Dünya Edebiyatı
Uzanmış Çıplak
Lev Korovin, yüzyılın başında Chagall, Soutine, Picasso ve Modigliani gibi, bilmediği bir özgürlüğü keşfetmek için Paris`e gelmiş Rus bir ressamdır. Büyük savaş patladığında, gönüllü olarak orduya katılır. Savaş alanında ölü sanılarak bırakılmışken, on bir saat boyunca can çekişen bir arkadaşının kulağına tanımadığı bir kadının adını heceleyişini dinler.
Kafa Örtüsü
Toplumun Kenarından Kanaka Sprak
Feridun Zaimoğlu, günümüz Almanca edebiyatında ve Almanya`nın popüler kültüründe bir fenomen, bir idol. Üçüncü kuşak Türkiyeli göçmenlerin, rap ve hiphop altkültürüyle haşır neşir olanların, çoğulkültürcülerin, daha doğrusu kimlik takıntısıyla kavgalı çevrelerin kült ismi.
Dünya'da Barış
Yeryüzüne hâkim olan süper güçler, en sonunda savaşmanın boşunalığını ve anlamsızlığını kavramış, silahlanma yolunda harcanan milyonları daha yararlı (ve daha kârlı) alanlara yönlendirmeye karar vermişlerdir. Ne var ki, yönetenlerin savaşma ve imha güdüleri tümüyle yok olmamıştır.
Kürtaj
Yıllardan beri, hayatımın bu olayının etrafında dolanıp duruyorum. Bir romanda kürtaj hikayesi okumak, sanki sözcüklerin anında şiddetli duygulara dönüşüyormuş gibi beni imgeleri ve düşünceleri olmayan bir heyecana sürüklüyor. (...) Devam edip etmeyeceğimden emin olmaksızın,bu hikayeye başlayalı bir hafta oluyor.
Tek Meyve Portakal Değildir
Jeanette Winterson’un Whitbread ödüllü ilk kitabı, ülkemizde haklı bir ün ve sadık bir okuyucu kitlesi kazanan yazarın hayranlarını memnun edecek bir özelliğe sahip; Winterson bu kitabında fantastik bir kurguyla kendi yaşamından kesitler veriyor.
Genç Törless
Robert Musil, 20. yüzyılın en büyük romancılarından biri kabul edilir; adı genellikle Kafka, Proust ve Joyce`la birlikte anılır. Musil, ilk romanı Genç Törless`le uluslararası ün kazanmış, özgün romancı kişiliğiyle dikkat çekmiştir. Yazarın belki de en belirgin özelliği, `modern` insanı bütün yönleriyle derinlemesine kavramak, açıklamak istemesi, okuru duygusallığa itmekten kaçınan bir tutum sergilemesidir.
Buz Üstünde Piknik
Viktor, çekmeceleri tamamlanmamış sayısız kısa hikâye ile dolu, kendi halinde bir yazardır. Hayalini kurduğu edebi başarıya ulaşmak şöyle dursun, yazdıklarından kazandığı para mütevazı hayatını sürdürmesine bile zar zor yetmektedir.
Yokuştaki Salyangoz
Yokuştaki Salyangoz, biri cehaletin diğeri bürokrasinin hüküm sürdüğü bir dünyada insanca bir yaşamın ve bilginin hasretini çeken iki entelektüelin öyküsü. İki kahraman roman boyunca hiç karşılaşmazlar; ama Kandid’i bitmeyen arayışının başına, Pepper’i ise iktidar koltuğuna getiren yazgıları aynı tutku tarafından belirlenir: Karanlık ve gizemli orman.
Düşmüş Melek
İsveç’in en önemli çağdaş yazarlarından Per Olov Enquist’in bu kitabını belli bir kategoriye dahil etmek kolay değil. Enquist kitabı roman tekniğiyle yazmış, ama kullandığı dile yoğun bir şiirsellik hâkim; ayrıca kitabın bölümleri (Ön şarkı, Düşmüş Meleğin şarkısı, Coda) bir oratoryo etkisi yaratıyor.
Miguel Sokağı
Miguel Sokağı, ünlü yazar V.S. Naipaul’un Gerillalar, Taklitçiler ve Nehrin Dönemeci’nden sonra Türkçe’ye çevrilen dördüncü romanı. Doğduğu ve ilk gençliğini geçirdiği kenti anlattığı bu kitabında Naipaul, diğer kitaplarında görmeye alışmadığımız lirik bir dil kullanıyor ve diyaloglara daha çok yer veriyor.
İnsanın Bir Dakikası
İnsanın Bir Dakikası, olmayan üç kitap hakkındaki eleştirilerden oluşan bir eser. Eleştirilen kitaplardan ilki, bir dakika içinde yeryüzünde kaç şimşek çaktığı, kaç ton su fışkırdığı, kaç kişinin seviştiği, kaç kişinin doğal nedenlerle öldüğü gibi niceliksel bilgiler veriyor.
Gelecekbilim Kongresi
Lem’in geleneksel kahramanlarından Ijon Tichy, uzun bir uzay yolculuğundan dönüşünde dünyanın cennete döndüğünü görür, şüphelenir. Tichy’nin araştırmaları, dünyada yaşanan asıl önemli değişimin bambaşka bir şey olduğunu ortaya çıkarır.
Özel Bir Acı
Andrew Miller oldukça genç, ama bu gençliğine rağmen yazdığı iki kitapla kısa sürede ‘şöhret’e ve ‘para’ya ulaşan bir yazar. 1960’da Bristol’de doğan Miller, halen Paris’te yaşıyor. 1997’de yayımlandığında ülkesi İrlanda ve İngiltere’de kısa sürede çok büyük satış rakamlarına ulaşan Özel Bir Acı başarısının tesadüfi olmadığını, -yine çok kısa sürede- birçok yabancı dilde ve ülkede yayımlanmasıyla gösterdi.
Mavi Masal
Mavi Masal, ünlü yazarın ölümünden sonra yayımlanan bir “ilk kitap”. Sevenlerinin gün ışığına çıkardığı öykülerden oluşan bu küçük derlemede yer alan ve kitapla aynı adı taşıyan öykü, daha önce hiçbir yerde yayımlanmadı.
Dönüşüm Hastanesi
Dönüşüm Hastahanesi, Stanislaw Lem’in kimliğini “ele veren” bir kitap. Ünlü yazarın otobiyografik ögeler taşıyan bu ilk romanı İkinci Dünya Savaşı ertesinde, 1948’de yayımlandı. Savaşı, iktidarı, ahlâkı, insanlığı ve medeniyeti sorguladığı Dönüşüm Hastanesi, onun yabancısı olmadığı bir dünyayı anlatıyor.
İzmirli Nine
Elsa Hiu bir gazeteci, ayrıca yazar ve de radyo programcısı. Bunlara ilaveten, “Barış ve Türk-Yunan Dostluğu İçin Egeli Gazeteciler Hareketi”nin bir üyesi. “Karşı yaka”da yaşıyor. Ama aklı, gönlü ve de kulağı, “karşı yaka”da doğsa ve büyüse de, “bu yaka”da doğan ninesinin öyküleriyle dolu.
Fazladan Bir Adam
Jonathan Ames, ilk romanı Gece Gibi Geçiyorum’da farklı bir duyarlığın sözcülüğünü yaparak yetenekli ve yetkin bir yazar olduğunu kanıtlamıştı. Bu kez New York’ta yine farklı bir yaşantıyı, 26 yaşındaki Louis Ives il 70’lerindeki Henry Harrison’un dostluklarını konu alan yazar, bu aykırı ikili arasındaki ikircikli, mahcup, ama alabildiğine dürüst ve içten yakınlaşmayı ironik ve eğlenceli bir üslûpla anlatıyor.
Sınırda Bir Ülke
Emil Tode, ülkesinin “Ulusal Kitap Ödülü”nü kazandığı bu ilk romanında Estonyalı bir gencin, birinden kaçmaya diğerine dahil olmaya çalıştığı iki dünyayı ayıran sınırda yaşadıklarını anlatıyor.
Hoşçakal Berlin
Almanya’da havanın ‘puslanmaya’ başladığı yıllar. İdeolojik cepheleşmeler giderek keskinleşmiş, şehir faşistlerin iktidarına doğru sürüklenmektedir. SA milisleri şehre hâkim olmaya başlamış, sosyalistler, komünistler ve anti-faşistler arasında gerginlik gün be gün tırmanmaktadır.
Karşılık Görmeyen Aşklar
İngilizlerin kadri sonradan bilinen yazarı Barbara Pym’in Türkçe’deki ikinci romanı. İlk romanı Kusursuz Kadınlar’daki gibi, bu romanında da kadın dünyasını anlatıyor, Barbara Pym.
Kör Talih
Bilimkurgu edebiyatın ‘duayeni’ Polonyalı yazar Stanislaw Lem’den ilginç -hem de hayli ilginç- bir roman daha... Hayat çizgilerinin onları Napoli’de buluşturduğu onbir erkek. Ortak özellikleri, 40-50 yaşlarında, uzun boylu, atletik yapılı olmamaları ve İtalyanca bilmemeleri.
Bin Dönüm
Okurların ilk kez Yedek Anahtar (İletişim, 1998) adlı romanı ile tanıştığı Amerikalı yazar Jane Smiley’den modern bir “Kral Lear” uyarlaması. Başarılı bir prodüksiyonla bir filme de (Aile Bağları) konu olan Bin Dönüm, yazara Pulitzer Ödülü ve National Book Critics Circle Ödülü’nü kazandırmıştı. Orta Amerika’da devasa bir çiftlik...
İsmail Ferik Paşa'nın Hayatı
Çağdaş Yunan edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Rea Galanaki, tarihsel olaylara dayanan bu romanında, İsmail Ferik Paşa´nın hayatı üzerinden, ulusal kimliklerin kuruluşu ve çatışan aidiyetler meselesini işliyor. Yunan bağımsızlık Savaşı sırasında Girit´te esir alınıp devşirme olarak Mısır´a getirilen ve burada cihadiye serdarlığına kadar yükselen İsmail Ferik Paşa, doğduğu yerlere yıllar sonra bu kez, kendi soyundan insanların çıkarıldığı bir isyanı bastırmak üzere dönüyor.
Nehrin Dönemeci
Nehrin Dönemeci, okurların Gerillalar ve Taklitçiler ile tanıdığı Trinidad asıllı İngiliz yazar V.S. Naipaul’un Türkçe’deki üçüncü ve eleştirmenlere göre de “en güzel” romanı... Ünlü yazar, yine, çok iyi bildiği Afrika’yı anlatıyor bu romanında.