Politika
Yapabilirlikler Yaratmak
İnsani Gelişmişlik Yaklaşımı
Günümüz dünyası hâkim kalkınma paradigmasının içine hapsolmuş durumda. Bu kalkınma anlayışında insanlar hesaplanabilir hesaplanması gereken birimler, insan yaşamı ekonomik rasyonalizmin bir nesnesi, insanın en temel ihtiyaçları ise üzerinde pazarlık edilebilir “şey”ler olarak görülüyor.
Son Sömürge: Kadınlar
Kapitalizm, yalnızca emeğin sömürülmesi üzerine bina edilmemiştir; emeğin niteliğini değiştirmiş, onu kendisine tâbi kılmış, bu tâbiyet ilişkisini hoyrat bir biçimde sürekli yeniden biçimlendirmiştir de. Sadece kadın emeğinin değil, doğanın da erkek bir akıl tarafından dönüştürülmesiyle belirlenmiş bir biçimleniştir bu...Son Sömürge: Kadınlar, kapitalizmin proletaryayı nasıl yeni bir kimliğe dönüştürdüğünün de çarpıcı bir betimlemesini sunuyor; Üçüncü Dünya kadınlarının yalnızca dünya ekonomisine entegre edilmiş pasif mağdurlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda direnişin gayet yaratıcı biçimlerini nasıl geliştirdiğini de gösteriyor.
Ötekilerin Hakları
Yabancılar, Yerliler, Vatandaşlar
Vatandaşlık, belirli bir toprağa bağlılığı ya da bu toprak üzerinde kan bağıyla varolmayı gerektirecek şekilde tarif edilir. Oysa üzerinde yaşanılan topraklara yabancı, göçmen ve mülteci olarak gelenler; vatansızlar, vatandaşlıktan çıkarılanlar vardır. İnsanların vatandaşlıklarını belirli sınırlarla tarif eden, bu sınırların gerektirdiği şartları, bu şartlara bağlı hukuku tayin eden "merciler" mevcuttur.
Totalitarizmin Kaynakları 1/ Antisemitizm
Yahudi karşıtlığından farklı bir temelde, belki bir modern çağ yan etkisi sayılabilecek biçimde ortaya çıkan Antisemitik akımların doğuşunu, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla dönülen çağ aralığındaki gelişmeleri ele alan bir inceleme. Arendt, Totalitarizmin Kaynakları’nın birinci cildinde, 20. yüzyılda sayısız insan hayatına malolacak, soykırım girişimlerine, katliamlara, toplumsal hezeyanlara kapı aralayacak, ardından siyonist şiddetle karşı dramlar yaratacak bir eşiği analiz ediyor.
Zihnin Yaşamı
Zihnin Yaşamı’nda “dünya aşkı”yla kalemine sarılan Arendt, çağdaş siyaset felsefesi alanında üzerine oldukça çaba harcanan bu soruna özgün bir cevap üretmeye çalışırken, Aristo’dan Platon’a, Hegel’den Kant’a ve Heidegger’e bize ucu bucağı olmayan siyasi düşünce yolculuğunda bir pusula sunuyor.
Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek
Kuramlar ve Uygulamalar
Sık sık “vatanseverlik”, “ulus”, “milliyetçilik” ve “etnisite” kelimelerini duyuyoruz, hatta kullanıyoruz. Peki, bu kavramların anlamları nedir? Ya da birbirlerinden farkları? Aslında anlamları ve aralarındaki fark çoğu zaman belirsiz; bazen aynı olguyu tanımlıyor, bazen çelişiyorlar.
İbni Sina ve Aristotelesçi Sol
Ernst Bloch bu kitabında, İbni Sina ve İbn Rüşd üzerinden İslâm felsefesinin altın çağına bir bakış atıyor ve bu parlak dönemde, özgürleşmeci düşüncenin önemli bir uğrağını görüyor. Ona göre bu düşünürler vahiy, meseller, mitler, mecazlar âleminden aklın olanaklarına uzanan sağlam köprüler kurmuşlardır. Bloch, bu düşünce birikimine, mekanik olmayan bir materyalist anlayışın gelişmesinde tarihsel bir rol atfediyor.
Communitas
Topluluğun Kökeni ve Kaderi
Çağdaş siyaset felsefesinin özgün düşünürlerinden, “biyopolitikçi” Roberto Esposito, topluluk fikrini ve kavramını tartışıyor bu kitapta.
Kanaatkâr Bolluk Toplumuna Doğru
Küçülme Üzerine Yanlış Yorumlar ve Tartışmalar
Serge Latouche “küçülme stratejisi”ni kanaatkâr bolluk toplumu olarak tanımlıyor. Önümüzde bir gereklilik olarak duran iktisadi ve siyasal dönüşümü, enerji kullanımıyla ilgili değişimi gerçekleştirecek bir toplum projesi üzerine düşünmeye davet ediyor.
İslâmlar ve Moderniteler
Batı’nın egemen tahayyülünde, Ortaçağ şarkiyatçılığından kalma stereotiplerle beslenen İslâm imgesi, bir zamanlar Batı uygarlığı karşısında bir tehdit olarak algılanan komünizmin yerine geçmiş durumda. Batılı temsillerde mezhep çatışmaları, namaz görüntüleri, geri kalmışlık manzaraları ve derin bir irrasyonalizm etrafında şekillendirilen “İslâm” tasavvuru, yüzlerce yıllık bir tarihi olan, birbirinden çok farklı toplumlarda çok farklı biçimler almış bir dini, yekpâre bir "kültür" haline getirerek radikal biçimde ötekileştiriyor.
Biyopolitika
Biyopolitika, 11 Eylül’den sonraki teröre karşı savaş, neo-liberalizmin doğuşu, ırkçı ideolojiler ve soykırım politikaları, çevre meselelerinin idaresi, kök hücre araştırmaları, insanı kopyalama ve insan genom projesi türünden biyotıbbi ve biyoteknolojik yenilikler gibi oldukça farklı konular üzerine düşünmek için bir araç oldu.
Dünyayı Politik Düşünmek
Agonistik Siyaset
Chantal Mouffe, Dünyayı Politik Düşünmek’te, neo-liberal projeler karşısında sözünün hükmü yok derecesine indirgenmiş ‘muhalifler’ için politik bir mücadele sürdürmenin imkânlarını tartışmaya devam ediyor.
Modern Dünyada Müslümanlar
Yirminci yüzyılın sonu, modernist düşünceye yöneltilen eleştirilerin yoğunluk kazandığı bir dönem oldu. İslâmcılık, bu eleştirilerin belki de en çok etkilediği akım. Sözkonusu eleştirilerin gündeme getirdiği, İslâmcı düşüncenin, entellektüel ve siyasi kökleriyle ilgili değişiklikler doğurmaya aday tartışmalar, Abdurrahman Arslan’ın yazılarının çıkış noktası.
Spektrum
Sağdan Sola Düşünce Hayatı
Spektrum: Sağdan Sola Düşünce Hayatı devrimler tarihi, tarihçilik, emperyalizm ve kültür alanları üzerine titizlikle eğilen Perry Anderson’ın tarihsel bağlamını ustalıkla gösterdiği Rawls’tan Habermas’a, Bobbio’dan E.P. Thompson’a, Hayek’ten Gabriel Garcia Marquez’e kadar düşünsel “spektrum”un çeşitli taraflarında yer alan figürlerin portrelerini sunarak bizleri “şerefli ikincilik” tesellisiyle yetinmemeye fakat aynı zamanda mağlubiyeti tadabilme erdemine ve cesaretine davet ediyor.
Hegemonya ve Sosyalist Strateji
Radikal Demokratik Bir Politikaya Doğru
İlk kez 1985’te yayımlanan Hegemonya ve Sosyalist Strateji, sosyalist düşün dünyasındaki güncel açılımların merkezinde yer alan eserlerden biri. 2001 tarihli ikinci baskıya yazdıkları yeni önsözde Laclau ve Mouffe, 1980’lerden 2000’lere uzanan değişimler silsilesini incelerken, sosyalizmin bitmek bilmez krizlerinin tarihsel izini sürüyor.
Devrim Üzerine
Fransız ve Amerikan devrimlerini karşılaştırarak devrim olgusunu modern perspektifte değerlendiren Hannah Arendt, devrim hareketlerinin amaçlarıyla vardıkları nokta arasındaki uçurumda bugünün yakıcı sorunlarının köklerini ortaya koyarken, devrimler tarihini başka bir gözle görmemizi sağlamakla kalmıyor,gerçek bir devrim ihtimaline uzanan yollara da ışık tutuyor.
Marksizmle Maceram
Genç Berman’ın babası, New York’ta tekstil sanayisinin farklı kollarında yıllarca didinir durur. Ancak kalbi, henüz 48’ine gelmeden piyasanın vahşiliğine yenik düşer. İntikam almak isteyen oğlu, nereden ve nasıl başlaması gerektiğini bilememektedir. Birkaç yıl sonra Columbia Üniversitesi’nde öğrenciyken Marx’ın 1844 El Yazmaları’nı keşfeder ve tanesi 50 sentten yirmi tane alıp çevresine dağıtır.
Niçin Büyüyelim?
Çocuksu Bir Çağ İçin Altüst Edici Düşünceler
Giderek daha vesayetçi hale gelen bir hükümranlık altında yaşıyoruz. Neiman, bizi bu gidişe boyun eğmemeye, büyümeye çağırıyor... Yetişkin insanlar olduğumuzu hatırlamaya, reşit olmanın gereğini yapmaya...
Garibanlara Merhamet Yok
İşsizlik Üzerine İktisadi Teoriler
Hem bir çalışma ekonomisi ders kitabı hem de iktisadın ana konularından biri olan istihdamı ve işsizliği anlamak için herkesin okuyabileceği bir dille yazılmış, günümüzün yakıcı bir sorununa ışık tutan bir kitap.
Başkasının Politikası
Husserl, Heidegger, Levinas
Onur Kartal, “Batı”yı ve özneyi/öznelliği sorunsallaştırarak başkalık meselesiyle meşgul olmuş üç büyük düşünürün bu alandaki mesaisini tartışıyor. Edmund Husserl’in “Başkalığın fenomenolojisi”, Martin Heidegger’in “Başkalığın fundamental ontolojisi”, Emmanuel Levinas’ın “Başkalık etiği”…
Yeni Muhafazakarlık Nedir?
Yeni Muhafazakârılığın yenilişi ve modernliği, kapitalizmin içinde bulunduğu yeniden yapılanma krizine cevap sunabilme yeteneğinden geliyor ve bu yeteneği sağ düşüncenin kadim unsurlarını maharetle cilalayarak, tazeleyerek sergiliyor.
Uygarlık Süreci / Cilt 2
Sosyo-Oluşumsal ve Psiko-Oluşumsal İncelemeler
Norbert Elias’ın, modernleşme sürecine ilişkin literatürün klasiklerinden olan Uygarlık Süreci’nin ikinci cildi, konusunun daha genel düzeyde bir tarihsel yorumuna yoğunlaşmaktadır. Elias, başyapıtının bu cildinde, uygarlık sürecinin Ortaçağ boyunca sosyo-oluşumunu, yani, uygar davranış kalıplarının oluşumuna zemin hazırlayan siyasal, iktisadî ve toplumsal dönüşümleri ele alıyor.
Sosyolojinin İlkeleri
Henri Mendras, kökenleri Eski Yunan kültürüne kadar götürülse de, aslında 18. ve 19. yüzyıl felsefesinden doğan sosyolojinin günümüzdeki önemli düşünürlerinden biri. Sosyolojiye giriş niteliği taşıyan bu kitap, temel sosyolojik kavramları akıcı ve basit bir dille anlatmasının yanı sıra, sosyolojiye yön veren Durkheim, Weber, Marx gibi önemli düşünürlerin temel kuramlarını, öğrencileri düşünerek kolay anlaşılır bir üslûp ve akılcılıkla ele alıyor.
Milliyetçilikler ve Faşizmler
Fransa, İtalya ve Almanya Örnekleri
Büyük burjuvazinin bir reaksiyonu mu, küçük burjuvazinin isyanı mı? Çökmekte olan kapitalizmin ifadesi mi, kapitalizmin modernleşmesinin bir aracı mı? Başlı başına bir ideolojisi olan, ancak bunun kavranmasıyla anlaşılabilecek bir düşünce akımı mı? Milliyetçiliğin bir türü mü yoksa açık ve net şekilde “ırkçılık” mı? Milliyetçilikle bağlantısının boyutları hangi ölçülerde?