Felsefe
Aklın Sol Yarısı
Yeni Eleştirel Düşünceler Atlası
1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılışından sonra ortaya çıkan yeni eleştirel teorileri inceleyen bu kitap geniş bir perspektifle, Marksizm, postMarksizm, post-yapısalcılık, post-kolonyal teori, queer teori gibi oldukça kapsamlı bir tartışma zeminini ele alıyor
Sol İlahiyat
Dini Soldan Okumak
“Her ütopyada, sol ilahiyatın izleri vardır. Gizlidir bu. Dünyevidir. İyilikçidir. Dünyevi olanı, ilahi bir dille kurar. Vaadçidir. Ve aşkındır, şu anki maddi koşulların aşılmasıyla varılacak bir yeri tarif eder. Felsefe ve bilim, bunun parçalarını bulmaya çalışırken, semavi dinler, doğdukları zamanın bilgisini ve felsefesini kapsayarak ütopyayı ilahi bir tüle sarar. Din, gerçeğin üzerindeki tüldür."
Ortaçağ Felsefesi
Edouard Jeauneau tarafından kaleme alınan Ortaçağ Felsefesi, ağırlıklı olarak 9. yüzyıl ile 15. yüzyıl arasında yer alan felsefi söylemi zamandizinsel açıdan sergilemektedir. Tanrıbilimci kimlikleriyle de beliren filozofların görüşleri yer yer toplumbilimsel arkaplan da dikkate alınarak tanıtılmakta; Platonculuk, Aristotelesçilik, Yeniplatonculuk gibi Antikçağ düşünme doğrultularının Ortaçağ'da ne türden dönüşümlere yol açtığı ya da bu doğrultuların Ortaçağ yazarlarınca nasıl değerlendirildiği yalın bir anlatımla sunulmaktadır.
Aydınlanma Düşüncesi
Çoğunlukla yüzeysel yaklaşımların, neredeyse kutsallaştırıcı tavırların loşluğunda değerlendirilen Aydınlanma felsefesi üzerine, derinleştirici soruların izini süren kısa ama yoğun bir çalışma, Aydınlanma Düşüncesi... Oluşumu ve sonuçları üzerinden, çok yönlü karakteriyle, temel esaslarıyla, toplumsal temelleriyle Aydınlanma felsefesi.
Cinsel Ahlâk ve İslâm
Kur’an, Hadis ve Hukuk Üzerine Feminist Düşünceler
Cinsel Ahlâk ve İslâm, İslâmî açıdan cinsel ahlâka yaklaşımları tartışıyor. Konuyla ilgili tarihsel birikime tümüyle vakıf olarak ve eleştirel bir teorik dikkatle yapıyor bunu.
Lenin ve Felsefe
Louis Althusser 20. yüzyılın ikinci yarısında Marksist düşüncede önemli etkisi olmuş filozoflardan biri. Althusser’in Marx ve Lenin’i yeniden okuma girişimi ve bu sayede Marksizm içinde yaşanan krizi aşma çabası uzun yıllar etkisini sürdürdü, gerek yapısalcılığın gerekse post-yapısalcılığın besleyici kanalını oluşturdu. Lenin ve Felsefe, Althusser’ın Lenin’i yeniden okuma girişiminin bir sonucu ya da "felsefeyle birlikte Lenin".
Yahudilerin Siyonizm Karşıtlığı
Yakov M. Rabkin, bu kapsamlı kitapta Siyonizme yönelik Yahudi muhalefetini tüm yönleriyle ortaya koyuyor: Siyonizme karşı Musevi geleneğin içinden gelen muhalefetin yapısını inceliyor, “Museviliğe yönelik bir tehdit” olarak görülen Siyonizme direnişin tarihçesini sunuyor.
Marx'ın Felsefesi
Etienne Balibar, bu kitapta ikili bir bahis deniyor: Marx tarafından incelenen veya onun eserinden hareketle ortaya atılabilen tamamen felsefi sorun ve temaları anlaşılır kılmak ve -“Marksist felsefe”nin alan ve bedel olduğu yüzelli yıllık hırslı tartışmaların- bilanço ve geleceğine dair öngörü ögelerini sunmak. Günümüzde tam bir yeniden inşa halinde olan Marksizm, en geniş eleştirel bir düşünüşün bileşeni olma yolunda değil midir?
Liberalizmin Felsefi Temelleri
Liberalizm ve Etik
İnsanlar özgürlüğün sınırları üzerine tarihin bütün dönemlerinde tartışmışlar, özgürlüğün şu ya da bu insan grubuna verilmesi ya da verilmemesi gerektiğine dair kafa yormuşlardır. Liberalizmin bu tartışmalara göre özgüllüğü, mevcut sistem içinde bir ya da iki ek özgürlük talebinde bulunmaması, yeni bir sistem içinde kendi aralarında birbirlerine bağlı, oldukça geniş bir özgürlükler yelpazesi talep etmesidir.
Platon Neden Yazdı?
Platon neden yazdı? Öğretmeni Sokrates için felsefe sözlü bir pratikti. Sokrates’in yazı ve taklit karşıtı fikirlerini diyaloglarına konu edinen Platon ise yazıyı kullandı, çünkü yazılı metinlerin de metaforlar, imgeler ve sembollerle sözlü söylem gibi canlı ve söylediğini savunabilen bir dil yaratabileceğini düşünüyordu.
Muhafazakârlık
Muhafazakârlıktan ne anlamalıyız? Fransız siyaset bilimci Philippe Bénéton, bu soruyu sorarak başladığı eserinde muhafazakârlığın nasıl doğduğunu, nasıl geliştiğini ve dünya siyaset tarihine etkilerini ele alıyor.
Marx ve İnsan Doğası
“ Feuerbach, dinsel özü, insan özüne indirger. Ama insan özü, tek tek her bireyde doğuştan bulunan bir soyutlama değildir. Bu öz gerçekte toplumsal ilişkiler bütünüdür. Gerçek özün eleştirisine girmeyen Feuerbach, dolayısıyla: 1-Tarihsel akıştan koparak, dinsel duyguyu kendi içinde sabitleştirmek ve soyut – yalıtılmış- bir insan bireyini öncülleştirmek; 2-Dolayısıyla da bu özü ancak “tür” olarak, birçok bireyi doğal bir biçimde birbirine bağlayan içsel, dilsiz bir genel özellik olarak kavramak zorunda kalır.”
Klasik Siyasi Felsefe Metinleri
Rönesans’tan Fransız Devrimi’ne
Fransız felsefeci Blandine Kriegel bu çalışmasını Machiavelli, Fransisco de Vitoria, Jean Bodin, Hugo Grotius, Thomas Hobbes, Spinoza, John Locke, Jacques Bénigne Bossuet, Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau, Voltaire ve Emmanuel Sièyes gibi klasik siyaset felsefesinin önde gelen düşünürlerinin metinlerinden ve hâlâ felsefi değere sahip İnsan Hakları Bildirisi’nden derledi
Evrim Kuramı Üzerine Sorular
Evrim kuramı, sürekli bir ilerlemeyi ve mükemmelleşmeyi mi öngörür? Bazı toplumbilimcilere de ilham veren “doğal ayıklanma süreci”, en güçlünün ayakta kaldığı, zayıfın dünya yüzünden silinmeye mahkûm olduğu bir rekabet mi demektir? Bu basmakalıp düşünceler Darwin ve ardıllarına ait değildir. Zaman içinde büyük değişimler geçiren evrim kuramına göre, ne rastlantı eseri değişimler ne de deterministik bir zorunluluk söz konusudur.
Akıl ve Toplumun Özgürleşimi
Jürgen Habermas Üzerine Bir Çalışma
Jürgen Habermas’ın epistemolojiyi toplumsal bir teori olarak kurma çabasını anlamlandırmaya yönelik bir çalışma olan Akıl ve Toplumun Özgürleşimi, eleştirel bilgi teorisinin tarihsel ve toplumsal kökenlerini ele alıyor.
Faydacı Aklın Eleştirisi
Kısa zamanda sosyoloji, antropoloji, iktisat, siyaset ve ahlâk felsefesindeki birçok çalışmayı etkileyen bu kitap, “Toplumsal Bilimlerde Faydacılık Karşıtı Hareket” girişiminin 1982’den beri yayımladığı dergide dile getirilen temel bir tezi özetliyor: Modern düşünün gelişiminin karşısındaki en önemli engel, ekonomizmdir. Günümüzde sorulan asli sorulara verilecek mümkün yanıtlar alanının sınırlarını ekonomizm çizer.
İslâm Hümanizmi
Klasik İslâm uygarlığının barındırdığı kültürü geniş bir perspektifle ele alan ve şiir, müzik, şarap, aşk, oyun, avlanma, kıyafet, gösteriş, ahlâk, metafizik, bilgi kuramı, tarih anlayışı gibi boyutlarıyla değerlendiren İslâm Hümanizmi, İslâm'ın sıklıkla göz ardı edilen kültürel tarihine eğiliyor.
Son Moda Saçmalar
Postmodern Aydınların Bilimi Kötüye Kullanmaları
Son Moda Saçmalar, literatüre `Sokal Vakası` olarak geçen entelektüel skandalın kitabı. Fizikçi Alan Sokal, saygın Amerikan kültür çalışmaları dergisi Social Text´e, baştan sona saçmalıklarla dolu bir yazı gönderir. İtibar gören bir entelektüel jargona sadık kalarak yazdığı yazıda, son yılların meşhur kuramcılarından bol bol alıntı yapar. Modaya uygun şekilde yazısına Aydınlanma eleştirisi ile başlar; fizik, matematik ve sosyal kuram arasındaki sınırları aşmanın gerekliliğinden söz eder ve fiziksel gerçekliğin toplumsal gerçeklik gibi dilsel bir oluşum olduğunu savunur.
Yaşam Soruları
Yirmibirinci yüzyılda, liselerde felsefe öğretmenin hala bir anlamı var mı? Felsefenin liselerin müfredatına dahil edilmesinin nedeni, `tutucuların, geleneksel saygınlığından ötürü öve öve bitiremedikleri, salt geçmişe ilişkin bir şeyin` ayakta tutulması mı? Gençler, daha doğrusu yeniyetmeler, hatta çocuklar, o yaşta onlara saçma sapan görünmesi gereken bir şeyden açık seçik bir anlam çıkarabilirler mi?
Marksist Estetik
Christopher Caudwell Marksist bir yazar. Görüşlerini akademik bir düzeyde geliştirmekle yetinmeyip militanca yaşadı ve İspanya İç Savaşı’nda çarpışırken öldü. Bu kitapta görüleceği gibi Caudwell Marksist estetiğin ortodoks çerçevesinin dışına çıkmış, en azından dışına çıkmaya çalışmış bir yazardı.
Tanrının İntikamı
Din dünyayı yeniden fethediyor
Çağdaş İslami hareketler üzerine yetkin bir uzman olan Fransız araştırmacı Kepel, kısa sürede pek çok dile çevrilen kitabında, 1970’lerden itibaren büyük tek tanrılı dinlerin canlanmasını yorumluyor. Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi toplumlarında “aşağıdan yukarıya yeniden dinselleşme”nin özgül dinamiklerini ele alıyor; yeni dinsel radikalizmin, modernlik karşısındaki gerilimini tartışıyor.