Araştırma-İnceleme
Atatürk Heykelleri
Kült, Estetik, Siyaset
Türkiye’de heykel dendiği zaman, en azından “halk arasında”, esasen Atatürk heykeli anlaşılır. Atatürk heykelleri, ülkede heykel estetiğini belirleyen baskın unsur niteliğini taşıyor. Bu heykeller, aynı zamanda kamusal mekânlara nizam veriyor, kentin merkezini belirliyorlar.
Geçmişten Bugüne Yunanlılar
Dil, Din ve Kimlikleri
Hep tekrar edilen bir konudur: Türkler komşularıyla gerçek anlamda ilgilenmezler. Bütün merak “milli güvenlik” konusu etrafında yoğunlaşır. Komşunun tarihi, kültürü, dini hakkında kalıp yargılar yeterli kabul edilir. Herkül Millas, Geçmişten Bugüne Yunanlılar’da dilleri, dinleri ve kimlikleriyle Yunanlıları, dilin oluşum sürecini, antik Yunan’dan Hıristiyanlığa uzanan dinsel tarihi, Yunan milliyetçiliğinin doğuşunu anlatıyor.
Belgelerle İktidar ve Serbest Cumhuriyet Fırkası
Serbest Cumhuriyet Fırkası, cumhuriyet tarihi boyunca CHF'ye karşı muhalefet odağı olarak farklı araştırmacı ve tarihçilerce incelenmiş bir siyasal deneyimdir. Cemil Koçak, Belgelerle İktidar ve Serbest Cumhuriyet Fırkası'nda bu deneyimi iktidar ve muhalefet açısından, iktidarın bu muhalif hareket karşısında kendini nasıl gördüğünü/ algıladığını hesaba katarak ve siyasal alanı bu iki partinin ilişkileri açışından okuyarak ele alıyor.
Şehir, Orta Sınıf ve Kürtler
İnkar’dan “Tanıyarak Dışlama”ya
Göç yüzünden sokağa çıkamaz olduk. Bizim gençliğimizde Doğulu hissederdim ben kendimi, Orta Anadolulu olmama rağmen. O zaman Doğu insanı mertti, dürüsttü. İşte işçi olmaya gelirlerdi buralarda fabrikalarda. Ekmeklerini taştan çıkarıyorlardı.
1937-1938 Yılları Arasında
Basında Dersim
Taha Baran, Basında Dersim kitabında Dersim ve Dersimli hakkında yaratılan yanlış algının nasıl inşa edildiğini, nasıl sürdürüldüğünü ele alıyor. 1937 Ocak ayından 1938 Ocak ayına kadar on bir farklı gazetenin tüm sayılarını inceleyen Baran, Dersim olaylarının gazeteler tarafından temsil biçimlerini; haber ve yazıların hangi imgeler, zihinsel kodlar ve düşünce kalıpları etrafında şekillenerek aktarıldığını değerlendiriyor.
Patron Baba ve İşçileri
İşçi Sınıfı, Köylülük ve Paternalizm
Hasan Güler, Çan’daki Çanakkale Seramik fabrikası örneğinde, Türkiye’de sanayi ve sınıf ilişkilerindeki paternalizmin canlı bir resmini çiziyor. Çan’ın nasıl Amerikanvari bir “şirket kasabasına” dönüştüğünün hikâyesini anlatıyor.
“Benim Milletim...”
AK Parti İktidarı, Din ve Ulusal Kimlik
Millet”ten kimi anlıyoruz? Türkiye’nin son on yılında, AKP iktidarı döneminde, ulusal kimlik tanımı nasıl değişti? Din, ulusal kimlik tanımı içinde nasıl bir yer ve anlam edindi? Büke Koyuncu, bu soruların cevabını ararken sadece genel politik söyleme bakmıyor, bir dizi özgül konuyu ve pratiği mercek altına alıyor.
Kimlik Denklemleri
Türkiye’nin Sosyo-Kültürel Anlam Haritası Üzerine
Din, milliyetçilik ve kimlik sorunları üzerine, gündelik tartışmaların harareti ve yerleşik tasnifler içinde alışkanlıkların esiri olmuş kavramları “özgürleştiren”, serinkanlı bir analiz... Elisabeth Özdalga, kitaptaki yazılarında özellikle hem dinî ve millî kimlik arasındaki, hem İslâmcı ve milliyetçi ideolojiler arasındaki örtüşme dinamiklerini ele alıyor.
Muktedirlerin Siyaseti
Merkez Sağ-Ordu-İslâmcılık
İletişim Yayınları’ndan daha önce AP- Ordu İlişkileri: Bir İkilemin Anatomisi adlı kitabı yayımlanan Ümit Cizre’nin 1994-97 yılları arasında yabancı dergilerde çıkan makalelerinin biraraya getirilmesi ile oluşan Muktedirlerin Siyaseti, ‘siyasal sistemin krizi’ hakkında analitik sağlamlığa sahip yorumlar içeriyor. Cizre’ye göre Türkiye’de siyaseti rejim ve muktedirler tıkıyor, oysa siyaset, problemleri çözmek ve bu yönde tartışabilmek için şart.
Hacı Bektaş Veli'nin Evlatları
“Yol”un Mürşitleri: Ulusoy Ailesi
Hacı Bektaş Veli’nin Evlatları, Ulusoy ailesinin kan bağı ile elde ettiği kutsal otoriteyi, taliplerle kurulan ilişkileri, ailenin içinde yaşanan dönüşümleri, mürşitlerin değişen toplumsal rollerini, Hacıbektaş ilçesi ve Ulusoy ailesi arasındaki dinamikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yaşanan kırılmalar boyunca ele alıyor.
Orta Asya ve İslâm Dünyasında Kimlik Politikaları
20. Yüzyılda Milliyetçilik, Etnisite ve Emek
Milliyetçilik literatürü Doğulu ve Batılı milliyetçilikler arasında ayrım yapmak konusunda her daim iştahlı davranmıştır. Son yirmi yılın tartışmaları bunu alabildiğince deşmeye, eleştirmeye, milliyetçilik konusunda var olan benzerliklerin ve beslenmelerin altını çizmeye dikkat etmiştir. Schendel ve Zürcher’in derlediği Orta Asya ve İslâm Dünyasında Kimlik Politikaları, anlatılarda ismen zikredilen, içerisinde birbirinden çok farklı kültür ve tarihleri barındıran Doğu’nun farklı ulus-devlet deneyimlerine ve milliyetçiliklerine dikkat çekiyor.
Bürokrasinin İcadı
Fransa, Büyük Britanya ve ABD’de Devlete Hizmet Etmek (18.-20. yüzyıl)
Max Weber’e göre, “Deyim yerindeyse modern Batı devletinin üreme organıdır”. Marx ise, “son derece parazit bu yapı...” dediği bürokrasiyi, “devletin dolap çevirme aleti”, olarak tanımlar. Modern devletle birlikte ortaya çıkan bürokrasi, ait olduğu ülkenin siyasal tarihinin yol izinde, çeşitli sosyal grupların ve idare sorununu kendi düşünme alanına dahil etmiş akımların karşı karşıya geldiği, toplumsal/ekonomik dönüşümler ve siyasi mücadelerle yeniden biçimlenen "politik" sürecin bir ürünüdür.
Sessizliği Söylemek
Dindar Kadın Edebiyatı, Cinsiyet ve Beden
İslâmcılık, tesettür, muhafazakârlık, kadın, toplumsal cinsiyet, gündelik hayat ve birçok toplumsal-politik meseleyi, edebiyatın dünyası içinden tartışan bir kitap.
Canım Sana Feda
Yeni Zamanların Kutsallık Biçimleri
Dünyanın “büyüsü” bozulunca dinselliğe ne oldu? Modern milliyetçilik ve “halk” fikri içinde dinsel düşünce varlığını nasıl sürdürüyor? İnsan hakları nosyonu dinsel düşüncenin kutsallık imzasını nasıl taşıyor? “Kendi olma” idealinin kurban vermeyle ilişkisi nedir? Saime Tuğrul, günümüzün temel toplumsal sorunlarını tarihsel bir perspektifle ele alıyor: Egemenliğin yeni biçimlerinin tarih içinde izlerini sürerek, “çıplak hayatlar”ın ortaya çıkış mekanizmalarını gösteriyor.
TBMM Devleti (1920-1923)
Birinci Meclis Döneminde Devlet Erkleri ve İdare
Türkiye tarihinin en “tartışmalı” meclisi olan ve Anadolu ihtilâlini başaran Birinci Meclis’te demokratik bir müzakere ve temsililik zemini vardı. “Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde” bile hükümet ve ordunun zaman zaman aşırıya kaçan uygulamalarının eleştirildiği Birinci Meclis’te, iktidar ve muhalefet arasında sertleşen tartışmalar yaşanmıştır.
Uzak Akrabalar
Uzak Akrabalar, faşist-totaliter rejimlerle liberal-demokratik rejimleri aynı kaba koymaksızın, 1930’lardaki şaşırtıcı ortak noktalarını gösteriyor bize: Topyekûn savaşa ayarlanmış toplum ve ekonomi düzeni; kitleleri “avcunun içine almaya” dönük propaganda teknikleri; lider kültü; dev ekonomik projeler; anıtsallığa olan düşkünlük; kır-kent, bahçe-şehir idilleri ve toprağa dönüş mitolojileri…
Moskova-Ankara-Londra Üçgeninde
İştirakiyuncular, Komünistler ve Paşa Hazretleri
Topu topu bir yıllık bir zaman dilimi: 1920 ilkbaharından, 1921 ilkbaharına kadar... Bu kısa sürede, bu dar zamanda, “Yeni Türkiye”nin iç politik sahnesi, Londra’nın ve Moskova’nın etkileri altında nasıl biçimlendi? Emel Akal’ın kılı kırk yaran araştırması bu soruya ışık tutuyor.
Kimlik Oyunu
Video Oyunları, Yeni Medya ve Kimlik
Bilgisayar oyunları, yeni medyalar, yeni zamanlarda insanların hayatında çok yer kaplıyor. Kimlik inşalarına ve benlik sunumlarına etkide bulunuyor. Umut Yener Kaya, kitabında, kimlik kurgusunun bu yeni dinamiğinin boyutlarını araştırıyor.
Ekmek ve Haysiyet Mücadelesi
Günümüz Türkiyesi’nde Üç İşçi Hareketinin Etnografisi
Alpkan Birelma’nın çalışması, işçi hareketine gerçekten bambaşka bir bakış getiriyor. Alışılagelen sendikacılık tarihinde, grev dökümlerinde, eylem günlüklerinde bulamayacağımız, ta içeriden bir gözlem… İşçileri harekete geçiren, onları sınıfsal bilinçlenmeye götüren gerçek saikleri, öfkeleri, hayalleri hesaba katan bir analiz.
Müslüman Milliyetçiliği ve Yeni Türkler
Türkiye tarihinde selam ve millet kavramlarının ilişkisini ele alan Jenny White, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal kutuplaşmasının ekseni olan korkunun iki anahtar simgesi olarak nitelediği misyonerliği ve başörtüsünü inceliyor. Türk kimliğinin yeniden üretilmesinde sınırların ve saflığın rolünü değerlendirirken, “düşman” tanımlarına karşılık nüfusu “aynı”laştırma çabasının, sınırların ihlali korkusunu ve tabuları nasıl canlı tuttuğunu gösteriyor.
Müstakbel Türk'ten Sözde Vatandaşa
Cumhuriyet ve Kürtler
Türkiye siyasetinin aktörleri, bürokrasi, siyasi akımlar ve sıradan yurttaşlar Kürt meselesini nasıl algıladı? Cumhuriyet, milliyetçilik, sol, yurttaşlar Kürt meselesini nasıl, hangi kavramlarla 'gördü'? Mesut Yeğen, bu temel soruya cevap arıyor elinizdeki kitaptaki makalelerinde. Bu meselenin ve onu halletmek için izlenen stratejinin, Türkiye’deki başka etno-politik meselelerle ve bunları 'halletmek' için kullanılan araçlarla benzerlik ve farklılıklarına da göz atılıyor.
Camın İşçileri
Paşabahçe İşçilerinin Sınıf Olma Öyküsü
Camın İşçileri, işçi sınıfının, Türkiye tarihindeki bütün evreleri nasıl, ‘hangi bilinçle’ kat ettiğini alabildiğine canlı bir şekilde görmemizi sağlıyor. İşçilerin tek parti dönemini, DP iktidarını, 27 Mayıs’ı ve 1960 sonrası sola kayma sürecini nasıl yaşadıklarını, nasıl anlamlandırdıklarını izliyoruz tarihsel sosyolojinin cam küresinde.
Akdeniz'de Kadın İstihdamının Seyri
Akdeniz’de Kadın İstihdamının Seyri, dünya sistemi yoğun bir değişimden geçmesine rağmen sabit tutulmaya çalışılan kadının konumu hakkında açıklayıcı ve geleceğe dair önemli ipuçları sunan bir çalışma.
Tarih Ders Kitaplarında(1931-1993)
Türk Tarih Tezinden Türk-İslâm Sentezine
Tarihin, ulus-devletler çağında milli hissiyatı muhasara altında tutmak, eğitimi biçimlendirmek, kuşakları "yetiştirmek" konusunda nasıl işe koşulduğunu biliyoruz. Etienne Copeaux, Türkiye'de 1931-1993 arasında kullanılan tarih ders kitaplarındaki güzergâhı takip ederek milli "eğitimimiz"deki tarih "tez"lerine eğilip; Türk Tarih Tezi'nin inşa edilişinden başlayarak siyasi dönem ve iktidarlara, oralarda hâkim zihniyetlere, eğitimi milli güvenlik siyasetlerinin uzantısı olarak kurgulayan ve beka paradokslarını eğitimin bir parçası haline getiren eğilime dikkat çekiyor.