Antropoloji
İzmir'in Smyrna'sı
Paleolitik Çağ'dan Türk Fethine Kadar
Tarihin her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olan İzmir ve çevresinin geçmişi, uzun yıllar sanılanın aksine 5000 değil, yaklaşık 8000 yıl öncesine kadar uzanıyor. Ersin Doğer, "İzmir'in Smyrna'sı"nda birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, medeniyetler arasında bir geçiş noktası olmuş kentin Paleolitik Çağ'dan Türkler tarafından ele geçirilmesine kadar olan dönemeini ayrıntılı biir şekilde inceliyor.
Küreselleşmenin Öteki Yüzü
Yoksulluk
Kavramlar, Nedenler, Politikalar ve Temel Eğilimler
İnsanlık, muazzam bir zenginlikle korkunç bir yoksulluğun olağanüstü kutuplaştığı bir zamanı yaşıyor. Çarpıcı açlık ve düşkünlük manzaralarına, sadece yoksulluğun gitgide derinleştiği ve kitleselleştiği “azgelişmiş” ülkelerde değil, gelişmiş ülkelerde de rastlanıyor. Buna karşılık yoksulluk konusu, neoliberal küreselleşme söyleminin baskısı altında, hayli uzun bir süre kayıtsızlıkla karşılandı.
Yol/Rê: Dersim İnanç Sembolizmi
Antropolojik Bir Yaklaşım
Dersim, kendine mahsus bir dünya. Üst başlıklardan taşan, Kürtlerle, Zazalarla, Alevilikle ilgili etno-dinsel ve kültürel tasniflere sığmayan bir yanı var. Dilşa Deniz, Dersim’e eğilen ilk antropolojik çalışmaya dayanan kitabında, bu kendine mahsus dünyaya davet ediyor okuru. Dersim’le ilgili yüceltici ve karalayıcı efsanelerin perdesini kaldırıp, olağanüstü incelikli bir bakışla, gerçek inanç dünyasına ve “gerçek efsanelere” eğiliyor.
Küçük Asya'dan Türkiye'ye
Azınlıklar, Etnik-Milli Homojenleştirme, Diasporalar
Michel Bruneau, bu kapsamlı çalışmasında Küçük Asya’nın yani Anadolu’nun kadim halklarının,dinî ve etnik topluluklarının; Rumların, Ermenilerin, Kürtlerin, Türklerin ve Asuri-Keldanilerin yazgısına dair, tarihin eski dönemlerinden bugüne uzanan bir inceleme sunuyor.
Anlıyorum Ama Konuşamıyorum
Batı”da, büyük şehir ortamında büyüyen Kürt gençlerin kimliklerini keşfetme hikâyeleri… Kâh “Türkler” tarafından, kâh “gerçek Kürtler” tarafından yadırganarak…
Klasik Mitler
Klasik çağlar uzmanı Jenny March bu kitapta, tanrılar ile titanların çarpışmasından Troya’nın düşmesine kadar, bütün zamanların en önemli efsanelerini berrak bir dille yeniden anlatıyor. Odysseus ve Aeneas’ın destansı yolculukları; Atina ve Roma’nın kurulması; İason’un Altın Post’u araması, Prometheus’un ateşi tanrılardan çalma maceraları ve klasik medeniyetin diğer bütün kahramanları, canavarları, habis şahsiyetleri, tanrıları, tanrıçaları…
Millî Kimlik
Milliyetçilik sosyolojisinin öndegelen isimlerinden Smith’in kaynak niteliğindeki çalışması, bugünden kadim çağlara, geniş bir tarihî ölçekte millî kimliğin oluşumunu ve biçimlerini ele alıyor. Milliyetçi zihniyet dünyasını zengin tarihî malzemeyle tahlil ediyor. Modern milliyetçi ideolojilerin oluşumunda etnik tarih(ler)in rolünü, farklı millî kimlik ve milliyetçilik türlerinin yol açtığı siyasî sonuçları inceliyor.
Mahallenin Delisi
“Deli”ye, onun gerçekliğine, hayat tarzına, hayat görüşüne hem akılla hem gönül gözüyle bakıyor Nilgün Sonkan; ve “deli”nin, onunla ilişki içindeki “normal”lerle bir ortak hayatı, bir fiilî ve duygusal alışverişi olduğunu gösteriyor.
Kürdolojinin Bahçesinde
Kürdologlar ve Kürdoloji Üzerine Söyleşi ve Makaleler
Özellikle Kürtlerin tarihi, siyasi ve toplumsal yapısı ile ilgili yaptığı araştırmalarla dünya çapında tanınan bir biliminsanı olan Martin van Bruinessen, Kürdolojinin Bahçesinde’de yine zengin gözlem ve analizler ortaya koyuyor. Kitaptaki yazı ve söyleşilerde, 1970’li yıllardan itibaren Kürtlerle ilgilenmeye başlamasının arkasında yatan nedenleri anlatan, Kürtlerle ilgili araştırmalarının gelişimi konusunda Evliya Çelebi’den İsmail Beşikçi’ye ve Wadie Jwaideh’e uzanan yelpazeyi sunan van Bruinessen, Kürt varlığını inkâr edenlerin argümanlarının zayıflığını da gözler önüne seriyor.
İktisat ve Diğer Bilimler
İktisadın, sosyal bilimleri etkilediği, kendisinin ise doğa bilimlerinden etkilendiği varsayılıyor genellikle ama etkiler elbette sadece tek yönlü değil. Elinizdeki derleme, iktisat biliminin bu canlı etkileşimlerine dikkat çekiyor.
Antropoloji Tarihi
Antropolojinin bir disiplin haline gelmesi bir asırdan uzun sürdü. Kültür nedir, insan topluluklarının özellikleri nelerdir, insan topluluklarının farklılıkları ve benzerlikleri niçin önemlidir gibi sorular, disiplini kuran entelektüellerin araştırma rotasını belirledi. Antropoloji Tarihi, antropolojinin ne olduğunu, kültürün tanımının nasıl yapılması gerektiğini, yapılacak tanımlamalar arasındaki farkın disiplinin özelliklerini nasıl belirlediğini anlatıyor.
Türkiye'de Folklor ve Miliyetçilik
Türkiye’de Folklor ve Milliyetçilik, son dönem Osmanlı aydınlarından Cumhuriyet dönemine devredilen ve bugüne kadar devam eden bir arayışı anlatıyor.
İsmiyle Yaşamak
Rita Ender, burada doğup büyüyen, burada yaşayan ama isimleri işitildiği anda “yabancı” muamelesi gören insanları anlatıyor.
Kürtlerde Aşiret ve Akrabalık İlişkileri
Lale Yalçın-Heckmann’ın Hakkari’de yürüttüğü saha çalışmasına dayanan Kürtlerde Aşiret ve Akrabalık İlişkileri, antropoloji dalındaki doktora tezinin kitaplaşmış biçimi. Akademik açıdan çok parlak ve doyurucu nitelik taşıyan bu yapıt, uzman olmayan okurlara da hitap edecek ölçüde anlaşılırlığa ve sürükleyici bir kurguya sahip.
Avam ve Görenek
İngiltere'de Geleneksel Popüler Kültür Üzerine Araştırmalar
Bugün etrafımızda böbreğini satarak yaşamaya, çocuğunu evlatlık vererek hiç olmazsa onun hayatını kurtarmaya çalışan insanlar gördükçe kendi utancımıza gömülüyoruz. Peki, ya insanlar yüz yıldan fazla süredir bu haldeyse?
Hinduizm
20. yüzyılın en önemli Hindoloji uzmanlarından sayılan Louis Renou, kitabında Hinduizm’in karma, dharma, samsara, yoga, kast gibi temel kavramlarını açıklarken, Şiva, Vişnu, Krişna, Rama gibi belli başlı tanrılarına, Vedalar, Upanişadlar, Puranalar gibi temel metinlerine değiniyor. Ortaya, evreni açıklama yolunda dünyanın en eski bilgi kaynaklarından biri üzerine referans bir eser çıkıyor.
"Öğrenci İşi"
Üniversite Öğrencilerinin Gündelik Hayatı: İstanbul Örneği
İstanbul’a, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en büyük kentlerinden birine “okumaya” gelmek… Sadece derslerle, hayat gailesiyle değil bir metropol olan İstanbul’la da mücadele etmek… A. Çağlar Deniz, “Öğrenci İşi”nde İstanbul’a okumak için gelen üniversite öğrencilerinin uyum sağlama “taktiklerini” tespit etmeye çalışıyor. Bu taktiklerin gençlerin sosyal ve kültürel sermayelerine göre değişip değişmediğini, ideolojik veya dinî gruplara üye olunmasıyla farklılaşıp farklılaşmadığını, etnisite yahut cinsiyet değişkenlerine göre ayrışıp ayrışmadığını etraflı şekilde değerlendiriyor.
Vatanım Yok Memleketim Var
İstanbul Rumları: Mekân-Bellek-Ritüel
Kitap, öncelikle ve esasen İstanbullu olan Rumların algı ve duygu dünyasına bir pencere açıyor. İstanbul’un, İstanbullu olmanın Rum-Ortodoks kimliğinin inşasındaki yerini, bu kimliğin mekânda, mitlerde, ritüellerde ve bellekteki yeniden üretimini anlatıyor, anlattırıyor.
Dersim'in Divane Delileri
Aklından başka her şeyini yitirmişlerin”, “güzel delilerin” hikâyeleri… İsteyen fıkra gibi okur, isteyen masal gibi - isteyen mesel gibi, bilgelik anlatısı gibi…
Türkiye Coğrafyası
Marcel Bazin ve Stéphane de Tapia’dan, Türkiye’yi çok geniş kapsamda ve detaylı bir şekilde incelerken, aynı zamanda zihinlerde yer etmiş coğrafya kavramını da değiştirebilecek nitelikte bir çalışma.
Bir Berber Bir Berbere...
Bir Berber Bir Berbere...’de berberliğin sosyal tarihiyle, berber hatıralarıyla, berberlik üzerine izlenimler ve düşüncelerle ilgili yazılar tatlı tatlı makas şıkırdatıyor. Edebiyatçı gözüyle – en mühimi, herkesi makas altında eşitleyen berber müşterisi gözüyle…
Hiçbir Şey Yerinde Değil
Çatışma Sonrası Süreçte Adalet ve Geçmişle Yüzleşme Talepleri
Geçmişle yüzleşmede mağdurların, tanıkların, hayatta kalanların konumları nedir? Faillerin, sorumluların, seyirci kalanların, bilmeyenlerin -hele bilebilecekleri halde bilmeyenlerin- konumları nedir? Hafıza, yas tutma, bağışlama, hınç ve küskünlük, siyasal dostluk, nasıl işler bu yüzleşmede? Yüzleşme, bağışlama, helalleşme nasıl mümkün olur? Bütün bu soruların cevabını, teorinin ve dünya tecrübesinin birikimlerinin sağlamasını Muş’ta, Bitlis’te, Van’da, Hakkari’de, Şırnak’ta, Mardin’de, Batman’da, Diyarbakır’da yapan bir çalışma.
Patron Baba ve İşçileri
İşçi Sınıfı, Köylülük ve Paternalizm
Hasan Güler, Çan’daki Çanakkale Seramik fabrikası örneğinde, Türkiye’de sanayi ve sınıf ilişkilerindeki paternalizmin canlı bir resmini çiziyor. Çan’ın nasıl Amerikanvari bir “şirket kasabasına” dönüştüğünün hikâyesini anlatıyor.
Hacı Bektaş Veli'nin Evlatları
“Yol”un Mürşitleri: Ulusoy Ailesi
Hacı Bektaş Veli’nin Evlatları, Ulusoy ailesinin kan bağı ile elde ettiği kutsal otoriteyi, taliplerle kurulan ilişkileri, ailenin içinde yaşanan dönüşümleri, mürşitlerin değişen toplumsal rollerini, Hacıbektaş ilçesi ve Ulusoy ailesi arasındaki dinamikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yaşanan kırılmalar boyunca ele alıyor.