Tekrar Baskılar

Belki Bir Gün Uçarız

Belki Bir Gün Uçarız, yeknesaklığa celalleniyor, huzursuz, şedit ve enerjik... Yeni bir yazarın ilk kitabı... Aylin Balboa, deşeliyor, haykırıyor, söyleniyor... Şah damarı atıyor tıp tıp, sokak taşıyor yanında.

"Gürbüz ve Yavuz Evlatlar"
Erken Cumhuriyet'te Beden Terbiyesi ve Spor

Günümüzde eğlence endüstrisinin dev bir kolu olarak öne çıkan spor, 20. yüzyıl ortalarına kadar, ağırlıklı olarak başka bir işleve sahipti. Biyo-politika işleviydi bu; modern devletin nüfusu ve hayatı yönetme projesinin bir boyutuydu. Elinizdeki kitap, Türkiye’de ‘Erken Cumhuriyet’ döneminde bu politikanın nasıl işlediğini inceliyor. Yeni Türkiye devletinin beden terbiyesi ve spora yüklediği işlevleri ortaya koyuyor: Sosyal devletin gelişmesinin bir boyutu... Nüfus ve sağlık politikalarının bir parçası... Öjenik hedefler (ırk hıfzıssıhhası)... Bir sosyal disiplin yöntemi... Toplumun militaristleştirilmesinin bir aracı...

Devletin İşçisi Olmak
Nazilli Basma Fabrikası'nda İşçi Sınıfı Dinamikleri

Aslıhan Aykaç, Devletin İşçisi Olmak-Nazilli Basma Fabrikası’nda İşçi Sınıfı Dinamikleri’nde, kalkınma çabalarını içeren dönemi tüm dünyadaki gelişmelerle paralel biçimde inceliyor. Özellikle işçi sınıfı oluşumunu mercek altına alıyor; sınıf ilişkilerini devlet müdahaleleriyle birlikte düşünerek değerlendiriyor.

Kreçetovka İstasyonu'nda Bir Olay / Matriyona'nın Evi

Kreçetovka İstasyonu’nda Bir Olay ve Matriyona’nın Evi Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Aleksandr Soljenitsin’in savaşın birleştirdiği hayatlara dair iki çarpıcı novellası.

Osmanlı Bürokrasisi ve Modernleşme

Osmanlı Devleti’nin klasik bürokratik yapısı, modernleşme sürecinin etkisiyle 19. yüzyılda köklü bir değişim geçirmişti. Daha önce yayınladığımız Para Pul Oldu: Osmanlı’da Kâğıt Para, Maliye ve Toplum adlı kitabıyla bankacılık ve finans tarihi yarışmasında birincilik ödülü kazanan Ali Akyıldız, Osmanlı Bürokrasisi ve Modernleşme’de derlenen yazılarında 19. yüzyıl boyunca Osmanlı bürokrasisinde yaşanan merkezîleşme, genişleme ve reform sürecini ayrıntılarıyla ele alıyor.

Sanayi Devrimi Çağında
Osmanlı İmalat Sektörü

Hem ülkemizde hem de ülkesinde Osmanlı ve Ortadoğu tarihi üzerine yaptığı araştırmalarıyla tanınan Amerikalı bilimadamı Donald Quataert’ten yine ilginç ve önemli bir çalışma. Quataert bu araştırmasıyla, bugüne dek doğruluğu tartışılmayan, Sanayi Devrimi sonrasında gelişen koşullara ayak uyduramayan Osmanlı sanayiinin çöktüğü tezini çürütüyor.

Estetiğin Huzursuzluğu
Sanat Rejimi ve Politika

Rancière, günümüzün en özgün siyaset ve sanat kuramcılarından. Her iki alanda da ufuk açıcı ve ezber bozucu kuramlar geliştirmesinin yanı sıra, bu iki alanı daima birbirleriyle ilişkileri içinde ele alıyor. Çünkü ona göre sanat ve siyaset, birbirleriyle “arızî” olarak temas eden, iki sabit ve ayrı gerçeklik değil.

Bu Hikâye Senden Uzun Osman

Aylin Balboa’nın kendine has kaleminden, bir kadının kendi kendini tamir etmesinin hikâyesi.

Freud ve Lacan
Oidipus Karmaşası, Narsisizm, Arzu, Zevk

Freud ve Lacan, hem psikanalizin kavramlarına yaklaşmak, hem arzu, zevk gibi gündelik kavramlara psikanalizin ışığını tutmak hem de “kendi olma”nın ne demek olduğunu düşünmek için harika bir rehber.

Bitmeyen Kavga

Bitmeyen Kavga, işçilerin gündelik yaşamına odaklanan romanlarıyla benzersiz bir edebiyat evreni oluşturan Steinbeck’ten, cesaret ve ilham veren bir roman.

Gazap Üzümleri

Gazap Üzümleri, bir toplumsal krizin etkilerinin epik bir anlatıyla gerçek bir sanat eserine dönüşmesinin Amerikan edebiyatındaki en güzel örneği.

Rüyada Uyanmak
Bilinçdışı ve Rüya

Ne metafizik ya da mistik bir varlık alanıdır bilinçdışı, ne de "hayvani bir doğa"yı çağrıştıran içgüdüsel mahiyettedir. "Bir dil gibi yapılanmıştır" çünkü. Dahası, hem bilinçdışı hem dil aynı kökene sahiptir. Karşılıklı bir bağımlılık içinde birbirlerini baştan varsayarlar. (...) Öznenin bastırdığı şeydir bilinçdışı; ancak sürekli olarak rüyalarda, semptomlarda, dil sürçmelerinde ve başarısız eylemlerde kendini açığa vurur, "dile getirir".

Dünya Tarihinde Kadınlar
1450'den Günümüze

Dünya Tarihinde Kadınlar, Çin’den Rusya’ya, Afrika’dan Asya’ya, kabile yaşamından modernizme, Sanayi Devrimi’nden kurtuluş mücadelelerine, kıtaları ve çağları aşıyor, tarihi kadınların gözünden okumak isteyenler için eleştirel bir pencere sunuyor.

Vazgeçemediklerinin Toplamıdır İnsan
Yas, Melankoli, Depresyon

Erdoğan Özmen, duygularla aklın, duygularla politikanın iki alakasız küre olmadığını gösteriyor bu kitabında da. Başta yas ve melankoli olmak üzere, duygu durumlarımız üzerine düşünüyor. Gayet yalın, kötülük ve iyilik üzerine düşünüyor aslında.

Yaban

Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.

Avangard Kuramı
Genişletilmiş Baskı

Bürger, iki dünya savaşı arasında tırmanan, dada, sürrealizm gibi avangard girişimler ve kışkırttıkları kuramsal polemikler ışığında, avangardın toplumsal, tarihsel suretini çıkarır.

Gece Kelebeği
Perperık-a Söe

Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri, 1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck’in Gazap Üzümleri romanı; ikincisi, dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier’in İsveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe.

Okuyucu

Okuyucu, İkinci Dünya Savaşı ertesinde, on beşindeki lise öğrencisi Michael Berg ile otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz arasındaki tutkulu aşk üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor.

Seks Olmayınca
Yeniden Başlama Sanatı Üzerine

Felsefeci Wilhelm Schmid Seks Olmayınca’da cinselliğin yer almadığı bir hayatın yarattığı eksiklikler kadar vaat ettiği imkânları da masaya yatırıyor. Tensel yakınlığın tatminkâr bir hayat sürmedeki inkâr edilemez payını teslim ederken, sükûnetle diğer seçenekleri de tartışıyor. Ve seks yoksunluğu çekenlere, bu hassas sanatı geri kazanmanın yolları üzerine cesaretlendirici tavsiyelerde bulunuyor.

Tasarım ve Suç
müze - mimarlık - tasarım

Hal Foster Tasarım ve Suç’ta mimarlık ile tasarımın, sanat ile eleştirinin çağdaş kültür içindeki yerini tartışıyor. İlk bölümde, piyasa ile kültürün giderek nasıl kaynaştığını inceliyor. Gündelik hayatın her anına sızan tasarım kültürünün, kimlikleri markalara endekslemesi üzerinde duruyor.

Sessizliğe Hayranlık

Sessizliğe Hayranlık, etnisite, ırk, cinsiyet ve ulus meselelerini çokkatmanlı bir anlatıyla ele alan bir başyapıt.

Sevgisiz Anneler
Yetişkin Kızlar İçin İyileştirici Bir Rehber

Deneyimli psikoterapist Susan Forward, Sevgisiz Anneler’de kırk yıllık klinik çalışmaya ve terapi birikimine dayanarak çocuk yaştan itibaren annelerinin sözlü, duygusal veya fiziksel şiddetine uğramış kadınların elinden tutuyor. Bu yaralı yetişkin kızlara şefkatle seslenerek, acı anılarla yüklü geçmişin suçluluk ve korkularından kurtulup yeni bir benlik inşa etmeleri için somut ve etkin önerilerde bulunuyor.

Korkuyu Beklerken

Oğuz Atay’ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okuru alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmaz. Kitaba adını veren hikayenin korkuyu beklerken kendini evine hapseden kahramanı, Atay’ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından.

Bizim Büyük Çaresizliğimiz

İki yakın arkadaşın aynı kadına âşık olması ve kahvaltıda peynirin üzerine reçel sürebilme iştahı.