Tarih
Bir Zümre, Bir Parti
Türkiye'de Ordu
Ordu, Türkiye siyasetinde bilinen ağırlığının yanısıra, iktisadi alanda da OYAK ile doğrudan, savunma sanayii ile de dolaylı olarak hayli etkin bir öznedir. Bu güç, Türkiye toplumunun tarihsel-kültürel kimlik tasavvurundaki militer değerlerden beslenmiş ve orduyu kurum olarak -halen de sürmekte olan- hegemonik konumuna getirmiştir. Bu konumu nedeniyle ordu hakkında nesnel-eleştirel bilgi ve yorum kanalları kıt ve kısıtlı kalmış, hattâ tabu sayılagelmiştir.
Koçgiri İsyanı
Sosyo-tarihsel Bir Analiz
Dilek Kızıldağ Soileau tarihe “Koçgiri İsyanı” olarak geçen, gerek resmî tarihin gerek Kürt milliyetçi tarih yazımının önemli duraklarından biri olan Koçgiri İsyanı’nı birçok boyutuyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor: “Kürt devleti kurmak için girişilen bir Kürt isyanı” olup olmadığını, Alevi Kürtlerin olaylara dahlini, olayların “isyan” niteliği taşıyıp taşımadığını inceliyor. Bunu yaparken tarihsel, sosyal ve kültürel arka plana olduğu kadar resmî belgelere de bakıyor.
Diyarbakır 5 No.lu
"İnsanların bütün beklediği bir lokma ekmek, bir bardak su ve ölmeden akşamı getirmekti. Aynı ranzada yattığımız kişiyle bile bazen günlerce bir şey konuşamazdık. Bunun için fırsat olmazdı"
Cumhuriyetin İlk Yıllarında Siyasal Muhalefet
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
(1924-1925)
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın siyasal sürecini anlatan bu kitapta, usta tarihçi Erik Jan Zürcher, okurlara, bu partinin kökenleri ve eylemlerinden yola çıkan bir inceleme sunuyor. Cumhuriyet tarihinin bu ilk çok partili yaşam denemesinde, savaştaki rolü nedeniyle önemi ve saygınlığı tartışılamayacak olan bir lidere karşı ve ona rağmen muhalefet olmaya çalışmanın ve daha sonra iktidar için verilen mücadelenin detaylarını bulacaksınız.
Türkiye'nin Kalbi, Kabul Günleri
Gazete Yazıları
Türkiye’nin Kalbi, Kabul Günleri 12 Mart 1971 askerî müdahalesini izleyen günlerde, Sevgi Soysal’ın farklı gazetelerde yayımladığı köşe yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılar 12 Mart’ı yoğun kişisel tecrübelerle yaşayan yazarın döneme dair ilk izlenimleri olarak görülebilir.
Osmanlı ve Balkanlar
Bir Tarihyazımı Tartışması
Fikret Adanır ve Suraiya Faroqhi’nin derlediği Osmanlı ve Balkanlar kitabı kendi alanlarında uzman on ayrı tarihçinin incelemelerinden oluşuyor. Her bir makale, farklı dillere dayalı arşivlere ve tarih yazımına bakarak Osmanlı tarihini ve Balkanların geçmişini irdeliyor.
Osmanlı İmparatorluğu'nda Sosyalizm ve Milliyetçilik (1876-1923)
Lozan Antlaşması’na kadar “azınlık” olarak tanımlanmayan etnik ve dinî unsurlar; çerçeveyi biraz daraltırsak gayrı-müslim Osmanlılar hemen hemen bütün Batılılaşma akımlarında olduğu gibi sol fikir ve hareketlerin yayılmasında da öncülük etmişlerdi: Bugüne kadar ışıkla ve yazıyla gerektiğince buluşamamış, önemli bir tarih kesiti. Zürcher, Feroz Ahmad, Adanır, Dumont, Noutsos, Yalımov ve Ter Minassian'ın makaleleriyle...
Orada Bir Köy Var Uzakta
Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem
Köy ve köylü romantizmi, Türkiye'de Cumhuriyet'in inşâ döneminin muteber temalarından biriydi. Asım Karaömerlioğlu, bu romantizmin arkasını kurcalıyor. Cumhuriyet elitinin, bir yandan sanayileşmenin ve kentleşmenin sonuçlarından duyduğu endişe sebebiyle köylüyü köyde tutmaya dönük yollar ararken; bir yandan da köylülerin özerk bir inisiyatif geliştirmesine mahal vermek istemediğini gösteriyor. Yazara yol gösteren kritik soru şu :"Uzun 20. yüzyılda", neden Türkiye'de köylülük özellikle uzun sürdü?
90'larda Türkiye'de Feminizm
Türkiye’de feminist hareketin son yirmi yılı, üzerinde çok konuşulan ama az yazılan bir dönem olarak duruyor. 80’lere ilişkin az sayıda yazılı belge ve çokça efsane var, 90’lar ise daha çok herkesin kendi durduğu yer kadarını bildiği, bilebildiği bir zaman dilimi oldu. Bu derleme, feminist hareketin tarihinin yazılmasına katkıda bulunmak için hazırlandı.
Küçük Türkiye Tarihi
Konunun meraklılarına yeni ufuklar açarken özellikle öğrenciler için eşsiz bir kaynak niteliği de taşıyan Küçük Türkiye Tarihi, kolay anlaşılır dilinin yanı sıra, kronolojik anlatım çizelgeleri, grafikler, şemalar ve haritalarla daha da zenginleşen bir çalışma.
Türkiye'nin 1960'lı Yılları
Ciltli
Bir askerî darbeyle başlayıp bir başka askerî darbeyle sona erdiği söylenebilecek Türkiye’nin 1960’lı yıllarının panoramik bir fotoğrafı...
Modern Devlet ve Polis
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Toplumsal Denetimin Diyalektiği
Polisin ordudan ayrışarak, ayrı bir ‘iş’ ve aygıt olarak kurumlaşması, modern devletin temel önemde bir veçhesidir. Zira polis, devletin, toplumu üstünden/dışından değil ona nüfuz ederek denetleme yeteneğinin gelişmesinde kilit işlev taşır. Tepkici-bastırıcı olmaktan ziyade ‘önleyici’ nitelikteki bu denetim mekanizması, devlet iktidarının modern niteliğini oıluşturur.
Adalet Partisi
İdeoloji ve Politika
Adalet Partisi (AP), 27 Mayıs 1960 sonrasından 12 Eylül 1980’e dek Türkiye’nin siyasal hayatına damgasını vuran bir olgu. Bu dönemin önemli bir bölümünde iktidar veya iktidar ortağıydı AP. Dönemin siyasal ve ideolojik tartışmaları içinde mayalanan sağ-sol kutuplaşmasının bir tarafıydı. DP’nin selefi ve ANAP/DYP (hatta devamında AKP) çizgisinin halefi olarak, AP’nin, Türkiye’de sağcılığın inşasını gerçekleştirdiği söylenebilir.
Musa'nın Evlatları Cumhuriyet´in Yurttaşları
Babil Talmud´unda `Krallığın kanunu, geçerli olan kanundur` yazar, Türkiye´de Yahudiler, yaşadıkları ülkenin iyi birer yurttaşı olmalarını öğütleyen bu kurala hep uymuş ve Türk-Yahudi birlikteliğini idealize etmişlerdi. Ulus-devlet olma sürecinde vurgulanan tebaalıktan yurttaşlığa geçiş, azınlık politikalarına bakınca pek de tamamlanmamış görünüyor.
“Mücadeleciler”
Mücadele Birliği (1964-1980)
Türkiye sağının belki ülkücüler ve İslâmcılar kadar “meşhur” olmayan fakat çok etkili olmuş, biraz da “gizemli” bir hareketinin portresini çizen bir kitap “Mücadeleciler”.
İttihadcıların Rejim ve İktidar Mücadelesi 1908 - 1913
Adeta siyasî polisiye zevkiyle de okunabilecek kitap, bu yanıyla, Türkiye’nin politik kültürünün inşasıyla ilgili bir “harç analizi”niteliğindedir.
Millî Mücadelede İttihatçılık
Erik Jan Zürcher’in Millî Mücadelede İttihatçılık adlı kitabı, millî mücadelede İttihatçıların rolünün resmî tarihte yansıtıldığından çok daha önemli olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmasına İzmir suikasti davalarını çıkış noktası olarak alan Zürcher, 1926’da, yani İttihat ve Terakki Fırkası kendini feshettikten tam sekiz yıl sonra İttihatçıların neden hâlâ tehlikeli sayılarak siyasal bir temizlik hareketine girişildiğini sorguluyor.
Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914
Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914’te Şevket Pamuk, bu tarihin aslî unsurları olan insanları taraf oldukları iktisadî ilişkiler içine yerleştirerek imparatorluğun iktisadî tarihini öne çıkarıyor. Sıradan insanların varoluş koşullarını, direnişlerini, devletle başetme pratiklerini izliyor. Osmanlı toplumsal düzenini, toprak rejimini, belirli bir toplumsal kültürün iktisadî yapıları nasıl algılayıp, kendi gündelik hayatı içinde nasıl konumlandırdığını inceliyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan imparatorluğun dört yüz yıllık bir zaman dilimi içerisindeki hareketli toplumsal hayatını akıcı bir dille anlatıyor.
Dersim'in Kayıp Kızları
"Tertele Çenequ"
Nezahat ve Kazım Gündoğan, yıllarca uğraşarak, sebatla, Dersim’in bu kayıp kızlarının izini sürdüler. Kendileriyle, yakınlarıyla konuştular. Bu kitapta, yüzü aşkın ‘vaka’ yer alıyor: Ailesinden, kökünden koparılmış insanların çile dolu hikâyelerinden parçalar… Annelerin çocuklarından, hatta bazen kendilerinden sakladıkları sırların hikâyeleri…
Gestapo
Nazizm Döneminde Tahakküm ve Terör
“Polis devleti”nin modern tarihteki vahim tarihsel örneğinin çarpıcı bir teşhirini yapan kitap, Gestapo’nun mirasıyla nasıl, ne kadar hesaplaşıldığını da sorguluyor.
Romantik Sürgünler
Rus entelijansiyasının 1840’larda Avrupa’ya sürgün edilen kuşağı, Rus siyasal düşüncesinde romantizmden Marksizme uzanan sürecin taşlarını döşemişti. E. H. Carr, Romantik Sürgünler’de bu tarihsel dönüşümü ele alıyor. 40’lar kuşağının en göze çarpan figürü Aleksandr Herzen etrafındaki tartışmalar, çatışmalar, tanışıklıklar ve kopuşlarla yaşanan, romanlara taş çıkarır maceraları başarılı bir tarih anlatısına çeviriyor.
Feminist Tarihyazımında Sınıf ve Cinsiyet
Leonore Davidoff´un makalelerini biraraya getiren bu kitapta, geleneksel tarihyazımında marjinalleştirilip dışlanan faaliyetler ve kesimler inceleniyor. Bu konuların fazla `özel` sayılıp göz ardı edilmesine yol açan iktidar dinamikleri araştırılırken, iktidar ilişkileri basit ve mekanik ilişkiler olarak değil, olanca karmaşıklığı ve çokboyutluluğu içinde ele alınıyor.
Boğaziçi'nde Yalılar ve İnsanlar
Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyet boyunca, bu ülkede adı geçen herkes bir şekilde Boğaziçi'yle bağlantılı olmuş. Fransızca "histoire" kelimesi hem "tarih" hem de "hikaye" anlamına gelir. İşte bu kitap da tam bu kesişme noktasına oturmak üzere yazıldı.
Osmanlı Vampirleri
Söylenceler, Etkileşimler, Tepkiler
Vampirlerle ilgili verilmiş fetvalara, vampirlerle ve doğaüstü varlıklarla ilgili yazılmış eserlere, seyahatnamelere de göz atarak Osmanlı Avrupası içerisindeki dinî-etnik toplulukların birbirleriyle etkileşimleri çerçevesinde vampir mitinin tarihine katkı sunan bir çalışma.