Soğan Doğradığın Çıplak Eller
Pınar İlkiz, Soğan Doğradığın Çıplak Eller’de, hayatın farklı evrelerindeki insanların biraz tanıdık biraz tuhaf dünyalarına konuk ediyor bizi. Karşılıklı bir sohbet havasında, kimi zaman hüzünle kimi zaman da kahkahalar eşliğinde anlatıyor hikâyelerini.
Gidelim Buralardan Muhlis
Ali İpek, hepimizin aşina olduğu kaçıp gitme isteğini, bırakıp da gidememe ikilemini, yersiz yurtsuzluk hissini otantik üslubuyla anlatıyor. Gidelim Buralardan Muhlis, taşra ruhuyla daralmış bir aşk hikâyesi, yarı masalsı, şaşırtıcı bir kara-novella.
Şehrin Kara ÇocuklarıBadline
Yusuf Arslantaş, Şehrin Kara Çocukları – Badline’da bize başkentin arka sokaklarında hayatı yokluk içinde geçenlerin, kimsesizlerin, çocukların, kadınların hikâyelerini anlatıyor. Bazen Çinçin’deki, Yenidoğan’daki gecekonduların kasvet dolu karanlığına dalıyor, bazense yeraltının belalılarının cirit attığı sokaklarda tehlikeli bir gezintiye çıkıyor…
Korkuyu Beklerken
Oğuz Atay’ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okuru alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmaz. Kitaba adını veren hikayenin korkuyu beklerken kendini evine hapseden kahramanı, Atay’ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından.
Kendiyle Dost OlmakHayatı Nasıl Kolaylaştırır?
Kitapları dünyanın farklı ülkelerinde geniş okur kitleleriyle buluşan felsefeci ve araştırmacı Wilhelm Schmid Kendiyle Dost Olmak’ta, “Kendini sev” sloganıyla gitgide daha fazla sarmalandığımız günümüzde, kendimizle sağlıklı ve dostane bir ilişki kurmanın önemine vurgu yapıyor.
Radikalleşen Türkiye (1960–1980)
Radikalleşen Türkiye (1960-1980), Türkiye siyasetinin dinamiklerinin öncelikle devletin yapısal mantığının bir sonucu olduğu tespitinden hareketle, 1960-1980 aralığında radikal solun gelişimini ve Kürt hareketini devletin çeşitli dışlama stratejilerine verilmiş yanıtlar olduğunu göstererek, hem o döneme hem 1980 sonrasına keskin bir ışık tutuyor.
Fareler ve İnsanlar
Fareler ve İnsanlar, Büyük Bunalım döneminin binbir zorluğuyla mücadele eden tarım işçilerine doğrultulan bir dürbün, uzakları göz önüne getiren çarpıcı bir novella.
Uçmak İsteyen Kedi
Hayalperest bir kediyle hayallerin değerini bilen yaşlı bir kadının dostluklarını anlatan sımsıcak bir hikâye.
Taşların Anlattığı
Taşların Anlattığı, bir ailenin Fransa’nın ücra bir köyündeki sessiz sakin hayatının ansızın nasıl dönüştüğünü anlatan dokunaklı bir kitap.
Roko ile Konuşmalar
Sekiz yaşındaki Nisa ile bir gün pencerede beliriveren sıra dışı arkadaşı Roko’dan kâh peynir simit kâh reçelli ekmek
eşliğinde samimi ve eğlenceli sohbetler.
Ortadan Üçe
Pınar İlkiz, Ortadan Üçe’de, anneler ve kızları arasındaki tatlı didişmeleri, babalarının âşık olup da kavuşamadığı kadınların adlarını alan kız çocuklarını, hayallerinin çok uzağına düşen gençleri, acıyı ustura yapıp dünya ile bağını kesen delileri, evlilik hayatından bunalmış eşleri ve soğan kokan mutfaklarından dedikodular taşan haneleri anlatıyor.
Lucky
Sezgin Kaymaz’ın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Mistik olmayan, bir bakıma o “insan iyiliğini” cisimleştiren bir gerçeküstü fanteziye dayanıyor çoğunlukla romanlarının kurgusu. Lucky, Sezgin Kaymaz romanının bütün bu hasletlerinin hakkını veriyor. Yine çok iyi işlenmiş insan manzaraları sunuyor. Pek de “muteber” sayılmayan insanların iç dünyasını ve ilişkilerini gerçekçi ve eğlenceli bir muhabbetle aktarıyor. Yardımcı rollerde: Cinayet kariyerli bir özel şoför, kaknem kayınvalide, sinek kadar mide bulandırıcı bir kayınço...
Türkiye'de Toplum ve Siyaset
Mardin’in yerli ve yabancı dergilerde yayımlanmış makaleleri ve yazarla yapılmış söyleşilerin sistematik derlemesinin ilk cildi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan başlayarak sivil toplum, siyasal kültür ve sosyal yapıyı çeşitli altbaşlıklar halinde kapsamlı bir biçimde ele alıyor.
Sevinç Kuşları-1Deccal'in Hatırı
Sezgin Kaymaz, hem tiryakilerine alıştıkları lezzeti hep yeniden sunan, hem de hep yeni sulara açılan bir yazar. Tekinsizliğin, şiddetin, “kötülüğün”, olağanüstünün ve gündeliğin içinden hep sevinç kuşlarını havalandıran bir yazar, aynı zamanda…
Deccal’in Hatırı’nda sevinç kuşları, koma halinin, manyak doktorların, mafyacıların, polisçilik oynayan polislerin, lubunyaların, haris rantiyelerin ve tabii her zaman olduğu gibi, garibanların arasından havalanıyor.
İkili İlişkilerde Duygusal ManipülasyonNarsist Bir Partnerle Yüzleşmek
Basit küçük manipülasyonlar çiftlerin gündelik hayatlarının bir parçası olsa da, “narsistik sapkınlık” biçimini aldığında önemli bir soruna dönüşür. Narsist partner kendi iktidarını yerleştirmek ve eşini kendi istediği kişiliğe büründürmek için baştan çıkartıcı, kurnazca yollara başvurur. Avının kanını sonuna kadar emerek kendisinde eksik olanı çekip alır ve böylece kendisini tamamlar. Günümüzde gitgide daha sık rastlanan bir ilişki modeli haline gelen narsistik manipülasyon ilişkileri bu kitabın konusunu oluşturuyor.
Seni Görmem İmkânsız
Ayşe Burçak, yıllara yayılan yarım kalmış bir aşkın izini sürerken, 1990’larda doğmuş bir kadın ve bir erkeğin büyüme hikâyesini anlatıyor. Seni Görmem İmkânsız, modern zamanın ruhunu yakalayan bir roman... Gençlik aptallıkları,kalp kırıklıkları, özgüvensizlikler yüzünden örülen duvarlar ve kaçırılan fırsatlar...
Benim Rüyalarım Hep Çıkar
Umay’dan nefes isteyenler, büyü yazılı bez bebekler, musibetlere karşı yakılan tütsüler, gerçeğe karışan rüyalar, dünyayı daha güzel bir yere dönüştüren kehribarlar, adaklar, muskalar, dualar, beddualar… Benim Rüyalarım Hep Çıkar, kendinden efsunlu öykülerin kitabı.
Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i
Bir buçuk yüzyıldan fazla zaman önce yayımlanmış bu eserde Marx, 19. yüzyıl ortası Fransası’ndaki sınıf mücadelelerini ve bu politik mücadelelerin bir hükümet darbesiyle sonuçlanışını tahlil eder. Bir toplumu vesayet altına alırken, vasat bir adamın “imparator” pelerini kuşanmasını sağlayan bir darbedir bu.
Moskova-Ankara-Londra Üçgenindeİştirakiyuncular, Komünistler ve Paşa Hazretleri
Topu topu bir yıllık bir zaman dilimi: 1920 ilkbaharından, 1921 ilkbaharına kadar... Bu kısa sürede, bu dar zamanda, “Yeni Türkiye”nin iç politik sahnesi, Londra’nın ve Moskova’nın etkileri altında nasıl biçimlendi? Emel Akal’ın kılı kırk yaran araştırması bu soruya ışık tutuyor.
1 Mayıs Mahallesi1980 Öncesi Toplumsal Mücadeleler ve Kent
Toplumsal hafızada “12 Eylül 1980 öncesi”nin simgelerinden biridir 1 Mayıs Mahallesi. O yılları devlet otoritesinin acze düştüğü bir terör ve kaos dönemi olarak görenler için, bu olumsuzluğun simgesi. 1960-1980 döneminin siyasal ve toplumsal hareketliliğinde devrimci bir durumun alâmetlerini görenler için ise, bu umudun simgelerinden biri.
Daha İyi misin?
Daha İyi misin?, bir savaştan kaçanların, yalnız kalmış ve tüm zamanını sıkıntıyla geçirenlerin, gidenlerin ardından çaresizce bakanların, mücadeleye omuz verenlerin, plazalarının tekdüzeliği içinde kendini var etmeye çalışanların derdine ortak olan öykülere ev sahipliği yapıyor…
Yeni Türkiye’nin RuhuHınç, Tahakküm, Muhtaçlaştırma
Yeni Türkiye’nin Ruhu, tam da bu ihtiyacı tespit eden, “hınç, tahakküm, muhtaçlaştırma” stratejilerinin nasıl işlediğini titizlikle ele alan, Yeni Türkiye’de “yeni” olanı kavramaya aday, kıymetli ve eşsiz bir inceleme.
Cihan Harbi'ni Yaşamak ve HatırlamakOsmanlı Askerlerinin Cephe Hatıraları ve Türkiye'de Birinci Dünya Savaşı Hafızası
Mehmet Beşikçi, Cihan Harbi’ni Yaşamak ve Hatırlamak’ta Birinci Dünya Savaşı tecrübesini askerlere ait otobiyografik kaynaklar üzerinden inceliyor. Cihan Harbi tecrübesi ve askerlerin bu tecrübeyi hatırlama biçimiyle, Türkiye’deki sorunlu resmî ve kolektif Birinci Dünya Savaşı hafızası arasında organik bir ilişki olduğu tespitini yapan kitap, bu ilişkinin analizi için askerî tarihle hafıza çalışmaları alanlarını harmanlayan bir perspektif sunuyor.
Türkiye'de Yahudi OlmakBir Deneyim Sözlüğü
Türkiye’de Yahudi Olmak: Bir Deneyim Sözlüğü Türkiye’de Yahudi olmanın yerleşik ve egemen anlamlarını sorgularken bir yandan da kelimeler, kavramlar, anlar, anılar ve anekdotlarla bu hali anlamlandırmayı amaçlıyor.
