Sadece Stoktakiler

Tarih - 22. sayfa

Kirli Savaş
Cezayir Ordusu Özel Kuvvetler mensubu eski bir subayın tanıklığı

Ulusal bağımsızlığın elde edilmesinden sonra yönetime el koyan ve partileşmiş ordu sistemiyle bir tek parti diktatörlüğü tesis eden asker-sivil yönetici klanının “laiklik, cumhuriyet, yurtseverlik” söylemleriyle yürüttüğü şahsi çıkar politikalarına karşı toplumsal muhalefetin giderek İslâmcı söylemlere meyletmesi... Ülke nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan, ayrı dilleri ve kültürleri olan azınlığın “kimlik” mücadelesini “bölücülük” olarak etiketleyip İslâmcı terör örgütlerini bu azınlığı “kırdırma”ya yönlendiren “millî” politika...

Türk Düşünce Dünyasında Yol İzleri

Elinizdeki kitap, sosyal bilimsel düşünüş ve özellikle sosyoloji düşüncesine yoğunlaşıyor. Bir derdi ve davası olan, yol açıcı düşünce insanlarının, Hilmi Ziya Ülken, Mümtaz Turhan, Mübeccel Kıray, Cemil Meriç, Niyazi Berkes, Muzaffer Şerif, Behice Boran, Pertev Naili Boratav’ın eserlerinin özünde saklı olana ilişkin tespitlerde bulunuyor.

Türkiye ve Balkan Yahudileri Tarihi
14.-20. yüzyıllar

Elinizdeki kitap, bir Yahudi cemaatinin tarihini hikâye ediyor. Esther Benbassa ve Aron Rodrigue, Ortaçağ’ın sonunda İspanya’dan sürüldükten sonra Balkanlar, Anadolu ve Yakındoğu’da yerleşip bu topraklar üzerinde yeni bir Yahudi İspanyol kültür alanı oluşturan Sefaradların, Nazi Soykırımı dahil, bugüne kadar geçen beş asırlık zaman dilimindeki tarihlerini inceliyorlar.

Sayyadane Bir Cevelan

Tanzimat sonrası Türk yayın hayatının “hâce-i evvel”i (ilk öğretmeni) Ahmed Mithat’ın bu küçük, ama sevimli kitabı gezi edebiyatının ilk örneğidir. Üstat Orhan Şaik Gökyay’ın dediği gibi kitap, “... yalnız eğlenceli bir gezinin hikâyesi olarak kalmamış, türlü yönlerden okur için yararlı olmuştur. (...) bu türden başka kitapların yazılmasına da yol açmıştır".

Hatırladıklarıyla ve Unuttuklarıyla
Türkiye'nin Toplumsal Hafızası

Tarihin romanlar üzerinden tartışıldığı, anı kitaplarının yok sattığı, Osmanlı mirasının ticarileştiği, tehcir tartışmalarının kavgaya dönüştüğü ve mübadil çocuklarının Yunanistan’a turlar düzenlediği bir dönemi yaşıyoruz. Böyle bir ortamda toplumsal bellek çalışmaları ayrı bir önem kazanıyor. Bellek, bireysel ve kendiliğinden bir olgu değil, sosyal alanla kesişen, içinde bulunulan ânın dinamiklerince belirlenen ve toplumsal kimliklerimizi kuran, değişken bir süreç.

Yasak Kent Buhara 1830-1888

Buhara Avrupalılar için her zaman gizemli bir kent olmuştur. Bu egzotik topraklara gelip de kimlikleri afişe olan seyyahların çoğu ülkelerine dönemedi. Bazı batılı seyyahlar yolculuğa çıkmadan önce, Arapça ve Farsça öğreniyor, tasavvuf ve İslâm kurallarını hatmettikten sonra da kılık değiştirip, Müslüman dervişler olarak Buhara yollarına revan oluyorlardı.

Korku Tapınağı
Güçlükonak-Silopi-Lice-Tunceli

Korku Tapınağı’nda Diyarbakır’da kaybolanların, Lice’de zorla koruculaştırılanların, Güçlükonak’ta katledilen köylülerin, Yeşilyurt’ta dışkı yedirilenlerin, Silopi’de kaybedilen HADEP’lilerin, Derebaşı’nda öldürülen gençlerin, Tunceli’de en temel gıda gereksinimlerini bile karneyle karşılayan insanların çığlığını duyacaksınız.

İttihat ve Terakki'nin Müslümanları İskân Politikası (1913-1918)

Türkiye’nin nüfus yapısı, büyük oranda Osmanlı’nın son döneminden mirastır. Göç ve iskânın Anadolu’nun Türkleşmesindeki önemini anlamak için kendi aile geçmişlerimize bakmamız yeterli olur. Türkiye’nin etnik ve dinsel yapısının yeniden şekillenmesi, Milli Mücadele’den çok İttihat ve Terakki’nin tam iktidar olduğu yıllara (1913-1918) denk düşer.

Destanlar Çağından 19. Yüzyıla İzmir

İzmir, Cumhuriyet’in kuruluşundan ve şehrin yanmasından önce çok kültürlü, çok cemaatli, çok uluslu ve çok kimlikli özelliğiyle kozmopolit ve tipik bir liman kenti idi... Kentin bu özelliği onun üstüne yapılan araştırma ve çalışmaların karakterini de etkilemiştir. Bu kitap, ilk kez 1817’de Konstantinos Oikonomos tarafından İzmir Üzerine İnceleme adıyla Rumca yayımlanır.

Dünya Satılık Değildir
Pisboğazlılığa karşı köylüler

Büyük şirketler kâr etmek için dünyanın her köşesini, bütün kaynaklarını, doğasını ve insanları kullanıyorlar. Durmak bilmeyen bir kâr hırsına tâbi olarak, bazen aralarında anlaşıp bazen çatışarak, canlıların doğasını değiştiriyorlar. Devlet(ler)i de amaçlarına alet ediyorlar. Çok şeyi kaybettik, birileri buna dur demedikçe daha da kaybedeceğiz.

Ermenilerin Devletleşme Sınavı
Bağımsızlıktan Bugüne Ermeni Siyasi Düşünüşü

Elinizdeki kitap, Ermenistan´ın bağımsızlığını kazanmasından bugüne, Ermeni dünyasındaki siyasi gelişmeleri ve fikirleri inceliyor.Libaridian, Ermeni siyasetinde iki temel grup saptıyor: bir yanda `büyük devlet hayalleri kuran milliyetçi ideologlar, öte yanda Ermenistan´ın bütün komsularıyla -özellikle Türkiye´yle- ilişkilerinin normalleştirmesine yönelik ılımlı ve pragmatik politikaları savunanlar...

Turan'dan Bozkurt'a
Tek Parti Döneminde Türkçülük (1931-1946)

Genellikle birbirine koşut olarak anılan Türkçülük, Turancılık, Pantürkizm´in özgül siyasal ve ideolojik içerikleri nedir? Türkçülük-Turancılık-Pantürkizm, Türk ulusçuluğunun oluşum dönemine özgü romantik aşırılıkları mı? Yoksa Türkçü-Turancı-Pantürkist akımlar, ulus-devletin ve resmi miliyetçiliğin kuruluş sürecinde de etkilerini sürdürdüler mi?

Musa'nın Evlatları Cumhuriyet'in Yurttaşları

Babil Talmud´unda `Krallığın kanunu, geçerli olan kanundur` yazar, Türkiye´de Yahudiler, yaşadıkları ülkenin iyi birer yurttaşı olmalarını öğütleyen bu kurala hep uymuş ve Türk-Yahudi birlikteliğini idealize etmişlerdi. Ulus-devlet olma sürecinde vurgulanan tebaalıktan yurttaşlığa geçiş, azınlık politikalarına bakınca pek de tamamlanmamış görünüyor.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İnsan-Eser-Fikir-Üslup

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, eşine az rastlanır bir üretkenlikle yazan bir edebiyatçımızdı. Dergiler için kaleme aldığı şiir, öykü, makale ve eleştirilerle ilk kez sahne aldığı yazın dünyasında, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla adını edebiyat tarihimize yazdırdı. Ünlü yazarı kuşağının edebiyatçılarından ayıran önemli özellikllerinden biri ise, yazmaya başladığı 1910'dan 1974 yılında ölümüne dek, Türkçe'nin geçirdiği bütün evreleri gerek dil gerekse üslup olarak eserlerinde yansıtmasıydı.

Nar Taneleri
Gayriresmi Portreler

Dün ile bugün arasındaki örtüşmenin, çatışmanın ve yüzleşmenin anlamlı olabilmesi, sosyalistlerin yakın geçmişlerinin açığa çıkartılması ile mümkün. Geçmişin bilgisinin ve deneyiminin “sol resmî tarihler”in kavramlarına terk edildiği düşünüldüğünde, o tarihin hem nedeni hem sonucu olmuş binlerce militanda içerilen hayatların ve bilgilerin açığa çıkarılması önemli. Nar Taneleri kavramlara, siyasi saptamalara indirgenmiş sol tarihe, “İnsansız anı yoktur. Var mıdır?” diye itiraz ederek insanileştirilme çabası.

Markopaşa
Bir Mizah ve Muhalefet Efsanesi

Türkiye`de Çizgi Roman`ın yazarı Levent Cantek, yakın dönem politika ve kültür tarihimizin bu önemli vakasını titiz bir incelemeyle ele alıyor.

İstanbul Tarihi

17. yüzyılda Jean Thévenot, “İstanbul’u gören herkes bu kentin dünyaya hükmetmek ve onu yönlendirmek bakımından müthiş bir konuma sahip olduğu konusunda hemfikir” diyor. İki kıta üzerine kurulu dünyadaki tek şehir olan İstanbul’un tarihini Robert Mantran’ın usta kalemiyle yeniden yaşıyoruz bu kitapta.

TBMM Devleti (1920-1923)
Birinci Meclis Döneminde Devlet Erkleri ve İdare

Türkiye tarihinin en “tartışmalı” meclisi olan ve Anadolu ihtilâlini başaran Birinci Meclis’te demokratik bir müzakere ve temsililik zemini vardı. “Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde” bile hükümet ve ordunun zaman zaman aşırıya kaçan uygulamalarının eleştirildiği Birinci Meclis’te, iktidar ve muhalefet arasında sertleşen tartışmalar yaşanmıştır.

Eski Günlerde

Eski Günlerde’deki yazılar, 1939-1940 yılları arasında Akşam gazetesinde tefrika edilmişti. Sermet Muhtar bizi önce İstanbul’un “eski ramazanları”na götürüyor, adları gibi tadları da yadigâr “meşhur yemekler”imizle donatılmış sofralarına misafir ediyor, eski İstanbul sinemalarında gezdiriyor... Bu hoş nostaljik gezide daha neler yok ki!

Geographika: Yeniden Keşfedilen Yunanistan

Sürekli altüst oluşlar içinde tarihi yeniden yazılan bir ülkeyi gezmek, görmek, gözlemlemek... Dostluk ve düşmanlık duygularının sırt sırta yaşadığı toprakları ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanları tanımak... Bir coğrafyaya resmi söylemlerin dışından ve ötesinden bakabilmek... Elinizdeki kitap yukarıdaki spotların ışıkları altında, kadim komşumuz Yunanistan'ı, geçmişten bugüne akan öyküsü eşliğinde anlatım iddiasını taşıyor.

Kudüs 1850-1948

Tarihin ana ırmağı büyük şehirlerin vadisinden akar. Bu akışın uygarlık dediğimiz birikimleriyle örülen büyük şehirlerin çevre ve hayat dokusunda dünyanın, insanlık durumlarının her değişimi bir öncekiyle örtüşür ve bize bir tarih içinde, onunla birlikte oluştuğumuzu anlatır.

Mahşerin Dördüncü Atlısı
Salgın ve Bulaşıcı Hastalıklar Tarihi

Bakteriler ve mikroplar açısından bir dünya tarihi niteliğindeki Mahşerin Dördüncü Atlısı’nda Andrew Nikiforuk, toplumsal hayatın hastalıklarla yakın ilişkisini çevreci bir bakışla inceliyor, dünyamızın en eski sakinleri olan mikro-organizmalarla barış yapmamızı öneriyor.

İslâm Felsefesi Tarihi Cilt 2
İbni Rüşd'ün Ölümünden Günümüze

İslam İrfanı’nın derinliğine nüfuz etmeye çalışan Corbin, İslam araştırmaları alanında saygın bir isimdir. İbn Rüşd’e kadarki dönemi kapsayan incelemesinde, akılcılık-nakilcilik ayrışmasının oluşumunu konu ediyor ve daha sonraki dönemlerde meydana gelen gelişmelere de ana çizgileri ile değiniyor.

Hatemi'nin İran'ı

Mayıs 1997'de Muhammed Hatemi, Halkın değişim isteyen %70'i tarafından İran Cumhurbaşkanı seçildi. Temmuz 1999'da reformcu öğrenciler sokaklara döküldü. Şubat 2000'de reformcular meclis çoğunluğunu ele geçirdi. Ve sık sık "İran'da neler oluyor?" diye sorulmaya başlandı. Elinizdeki kitap bu soruyu önyargılardan, klişelerden, ve hazır cevaplardan olabildiğince uzak durmaya çalışarak cevaplama iddiasında.