Bugünün Kitapları
Sen Benim Kim Olduğumu Biliyor musun?
Kibrin Tarihi
Ari Turunen, kibrin kültürel tarihini eğlenceli ve renkli biçimde, tarihten onlarca örnekle yazıyor. İmparatorlukların ve insanlığın başına gelen yıkımlarda, felaketlerde kibrin, kendini beğenmişliğin, başkalarını hor görmenin, kendi mükemmelliğinden başka hiçbir sese tahammül edememenin oynadığı rolü ortaya koyuyor. Büyük İskender’den Berlusconi’ye, Asya imparatorluklarından papalara, Napoleon’dan İngiliz burnu büyüklüğüne, tekelleşen enerji şirketlerinden tüm dünyayı ekonomik krize sürükleyen finans devlerine uzanan geniş mi geniş bir yelpazede “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” sorusuna biraz daha yakından bakıyor. Kibrin Tarihi, güncelliği hiçbir zaman kaybolmayacak bir konuda şimdiye kadar okuduğunuz en iyi kitap!
Ne Olmuş Güldüysek
Evrim Alataş Kitabı
Ne Olmuş Güldüysek’te Karakaş, Evrim Alataş’ın kendine has üslubunu, yaşama hevesini ve mücadelesini en yalın haliyle anlatıyor, onun sesini aktarıyor.
Yapay Zekâ ve Kapitalizmin Geleceği
İnsandışı Bir Güç
Yapay zekâ ve kapitalizm arasındaki ilişkiyi anlamak ve kapitalizmin olası geleceğini öngörmek isteyenler için bir başvuru niteliğinde olan bu kitap, üretim araçlarının mülkiyeti ve denetimi meselesini yeniden gündeme getirerek okuru bir komünist yapay zekâ perspektifini bütün zorlukları ve riskleri içinde düşünmeye davet ediyor.
Pop Dedik
Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği
Radyo, televizyon ve barlardaki programlarıyla; dergilere, gazetelere yazdığı yazılarla “eski 45?likler” akımının öncülerinden olan Murat Meriç, “Pop Dedik”te, ilk nüvelerinden başlayarak Türkiye’de popun seyrini gözler önüne seriyor.
"Biz Her Şeyiz"
Diyanet'in İşleri
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen, hemen hemen her konuyla ilgili fikrini belirtmekten çekinmeyen ve kamuoyunda bütçesiyle sık sık eleştirilerin hedefi olan Diyanet İşleri Başkanlığı, Burcu Karakaş’ın titiz çalışmasıyla masaya yatırılıyor. “Biz Her Şeyiz” - Diyanet’in İşleri, AKP döneminde güçlenen Diyanet’in bütçesini, personelini, özellikle aile, çocuk ve gençlikle ilgili projelerini, kendi medya araçlarıyla ilettiği mesajlarını, toplumsal cinsiyet ve kadın konularında takındığı tavrı, iktidarla sıkı ilişkileriyle yakından inceliyor, birebir görüşmeler yürüttüğü saha çalışmalarıyla verilerini destekliyor.
Benim Adım 1864
Çerkes Hikâyeleri
“Türk ırkının necip güzelliğini” temsil eden “Çerkes prensesi” Keriman hanımdan, Çerkescesi tek kelimeden ibaret olana… “Köle”den “at hırsızı”na… “Ermeni yetimi” tutandan, “devletine hayırlı bir asker” olana… Her biri bir roman nüvesi barındıran “münferit” hayat hikâyeleri bir halkın gerçekliğinin farklı yüzlerine mercek tutuyor.
IŞİD Tuzağı
Uluslararası siyaset gündeminin merkezini tutan ve yarattığı şok dalgalarıyla küresel kamuoyunu altüst eden bir mesele hakkında, aydınlatıcı bir eser...
Teknolojik İş(lev)sizlik
Kitle Üretiminden Yaratıcı Tasarıma
Nasıl oluyor da insanlığın en büyük başarısı aynı zamanda en büyük belası haline geliyor? Bu sözdeki kasıt elinizdeki kitabın da ana konusu. En büyük başarı, üretken emek süreci içinde en arzu edilmeyecek ve insanları ezen işlerin otomasyon teknolojileri ile gerçekleştirilmesi. En büyük bela ise özgürleştirici olması gereken bu teknolojik olanakların neden olduğu işsizlik.
İnce İş
Birilerinin ömür törpüsü gibi didindiği işler vardır, kimsenin farkına varmadığı... Çoğu, şânı öyle yüksek olmayan işler – kimisi basbayağı “itibarsız” sayılan... İnsanların burun büktüğü, inceliğini bilmediği... Ama işte, hepsinin bir inceliği var. İçine dalınacak kendi mahsus âlemi var.
"Kolay Gelsin"
Meslekler ve Mekânlar
Bazısı hep geçer akçe, bazısı yok olmaya yüz tutmuş, bazısı bambaşka bir şekil alarak devam eden meslekler... Bazı meslek ve zanaatların yok oluşu, doğrudan doğruya Türkiye’deki Rum, Ermeni, Yahudi nüfusun azalmasıyla ilgili bir kayıp, bir eksilme. Rita Ender’in söyleşileri, bu meslekleri tutkuyla, özenle yapan ustaların dünyalarını açıyor bize.
Sözde Terörist
Bir Demokrasi Polisiyesi
Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan “devlet terörü” eliyle, yasal hakları kullanmak bile terör suçu sayılıyor. Sonuç ortada: ÖYM’lerde yargılanan sekiz bini tutuklu yetmiş bin sanıkla Türkiye, 12 Eylül mahkemelerinin rekorunu bile geride bıraktı.
Postmodernitenin Kökenleri
Postmodernizm, son yıllarda sürekli her alanda karşımıza çıkıyor. Sanattan toplumsal bilimlere, mimarlıktan sinemaya, hatta darbelere kadar pek çok alanda bu kavram kullanılıyor. Peki herkesin kolaylıkla kullandığı bu kavramın kökenleri nelerdir? Bir fikir olarak postmodernitenin kaynakları, mekânsal, siyasal ve entelektüel bağlamında nasıl değerlendirilmeli?
Sencer Divitçioğlu
Yaşamı ve Düşüncesine Dair Notlar
Divitçioğlu’nu tanıyanlar için ilginç bilgiler içeren, ilk defa tanışacaklar için giriş mahiyetinde sayılabilecek, gerek çalışmalarıyla gerek kişiliğiyle iz bırakmış bir akademisyene saygı duruşu niteliğinde bir kitap...
Karınca Yuvasını Dağıtmamak
Yaşadığı tüm hukuki mağduriyete rağmen yüzünü her zaman yaşamaya, umuda, sevgiye çeviren Çomak, Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ta çocukluğunu, tutuklanma hikâyesini, şiirinin arkasında yatanları, hayata bakışını ve adalet arayışını sahici bir şair duyarlılığıyla, yalın ve bir o kadar da sarsıcı biçimde anlatıyor.
Sürüne Sürüne Erkek Olmak
“Teslim olduğum ilk gece ağladım. Özlemden, endişeden… Ama askerlik gerçekten erkekliği pekiştiriyor. Çocukluk durumunu atıyorsun, kendine olan güveninin şey yapıyor. Silahtır milahtır, Allah'tır, vatandır; Allah, Allah nidalarıyla tatbikata çıkıyorsun, Allah Allah ile taarruz veriyorlar. Kendini yere atıyorsun sürünüyorsun.
Üçüncü Sanayi Devrimi
Yanal Güç, Enerjiyi, Ekonomiyi ve Dünyayı Nasıl Dönüştürüyor?
Üçüncü Sanayi Devrimi gerçeğinin bilindik ekonomi teorisini epey değiştireceğini, kapitalizmi adeta baştan tanımlayacağını öngören Rifkin daha yeşil bir geleceğin imkânlarını ortaya koyuyor.
Çin İşi Japon İşi
Cinsiyet ve Cinsellik Üzerine Antropolojik Değiniler
“‘Erkeklik’ en çok erkeği ezer.” Tayfun Atay’ın kitabındaki ilk yazısının başlığı, erkeklik meselesinin özünü söylüyor aslında! “Maçoluğun dayanılmaz ağırlığı” altında erkek erkeğin kurdu oluyor. Erkeklik rolünün dayatmalarının yol açtığı kasılmalar, erkekleri ebedi ergenlere dönüştürüyor.
Yengeler Cumhuriyeti
Yenge… Ne kadar sık duyduğumuz bir hitap, bir ad. Kadını evlilik ilişkisi üzerinden tanımlayışıyla, onun “sahipli” olduğunu vurgulayarak “korumaya” almasıyla, ataerkilliğin bir alâmeti. “Yengelik realitesi” üzerine zevkli denemeler…
İradenin İyimserliği
2000'lerde Türkiye'de Kadınlar
İradenin İyimserliği, 2000’lerin Türkiyesi’nde kadınların varoluşunun cephelerini anlatıyor. Emek pratiklerinde, sanatta, sporda... sanal âlemde... milliyetçi ve muhafazakâr muhitlerde... edebiyatta, sinemada ve televizyon dizilerindeki temsillerinde... ve elbette feminist siyasi etkinliklerinde... kadınlar hakkında yazılan hikâyeler ve kendi hikâyelerini yaratan kadınlar...
İstanbul 2023
“İstanbul 2023” projesinin adımlarını yerinde, İstanbul’un gitgide genişleyen çeperlerinde gözlemleyen Sinan Logie ve Yoann Morvan, bu yayılmanın ve değişimin etkilerini aktarıyor
Pandemi Zayiatı
Bir Yıldan 35 Hayat Hikâyesi
Pınar Öğünç, değişik alanlardan 35 emekçiyle önce salgının başlarında, sonra birinci yılı dolmaktayken uzun sohbetler yaptı ve onların hikâyelerini yazdı. Korkuları, çileleri, öfkeleri, umutsuzlukları anlatan hikâyeler... Sadece o kadar değil ama... İnsanların özlemlerini, uyanışlarını, kendilerini güçlü hissetmelerini sağlayan deneyimlerini, geleceğe dair düşündüklerini anlatan hikâyeler. Pandemi Zayiatı, Pınar Öğünç’ün yazar ustalığıyla el ele veren güçlü ve içgörülü ifadeleriyle, okuyanı, hayata emek veren bu insanlara hayran bırakacak...
Hayatın İçindeki İktisat
İktisadi Davranışlara Farklı Bir Bakış
Hayatın İçindeki İktisat, iktisadi davranışlara farklı bir bakış sunmayı amaçlayan sorulardan yola çıkan makalelerden oluşuyor. Bir yandan modern insanın arızalarının bir kısmını daha yakından tanımayı ve bunların iktisadi sonuçlarını incelemeyi hedeflerken, bir yandan da iktisadın nasıl bir bilim olduğuna dair yerleşik fikirleri değiştirecek çalışmalara dayanıyor.
Kimsesizler Cumhuriyeti
İsmail Saymaz, tarikat ve cemaatlere terk edilen eğitim alanındaki ihmalleri, kamu görevlilerinin dinî gruplara yol vermesini ve nihayet yoksul aile çocuklarının dramını gözler önüne seriyor.
Saraybosna Havası
Bir Gündelik Hayat Etnografisi
Halide Velioğlu, Bosnalı akrabaları arasında geçirdiği iki yılı anlatırken, gündelik hayatın harcıâlem hallerinden söz eder gibi, derindeki anlamın peşine düşüyor: Kâh oturma odalarına sızarak eşyalarla kişilerin ruh halleri arasındaki paralellikleri bulup çıkarıyor, kâh en basit gündelik alışkanlıkların nasıl savaş yaralarını sarma aracına dönüştüğünü araştırıyor.