Araştırma-İnceleme
Osmanlı Sosyalist Fırkası ve Yayınları
İştirak, İnsaniyet, Sosyalist, Medeniyet gibi yayınları yasaklanıp kapatıldıkça yeni dergiler yayımlamaktan vazgeçmeyen, bir tür demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren OSF’nin toplam 38 sayılık külliyatının tamamını sadeleştirerek anlatan Gürsoy, özellikle partinin ve dergilerin arkasındaki isim olan “İştirakçi” Hilmi hakkında doğru sanılan yanlışları da sergiliyor. İştirakçi Hilmi’nin kahramanlarından olduğu bir piyesin ilgili bölümleri de yine ilk defa bu kitapta yayımlanıyor.
Rejim Krizi
Türkiye’de İki Partili Siyâsi Sistemin Kuruluş Yılları (1945 -1950) Cilt 3
Türkiye’de tek-parti rejiminin sona ermesi, genellikle demokrasiye ya da çok-partili hayata geçiş dönemi olarak adlandırılır. Cemil Koçak, “Türkiye’de İki Partili Siyâsî Sistemin Kuruluş Yılları (1945-1950)” adlı kitap dizisinde, yerleşik sayılan tarihsel kabulleri tartışmaya açıyor ve bu adlandırmayı sorguluyor.
"Ben Kimim?"
Türkiye'de Sözlü Tarih, Kimlik ve Öznellik
“Ben Kimim?” Herkesin kendine bir ara ya da ara ara mutlaka sorduğu soru değil mi bu? Belki de insanın “asıl” sorusu… Leyla Neyzi’yle yaşam öykülerini paylaşan insanlar da bu soruyu soruyorlar, bu “asıl” sorunun ve cevaplarının izini sürüyorlar.
Particiler
Türkiye’de Partiler ve Sosyal Ağların İnşası
"Partici”, kimdir Türkiye’de? Bu ‘işe’ nasıl girer? Hangi toplumsal tabandan gelir, nasıl sosyalleşir? Ailenin, cinsiyetin, etnik ve dinsel bağların, hemşerilik ilişkilerinin, eğitim düzeyinin, meslekî konumun, kuşağın ve yaşın politik kariyere etkisi nedir? Siyasal partiler, merkezde ve taşrada, nasıl işlerler? Partiler neyle ‘döner’, partilerin ve politikacıların finansman ilişkileri nasıl kurulur?
Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşu (1923-1924)
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun, genellikle iki zıt biçimde açıklanmasına alışığız. Bir uçta, Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'i yıllarca bir "milli sır" olarak sakladıktan sonra "bize armağan ettiği" destanı yer alır. Diğer uçta ise, Cumhuriyet'in tamamen "tepeden inme" bir dayatma olduğunu anlatan muhafazakar-İslamcı muhalif anlatı. Aslında, aynı mantığa dayanan iki anlatı...
Dersim'i Parantezden Çıkarmak
Dersim Sempozyumu’nun Ardından
Birçok edebi anlatı, sözlü tarih çalışması, inceleme, belgesel ve müzik çalışması, Dersim’in hakikatiyle yüzleşmeye katkıda bulundu. 2010’da yapılan 1. Uluslararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu, bu çalışmaların oluşturduğu çok yönlü birikimi ortaya koymak açısından anlamlıydı. Elinizdeki kitap, bu sempozyuma yansıyan birikimi damıtan bir seçkidir.
Resmî İdeoloji Sahnede
Kemalist İdeolojinin İnşasında Halkevleri Dönemi Tiyatro Oyunlarının Etkisi
“Halkevi sahnelerinde yalnız milli tezleri müdafaa eden piyesler temsil edilir. Bizim mevzularımız, umumi Türk tarihi ile milli mücadelenin her biri bir millete ebediyen şeref ve iftihar sermayesi olabilecek sayısız safhaları, Türk’ün güzel ahlâkı, yüksek faziletleri, Türk ruhundaki maddi manevi sonsuz kudretler gibi membalardan alacaktır.” (Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip)
Hayali Kahramanlar Hakiki Erkekler
Çizgi Roman ve Fotoromanda Erkeklik Temsilleri Üzerine Denemeler
H. Bahadır Türk, neredeyse yarım asır öncesinin bilinen, okunan ve satan popüler anlatılarına, onların erkeklik hallerine odaklanıyor. Altmışlı yılların Bahadır, Tolga, Tarkan gibi tarihî çizgi romanlarını ve sahiden alelacayip bir fenomen olan sado-erotik fotoroman Killing’i anlatıyor.
"Yav İşte Fabrikalaşak"
Anadolu Sermayesinin Oluşumu: Kayseri-Hacılar Örneği
Tipik bir kapitalistleşme ve modernleşme hikâyesi bu. Hırsla “hatta hınçla” çalışan pratik ve pragmatik bir kapitalist tipinin hikâyesi... Bir girişimci iştahının hikâyesi… Moda tabirlerin düşündürdüğü türden “kendine mahsus” bir hikâye değil.
Erkek Millet Asker Millet
Erkek Millet Asker Millet, işte böyle kılcal damarlara nüfuz eden bir çözümlemeye girişiyor. Türkiye’de zorunlu askerliğin Balkan Savaşları’ndan günümüze uzanan tecrübesinin değişik cephelerine, anlatılarına, kültürel temsillerine bakılıyor kitaptaki yazılarda.
Afişe Çıkmak
1963-1980: Solun Görsel Serüveni
İletişim Yayınları 30. yılını deviriyor. 12 Eylül öncesi, bizim için bir nostalji konusu değil, gölgesi bugünlere kadar düşen özel bir zamandır. Bizim o zamanlara bir borcumuz var. Bu nedenle, 30. yılımızı kutlamak için, elinizdeki kitaptan iyisi bulunamazdı.
Anadoluculuk ve Tek Parti CHP'de Sağ Kanat
Turancılığa da Osmanlı’ya da sırt çeviren, milletin ve vatanın özü olarak sadece ve sadece Anadolu’yu gören Anadoluculuk, erken Cumhuriyet döneminin biraz kenarda köşede kalan bir düşünce akımıydı. Siyasette yer tutamadılar, buna karşılık entelektüel alanda küçümsenmeyecek bir mesaileri oldu, kadrolaştılar.
Kızların Sessizliği
Kız Enstitülerinin Uzun Tarihi
“Genç kızlığıma kadar en iyi arkadaşım ve en kötü yargıcım olan anneannem bir Kız Enstitülüydü. Gerçi babası onu okulu bitirmeden oradan alıp evlendirmişti ama, her zaman bu okulların ideallerini hayatının idealleri bildi. Bu yıllar hakkında pek konuşmazdı ama konuştuğunda elbiseler dikip bunları sergilemelerinden, hocalarından zevkle bahsederdi."
Türkiye'de Dindarlık
Sosyal Gerilimler Ekseninde İnanç ve Yaşam Biçimleri
Bu ülkede dinin sosyal ‘anlamı’ nedir, insanlar dine nasıl bakıyorlar? Dindarlığın ölçüsü ne, nasıl algılanıyor? Dine bakış, insanların gündelik davranışlarını, sosyal ilişkilerini, birbirlerine bakışlarını nasıl etkiliyor? Muhafazakârlığın, dindarlığın, laikliğin sınırları nerelerden geçiyor?
Global İşletme, Yerel Emek
Türkiye'de İşçiler ve Modern Fabrika
Globalleşme sürecinin temel önemde bir paradoksu: Sermaye globalleşir, dünyanın her yerinde serbestçe dolanır ve birörnek uygulamaları yerleştirirken, emek ve emeğin örgütlenmesinin yerel koşullara tâbi kalması... Theo Nichols ve Nadir Suğur, ülkenin teknolojik olarak en gelişkin ve en büyükleri arasında yer alan yedi firmada/fabrikada yaptıkları araştırma bu paradoksun Türkiyede'ki görünümü hakkında ayrıntılı bir resim çiziyor.
Kanunların Ruhu
Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek
Osmanlı Ermenilerinin 1915’te yaşadıkları büyük felaket sadece insanların hayatlarına mal olmadı. Geride onların Anadolu’daki varlıklarının simgesi, kültürlerinin izi olan pek çok emlakın da kalmasına sebep oldu. Ermeni mallarının ne olacağı, “tehcir”e tâbi tutulan Osmanlı vatandaşlarının dönüp mallarını alıp alamayacakları tartışması uzun yıllar devam etti.
İktisatta Bir Hayalet: Karl Marx
Marx ve Engels Komünist Manifesto’da, komünizm hayaletinin en nihayetinde kapitalizmi yıkarak somutlaşacağından bahsediyordu. Bugün, bu hayaletin varlığına olan inancın bazı kapitalizm karşıtı çevrelerde bile yok sayıldığı bir çağı yaşıyoruz.
Nişantaşı Teneke Mahallesi
Teneke Mahalle Yoksulluğundan Orta Sınıf Yerleşimine
Egemen Yılgür, etnik ve sosyal yapısını 1950’lere kadar muhafaza eden mahalle sakinleriyle yaptığı görüşmeleri temel alarak, mahallenin farklı etnik gruplarına dönük önyargılara, 1950 sonrasındaki göçle karmaşıklaşan nüfus yapısına, yoksulluğun etnik ayrımları ortadan kaldıran birleştirici etkisine dair çarpıcı bir tablo sunuyor.
Cumhuriyet Döneminde
İstanbul Rum Patrikhanesi
Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca tabu addettiği konuların başında gelen azınlıklar konusu, özellikle doksanlı yıllarla birlikte Türkiyeli araştırmacıların gündeminde eskisine oranla daha ağırlıklı bir yere sahip oldu. Genelde hâkim konumda olan ve defansif/milliyetçi kaygılarla konuyu ele alıp, ideolojik bir karşı duruşu korumaya çalışanların yanısıra, yeni kaynaklara, yeni yaklaşımlara kapı açan araştırmalar da var.
Avrupa'da Müslüman Öznenin Üretimi
Fikirler, Bilinçler, Örnekler
Avrupa’daki Müslümanlar teorik ve uygulamalı İslami bilgiyi nasıl ediniyorlar? Müslümanların bu konularda takip ettikleriotoriteler kimler? Avrupa bağlamında yeni Müslüman diskurları nasıl ortaya çıkıyor? Müslüman kimlikleri kimler tarafından ve hangi şartlarda üretiliyor?
"Yeterince Otantik Değilsiniz Padişahım"
Modernlik, Dindarlık ve Özgürlük
Padişah Abdülaziz 1867 Paris Dünya Fuarı’na modernliğin seyrine bakmaya gittiğinde, kendisi de “Şark”ın bir seyirliği olarak karşılanmıştı. Ama “Batılı göz” ona bakınca tasavvurundaki otantik imgeyi bulamadı; yeterince “oryantal” görünmüyordu padişah.Modernlik ve Doğu-Batı karşılaşmaları, bitmez tükenmez bir mesele.
Ahmet Samim
II. Meşrutiyet’te Muhalif Bir Gazeteci
“Beyefendi, dalgın bir insan ayağının idam sehpasına takıldığı bir memlekette hiç gazetecilik yapılabilir mi, gazete çıkarılır mı?” Cumhuriyet döneminin erken bir safhasında dile getirilen bu sitem, aslında medeni cesaret sahibi gazeteciliğin tarihini özetler. Ahmet Samim’in medeni cesaret sahibi bir gazeteci olarak yaşamaya çalıştığı kısacık ömrü, sokak ortasında öldürülerek son buldu.
Gazetecilik Etiğinin Mesleki Sınırları
Profesyonellik, Piyasa ve Sorumluluk
Medyaya güvenmiyoruz, bu çok açık ve herkesin hemfikir olduğu bir yargı. Yandaşlardan, gerçekten haber yapanlardan, gazeteci kalabilenlerden söz ediyoruz. Medya eleştirileri “eskiden gazetecilik yapılırdı” özlemiyle başlıyor, “Objektiflik öldü!”, “Tarafsızlık gözardı edildi!”, “Profesyonellik unutuldu!” gibi şikâyet ve hayıflanmalarla sürdürülüyor.
Refah Devleti ve Kapitalizm
2000'li Yıllarda Türkiye'de Refah Devleti
Bazı düşünürler, refah devletinin kapitalizmin uzun tarihinde birkaç onyıllık döneme sıkışan geçici bir olgu olduğunu ve artık geride kaldığını ileri sürüyorlar. Bazıları ise refah devleti politikalarının biçim değiştirerek kapitalizmin uzun tarihi boyunca geçerliliklerini koruduğu kanısındalar. Refah devleti, kapitalizmin nispeten yumuşak, uzlaşmacı, ‘nezih’ olduğu döneme özgü bir istisnai oluşum muydu?