Bizum Rize
Karadeniz’in doğu ucunda, yüzölçümü ve nüfusu küçük fakat memleketteki etkisi büyük bir diyar: Rize. Bizum Rize’de, Rizeliler, Rize’nin değişik yüzlerini anlatıyor. Rize ve Rizeliler hakkındaki klişelerin de ötesine geçerek...
Tuhaf, Saçma, Neyse...İçeriden Dışarıya Bakmak
Çiğdem Mater Nisan 2022’de, işlemediği bir suç, çekmediği bir film, katılmadığı bir toplantı gerekçe gösterilerek, Gezi Davası’nda on sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapishanenin monoton yaşamını okuyarak ve yazarak kırmaya çalışan Mater’in Tuhaf, Saçma, Neyse... İçeriden Dışarıya Bakmak’ta hapishanede yazdığı, bir kısmı yayımlanmış yazıları ve kendisiyle yapılan bir söyleşi yer alıyor.
Öyküleriyle Türküler
Folklor araştırmacısı ve deneyimli radyo prodüktörü Yaşar Özürküt, Öyküleriyle Türküler’de kimi nispeten yakın zamanın gerçeklerine dayanan, kimi asırlar öncesinin efsanelerinden kaynaklanan türkülerin özüne iniyor: “Karadır Kaşların” türküsünün ardında yatan gerçek ne? “Ormancı” türküsünün kahramanı olayı nasıl anlatıyor? “Çökertme”de Halil, kaymakamla neden düşman oldu? Çarşamba’yı sel nasıl aldı? Gesi bağlarında dolanan kimdi?
Özürküt, yıllarını verdiği araştırmaların neticesinde birçok farklı kaynaktan, halkın yaşayan hafızasından ve hatta bizzat türkülerin kahramanlarıyla görüşerek damıttığı bilgilerle okuru türkülerin kökenine, o ilk yakıldıkları anlara götürüyor. Üstelik kitapta yer alan karekodlarla bir yandan da ezgileri dinleme deneyimiyle...
Koruyan El
Siyasî polisiye ustası Schorlau, bu defa, Almanya devletinin gizli servisleri ve neonaziler arasındaki “derin” ilişkilere dair ürpertici şüphelerin izini sürüyor.
Kavuran Soğuk
Afganistan’daki “terörle savaş”tan dönen bir Alman askeri, ağır travmalarıyla, tehlikeli işlere girmiş olabilir mi? Schorlau’dan yine cesur bir siyasî polisiye.
Cumhuriyet'i FotoğraflamakErken Cumhuriyet Dönemi Fotoğraf Sanatı
“Cumhuriyet kendini nasıl görünür kıldı?” sorusunun peşine düşen İsmet Meltem Çetinkök Afşar, Cumhuriyet’i Fotoğraflamak’ta yeni bir devletin kuruluş sürecinde, Cumhuriyet ideallerinin ve anlatısının oluşturulmasında fotoğrafın üstlendiği rolü ele alıyor. Bunu yaparken fotoğrafın nasıl araçsallaştırıldığı konusuna geniş bir perspektiften bakarak bellek ve ideoloji kavramlarını kültür, sanat ve kitle iletişimiyle ilişkileri çerçevesinde değerlendiriyor.
Kaygılarımızın Kışı
Kaygılarımızın Kışı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi John Steinbeck’in insanın ahlâkla hırs arasındaki savaşını anlattığı ustalıkla örülmüş eseri.
Komünizmle Mücadele DernekleriTürk Sağında Antikomünizmin İnşası
Ertuğrul Meşe, sebatla ve titizlikle, hem antikomünist tahayyülü hem de bunun ete kemiğe bürünmüş halini ele aldığı Komünizmle Mücadele Dernekleri: Türk Sağında Antikomünizmin İnşası adlı bu kitabında, bir yandan antikomünizmin Türk sağı içerisinde nasıl kavrandığı ve inşa edildiğini ülke dışındaki gelişmeleri de göz ardı etmeden, tarihselleştirerek incelerken, öte yandan antikomünizmi başlı başına bir ideoloji olarak “din, vatan, millet, aile ve namus” gibi aslında “fetişleştirilen” kavramlar ve motivasyonlar etrafında tetkik ediyor.
Fareler ve İnsanlar
Fareler ve İnsanlar, Büyük Bunalım döneminin binbir zorluğuyla mücadele eden tarım işçilerine doğrultulan bir dürbün, uzakları göz önüne getiren çarpıcı bir novella.
Yeryüzünün Lanetlileri
1961’de, Cezayir Savaşı’nda sömürgeci şiddetin zincirlerinden boşandığı bir dönemde yayımlanan Yeryüzünün Lanetlileri, o günden beri sömürgecilik karşıtı mücadelenin başyapıtlarından biri oldu. Frantz Fanon’un, sömürgeleştirilmiş insanın yaşadığı travmayı inceleyen ve bir tür siyasal vasiyeti mahiyetindeki bu eseri, Üçüncü Dünya devrimi ütopyasına da ışık tutuyordu. Fransa’da ilk yayımlandığında birkaç kez yasaklanan bu kitap, günümüzde postkolonyal çalışmaların temel referans kitabı olmaya devam ediyor.
Cennetin Doğusu
Cennetin Doğusu, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli temsilcilerinden Steinbeck’in iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesini işlediği başyapıtı.
Yukarı Mahalle
Steinbeck’in Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri hikâyelerinden esinlenerek kurguladığı ve Monterey üçlemesinin ilk kitabı olan Yukarı Mahalle, Danny ve dostlarının nasıl bir araya gelip bilge bir topluluğa dönüştüğünün ve bu topluluğun başından geçen maceraların dokunaklı öyküsü.
Lagom
Gül Gölge, dışarıdan bakıldığında imrenilecek derecede sorunsuz hayatlar yaşıyorlarmış gibi görünen iki eski sevgilinin yıllar sonra beklenmedik bir iş görüşmesinde karşılaşmalarıyla başlayan uyanışlarını ve kendilerini özgürleştirme çabalarını anlatıyor. Bir yanda Deha, Itır; bir yanda onların birbirlerinden uzak kaldığı zamanlarında hayatlarına kattıkları Demir, Nevra ve diğerleri... Vazgeçişler, var sanılanın yok olduğunu hissedişler, boşluğa düşüşler, hüzünler...
Bu Hikâye Senden Uzun Osman
Aylin Balboa’nın kendine has kaleminden, bir kadının kendi kendini tamir etmesinin hikâyesi.
Yaban
Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.
Karanlık Zamanlarda İnsanlar
Karanlık Zamanlarda İnsanlar’da, Arendt’in Walter Benjamin, Bertolt Brecht, Hermann Broch, Isak Dinesen (Karen Blixen), Waldemar Gurian, Randall Jarrell, Karl Jaspers, Gotthold Ephraim Lessing, Rosa Luxemburg ve Angelo Giuseppe Roncalli hakkında denemeleri yer alıyor.
Millî Mücadelede İttihatçılık
Erik Jan Zürcher’in Millî Mücadelede İttihatçılık adlı kitabı, millî mücadelede İttihatçıların rolünün resmî tarihte yansıtıldığından çok daha önemli olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmasına İzmir suikasti davalarını çıkış noktası olarak alan Zürcher, 1926’da, yani İttihat ve Terakki Fırkası kendini feshettikten tam sekiz yıl sonra İttihatçıların neden hâlâ tehlikeli sayılarak siyasal bir temizlik hareketine girişildiğini sorguluyor.
İstanbul Gezi Rehberi
Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İstanbul, tarih boyunca içinden çeşitli medeniyetler geçen; Bizans, Osmanlı gibi büyük imparatorluklara başkentlik yapmış olağanüstü tarihî dokuya sahip bir kent.
Seni Görmem İmkânsız
Ayşe Burçak, yıllara yayılan yarım kalmış bir aşkın izini sürerken, 1990’larda doğmuş bir kadın ve bir erkeğin büyüme hikâyesini anlatıyor. Seni Görmem İmkânsız, modern zamanın ruhunu yakalayan bir roman... Gençlik aptallıkları,kalp kırıklıkları, özgüvensizlikler yüzünden örülen duvarlar ve kaçırılan fırsatlar...
Hafriyat
Osman Özarslan’ın Hafriyat adlı bu ilk romanında, kahramanlar cezbeyle çekilerek bir kara deliğin içine düşmüş gibi, zamansız ve mekânsız oradan oraya dolanırken küçük fısıltılar duyarlar, bu hayatı onlara miras bırakanların siluetlerini görürler, bir zamanlar bir anlamı vardıysa da artık ne anlama geldiği belli olmayan nesnelerle birlikte zamanın giderek büyüyen boşluğunda savrulurlar.
Maurice
Forster’ın ölümünden sonra yayımlanan romanı Maurice, bir gencin gerçek cinsel kimliğini keşfetme sürecini izliyor.
Drina Köprüsü
Bir ülkeyi ve insanlarını, onların üç yüz elli yıllık tarihine tanıklık eden bir köprünün dilinden anlatan olağanüstü bir roman. Nobelli yazar İvo Andriç, Drina Köprüsü’nde, isyanların, salgınların, savaşların ve doğal felaketlerin gölgesinde Balkanlar’ın tarihini, eski Bosna’yı, orada yaşayan halkların paylaştığı hayatı ve bu hayatın milliyetçilikler çağında nasıl değiştiğini anlatıyor.
Burası Radyo Şarampol
Burası Radyo Şarampol, hayatla başetmek için oyunlarına sarılan, yalnızlığını müzikle dindiren Filiz’in, Antalya/Şarampol Mahallesi’nden Berlin/Kreuzberg’e uzanan büyüme hikâyesi. İlk aşkın hiç unutulmayacak sarsıcılığı. Okul sıralarında ele inen cetvelin yakıcılığı. Radyonun ve arkadaşlığın efsunlu, sarıp sarmalayan dünyası...
İşgal Altında İstanbul 1918 -1923
İstanbul’un 1. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz, Fransız ve İtalyan kuvvetlerinin işgali altında geçirdiği yılların toplumsal ve siyasi panoraması... Kitabın odağında, bütün yönleriyle, İstanbul’da yürütülen direniş hareketi var. Sadece Türkleri içermeyen çok odaklı ve çok eksenli güçlü yapısıyla bu direniş hareketi, zamanında işgal güçlerince küçümsendiği gibi, Cumhuriyet döneminde de resmî tarih yazımınca dikkate alınmamıştır.
