ve geçişlerin nasıl cereyan ettiğini inceleyen kitap, sınıf kimliklerinin inşa sürecinin canlı bir cephesini önümüze seriyor.

Devletin Güvenliği Adına
Türkiye'de Milli Güvenlik Siyaseti

Devletin Güvenliği Adına, Türkiye’de milli güvenlik siyasetinin bir panoramasını çiziyor. Soğuk Savaş döneminden günümüze, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne... ABD’nin milli güvenlik anlayışının yansımalarına ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın oluşumunda dış etkilere... Ordunun rolünden olağanüstü hal rejiminin biçimlen- mesine... Manisalı gençler davası, 12 Eylül darbesi ve “terörist”-öznenin inşası, AKP iktidarının “devlet sırrı rejimi” gibi, milli güvenlik kavramının soy kütüğünü çıkartmamızı sağlayan vakalara... Sağ ve sol ideolojilerdeki milli güvenlik anlayışlarından, bu kavramın feminist okumalarına...

Küresel Siyasete Giriş
Uluslararası İlişkilerde Kavramlar, Teoriler, Süreçler

Türkiye’deki farklı üniversitelerden genç kuşak akademisyenlerin ortak ürünü olan bu çalışma, üniversite öğrencileri için bir kaynak kitap olmasının yanında, uluslararası ilişkilerin küresel siyasete dönüşüm serüvenini izlemek isteyen bütün okurlara keyifli bir yolculuk imkânı sunuyor.

Cumhuriyet'e Giderken Kürtler (1920-1923)

Sinan Hakan, Cumhuriyet’e Giderken Kürtler kitabında sonuçlarını bugün de gördüğümüz pek çok sorunun hangi tarihsel gelişmeler neticesinde oluştuğunun izlerini sürmeye devam ediyor. Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla noktalanan (1916-1920) önceki kitabından sonra (Türkiye Kurulurken Kürtler), bu kez Kürt aşiret liderleri ve politik aktörleri ile uluslararası alanda da kazanımlar elde ederek meşruluğu gittikçe güçlenen BMM arasındaki gerilimli ve gelgitli ilişkiyi dönemin önemli aktörlerinin resmî yazışmalarından, askerî arşiv kaynaklarından, gazete arşivlerinden faydalanarak Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar getiriyor.

Demokrasi
Kavram, Kurum, Süreç

Düyada demokrasinin güç ve itibarının sarsıldığı, demokratik rejimlerin sayısının azaldığı bir otoriterleşme dönemindeyiz. Demokrasi -Kavram, Kurum ve Süreç- başlıklı bu kitap, demokrasinin düşünsel kökenlerini, inişli çıkışlı gelişimini, kurumlarını, içinde taşıdığı gerilimleri ele alırken, aynı zamanda, içinde Türkiye’nin de yer aldığı, günümüz demokrasisizleşme eğilimlerini aydınlatıyor. Türkiye’den otuz bir bilim insanının katkısıyla gerçekleşen ve bir referans kitabı olarak tasarlanan bu kapsamlı çalışma, ülkemizde bütün zorluk ve engellere rağmen demokrasiye adanmış bilgi birikimi ve akademik kapasiteyi sergiliyor.

Kuruculuktan Daimi Muhalefete
CHP'nin 100 yılı

Kuruculuktan Daimi Muhalefete: CHP’nin 100 Yılı’nda, CHP’nin uzun siyasi ömrünün evreleri ayrı ayrı inceleniyor: Tek parti dönemi, DP dönemi, Ortanın Solu akımı, 12 Eylül sonrası arayışlar (Halkçı Parti, Sosyaldemokrasi Partisi), Sosyal Demokrat Halkçı Parti deneyimi, Ecevit ayrılığı ve Demokratik Sol Parti, Baykal ve Kılıçdaroğlu dönemleri... CHP etrafındaki tartışmalar, “Kurultaylar partisi, hizipler partisi” lâkapları... Partinin 100. yılında içinden geçtiği kriz de, tarihsel bağlam içinde tartışılıyor.