Stepançikovo Köyü ve Sakinleri
Dostoyevski’nin Sibirya döneminde kaleme aldığı Stepançikovo Köyü ve Sakinleri yazarın gizli kalmış güldürü yeteneğini gözler önüne seren, gerilimli ve esprili bir taşra hikâyesidir.
Dalgalar
Birçok okuru tarafından Virginia Woolf’un başyapıtı olarak kabul edilen Dalgalar, modernist edebiyatın en yoğun ve şiirsel romanlarından biri.
Deniz Feneri
Deniz Feneri, Virginia Woolf’un geçmişin bellekte bıraktığı kalıcı izleri eşine az rastlanır bir yoğunlukla sergileyen en başarılı romanlarından biri.
Nefha
Sezgin Kaymaz, şeytanın “diyalektiğini” anlatıyor.
Ve meleklerin dramını – zira cennette de hayat zor! Bu aynı zamanda insanın kibriyle, hevesleriyle, kabiliyetleriyle, acizlikleriyle yaşadığı git gellerin, iniş çıkışların, şaşkınlıkların hikâyesi. Neticede, bilinmezliğin hikâyesi.
İnsanlığın Yıldızının Parladığı AnlarOn Dört Tarihsel Minyatür
Stefan Zweig, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar’da on dört tarihsel, kısa anlatı üzerinden insanlık tarihinin gidişatını neredeyse bütünüyle değiştiren, şekillendiren “an”lara, durumlara/hallere/kişilere odaklanıyor. Her zamanki ustalığıyla okurunu keyifli, sürükleyici, düşündürücü, zaman zaman iç burkucu bir yolculuğa çıkaran Zweig, tarihin heyecan verici dönüm noktalarını başka gözlerle görmemizi sağlıyor.
Küçük Meseleler
Güzin Yalın, günlük koşturmalarımız içinde bizi sürekli tökezleten ufak tefek taşları anlatıyor Küçük Meseleler’de. Bazen mideyi bozan bir yemek, bazen içinde kötü şeyler görünen bir kahve falı, bazen hiçbir sebep yokken tersinden kalktığımız bir sabah, bazen de sebepsiz yere ortaya çıkıp aklımızın bir köşesine kıymık gibi batan o düşünceler... Hissettiklerimiz ve çoğu kez onlar yüzünden sıkışıp kaldığımız dört duvarlar...
Ayı
Nobelli yazar William Faulkner Ayı’da, insanların kendi varoluşlarını sürdürmek uğruna doğayla kurdukları netameli ilişkiyi ele alıyor.
Demiryolu Çocukları
Edith Nesbit, hayatın tüm zorluklarına göğüs gererken çevrelerini de dönüştüren üç kardeşin hikâyesini anlatıyor
Demiryolu Çocukları’nda.
MartıOYUNLAR • CİLT 1
Modern tiyatronun kurucularından Anton Çehov’un dört büyük oyunundan biri kabul edilen Martı’da büyük yazarın usta işi oyunlarından yapılmış bir seçkiye yer veriyoruz.
Mercan AdasıBir Büyük Okyanus Hikâyesi
Mercan Adası, bir serüven hikâyesi anlatmanın yanında Viktorya dönemindeki kolonyal sistemi ve Hıristiyanlığın yayılışını da ele alan bir başyapıt.
Altı Kişi Yazarını ArıyorOyunlar
Altı Kişi Yazarını Arıyor, modern tiyatronun öncü isimlerinden, Nobel ödüllü Luigi Pirandello’nun unutulmaz oyunlarından yapılmış bir seçki. İtalyan halk geleneğine ait öğeleri doğaçlama anlatım tarzıyla işleyen, çağdaş tiyatroya özgü teknikleri yaratıcı sahne düzenlemeleriyle buluşturan Pirandello deneysel ve özgün tarzıyla tiyatroya yeni bir soluk getirmiştir.
Ölü Reşat
Aslı Tohumcu, Ölü Reşat’ta, Bursa’nın Kiremitçi Mahallesi’nde yaşanan akıllara durgunluk veren bir hadiseyi, bir adamın büyüme hikâyesine dönüştürüyor.
Alba Şehrinin Yirmi Üç Günü
Alba Şehrinin Yirmi Üç Günü, İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalyan direnişçilerini ve savaş sonrasının taşra hayatını yalın bir gerçekçilikle anlatan on iki öyküden oluşuyor.
Eğer Ben Kâbil İsem
Emre Taş, Tuna kıyısındaki küçük bir kasabada başlayıp büyüyen bir hikâye anlatıyor. Şeyh Bedreddin İsyanı’na katılanların soyundan gelen bir kadı, onun babasının müridi Sevindik Bey, bu beyin akıncı oğulları, geçimsiz torunları... Kanunları, fetvaları, bazen şaşaası, bazen akla hayale sığmayacak küçük hesaplarıyla Osmanlı...
Bir Şeyim Yok Anne, Ben İyiyim
Hüseyin Kıyar, Bir Şeyim Yok Anne, Ben İyiyim’de bir adamın annesine duyduğu sevgiyle dolup taşan iç dünyasına götürüyor bizi. Hüzünlü ama kahkahası bol bir anne-oğul hikâyesi anlatıyor.
Huckleberry Finn'in Maceraları
Mark Twain doğup büyüdüğü Amerikan taşrasından, Mississippi Nehri’nin kıyısından yola çıkarak bir ülke panoraması yaratıyor Huckleberry Finn’in Maceraları'nda.
Çocuklar ve Canavarları
Merhametle hiddet, affetmekle kin gütmek, sevgiyle nefret arasındaki çizgiyi şeffaflaştıran; yazmak ve yazmanın dönüştürücü gücü üzerine düşündüren, sarsıcı bir roman…
Yarım
Ethem Baran, Yarım’da, bir sınır şehrinin uzaklığında kaybolan bir yazarın, aradığı roman kahramanıyla karşılaşmasının şaşırtıcı hikâyesini anlatırken, okuru beklenmedik bir sona hazırlıyor.
Türkçe Dublajlı İtalyan Filmleri Gibiyiz
Giray Kemer, denizi, zeytini, zambakları, harnupların rayihasına karışan eskimiş balata kokusunu ve haksızlıkları, kanunsuzlukları, sınıf atlama merakını anlatıyor. İkinci Dünya Savaşı hikâyelerini, tankları, kitapları, şiirleri, şarkıları, bazen kederle bazen neşeyle tokuşturulan kadeh seslerini ve memleketin belki de en güzel coğrafyasını kendine fon yapıyor...
Sessizlik Tarihinden Günler
Norveç’in sakin bir bölgesinde, savaştan on yıllar sonra, orta sınıftan bir ailenin huzur içinde geçmesi beklenen emeklilik yılları tuhaf bir olayla sarsılıyor. Acı dolu geçmiş, artık yaşlanmaya başlayan çiftin hayatına aniden geri dönüyor. Simon’un sessizliğe bürünmesiyle, Eva hem ortak anılarına hem de eşinin savaş sırasında yaşadıklarına doğru bir yolculuğa çıkıyor.
Ah Struga!
Sırrı Özbek, Ah Struga!’da, zorbalığa karşı kendi olmanın, savaşa karşı barışın, güce karşı dayanışmanın önemini gösteren bir hikâye anlatırken, acıyla yoğrulmuş bir coğrafyanın da sesi oluyor.
Silinmiş Sahneler
Hakan Bıçakcı’dan Silinmiş Sahneler. Bugün burada yaşamanın, sürekli haberdar olmanın, her şeyi görmenin, hiçbir şey yapmamanın yorgunluğu.
Pippin IV'ün Kısa Süren Saltanatı
Pippin IV’ün Kısa Süren Saltanatı iktidar hırsını ve yönetimdeki bozuklukları ince bir mizahla eleştiren, eşine az rastlanır bir politik roman.
Poynton'daki Ganimetler
Üç kadının zayıf iradeli bir erkekle ilişkileri ışığında hayata ve sanata dair derin gözlemler içeren Poynton’daki Ganimetler romanla tiyatroyu buluşturan anlatım tekniğiyle edebiyat tarihinde müstesna bir eser.
