Tarih
İmparatorluktan Cumhuriyete
Türkiye'de Etnik Çatışma
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında nüfus kompozisyonunda değişikliklere yol açan gelişmeler, 1850-1950 arasında Avrupa’da görülen genel tabloya uygun düşmektedir. Milliyetçilik bu dönem boyunca demografi mühendisliğini biçimlendiren temel faktör olmuştur. Erik Jan Zürcher’in hazırladığı bu derleme, ulus inşası sürecinde etnik politikaların mantığını ve işleyişini gösteren makalelerden oluşuyor.
Osmanlı'da İşçiler (1870-1922)
Çalışma Hayatı, Örgütler, Grevler
Osmanlı İmparatorluğu’nda işçilerin niteliği, bir sınıf olarak varlıkları ve eylemleri, tarih araştırmalarında çeşitli tartışmalara konu olmuştur. İşçi sınıfının sendika, sandık, komite gibi kendi örgütlerine değil de ağırlıklı olarak partilerin ve lider kadroların hikâyelerine odaklanan tartışmalardır bunlar.
İslâm Felsefesi Tarihi Cilt 2
İbni Rüşd'ün Ölümünden Günümüze
İslam İrfanı’nın derinliğine nüfuz etmeye çalışan Corbin, İslam araştırmaları alanında saygın bir isimdir. İbn Rüşd’e kadarki dönemi kapsayan incelemesinde, akılcılık-nakilcilik ayrışmasının oluşumunu konu ediyor ve daha sonraki dönemlerde meydana gelen gelişmelere de ana çizgileri ile değiniyor.
19. Yüzyıl Osmanlı Devleti’nde
İhtida ve İrtidad
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ihtida ve irtidad politikalarına odaklanan bu araştırma, 19. yüzyıl Osmanlı bağlamında ihtida ve irtidadı farklı kılan noktaları inceleyerek, etnik milliyetçilik, vatandaşlık, hayalî cemaate dahil olmak, hayalî cemaatten dışlanmak ve kimlik inşasının sosyal politikası kavramları aracılığıyla kapsamlı bir tartışma yürütüyor.
İkinci Grup’un Kurucularından
Salâhattin Köseoğlu'nun Milli Mücadele Hatıraları
Ahmet Demirel tarafından titizlikle hazırlanan Salâhattin Köseoğlu’nun anıları, Birinci Meclis’in en heyecanlı günlerinin ve İkinci Grup’un tarihinin en önemli kısımlarına ışık tutuyor.
Osmanlı
Örgüt - İnanç - Davranış´tan Hukuk - İdeoloji´ye
Ümit Hassan, vazgeçilmez başvuru kaynağı niteliği taşıyan Eski Türk Toplumu Üzerine incelemeler’inden sonra, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ‘felsefesini’ ele alıyor. Bunun için, Osmanlı’nın devlet örgütlenmesinde ve meşruiyet üretiminde eski/kadim Türk yönetim zihniyetinin ve otorite figürlerinin izini sürüyor. ‘Atadan gelme’ Töre-Yasa(k) sürecinin, devletlû-sultanî Kânun/Kânunnâme’ye nasıl vardığını, bu sürecin nasıl bir ideolojik ve örgütsel bireşim ortaya çıkardığını inceliyor.
Modern Devleti Yeniden Düşünmek
Osmanlı Ancien Régime'i
Sultan Ahmed Camii’nden yükselen ezan Divan Yolu’nda yankılanırken, bu sesle dikkati dağılmış kapı görevlisi, ancien régime tarihçisi ve modern devlet uzmanı Alexis de Tocqueville’in sessizce yanından geçip Başbakanlık Arşivi’ne girdiğini fark etmedi. Tocqueville koridor boyunca hızlı ve uzun adımlarla yürüdü ve merdivenlerden bir kat yukarı çıkıp sola, okuma salonuna doğru ilerledi. Gidip odanın arka tarafındaki masaların en son sırasına oturdu. Bir önceki araştırmacı, masanın üzerinde bir yığın kırmızı ciltli defter bırakmıştı. Tocqueville merakla en üstte duran evrakı açtı.
Kan ve İnanç
PKK ve Kürt Hareketi
2007’de ABD’de yayımlandığında büyük ilgi gören ve PKK konusunda bugüne dek yazılmış en nesnel ve kapsamlı çalışma olarak nitelenen Kan ve İnanç, Aliza Marcus’un yıllara dayanan emeğinin ürünü. PKK militanlarıyla görüşen ilk Batılı gazetecilerden biri olan Marcus, 1989’dan beri Güneydoğu’daki gelişmeler, Kürt sorunu ve PKK hareketi hakkında haberler yapmış, makaleler yazmış ve hatta bunlardan biri dolayısıyla yargılanmış bir isim.
Komintern ve İspanya İç Savaşı
Edward Hallett Carr, İspanya İç Savaşı’nı Komintern’in izinden giderek inceliyor. Olgun, mesafeli ve bazen haddinden fazla sakin bir dille iç savaşın nasıl kaybedildiğini anlatıyor. Kitap, iç politikadaki hizip ve mahfilleri, hesaplaşmaları, telaş ve heyecanlarıyla cephe gerisini betimlerken Sovyetler Birliği’nin güvenlik hedeflerinin ve diplomatik tercihlerinin İspanya devriminin akıbetini nasıl değiştirdiğini vurguluyor.
Sözde Terörist
Bir Demokrasi Polisiyesi
Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan “devlet terörü” eliyle, yasal hakları kullanmak bile terör suçu sayılıyor. Sonuç ortada: ÖYM’lerde yargılanan sekiz bini tutuklu yetmiş bin sanıkla Türkiye, 12 Eylül mahkemelerinin rekorunu bile geride bıraktı.
"Kolay Gelsin"
Meslekler ve Mekânlar
Bazısı hep geçer akçe, bazısı yok olmaya yüz tutmuş, bazısı bambaşka bir şekil alarak devam eden meslekler... Bazı meslek ve zanaatların yok oluşu, doğrudan doğruya Türkiye’deki Rum, Ermeni, Yahudi nüfusun azalmasıyla ilgili bir kayıp, bir eksilme. Rita Ender’in söyleşileri, bu meslekleri tutkuyla, özenle yapan ustaların dünyalarını açıyor bize.
Ali Şükrü Bey'in Tan Gazetesi
Araş­tır­ma­cı­la­rın ol­du­ğu ka­dar, ya­kın ta­ri­hi­mi­ze il gi du­yan her­ke­sin “bir şey­ler” bu­la­bi­le­ce­ği, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti’nin ku­ru­luş gün­le­ri­nin da­ha iyi an­la­şıl­ma­sı­na kat kı­da bu­lu­nan önem­li bir kay­nak.
1917
Öncesi ve Sonrası
E. H. Carr, Bolşevik Devrimi’nin en geniş kapsamlı, gayrıresmî tarihini gözalabildiğine bir zenginlikle yazıya geçirmiş, süreci bir tarihçinin ciddiyeti ile ele almıştır.
Osmanlı Suriyesi’nde Arapçılığın Doğuşu
Sosyo-Ekonomik Değişim ve Siyasi Düşünce
Adil Baktıaya bu çalışmasında özellikle Osmanlı Suriyesi’nde Arap milliyetçiliğini önceleyen koşulları inceliyor.
Tarihten Güncelliğe
Türkiye toplumunun 1970’li yıllarda yaşadığı çalkantı içinde gündelik hayat ve “küçük şeyler”, “ayrıntı”lar üzerine düşünmek çok da gerekli görülmüyordu. Murat Belge’ye göre o yıllarda hayat sanki “tarih” ve “gündelik” olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Birinciye alabildiğine önem verilirken, ikinciye neredeyse hiç aldırılmıyordu.
Kürdolojinin Bahçesinde
Kürdologlar ve Kürdoloji Üzerine Söyleşi ve Makaleler
Özellikle Kürtlerin tarihi, siyasi ve toplumsal yapısı ile ilgili yaptığı araştırmalarla dünya çapında tanınan bir biliminsanı olan Martin van Bruinessen, Kürdolojinin Bahçesinde’de yine zengin gözlem ve analizler ortaya koyuyor. Kitaptaki yazı ve söyleşilerde, 1970’li yıllardan itibaren Kürtlerle ilgilenmeye başlamasının arkasında yatan nedenleri anlatan, Kürtlerle ilgili araştırmalarının gelişimi konusunda Evliya Çelebi’den İsmail Beşikçi’ye ve Wadie Jwaideh’e uzanan yelpazeyi sunan van Bruinessen, Kürt varlığını inkâr edenlerin argümanlarının zayıflığını da gözler önüne seriyor.
“Yüz Karası Değil, Kömür Karası”
Zonguldak
Zonguldak, bir işçi şehri; Türkiye’de işçi sınıfı kültürünün belli başlı havzalarından biri. Elinizdeki derleme, “deresi siyah akan” diyarın elbette öncelikle bu yanına bakıyor.
Aşrı Memleket
Trakya’nın Renkli Dünyası
En “şen” Memleket Kitapları’ndan biri elinizdeki… Hayatın kıyısında değil merkezinde bir eğlence kültürü, içki muhabbeti, mutfak, Rumeli ağzı, hüzünle neşe arasında en hızlı ritmi tutan türküler…
Kutsal Roma İmparatorluğu ve Osmanlı
Küresel Emperyal İktidardan Mutlakıyetçi Devletlere
Titiz araştırmacılığını özcü yaklaşımlara mahsus kavram ve kategorilerden kaçınan bir nesnel bakışla takviye eden Birdal’ın bu çalışması Türkçede Kutsal Roma İmparatorluğu’yla ilgili yapılmış ilk karşılaştırmalı analizlerden biri olma özelliğini taşıyor.
Türkiye Sol Tarihine Notlar
Tarih ve Toplum Yazıları
Türkiye Sol Tarihine Notlar, 1984-1993 arasında yazarın Tarih ve Toplum’da yayımlanan sol üzerine araştırmalarına dair yazılarını bir araya getiriyor.
Adı Başka Acı Başka
Karadeniz’in Son Ermenilerinden Harut Usta
İbrahim Dizman, hemşerisi Harut Usta’yı uzun uzun konuştururken, ayrıca tanıklık ve gözlemlere başvurarak, özenle çerçeveleyerek anlatıyor onun hikâyesini.
Kızıl Bayrak
Bir Komünizm Tarihi
İnsanlığın, “cenneti yeryüzünde kurma” hülyası 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birlikte sona erdi diye düşünülüyordu. Oysa binlerce yıllık kapitalizm tarihiyle kıyaslandığında kısacık bir geçmişi olan komünizm düşü hâlâ yaşıyor. Kızıl Bayrak hem bu rüyayı anlamak hem de geçmişten dersler çıkarmak için önemli bir kitap.
Anadolu Selçukluları
Bir Hanedanın Evrimi
Anadolu (Rum) Selçuklularının ideoloji ve zihniyet tarihinin izine düşen bu kitap, bugüne kadar tarihin bu bölümü için yapılmış yorumlardan ve gözlemlerden farklı bir değerlendirme ortaya koyuyor. Anadolu Selçuklu sultanlarının göçebe beylerden Pers-İslâm hükümdarlarına dönüşmelerini inceliyor. Özellikle, “cihat” kavramının, Anadolu Selçukluları için, politikalarına şekil verecek kadar önemli olup olmadığını masaya yatırıyor. Bunu yaparken Bizans ve Anadolu Selçuklu kaynaklarını, günümüze ulaşan sikkeleri ve kitabeleri kullanan Mecit, kitap boyunca Anadolu Selçuklularının başarısının askerî değil, ideolojik olduğunu gösteriyor.
Şehr-i Sefa
18. Yüzyılda İstanbul
Shirine Hamadeh, 16. yüzyıl klasisizmi ile 19. yüzyıl modernizmi arasında unutulduğunu düşündüğü bir dönemi, 18. yüzyıl İstanbulu’nu inceliyor. Gündelik hayatta varolan ve yeni zuhur eden biçim ve üslupları betimleyerek décloisonnement olarak adlandırdığı dönüşümü anlatıyor.