Tarih
İlk Meclis’in Vekilleri
Milli Mücadele Döneminde Seçimler
Ahmet Demirel, İlk Meclisin Vekilleri’nde Mütareke dönemi Meclis-i Mebusan üyeleri ile Ankara’da yeni kurulan Meclis’in üyelerini ele alıyor. İmparatorluğun son meclisinde görev yapan üyelerin Millî Mücadele döneminde nasıl yer aldıklarını, bu isimlerin kimler olduğunu, kaynaklarda farklı şekillerde yer alan vekillerin toplumsal konum, meslek ve eğitim durumlarını inceliyor.
Trabzon'u Anlamak
Trabzon, son yıllarda linç girişimleriyle, cinayetlerle anılıyor; “tahrik olmaya hazır”, -hatta bunun için fırsat kollayan!-, bir şehir manzarası arz ediyor. Oysa, bu Doğu Karadeniz liman metropolünün geçmişinde köklü ve zengin bir şehir kültürü var... Bununla beraber, sarsıcı sosyo-ekonomik, etno-kültürel, politik alt üst oluşlar da var.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İnsan-Eser-Fikir-Üslup
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, eşine az rastlanır bir üretkenlikle yazan bir edebiyatçımızdı. Dergiler için kaleme aldığı şiir, öykü, makale ve eleştirilerle ilk kez sahne aldığı yazın dünyasında, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla adını edebiyat tarihimize yazdırdı. Ünlü yazarı kuşağının edebiyatçılarından ayıran önemli özellikllerinden biri ise, yazmaya başladığı 1910'dan 1974 yılında ölümüne dek, Türkçe'nin geçirdiği bütün evreleri gerek dil gerekse üslup olarak eserlerinde yansıtmasıydı.
Osmanlı'dan Cumhuriyet Türkiyesi'ne İşçiler
1839-1950
Donald Quataert ve Erik Jan Zürcher’in derledikleri bu kitapta, işçilerin durumu Selânik’ten Şam’a uzanan bir coğrafyada ve büyük dönüşümlerin yaşandığı yüz yıllık bir zaman diliminde ele alınıyor: sınıf çatışmalarının mekânı olarak loncalar, işçi hareketleri ve sınıf bilincinin doğuşu, sol harekete yönelik devlet baskısı...
Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilâtı'nda Reform
(1826-1876)
Osmanlı İmparatorluğu’nun III. Selim ile başlayıp II. Mahmud ile devam eden reform devrinde, şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi. İlmiye teşkilâtı, ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu. Böylece şeyhülislâm, başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç, tüm şerî işlerin ve kurumların nazırı oldu.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Hoşgörü Söylemi (1545-1566)
Türkiye’de hâkim siyasal söylemde “Osmanlı hoşgörüsü” muteber bir motif, sevilen bir mit. Devrim Burcu Eğilmez, zengin bir teorik ve birincil kaynak birikimine dayanarak bu miti incelemeye alıyor.
Osmanlı Devleti'nde Avrupa İktisadi Yayılımı ve Direniş 1881-1908
Quataert özellikle madencilik, tren yolu, tütün rejisi ve liman işletmelerinde şekillenen, Osmanlıların Avrupa iktisadi yayılımı karşısındaki etkileşim biçimlerini, tutumlarını ve karşı koyma pratiklerini ele aldığı bu eserinde, Osmanlı toplumsal hayatının daha önce incelenmemiş yönlerine odaklanıyor.
Baybahanlı Nubar
Karadeniz’den Bir Ermeni Yetimi
Halil Erhan, Karadeniz’den bir Ermeni yetimi Baybahanlı Nubar’ın, yani dedesinin hayat hikâyesini anlatırken geniş bir panorama çiziyor: Hamidiye Alayları’nın baskınları; Ermenilerin yaşayışları ve zaman içinde uğradıkları zulümler; vicdanlı biri tarafından kurtarılan, Müslüman olarak büyütülen bir yetimin verdiği hayat mücadelesi; Karadeniz köylerindeki ağalık düzeni... Nubar’ın ya da Müslümanlaştırılıp Türkleştirildikten sonraki adıyla Kamil’in gerçekle kurgunun iç içe geçtiği yaşam öyküsü, 1900’lü yılların başlarından itibaren Karadeniz’deki yaşama, kültüre, dönüşüme dair malumatı da ince detaylarla veriyor.
Savaştan Barışa Giden Yol
Atatürk-Venizelos Dönemi Türkiye-Yunanistan İlişkileri
1919’da “Megali İdea”yı gerçekleştirmek için İzmir’e çıkan Yunan ordusu, 1922’de Türk direnişi karşısında yenilip Anadolu’yu terk etmişti. Türk tarih yazıcılığı açısından “Kurtuluş Savaşı”, Yunan tarih yazıcılığı açısından ise “Küçük Asya Felaketi” olan bu olay, Ege’nin iki yakası arasındaki uçurumu giderek büyüttü. Ancak Türkiye ve Yunanistan arasında kurulacak dostluğun hem Balkanlar hem de Avrupa coğrafyası açısından ne kadar kıymetli olacağının farkında olan Mustafa Kemal ile Venizelos’un bu gidişi durdurmadaki kararlılığı, yaklaşık on yıl içinde, iki ülkeyi savaştan barışa taşıdı.
Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması
Sessizlik, İnkâr ve Asimilasyon
Türkiye’de Ermeni soykırımını tartışmayı zorlaştıran, yok farz edilen, yapısal ve inşa edilmiş çeşitli engeller var. Sessizlik, inkâr ve asimilasyon bu engellerin jenerik isimleri olarak telaffuz edilebilir. Taner Akçam, Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması’nda bir araya getirilen makalelerinde bu engelleri çeşitli örnekleri ile tartışıyor.
Komünizmle Mücadele Dernekleri
Türk Sağında Antikomünizmin İnşası
Ertuğrul Meşe, sebatla ve titizlikle, hem antikomünist tahayyülü hem de bunun ete kemiğe bürünmüş halini ele aldığı Komünizmle Mücadele Dernekleri: Türk Sağında Antikomünizmin İnşası adlı bu kitabında, bir yandan antikomünizmin Türk sağı içerisinde nasıl kavrandığı ve inşa edildiğini ülke dışındaki gelişmeleri de göz ardı etmeden, tarihselleştirerek incelerken, öte yandan antikomünizmi başlı başına bir ideoloji olarak “din, vatan, millet, aile ve namus” gibi aslında “fetişleştirilen” kavramlar ve motivasyonlar etrafında tetkik ediyor.
Osmanlı İstanbulu'nda Asayiş 1879 - 1909
Fransız tarihçi Noémi Lévy-Aksu, Osmanlı İstanbulu’nun asayiş meselesini, II. Abdülhamid’in Zaptiye Nezareti’ni kurduğu tarih olan 1879’la, bu nezaretin yerine Dahiliye Nezareti’ne bağlı Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’nin oluşturulduğu 1909 arasındaki dönemi esas alarak anlatıyor ve Osmanlı’nın son döneminde sarayla tebaa arasındaki ilişkinin çeşitli veçhelerine ışık tutuyor.
Özgürlüğün Peşinde
Yaşadım, Diyebilmek İçin...
Özgürlüğün Peşinde: Yaşadım, Diyebilmek İçin... Yüksel Selek’in şahsi hikâyesinin yanına Türkiye’nin yakın siyasi yaşamını ve gündemini de ekleyen mütevazı ve nadide bir katkı…
Osmanlı’da Kürt Milliyetçiliği
Kimlik, Evrim, Sadakat
Osmanlı’da Kürt Milliyetçiliği, 19. yüzyılın sonunda tüm dünyayı ve imparatorluk coğrafyasını etkisi altına alan milliyetçiliğin Ortadoğu’nun en önemli bileşenlerinden birini, Kürt kimliğini, nasıl biçimlendirdiğini imparatorluk, âyan, aileler/aşiretler, kişiler ve sosyal-siyasal değişim üzerinden tartışıyor.
Antropoloji Tarihi
Antropolojinin bir disiplin haline gelmesi bir asırdan uzun sürdü. Kültür nedir, insan topluluklarının özellikleri nelerdir, insan topluluklarının farklılıkları ve benzerlikleri niçin önemlidir gibi sorular, disiplini kuran entelektüellerin araştırma rotasını belirledi. Antropoloji Tarihi, antropolojinin ne olduğunu, kültürün tanımının nasıl yapılması gerektiğini, yapılacak tanımlamalar arasındaki farkın disiplinin özelliklerini nasıl belirlediğini anlatıyor.
Bir Ateistin İnanç Tarihçesi
En Sıra Dışı İcadımızı Anlamak
Bir Ateistin İnanç Tarihçesi insanlığın bilinmezle, “güvence arayışı”yla on binlerce yıldır kurduğu ilişkinin özlü bir anlatımı…
İnce İş
Birilerinin ömür törpüsü gibi didindiği işler vardır, kimsenin farkına varmadığı... Çoğu, şânı öyle yüksek olmayan işler – kimisi basbayağı “itibarsız” sayılan... İnsanların burun büktüğü, inceliğini bilmediği... Ama işte, hepsinin bir inceliği var. İçine dalınacak kendi mahsus âlemi var.
Türkiye'de Folklor ve Miliyetçilik
Türkiye’de Folklor ve Milliyetçilik, son dönem Osmanlı aydınlarından Cumhuriyet dönemine devredilen ve bugüne kadar devam eden bir arayışı anlatıyor.
"Karardı Karadeniz"
“Karardi Karadeniz, sardı dört yanumuzi / Bu gaybana sevdaluk, alacak canumuzi…” Hasan Tunç’un meşhur türküsü böyle söyler... Bu kitap, kararan Karadeniz’in mâkus yakın tarihine bakıyor: Ekonomik çöküntü, yoksullaşma, çay tarımının sorunları, göç ve nüfus kaybı, milliyetçi feveran, kent kültürünün aşınması, sosyal gerileme, kültürel asimilasyon, sahil yolunun ve hidroelektrik santrallerinin yol açtığı tahribat, “Nataşalar” ve kadın-erkek ilişkilerinde kriz…
Toplumsal Tarih Çalışmaları
Kapitalizme geçiş, azgelişmişlik ve emperyalizm tartışmaları uzun bir süre Türkiye’deki sosyal bilimlerin gündemini belirlemişti. Bu tartışmalar, nereden gelip nereye gittiğimizi, devlet-toplum ilişkilerini, siyasal ittifakların niteliğini anlamaya yönelikti. Çağlar Keyder’in Toplumsal Tarih Çalışmaları başlığı altında toplanan makaleleri bu sorulara cevap ararken, 16. yüzyıldan itibaren kapitalist dünya sisteminin kuruluşunu, farklı tarih ve kültürlerin ürünü olan Fransız ve İngiliz modellerini, Osmanlı İmparatorluğu ve değişme/modernleşme/gelişme sorunlarını ele alıyor.
Büyük Felaket'ten Sonra
Soykırım'ın Gölgesinde Ermeni-Türk İlişkileri
Thomas de Waal, 1915-1916 sonrası Ermenistan-Türkiye ilişkilerini ortaya koyuyor. Soykırımın yaşandığı yıllardan günümüze, bu iki ülkenin kurmaya çalıştığı ancak bir türlü başaramadığı ilişkinin gidişatını ele alıyor. Tarafsız bir gözlemle, hem Ermenilerin Soykırım’ı neden bir türlü aşamadığını, hem de Türklerin direndikleri inkâr politikasını inceliyor. Sınırın kapanmasından “futbol diplomasisi”ne, Zürih’te yapılan protokollerden Hrant Dink katliamına, Surp Giragos Ermeni Kilisesi’nin ibadete açılmasından Azerbaycan’ın bu iki ülkenin girişimlerine balta vurmasına dek uzanan çok farklı süreçleri, bu iki ülkenin geçmişi nasıl geride bırakarak sağlıklı bir ilişki kurabileceklerine dair sunduğu öneriler eşliğinde tartışıyor.
Tarihçiler
Véronique Sales’in yönetiminde, birçok yazarın katılımıyla hazırlanan Tarihçiler, dünya tarihyazımına ve tarih bilimine yön vermiş yirmi tarihçiyi, yaşadıkları hayatlardan yola çıkarak tarih biliminin yapı taşları haline gelen eserleri üzerinden ele alıyor
Parçalanan Devrim Düşleri
Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Hürriyetten Şiddete
Farklı etnik-dinî grupları barındıran Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafyasında, dünyada yükselen devrim dalgalarından ve meşrutiyet hareketlerinden de etkilenilerek, 1908’de meşrutiyet ilan edildi. 1789 Fransız Devrimi’nin sembollerinden “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganını öne çıkararak Osmanlı yurttaşlığı yaratmayı amaçlayan bu devrim, Parçalanan Devrim Düşleri’nde, ülkedeki baskın olmayan gruplar açısından inceleniyor.
Hitler'in Kavgam'ı Üzerine Bir Analiz
Nasyonal Sosyalizmin Poetikası
Hitler’in Kavgam’ının, içeriğinden ziyade, zihniyetiyle, edasıyla, ruh haliyle, “ses tonuyla”, nasıl etkili olduğunu anlatan bir çalışma… Faşizme damgasını vuran, “irade” ve “kararlılık” gösterisiyle fanatik dünya görüşünün bir tahlili… Bu fanatizmin hangi toplumsal alt üst oluş koşullarında, hangi hayal kırıklıklarına hitap ederek yeşerebildiğine ve özellikle “yarı aydın” muhitlerde nasıl yayılabildiğine dair keskin bir gözlem… Bu küçük kitap, Hitler, Kavgam ve nasyonalsosyalist zihniyet dünyası hakkında, kısa-öz ve derin analizindeki başarısıyla takdir gördü.