Eylül 2012 Tarihinde Tekrar Baskılar
Siyasal ve Sosyal Bilimler
Şerif Mardin’in 1950’lerden beri sosyal bilimlere ilişkin olarak yazdığı makalelerin ve kitap eleştirilerinin derlemesi. Derlemede yönteme, metin analizine, ideolojik sembol tahliline, sosyolojik kavramlara v.b. dair, daha “teknik” özellikli metinler yeraldığı gibi Türkiye’nin siyasî ve toplumsal kültür yapısını yorumlayan eleştirel makaleler de var.
Türkiye'de Çizgi Roman
Çizgi romanın sanatsal varlığı artık yüz yılı aşmış bir tarihe sahip. Çoğu Batı ülkesinde çizgi romanın sanat olarak kendine özgülüğü tartışılmıyor bile, ama ülkemizde bu sanat kolu ucuz, okunup atılan, “yoz” ürünlerin kaynağı, az okumanın göstergelerinden biri sayılıyor.
Bakmak
Sevgi Soysal Bakmak’ı, Politika gazetesinde yayımlanan yazılarından derlemiş. 70’li yılların Ankarası gibi karanlık bir ortamda kaleme alınan bu yazılar, yurdunun sorunlarına duyarlı herkes için hâlâ kalıcı değerdedir.
Ortaçağ Avrupa'sının Ekonomik ve Sosyal Tarihi
Roma İmparatorluğu’nun sonundan onbeşinci yüzyılın ortalarına kadar, Avrupa’nın ekonomik ve sosyal değişiminin nedenlerini inceleyen Ortaçağ Avrupa’sının Ekonomik ve Sosyal Tarihi, artık klasikleşmiş kaynaklardan birisidir. Belçikalı tarihçi Henri Pirenne’in bu eseri çok kapsamlı bir Avrupa tarihi edisyonunun ağırlıklı parçalarından biridir.
Emeğin Tevekkülü
Konya’da İşçi-İşveren İlişkileri ve Dindarlık
Dindarlık, işçilerin ve patronların üretim sürecine bakışlarını ve karşılıklı konumlanmalarını nasıl etkiliyor? Dinsel sosyalleşme, emek sürecinde tahakküm ilişkilerine ve politik hegemonyaya elverişli bir zemin oluşturuyor mu? Yasin Durak’ın Konya Organize Sanayi Sitesi’ndeki işçi-işveren ilişkileri örneğinde yaptığı araştırma, bu temel sorular etrafında bir tartışma örüyor.
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi
Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonundan El Kaide’ye
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi önce baskıcı rejimin, ardından bu rejime karşı isyanın ve nihayet isyanın bastırılmasının aracı olan şiddeti, dinamikleri ve kökenleriyle; insanları silahlı mücadeleye ya da kendilerini feda etmeye iten sosyo-ekonomik nedenleriyle birlikte çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Oğuz Atay İçin
Bir Sempozyum
Türkçe edebiyatın en önemli yazarlarından biri olan Oğuz Atay, ölümünün 30. yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yapılan bir sempozyumla anıldı. Atay’ın, aynı zamanda Türk edebiyatının en sevilen, en geniş okur kesimine sahip yazarlarından biri oluşunu hareket noktası alan sempozyum, Oğuz Atay okurlarını bir araya getirdi, onları Atay’ın arkadaşlarıyla, Atay’ın eserleri üzerine yazılar yazmış eleştirmenlerle ve akademisyenlerle buluşturdu.
Türk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış
Berna Moran'a Armağan
Türkiye’deki üniversitelerin ve akademik hayatın en büyük eksikliklerinden biri olan, Türk edebiyatı bölümleri ile Batı edebiyatı bölümlerinin birbirini tanımaması ve birbirlerinden faydalanamaması zaafını ortadan kaldırma konusunda Berna Moran’ın attığı adımın önemli bir yeri vardır.
Bir Günbatımının Ayrıntıları
Orman Cini, Burada Rusça Konuşulur, Sesler, Kanat Çarpması, Tanrılar, Talihin İşi, Liman, İntikam, Lütuf, Bir Günbatımının Ayrıntıları, Fırtına, La Veneziana, Bachmann, Ejderha, Noel, Rusya’ya Hiç Gitmeyen Mektup, Kavga, Çorb’un Dönüşü, Berlin Rehber... TOPLU HİKAYELER1
Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu
Önce İttifak-ı Hamiyyet adlı gizli örgüt aracılığıyla, ardından Jön Türk bayrağı altında biçimlenen modern aydın hareketi, “Batılı” bir görünüme sahipti. Ancak bu görünüm, geleneksel Osmanlı dünya görüşü üzerinde temellenen sorularla ve İslamî kavramlar-aydınlanmacılık arasındaki sentez arayışlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu
Thompson’un yazdığı ve insan olmanın erdemleri kadar zaaflarını da sergilediği işçi sınıfının kendi kendini oluşturması tarihi, bugün tüm o canlılığıyla okunmayı hak eden uzun bir romandır aslında.
Kar
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır.
Yeni Hayat
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Orhan Pamuk’un coşkulu, lirik ve sihirli romanı Yeni Hayat bu sözlerle başlıyor. Okuduğu bir kitaptan sarsılarak etkilenen, sayfalardan neredeyse fışkıran ışığa bütün hayatını veren ve kitabın vaat ettiği yeni hayatın peşinden koşan genç bir kahramanın olağanüstü hikâyesi bu.
Cumhuriyet Döneminde
İstanbul Rum Patrikhanesi
Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca tabu addettiği konuların başında gelen azınlıklar konusu, özellikle doksanlı yıllarla birlikte Türkiyeli araştırmacıların gündeminde eskisine oranla daha ağırlıklı bir yere sahip oldu. Genelde hâkim konumda olan ve defansif/milliyetçi kaygılarla konuyu ele alıp, ideolojik bir karşı duruşu korumaya çalışanların yanısıra, yeni kaynaklara, yeni yaklaşımlara kapı açan araştırmalar da var.
İmparatorluklar
Eski Roma’dan ABD’ye Dünya Egemenliğinin Mantığı
– Profesör Münkler, yoksa siz bir emperyalist misiniz? – Hayır, ‘emperyalist’, fazlasıyla olumsuzluk yüklü bir kavram. Fakat kavrama binen ahlaki yük, soğukkanlı analizin önüne geçmemeli. Bunun için bu incelemede, imparatorluk kavramıyla bağlantılı olumsuz önyargıları bir kenara bırakarak işe başladım. Herfried Münkler, 2005’te Almanya’da yayımlanan bir gazete mülakatında, İmparatorluklar kitabı hakkında konuşmaya bu sözlerle başlıyor.
Bay W. H.'nin Portresi
William Shakespeare’in ünlü Soneler’ini ithaf ettiği Bay W.H. kimdi? Oscar Wilde Bay W.H.’nin Portresi’ni 1895’te yayımladığında, Londra’daki düşmanlarına kendisini küçümsemeleri için gerekli her şeyi vermişti. Shakespeare’in Soneler’ini genç bir erkeğe duyduğu aşk sonucunda yazdığını iddia eden bir karakterin kuşaktan kuşağa, gizli bir inanç gibi yayılan teorisini anlatan bu labirentimsi hikâye, yıllar sonra ortaya çıkan genişletilmiş haliyle ilk defa Türkçe’de.
Paylaşılamayan Kutsal Topraklar ve İsrail
Ne siyonizm hülyasının gerçekleşmesi ne de bir Yahudi devletinin kurulması, “İsrail toprağı”nın kutsallık simgelerinin dünyevileşmesine yetmedi. Yahudilerin “vaat edilmiş”, kaybolmuş, düşlenmiş ve yeniden yaratılmış topraklarla ilişkilerinin normalleşmesi için harcanan çabalar boşa gitti. Bu toprakların her santimetrekaresini mutlak bir kutsallığa dönüştüren Yahudiler, Filistinlilerin de buna tepki içinde benzer kutsallık simgelerine sarılmalarına yol açtılar.
Yamuk Okul’dan Yumuk Hikâyeler
Sizin okul çok mu sıradan? O zaman Yamuk Okul’a gitmelisin. Orada resim dersinin en hızlı fırçası Bebe’yle, yalnız baş aşağı okumayı bilen John’la ve ayak parmaklarından kurtulmaya karar veren Leslie’yle tanışabilirsin. Hadi! Sallanma! Derse geç kalırsan Bayan Gorf seni elmaya çevi... Tüh, oldu bile. Şey, kusura bakma.