Araştırma-İnceleme
Türkiye'de Sivil Toplum ve Milliyetçilik
Son yılların sihirli sözcükleri; “Sivil Toplum” ve “Sivil Toplum Kuruluşu” (STK). Hâkim medya söyleminde, devletten ya da politikadan kesilen umutlar, “sivil toplum inisiyatifleri” denen alanda aranıyor; “STK’lar”, saf-temiz, otantik, demokratik bir yurttaş iradesinin tezahürleri sayılıyor. Etkili STK’lara sahip olma özleminin, kimi zaman, “muasır medeniyet seviyesine ulaşma”nın güncel ölçütü gibi düşünüldüğünü görüyoruz.
Türkiye'de Sosyal Demokrasi
Particilik Hemşehrilik Alevilik
Alman siyaset bilimcisi Harald Schuler’e ülkesinde bir de ödül kazandıran bu ilginç ve önemli çalışma, Türkiye usulü sosyal demokrasinin ilginç organizmasını gözler önüne seriyor. Particilik nedir, nasıl işler? Hemşehrilik ‘şebekesi’ nasıl kurulur, nasıl ‘şebeke’ye dahil olunur? Alevi toplulukların Türk sosyal demokrasisindeki ağırlıkları nedir, destekleri seçim sonuçlarını nasıl etkiler?
Elhamdülillah Laikiz
Cinsiyet, İslâm ve Türk Cumhuriyetçiliği
Nancy Lindisfarne, Türkiye’de saha çalışması yapmış bir antropolog. Bu kitabında Richard Tapper ile beraber Eğridir kasabasında yaptıkları saha araştırmasına dayanarak, cinsiyet, İslâm ve devlet arasındaki ilişkileri inceliyor; İslâm’ın sıradan insanlar için ne anlama geldiğini, yaş, cinsiyet ve toplumsal sınıf farklarının insanların dinle olan farklı ilişkilerini nasıl etkilediğini bulmaya çalışıyorlar.
İslâm'ın Ekonomik Yüzleri
Müslüman toplumlarda “kâr”, “zekât”, “riba” gibi kavramlar tartışma konusu olsa da, İslâm’ın ekonomik veçhesi, sosyo-politik yönünün gölgesinde kalmış durumda. Oysa İslâm bankacılığı ve İslâm sermayesi gibi olguların 1970’li yıllardan beri, Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkenin ekonomisinde etkin bir yeri var. Ne yazık ki “ekonomik İslâmlaşma" sürecine bütünlüklü ve analitik bir yorum getiren pek az araştırmaya rastlıyoruz.
Gerçeğin Ardından
Bir Antropoloğun Gözünden İki İslam Ülkesinin Son Kırk Yılı
Clifford Geertz, İslâmiyet üzerine yaptığı incelemeler vesilesiyle Anglo-Sakson akademi dünyasında çok tanınmış bir isim. Antropolojinin üstadlarından sayılıyor. Gerçeğin Ardından, Geertz’in, İslâmiyet’in çeşitli yerelliklerde nasıl yaşandığını, tecrübe edildiğini, dönüştüğünü ele aldığı pek çok mukayeseli çalışmasından farklı bir eser. Bir bakıma, bütün bu çalışmalardan süzülen bir muhasebe.
Mısır'ın Sömürgeleştirilmesi
Mısır’ın Sömürgeleştirilmesi, son yıllarda sosyal bilimler alanında en çok ilgi gören kitaplardan biri. Bunda, Timothy Mitchell’ın, Avrupa’nın 19. yüzyıl Mısır’ı üzerindeki kolonyal nüfuzunu yeniden okurken, Michel Foucault, Jacques Derrida ve Martin Heidegger’in kuramlarını yetkin bir şekilde kullanması önemli bir rol oynuyor. Mitchell, Mısır’ın sömürgeleştirilmesi üzerinden modern iktidar ve bilgi biçimlerinin kullandıkları yöntemleri ve dayandıkları metafiziği inceliyor.
Hemşehrilik ve Şehirde Siyaset
Keçiören Örneği
Yerel siyaset: “Büyük” “ulusal” siyasetin gölgesinde kalan ama milyonlarca insanın gündelik hayatına nüfuz eden bir ilişki ağı… Şehirlerdeki, kasabalardaki bu ilişki ağı, o “büyük” siyasetin de kılcal damarlarını oluşturuyor. Ayça Kurtoğlu bu kitapta, büyük şehir ortamında siyasetin nasıl “işlediğini” inceliyor, Ankara-Keçiören örneğinde.
Suriye'de İktidar Mücadelesi
Esad ve Baas Partisi Yönetiminde Siyaset ve Toplum
Yakın komşularımızla ilgili kitaplar yayımlamaya Richard Clogg’un Yunanistan Tarihi ile başlamıştık. Yakın coğrafyalarda yaşayan, arada sınırlar olsa da ortak ya da benzer kültürleri paylaştığımız ya da etkilendiğimiz, onlar hapşırsa bizim grip olup yataklara düşecek kadar yakın olduğumuz komşularımızla ilgili, ister yerli olsun isterse yabancı, yapılan önemli araştırmalar ve yayımlanan kitaplar ilgi alanımız içinde kalmaya devam edecek.
Kimlik Pazarlığı
Fransa ve Almanya'da Devlet ve Göçmen İlişkileri
Toplu kimliklerin oluşumunda devletlerin rolü nedir? Kültürel, etnik, dil ve din kökenli toplulukların kamu alanında görülmeye başlamaları, bu topluluklara dahil olan kişilerin kendi cemaatlerine ve ulus-devlete siyasal bağlılıkları çerçevesinde gelişiyor. Riva Kastoryano, kitabında, Fransa ve Almanya’da devletle Müslüman göçmenler arasındaki ilişkilerden hareket ederek, "ulusal modellere" dayalı çözümlemelerin sınırlarını gösteriyor. Günümüzün önemli sorularından birisi olan, kamu alanında ortaya çıkan farklılıklar, ulusal bütünlüğe dokunulmadan birbirine nasıl eklemlenir sorusunu aydınlatmaya çalışıyor.
Bukalemun Erkek
Ataerkillik, gerek bilimsel dilde gerekse günlük dilde ‘uluorta’ kullanıldığı için anlam kaybına uğramış bir kavram. Kimi zaman fazla geniş kullanılıyor, kimi zaman fazla dar. Kimi zaman -“maçoluk” eşliğinde- küçümseyici, aşağılayıcı bir ifade olarak kullanılıyor, kimi zaman da ‘teknik’ bir terim olarak uzmanlık jargonuna sıkışıyor.
Türk Tarihinde İslâmiyet
Türklerin İslamiyet’i kabulüyle başlayan değişim, Türk toplumlarının yerleşik kültürlerini sarsmış, eski dinlerinin yaratmış olduğu sistemi, düşünceden toplumsal ilişkilere uzanan bir yelpazede yenilemiş, Türk toplumsal hayatına bambaşka özellikler kazandırmıştır. Akpınar, bu büyük değişimin ekonomi, hukuk, bilim, felsefe, edebiyat ve güzel sanatlar alanlarında ortaya çıkardığı yeni görünümleri inceliyor.
Oryantalizm, Hegemonya ve Kültürel Fark
“Batılı” ve “Doğulu” akademisyenlerce kaleme alınmış sekiz makaleden oluşan kitap, Müslüman kadınların peçesine ya da Kuzey Afrika’da uygulanan kadın sünnetine ilişkin Batılı yaklaşımlardan uluslararası ilişkiler kuramına, sinemadan İslamî harekete, hegemonik Batılı söylemlerin yaşadığımız dünyayı nasıl kaplayabildiğini, örtebildiğini inceliyor.
Şâir Nigâr Hanım
Şâir Nigâr binti Osman. Yani, Osman kızı Nigâr. Tanzimat sonrası edebiyatımızın “ilk kadın şâiri” unvanına sahip Nigâr Hanım’ın çoğu zaman hüzünle gölgelenen parıltılı hayatı, eserleri ve edebi kişiliği... Yedi dil bilen şâir Nigâr Hanım, eğitimi ve engin kültürü, öncülerinden biri olduğu “Batılı Türk kadını” imajı ile Avrupa’da da bir hayli ünlüydü.
Ayvalık ve Venezis
Yunan Edebiyatında Türk İmajı
Herkül Millas, bu kitabıyla bir ilke imza atıyor. Bugüne kadar, her iki yakada yaşayanlar birbirleri hakkında siyasetçileri aracılığıyla ağızlarına geleni söyledi. Ama, bu gündelik politik ihtiyaçlara cevap veren karşılıklı bir “lâf atma” kültürüydü. Millas, Ayvalık ve Venezis’le ilk kez, Ege’nin karşı yakasında yazılan edebiyat metinlerinde Türk “imajı"nın ne olduğunu ortaya çıkarıyor.
Türkiye'de Demokrasiye Geçişte Basın (1945-1950)
Cumhuriyet tarihinin kritik dönemeçlerinden biri: İkinci Dünya Savaşı sona ermiş; Türkiye, tam anlamıyla demokrasiye doğru değilse de çokpartili hayata doğru zorunlu sayılabilecek bir dümen kırma sürecine girmiş, Demokrat Parti kurulmuş... Önce 1946 seçimleri yapılacak, ardından 1950 seçimleri gelecek ve bu ilginç, sancılı, renkli dönemde basın çok-işlevli bir rol üstlenecek.
Şeytan Kumaşı
Çizgilerin ve Çizgili Kumaşın Tarihçesi
Çizgilerin ve çizgili kumaşın tarihi üzerine “çizgi dışı” bir kitap. Ortaçağ Hıristiyan kültüründe dışlanmış insanları simgeleyen çizgi ve çizgili kumaş, tarih boyunca kah düşmanları işaret etti, kah mahkumların üniformalarında alan buldu. Şeytan’la özdeşleştirildiği dönemler de yaşadı; iyi’nin, temiz’in, moda’nın yansıması olarak da görüldü.
Anadolu Ağıtları
Ahmet Şükrü Esen, Türk halk edebiyatının ilk ve en önemli araştırmacılarından biridir. 30 yıl boyunca Anadolu'yu karış karış dolaştı, gereğinde sadece bir ağıtın izini sürmek için hapisanelere girip tutuklularla görüşerek, bilgiler, belgeler ve metinler derledi. Elinizdeki kitap bu metinlerden oluşuyor. Ağıtların kimi, belirli ozanların eseri; yaratıcılarını bilmiyoruz.
Türkiye'de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları Cilt 2
Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri
Taha Parla, Atatürk’ün görece az kontrollü ve bütünsellikten uzak metinleri olduğunu saptadığı söylev ve demeçlerini inceliyor. Değişik düzeylerde, siyasîden gündeliğe değişik konulara değinen bu metinler yığınını tarayarak seçtiği örneklerle, Atatürk’ün siyasî felsefesini tahlil ediyor.
Batı'da Bir Nakşi Cemaati
Şeyh Nâzım Kıbrısî Örneği
Nakşibendîlik, nüfuz ve nüfus açısından, İslam tarikatları içinde önemli bir yere sahip; Şeyh Nazım Kıbrısî cemaatinin Londra’daki kolu da Nakşî cemaatleri içinde özel bir yere sahip. Tayfun Atay’ın antropolojik incelemesi bu ilginç vak’ayı, bir Batı metropolünde yerleşik özgül bir İslamî cemaati konu ediniyor; genişledikçe bölünen ve ayrışan çağdaş İslam dünyasından tartışmaya değer bir kesit sunuyor.
Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu
İletişim Yayınları Akçam’ın bu araştırmasıyla, onyılların en köklü tabularından birine el atıyor. Bir ortak tarih oluşturacak kadar uzun süre birarada yaşamış halkların karşılıklı boğazlaşması ve devlet politikalarıyla tahrik edilen hasımlaşmanın nedenlerinin, mekanizmalarının ele alındığı kitapta, 20. yüzyıl başının kanlı olayları, Türk ulusal kimliğinin oluşma sürecinin özellikleriyle bağlantılı olarak ilk kez inceleme konusu yapılıyor.
Postmodernite Sivil Toplum Ve İslam
Son yıllarda adından sıkça söz edilip de -çoğunlukla- ne olduğu pek anlaşılamayan bir şey (postmodernizm), genellikle yanlış anlaşılan bir şey (sivil toplum) ve yine genellikle, doğru anlaşıldığından hiç şüphe duyulmayan bir şey (İslam)... Ali Yaşar Sarıbay Postmodernite, Sivil Toplum ve İslam’da, bu üç “şey”i, üç akım olarak değil üç “sosyolojik çözümleme nesnesi" olarak alıp gündelik tartışmaların uzağında olmayan bir çerçevede tartışıyor.
Türkiye'de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları Cilt 3
Kemalist Tek-Parti İdeolojisi ve CHP'nin Altı Ok'u
Türkiye’de Siyasal Kültürün Resmî Kaynakları’nın üçüncü cildinde Taha Parla, Tek-Parti döneminin kurumsal ideolojisini inceliyor. Parla, “Altı Ok” başta olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi programlarının ideolojik ilkelerini, Atatürk’ün ilgili görüşleriyle birlikte ele alıyor.
Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence
Şiddet ve zor kullanımını, işkenceyi kayıtsız şartsız reddeden bir siyasî-toplumsal kültür geliştiremediğimiz ortada. Kendini sağda veya solda tanımlayanlarımızın büyük çoğunluğu, işkenceye varan zor kullanımını belli gerekçelerle meşru görebiliyor. Bu ülke insanlarının yaklaşık yüz yıldır yaşadığı trajik tarih, "Cumhuriyet"e, "demokrasi"ye geçişler, yeniden geçişler...
Türkiye'de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları Cilt 1
Atatürk'ün Nutuk'u
Resmî ideoloji olarak Kemalizmin kutsal kitabı niteliğindeki Nutuk üzerine bir “metin incelemesi”. Nutuk, Atatürk’ün dünya görüşünün ana hatlarını, siyaset anlayışını, siyaset icra yöntemini değerlendirmeye dönük bir “deşifre etme” çalışması ile okunuyor. Metinler kendi mantığı ve erekselliği içinde açıklanıyor, siyasal söylemi ve ele verdiği siyasal felsefe tahlil ediliyor.