Politika/Siyaset
Dersim'i Parantezden Çıkarmak
Dersim Sempozyumu’nun Ardından
Birçok edebi anlatı, sözlü tarih çalışması, inceleme, belgesel ve müzik çalışması, Dersim’in hakikatiyle yüzleşmeye katkıda bulundu. 2010’da yapılan 1. Uluslararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu, bu çalışmaların oluşturduğu çok yönlü birikimi ortaya koymak açısından anlamlıydı. Elinizdeki kitap, bu sempozyuma yansıyan birikimi damıtan bir seçkidir.
Siyasallığın İcadı
Bu kitap, hepimizi “siyasallaşma”ya, ama bildiğimiz klasik yapıların içinde değil, yeni yapılara, daha doğrusu “siyasallaşmanın birlikte yeniden keşfi”ne davet ediyor. Son yıllarda uluslararası literatürde büyük ilgi gören Alman sosyal bilimci Ulrich Beck, içinde yaşadığımız “postmodern çağa” başka bir gözle bakıyor, analiz ediyor ve bundan “çıkış”ın yollarını tartışıyor.
Gericiliğin Retoriği
Özgürlüğü, kendi kaderine egemen hale gelmeyi ve “insanca yaşama”yı bir azınlık imtiyazı olmaktan çıkarmaya yönelik her girişime -en azından- kuşkuyla bakan bir yaklaşımdır “gericilik”. İnsanlığın büyük çoğunluğunu özgürleşmeye, “insanca yaşama”ya lâyık ve yetenekli görmeyen bir anlayıştan beslenen bu yaklaşım, ancak istisnaî durumlarda bu pozisyonunu apaçık sergiler. Bunun dışında, kendini suret-i haktan gösterecek argümanlarla örülmüş bir retorik kullanır.
Yurttaşını Arayan Demokrasi
“Siyasi mekanizması konusunda daha bilinçli, herkes için daha âdil ve daha yaşanılır bir demokrasi bir adım ötemizde duruyor. Bunu gerçekleştirmek bizim elimizde.” Marcel Gauchet
Kurban
Arnavutluk'un Kalbinde, Siyasetin Dikenli Yollarında
2005’ten beri Arnavutluk Sosyalist Partisi’nin liderliğini de yürüten Rama, Kurban’da her ne kadar belediye başkanlığı döneminde yaşadıklarını, Arnavutluk siyasetinin iç yüzünü anlatıyorsa da aslında dünyanın her yerindeki “siyasi arenalarda” yaşanan entrikaları, yozlaşmaları, çarpıklıkları, vizyonsuzluğu cesurca ele alıyor.
Toplum, İmgeleminde Kendini Nasıl Kurar?
Marksizm ve Devrimci Kuram - Cilt 1
Castoriadis'in amacı, Marksizmin ilk esin kaynağını yeniden yakalayıp, yaptıkları, söyledikleri ve tasarladıklarıyla insanların tarihi yarattığını hatırlatmak. Tarihi bir ontolojik doğuş ve toplumun imgeleminde kurulan bir süreç olarak ele almak, tarihin insanlara içkin olduğunu göstermek. İnsanların kurumlaştırarak kurduğu toplumu dönüştürme, yani tarihi yapma gücünün insandan başkasına ait olmadığının felsefi temellerini bu kitapta bulacaksınız.
Yıkılsın Bu Düzen! / Fel Yaskut Ennizam!
Arap Ayaklanmaları ve Sonrası
Tunuslu seyyar satıcı Muhammed Buazizi, 17 Aralık 2010 tarihinde Sidi Bouzid valiliği önünde kendini ateşe verdi. Amacı kendisini hırpalayan ve meyvelerine el koyan zabıtaları protesto etmekti. Ancak Buazizi’nin kendi bedeninde yaktığı ateş kısa sürede büyüdü ve önce ülkesini, sonra bütün Arap coğrafyasını kaplayacak kitlesel bir harekete dönüştü.
Hatay'da Çoketnili Ortak Yaşam Kültürü
"İnsaniyetleri Benzer..."
Türkiye, etno-kültürel bileşimi bakımından bir “mozaik” ise eğer, onun en nadide parçalarından birinin Hatay olduğuna kuşku yok. Biraz romantizmle, Hataylılık kültüründen, kimliğinden söz edebiliriz. Farklı dinlerden ve etnik kökenlerden insanlar, Hatay’da birarada yaşıyorlar. Kimi gerilimlerle, ayrışmalarla...
Erkek Millet Asker Millet
Erkek Millet Asker Millet, işte böyle kılcal damarlara nüfuz eden bir çözümlemeye girişiyor. Türkiye’de zorunlu askerliğin Balkan Savaşları’ndan günümüze uzanan tecrübesinin değişik cephelerine, anlatılarına, kültürel temsillerine bakılıyor kitaptaki yazılarda.
Afişe Çıkmak
1963-1980: Solun Görsel Serüveni
İletişim Yayınları 30. yılını deviriyor. 12 Eylül öncesi, bizim için bir nostalji konusu değil, gölgesi bugünlere kadar düşen özel bir zamandır. Bizim o zamanlara bir borcumuz var. Bu nedenle, 30. yılımızı kutlamak için, elinizdeki kitaptan iyisi bulunamazdı.
Kürt Kadınların Penceresinden
Resmî Kimlik Politikaları,Milliyetçilik,Barış Mücadelesi
Handan Çağlayan’ın 2006-2011 yılları arasında yaptığı çalışmalara dayanan makaleler, milliyetçilik, resmî kimlik politikaları ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiyi irdelerken, direnç noktalarımızı ve kördüğümlerimizi apaçık ortaya koyuyor.
Toplum: Kavram ve Gerçeklik
Sosyolojinin konusu "toplum" mu? İnsanların her birlikteliğini, her toplu yaşam halini, her beşerî ilişkiyi bu toptancı, 'bir'leştirici, ezelî-ebedî toplum kavramı altında düşünmek kısıtlayıcı, yanıltıcı değil mi? Sosyolojinin konusu, olmuş-bitmiş veya 'verili' bir toplum değil, o şemsiyenin altına sığmayan çok yanlılıkları, muğlâklıkları, tarihsel değişkenlikleri, seçenekleri, potansiyelleri ile toplumsal olan'dır.
Zaman ve Uzam Kültürü (1880-1918)
Titanic neden hatırlanıyor? Bu büyük facia, tarihte benzeri yaşanmamış biçimde, üstelik eşzamanlı olarak tüm dünyada duyulmuştu. Telsizler, telgraf operatörleri, gazeteler an be an bu dramdan haberdar olabilmişlerdi. Gemiyi batarken izleyen yüzlerce kazazede tanıklıklarını anlatacak, Titanic’in hikâyesi yine eşzamanlı bir ivmeyle her yerde bilinir olacaktı.
Anadoluculuk ve Tek Parti CHP'de Sağ Kanat
Turancılığa da Osmanlı’ya da sırt çeviren, milletin ve vatanın özü olarak sadece ve sadece Anadolu’yu gören Anadoluculuk, erken Cumhuriyet döneminin biraz kenarda köşede kalan bir düşünce akımıydı. Siyasette yer tutamadılar, buna karşılık entelektüel alanda küçümsenmeyecek bir mesaileri oldu, kadrolaştılar.
Entelektüellerle Söyleşiler
Eleştirel Bakış
Radical Philosophy dergisi 20. yüzyılın son düzlüğünde radikal filozoflarla çeşitli söyleşiler yaptı. Marksizm, feminizm, post-kolonyal teori, edebiyat teorisi, eleştirel teori, radikal siyaset, queer teorisi ve psikanaliz bu “sert” tartışmaların çerçevesini oluşturuyordu...
Politika ve Sorumluluk
“Eşitlik”, “dünya”, “hak”, “özgürlük”, “eylem”, “adalet” gibi temel kavramların sorumluluk duygusuyla anlam kazanması, politikanın bugün neredeyse unutulmuş olan “etik” boyutunu da gözler önüne serer: Dünyaya karşı insan olmamız hasebiyle sorumluyuzdur. Nilgün Toker Kılınç’ın umutlu sesinde, bu sorumluluk bilinci yankılanıyor.
Global İşletme, Yerel Emek
Türkiye'de İşçiler ve Modern Fabrika
Globalleşme sürecinin temel önemde bir paradoksu: Sermaye globalleşir, dünyanın her yerinde serbestçe dolanır ve birörnek uygulamaları yerleştirirken, emek ve emeğin örgütlenmesinin yerel koşullara tâbi kalması... Theo Nichols ve Nadir Suğur, ülkenin teknolojik olarak en gelişkin ve en büyükleri arasında yer alan yedi firmada/fabrikada yaptıkları araştırma bu paradoksun Türkiyede'ki görünümü hakkında ayrıntılı bir resim çiziyor.
Kürt Vatandaş
Kürt vatandaşlarımız… Türkiye’de Kürt “realitesi” yarı-resmî veya yarım ağız tanındığından beri, bu sözü sıkça duyuyoruz. Kürt kimliğini Türkiye vatandaşlığı bağlamında anlamlandıran bir ifade bu. Peki, Türkiye’nin Kürt vatandaşı olmanın anlamı ne, gerçekten? İkinci sınıf bir vatandaşlık mı bu? Türkiye’de Kürt olmak nasıl bir vatandaşlık deneyimidir?
İmparatorluklar
Eski Roma’dan ABD’ye Dünya Egemenliğinin Mantığı
– Profesör Münkler, yoksa siz bir emperyalist misiniz? – Hayır, ‘emperyalist’, fazlasıyla olumsuzluk yüklü bir kavram. Fakat kavrama binen ahlaki yük, soğukkanlı analizin önüne geçmemeli. Bunun için bu incelemede, imparatorluk kavramıyla bağlantılı olumsuz önyargıları bir kenara bırakarak işe başladım. Herfried Münkler, 2005’te Almanya’da yayımlanan bir gazete mülakatında, İmparatorluklar kitabı hakkında konuşmaya bu sözlerle başlıyor.
Avrupa'da Müslüman Öznenin Üretimi
Fikirler, Bilinçler, Örnekler
Avrupa’daki Müslümanlar teorik ve uygulamalı İslami bilgiyi nasıl ediniyorlar? Müslümanların bu konularda takip ettikleriotoriteler kimler? Avrupa bağlamında yeni Müslüman diskurları nasıl ortaya çıkıyor? Müslüman kimlikleri kimler tarafından ve hangi şartlarda üretiliyor?
İki Tarafta Evlat Acısı
Türkiye’de yakınlarını silahlı çatışmalarda yitirmiş binlerce aile var. Onların acısı, “Kürt sorunu”, “terör” gibi resmî sözlere sığmıyor. Herkes onların duygularından söz etse de, bu duygular politikaya pek nüfuz edemiyor. Çatışmalarda hayatını kaybetmiş askerlerin ve PKK militanlarının aileleri, Kürt meselesini nasıl değerlendiriyor, kimlerden çözüm bekliyorlar?
"Türk'ün Büyük, Biçare Irkı"
Türk Yurdu’nda Milliyetçiliğin Esasları (1911-1916)
Buradaki patetik satırlar, 1915 yılında Türk Yurdu dergisinde yayımlanan bir yazıdan. Dönemin hınçla, intikam hissiyle ve ölüm-kalım şiddetinde bir azimkârlıkla yüklü milliyetçi kalkışma ruhunu yansıtıyor.1911-1916 yıllarında, yani Balkan Savaşları ile Dünya Savaşı arasındaki teyakkuz döneminde Türk Yurdu dergisini mercek altına alan bu çalışmada Ümit Kurt, Türk milliyetçiliğinin oluşumundaki ırkçı damarı ortaya koyuyor.
Tek Partinin Yükselişi
Ahmet Demirel’in makalelerini bir araya getiren Tek Partinin Yükselişi, Milli Mücadele dönemi ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki seçimlere ve bu seçimler sonucu oluşan Meclis’in yapısına odaklanıyor. Demirel, tek parti rejiminin yavaş yavaş kurulduğu bu süreçte, milletvekili adaylarının belirlenmesinden, Meclis’in oluşmasına kadar geçen zaman içerisinde neler yaşandığını çarpıcı ayrıntılarla okuyucuya sunuyor.
İnsanlığa Karşı Suç
Uluslararası hukukta 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan “insanlığa karşı suç” kavramı hem uluslararası suçlardan bağımsız bir kategoriye hem de soykırım, apartheid ya da zorla kaybedilme gibi diğer uluslararası suçlardan ayrı duran suçları da kapsayıcı bir kategoriye gönderme yapmaktadır...