Politika/Siyaset
Türk Düşünce Dünyasında Yol İzleri
Elinizdeki kitap, sosyal bilimsel düşünüş ve özellikle sosyoloji düşüncesine yoğunlaşıyor. Bir derdi ve davası olan, yol açıcı düşünce insanlarının, Hilmi Ziya Ülken, Mümtaz Turhan, Mübeccel Kıray, Cemil Meriç, Niyazi Berkes, Muzaffer Şerif, Behice Boran, Pertev Naili Boratav’ın eserlerinin özünde saklı olana ilişkin tespitlerde bulunuyor.
Türkiye'de Azınlıklar
Kavramlar, Teori, Lozan, İç Mevzuat, İçtihat, Uygulama
Azınlıklar konusu, her yerde “hassas” bir konudur. Türkiye’de, daha da hassas!
Ezidiler: 73. Ferman
Katliam ve Kurtuluş
Nurcan Baysal “Büyük Şey”i, 73. Ferman’ı steril bir tarafsızlıkla aktarmıyor, Ezidilere tercüman olmakla da yetinmiyor. Ezidilerin kalbi Laleş’e yolculuk ederek, onların içinden ve onlarla birlikte konuşuyor, anlatıyor. Ortadoğu uzmanlarının insanlığımızdan eksilten, “büyük resmi” görmeyi salık veren tutumlarına inat, sessiz kalınmaması gereken bir katliam için tükenmez bir sebatla çağrıda bulunuyor.
Anahtar Sözcükler
Kültür ve Toplumun Sözvarlığı
18. yüzyıldan 19. yüzyıla dönüldüğünde İngiliz toplumu, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi arasında değişiyor, bu değişim gündelik hayatta, dil ve anlayış farklılıklarını beraberinde getiriyordu. Kültür denen büyük gövdeye sınıf, sanat, endüstri ve demokrasi sözcükleri dahil oluyor, başka sözcükler de yeni bir tanımlama, anlamlandırma için dilin dünyasına sızıyordu.
Hannah Arendt
Yaşam Bir Anlatıdır
Hannah Arendt: Yaşam Bir Anlatıdır, eylemin “anlatı” ile olan bağını anlamada bizlere bir izlek sunarken, olan bitenin berisindekini kavramamızı sağlayacak estetik ve felsefe ilişkisi üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.
Türkiye'de Siyasal Şiddetin Boyutları
İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e ordunun özerk rolü ve şiddet üretme kapasitesi, 1915, Kürtler, Demokrat Parti, siyasal hareketlerin -sağın, solun ve İslâmcılığın- şiddetle ilişkisi, kapitalizmde zorun rolü örneği olarak 12 Eylül, bir özel şiddet hali olarak “doksanlar”, akademi sahasında tecessüm eden simgesel şiddetin tarihi ve ataerkil zihniyet şiddeti… Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları, “şiddet”le analiz edildiğinde sorunlarımızın ne kadar çarpıcı olduğunu gözler önüne seriyor.
Soğuk Yakınlıklar
Duygusal Kapitalizmin Şekillenmesi
Hepimiz farkındayız, sayısız imge ve mesajın bombardımanı altındayız. Öyle ki, yarın, geriye dönüp baktığımızda bugünleri naif bir iyimserlikle de hatırlayabiliriz. Nasıl direniyoruz ya da sürükleniyoruz? Internet, televizyon, sosyal medya, endişeli modernlik, rasyonel ahmaklık, duygusuzluk, kaba menfaatçilik, fantezi ve paranoya ile içiçe yaşıyoruz.
İzler
Modern düşünürler arasında Ernst Bloch’u müstesna kılan özelliklerden biri, sosyal teorinin dalları arasındaki sınırları aşmakla kalmayıp, sosyal teoriyle edebiyat arasındaki sınırları da silmesi... Dahası, eski hikmet diline yaklaşması... İlk eserlerinden biri olan İzler, Bloch’un bu özelliğinin en belirginleştiği kitaplarından biridir.
Milli Mücadelenin Başlangıcında
Mustafa Kemal, İttihat Terakki ve Bolşevizm
Emel Akal, Milli Mücadele’nin “sevk ve idaresi”ni gerçekleştiren kadroları ele aldığı bu araştırmasında, sürecin büyük ölçüde İttihatçıların örgütlenmesine dayandığını ortaya koyuyor. Bu örgütlenmenin de büyük ölçüde İttihatçıların ‘komitacı’ tecrübesinden yararlanarak, yukarıdan aşağıya gerçekleştirildiğini gösteriyor.
Popüler Siyasî Deyimler Sözlüğü
Gündelik siyaset, simgelerle, sloganlarla, deyimlerle, sembolleşmiş tarihlerle veya rakamlarla yürüyor. Hele toplumsal iletişime jestlerin ve dolaylı anlatımların hâkim olduğu Türkiye’de, böylesi mecazları ve deyimleri dikkate almayan bir siyasî tarih eksik demektir.
İktidar ve Tarih
Türkiye'de "Resmî Tarih" Tezinin Oluşumu (1929-1937)
Geçmişin ihyası ya da tarihin ‘şimdi’ keşfi... Türk Tarih Tezi’nin iktidarın siyasî tasarruflarına bağlı olarak yaratıldığı ve geliştirildiği ‘altın çağ’ı ele alan İktidar ve Tarih; Türkiye’de “Resmî Tarih” Tezinin Oluşumu (1929-1937), Birinci ve İkinci Tarih Kongreleri’nden başlayarak hem tarih tartışmalarını hem de bu tartışmaların ders kitaplarına nasıl yansıdığını inceliyor.
Bizans İmparatorluğu'nun Kısa Tarihi
Dionysios Stathakopoulos’un bu eseri, Bizans İmparatorluğu’nun bir kitaba sığdırılabilmesi güç serüvenini, yalnızca tek bir değişkene indirgemeden, etkileşimli bir kavrayışla, çevresiyle ilişkisini hesaba katan ve onu kapalı, izole bir tarih anlatısına hapsetmeyen bir titizlikle ele alıyor.
"Siz isterseniz..."
Popülizm Üzerine Yazılar
Popülizmin gündeme taşıdığı sorunları temsili demokrasinin ve liberal demokratik değerlerin krizi olarak teşhis eden Murat Belge, bu kitapta yer alan yazılarında popülist eğilimi tek tek örnekler üzerinden değil, bir dönemin ürünü olarak, uluslararası siyasetin geniş çerçevesi içinde kavramayı öneriyor.
Totalitarizmin Kaynakları 2 / Emperyalizm
Arendt, başyapıtı sayılan Totalitarizmin Kaynakları’nın ikinci cildini emperyalizme ayırmış. Arendt’in emperyalizme bakışı, laf olsun diye değil, gerçekten “özgün” ve farklı. Özellikle de klasik Marksist yaklaşımların bakışından farklı, fakat bütünüyle de kopuk değil. Emperyalizm, kapitalist ekonominin güç bağlamında yayılmacı, kaynaklar bağlamında toparlayıcı daha doğrusu "toplamacı" doğasının bir sonucu mu?
Osmanlı Zihniyetinin Oluşumu
Kuruluş Döneminde Telif ve Tercüme
Ali Fuat Bilkan, dönemin sadece siyasî ve dinî metinlerini değil, tarih, bilim, sanat ve bilhassa edebiyat literatürünü -sadece “yüksek” edebiyatı değil halk arasında rağbet gören edebiyatı da- inceleyerek, Osmanlı zihniyet ikliminin oluşumunu resmediyor.
Gramsci'yi Okumak
Selahattin Yıldırım, Antonio Gramsci için bir tür okuma kılavuzu sunuyor. Akademisyenlere veya uzmanlarına değil, “sıradan” okura hitap ettiğini söyleyerek…
Ma Sekerdo Kardaş?
“Dersim 38” Tanıklıkları
İlhami Algör, “kalanların” hafızasıyla konuşuyor. 18. yüzyıldan bugüne, hayatın, ailelerin, Rus işgalinin, Ermeni komşuların, kırımın, sürgünün, dönüşün, hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi. Hafızanın gediğine gömülenleri, arkeolog şefkatiyle, usulca kazan bir kitap.
Kentlerde (2000-2013)
Kentlerde (2000-2013), Gün Zileli’nin hayat hikâyesinin İngiltere’den İsviçre’ye, oradan Türkiye’ye uzanan son kısmını ele alıyor.
Yapabilirlikler Yaratmak
İnsani Gelişmişlik Yaklaşımı
Günümüz dünyası hâkim kalkınma paradigmasının içine hapsolmuş durumda. Bu kalkınma anlayışında insanlar hesaplanabilir hesaplanması gereken birimler, insan yaşamı ekonomik rasyonalizmin bir nesnesi, insanın en temel ihtiyaçları ise üzerinde pazarlık edilebilir “şey”ler olarak görülüyor.
Marksizm, Milliyetçilik ve Demokratik Ulus
Marksizm, Milliyetçilik ve Demokratik Ulus milliyetçilik tartışmalarına odaklanarak ve bunun Marksizm içi tartışmalarda nasıl kavrandığını ortaya koyarak milliyetçiliğin dayandığı ilkeleri gözler önüne serip milliyetçiliğin gücünü kıracak önemli bir tezi, “Demokratik Ulus” tezini ileri sürüyor ve bizi milliyetçilik üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor.
90'larda Mahpus Olmak
Van, Muş, Diyarbakır, Adıyaman, Antep, Bursa, Kaman
Solgun’un bu kitabı, 80’lerdeki mahpusluk deneyimini aktardığı Demeyin Anama İçerdeyim’le birlikte ele alındığında, 12 Eylül dönemi ile 90’ların koşullarının, hapishane yaşantısı ve ceza infaz rejimi bakımından etkileyici bir mukayesesi.
Bir Zamanlar Ermeniler Vardı!..
Türkiye toplumunun büyük ve derin kaybı Hrant Dink’in katledilmesinin üzerinden bir yıl geçti. Anısına hazırladığımız bu derlemeye, yine onun anısına hazırladığımız sayıdan ve uğruna kurban edildiği “Ermeni Sorunu”na dair sayının makalelerinden seçtiğimiz yazıları aldık
Dış Siyaseti ve Askeri Stratejileriyle
İkinci Dünya Savaşı Türkiyesi - 1. Cilt
"Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’nda sıcak çatışmaya girmeden savaşın etkili aktörlerinden biri olmayı başarmış, yıkımdan korunmuş ama bir savaş ekonomisinin tüm zorluklarını ve bu zorlukların beraberinde getirdiği toplumsal sorunları yaşamıştır.” İLHAN TEKELİ – SELİM İLKİN
Son Sömürge: Kadınlar
Kapitalizm, yalnızca emeğin sömürülmesi üzerine bina edilmemiştir; emeğin niteliğini değiştirmiş, onu kendisine tâbi kılmış, bu tâbiyet ilişkisini hoyrat bir biçimde sürekli yeniden biçimlendirmiştir de. Sadece kadın emeğinin değil, doğanın da erkek bir akıl tarafından dönüştürülmesiyle belirlenmiş bir biçimleniştir bu...Son Sömürge: Kadınlar, kapitalizmin proletaryayı nasıl yeni bir kimliğe dönüştürdüğünün de çarpıcı bir betimlemesini sunuyor; Üçüncü Dünya kadınlarının yalnızca dünya ekonomisine entegre edilmiş pasif mağdurlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda direnişin gayet yaratıcı biçimlerini nasıl geliştirdiğini de gösteriyor.