Haziran 2026 Tarihinde Tekrar Baskılar

Sosyalizmin Definesini Aramak
Ernst Bloch ve Hikmet Kıvılcımlı'da Sosyalizm, Din, Kültür ve Gelenek

Sosyalizmin Definesini Aramak, dünyada ve Türkiye’de sosyalizmin iki sıra dışı, hatta kimilerince “sapkın” sayılan düşünürünün yollarını kavuşturuyor: Ernst Bloch ve Dr. Hikmet Kıvılcımlı. Farkı coğrafyalarda, farklı şartlarda yetişmiş ve yaşamış iki düşünür bir noktada ortaktırlar: Dinde, geçmiş tarihsel tecrübelerde, geleneklerde ve kadim anlatılarda kazı yaparak, sosyal devrimin, sosyalizmin derin köklerini ararlar.

Radikalleşen Türkiye (1960–1980)

Radikalleşen Türkiye (1960-1980), Türkiye siyasetinin dinamiklerinin öncelikle devletin yapısal mantığının bir sonucu olduğu tespitinden hareketle, 1960-1980 aralığında radikal solun gelişimini ve Kürt hareketini devletin çeşitli dışlama stratejilerine verilmiş yanıtlar olduğunu göstererek, hem o döneme hem 1980 sonrasına keskin bir ışık tutuyor.

Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri

Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep “ülkemizde” geçiyor Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler...

Paris’ten Modernlik Tercümeleri
Académie Julian'da İmparatorluk ve Cumhuriyet Öğrencileri

Sarayın ve kilisenin kalesi Fransız Akademisi, 19. yüzyılda yaşanan modernleşme karşısında sarsılmaya başlar. Bu süreçte ortaya çıkan, dünyaya açık, liberal zihniyetli özel akademiler, millî ve resmî Paris Güzel Sanatlar Okulu’nun katı lonca disiplinine ve dogmalara dayalı eğitimine meydan okur.

Tatar Çölü

İtalyan edebiyatının köşe taşlarından Dino Buzzati’nin ilk romanı olan Tatar Çölü, modernist edebiyata yapılmış en önemli katkılardan biri.

Bu Hikâye Senden Uzun Osman

Aylin Balboa’nın kendine has kaleminden, bir kadının kendi kendini tamir etmesinin hikâyesi.

Bakele

Sezgin Kaymaz, bu kitaptaki kısa hikâyelerinde hasretin, muhabbetin peşinden gidiyor: Darlığın yokluğun kıtlığın içinden, en beklenmeyecek yerde insaniyet cevheri buluyor, tozunu silkip uzatıyor bize.

Aramızdaki En Kısa Mesafe

Bir çocuğun gözünden aile: Aynı soyadının önünde toplanmış beş kişi.

Coşkuyla Ölmek

“Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. Tanrı’nın da yaptığı bu muydu?"

Kumdan Yürek

Kumdan Yürek, Shakespeareyen bir sırrın etrafında örülmüş unutulmaz bir roman.

Cennet Çayırları

Cennet Çayırları, sıradan yaşamların ve kişisel trajedilerin nasıl dönüştüğünü, birbirine eklendiğini gerçekçi biçimde anlatarak toplum kavramının temellerine ayna tutuyor.

Taşların Anlattığı

Taşların Anlattığı, bir ailenin Fransa’nın ücra bir köyündeki sessiz sakin hayatının ansızın nasıl dönüştüğünü anlatan dokunaklı bir kitap.

Geçmişle Diyaloglar
Arkeolojiyi Yeniden Düşünmek

Arkeoloji, geçmişi çoğu zaman sessiz, tamamlanmış ve nesnel bir alan olarak sunar. Oysa geçmiş, bugünün bilgi rejimleri, siyasal tercihleri ve etik sınırları içinde tekrar tekrar oluşturulur. Geçmişle Diyaloglar-Arkeolojiyi Yeniden Düşünmek’te Güneş Duru, arkeolojiyi tam da geçmişle kurulan bu karmaşık ilişkinin düşünsel ve politik bir pratiği olarak ele alıyor.

Milliyetçi Muhafazakâr Neslin Çatısı
İlim Yayma Cemiyeti (1951-1981)

İslâmi muhafazakâr dalganın 1980 Darbesi’nden sonra görünürleşmesi, İslâm’ın Türkiye siyasal hayatında 1980 sonrası bir olguymuş gibi anlaşılmasında büyük pay sahibidir. Ancak bir uyanışı veya dalgayı anlamak onun örgütlenmesini, toplumsal tabanını, öne çıkan figürlerini ve düşünsel köklerini takip etmeyi gerektirir. Mehmet Güldal, Milliyetçi Muhafazakâr Neslin Çatısı: İlim Yayma Cemiyeti (1951-1981) kitabında bu takibi yapıyor. İlim Yayma Cemiyeti’nin ortaya çıkmasını mümkün kılan tarihsel kesiti tartışırken, dindar/muhafazakâr nesil yetiştirme idealinin, reaksiyoner modernist anlayışının, öncü ve öncül şahsiyetlerinin teferruatlı tahlilini yapıyor. Böylelikle cemiyetin milliyetçi muhafazakâr bir çatı hüviyetini tespit ediyor.

Dünyadan Son Gidişimiz

Gülhan Tuba Çelik, Dünyadan Son Gidişimiz'de bir ayağı çağımızın her yerde üstümüze boca edilen o parıltılı vitrinlerinin önünde, diğer ayağı arka sokakların tam göbeğinde duran öyküler anlatıyor. Kalabalık ve steril sitelerle, evlerin birbirinin üstüne devrildiği o tıklım tıklım mahallelerinin arasındaki birkaç adımın, basit ve fiziksel bir eylemin ötesinde taşıdığı anlamı deşiyor. Bazen sıradan bir nesnenin varlığının ya da yokluğunun, bazen bir anda kendimizi içinde bulduğumuz, önemsizmiş gibi görünen o duygunun nasıl başlı başına hayatın ta kendisi olduğunu fark ettiriyor.

Komünizm Gözünden Kemalizm
Türkiye'nin Dönüşümüne Sovyet Yaklaşımları

“Bu kitap, Türkiye’nin Batılılaşma modelinin Kemalizmin tarihyazımını güçlü bir şekilde şekillendirdiğini savunmanın yanı sıra, Kemalizme dair ‘Batılı olmayan’, konumuz bağlamında Sovyet pespektiflerinden yararlanarak, Cumhuriyet Türkiyesi ve onun tarihine dair anlayışımızı tartışmaya açıyor ve ona katkıda bulunuyor."

Cennetin Doğusu

Cennetin Doğusu, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli temsilcilerinden Steinbeck’in iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesini işlediği başyapıtı.

Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları
"Doli'yi Hatırlıyor musun?"

Doli bir delikanlı. Doli Akdeniz’li. Doli bir kedi. Hayrettin Amca, Dolores, Gizem, Paçavra, Çikin, Güzel Romedyos, Lale, Viyan, Adsız, Kılark ve diğer kedilerle ve biraz da insanlarla birlikte hayatın küçük, ama büyük sırlarını çözmeye çalışıyor. Elimizde Doli’nin günlüğü, arkamızda Kaş güneşi, önümüzde Akdeniz mavisi hayat detektifliğine doğru sessiz, sıcak ve mavi bir yolculuğa çıkıyoruz.

Salınmak
Hayattan Sevinç Duyma Sanatı

Wilhelm Schmid, Salınmak: Hayattan Sevinç Duyma Sanatı’nda, hayatın dayattığı yük ile kişinin güçlerini yeniden toplamasını sağlayan hafiflik arasında denge bulmayı öneriyor. Her şeyi akışta tutmaya çabalamak yerine, hem güzelliklerle hem gerilimlerle barışıklık içinde salınmanın yaşam sevincinin ön koşulu olduğunu örnekler eşliğinde tartışıyor.

Asilzade Yuvası

Eski bir Rus kır evinde ve etrafında gelişen olaylar ekseninde Rusya’nın soylu ve aydın kesiminin o topraklara özgü hayat tarzını ele alan Asilzade Yuvası, bireysel mutluluğun sınırlarını ve bu mutluluğun geçiciliğini masaya yatırıyor.

Eşyaların Patriyarkası
Dünya Kadınlara Neden Uymaz?

Rebekka Endler Eşyaların Patriyarkası’nda, içinde yaşadığımız maddi dünyaya hükmeden erkek egemen tasarımın izini sürüyor: Sadece ofis mobilyaları ya da kot pantolon gibi günlük eşyaların değil, kamusal alanı oluşturan mimari, altyapı ve ulaşım düzenlemelerinin de, hatta Batı tıbbında uygulanan teşhis ve tedavi yöntemlerinin bile erkeklere göre belirlendiğini gösteriyor.

Eylembilim

Eylembilim, başlığı gibi, Oğuz Atay’a özgü ironinin bütün inceliklerini taşıyor.

Mıstık, seni anlamıyoruz!
Noktalama İşaretlerinin Öyküsü

Mıstık’ın kelimeleri, kağıdın üstünde yan yana dizilince anlaşılmaz oluyor. Sanki ya bir şeyler eksik ya da bir şeyler fazla. Yanlış olan ne acaba?

Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm

Foucault’nun, bu kitapta derlediğimiz Manet ve Velázquez üzerine incelemeleri, estetik düşüncenin köşetaşları olmakla kalmıyor, bu iki ressamın zamanlarındaki dünya görüşünü de aydınlatıyor