1908 Devrimi
Bu kitapta 1908 Devrimi'ne giden yolun hikâyesi anlatılıyor. Türk tarih yazımında kabullenilmiş "2. Meşrutiyet" tanımı, 1908'de yaşanan siyasal dönüşümün çapını yansıtmaktan uzaktır. Zira 1908'de "meşrutiyet" çerçevesini aşan bir siyasal rejim değişikliği olmuştur. Hükümet artık yalnızca halk tarafından seçilmiş bir meclise karşı sorumlu hale gelmiştir.
...
Cehenneme ÖvgüGündelik Hayatta Totalitarizm
Bazı eleştirmenlerin “şeytanın avukatı” sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassaf’ın “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısı”yla sunduğumuz Cehenneme Övgü’sü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük ‘totaliter dünyalar’ımızı afişe ediyor, daha doğrusu ‘yüzümüze vuruyor’.
Millî Savaş Hikâyeleri
Her biri başka bir yeri, başka kişileri, başka olayları konu edinen, bir yandan da sonu gelmez ve umutsuz bir arayışı dile getiren hikayeler. Güzel ve büyük yurdunu yitiren Hamdi, kocasını aramak için İstanbul’a gelen Ödemişli zavallı bir kadın, her şeyi allak bullak eden, “yurt”u “gurbet”e çeviren savaş ve geride kalanların hayatları.
Öfkemi Kontrol Etmeyi Öğreniyorum
Bu kitap, çocukların öfkelerini anlamalarına ve sağlıklı öfke yönetimi becerileri geliştirmelerine destek olmak için güvenilir ve incelikli bir yol sunuyor. Kitaptaki yaratıcı ve interaktif çizim aktiviteleri çocukların şu konuları öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır: • Öfke duygusunu tanımak • Öfkeyi tetikleyen şeyleri tanımlamak
Karanlığın Yüreğive Kongo Günlüğü
Modern edebiyat için muazzam bir dönemeci temsil eden Karanlığın Yüreği, “medeniyet”i bir arada tutan ipliğin aslında ne kadar ince olduğunu gözler önüne seriyor.
Osmanlılarda Esrar ve EsrarkeşlerHayaller Sancağının Kuru Sarhoşları
Hayaller Sancağının Kuru Sarhoşları: Osmanlılarda Esrar ve Esrarkeşler, kimileri için bela olan, kimileri içinse başka dünyaların kapılarını aralayan eşsiz bir sırrın Anadolu’daki ilginç serüvenini ele alıyor.
Hep O Şarkılar Geliyor Aklıma
Şenol Morgül, bir yandan, 1970’lerin Rizesi’ndeki devrimci hareketi anlatıyor. Sadece siyasi bir hikâye olarak değil, toplumsal bir hikâye olarak, bir arkadaşlık hikâyesi olarak... O siyasiliğin içinde, Karadenizlilerin kendileriyle ve hayatla alay edişi de var üstelik: “Devrimimiz mizahi bir devrim olacaktı!”
Aynı zamanda “müzikal” bir hikâye, bu. Akrabalık kuran şarkıların, türkülerin, marşların, horonların hikâyesi. Rize’nin ilk caz orkestrası “Los Lazikos”tan Rize’nin ilk kadın kemençecisine, elli yıldır tükenmeyen devrimci şarkılara.
Tepsideki Melek
Eşyaların lisanını öğrenen bir kız çocuğu geziniyor evin içinde. Annesinin terliklerinden, köşedeki ceviz vitrinden, dantel örtülerden, koltuklardan,halılardan, duvarlardan gelen seslere kulak veriyor… Esra Kahya, kuşaktan kuşağa kadınları, annelerin kızlarından neler aldığını, çocukluk denen kuyunun insanı nasıl içine çektiğini, aşkın güzel bir şey olduğunu ve sahne gerisinde dönemleri, şehirleri anlatıyor. Tepsideki Melek, inceliklerle örülü bir aile tarihi romanı. Durup durup güldüren deli bir ağlama gibi.
Rüzgâr, Yokuş, Failatün FailünFakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'nun 30. senesi hatırına işgüzar bir deneme
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku sesiyle, rengiyle, büsbütün kendine has o havasıyla edebiyatımızın kült romanlarından biri.
İlhami Algör, bu sefer “gelecek denilen o yerden” bakarak, otuz yıl önce bu romanı kaleme almış “yazarla” konuşuyor. Birlikte kitaptaki güzergâhı takiple İtalyan Yokuşu’ndan inerek Tophane, Galata istikametinde yürüyorlar. Bazen inatlaşıyor, bazen birbirlerini anlamaya çalışıyorlar. Aşk, sevgi, duygular, zamanın ruhu başlıca meseleleri. Dert etmeyi de karmaşık düğümleri çözmeye çalışmayı da seviyorlar.
Osmanlı İmparatorluğuNasıl Kuruldu, Nasıl Yönetti, Nasıl Yıkıldı?
Olivier Bouquet, Osmanlı İmparatorluğu’nun hukuktan orduya, maliyeden nüfus yönetimine kadar kendine has özelliklerini, pek az ele alınan ilk dönemlerinden başlayarak, kendi hazırladığı haritalarla, derinlemesine bir arşiv çalısmasına dayanarak inceliyor, özgün bir sentez sunuyor.
Dersim Kırımı EnvanteriDokuz Örnek Vaka ve Mekân
Dersim’de 1937-1938’de yaşanan, resmî tarihin “isyan”, yerel hafızanın “Tertele” olarak adlandırdığı büyük toplumsal travmanın küçük bir bilançosunu ortaya seriyor Dersim Kırımı Envanteri. Yaşananları dokuz örnek vaka ve mekân üzerinden ele alan kitap, genellemeci yaklaşımların, afaki bilgilerin ve hamasi söylemlerin ötesine geçmeyi hedefleyerek Dersim ’38 çalışmalarındaki somut ve spesifik bilgilere dayalı envanter çalışmalarının eksikliğini bir nebze olsun gidermeyi amaçlıyor.
Bülent Bilmez ve Cemal Taş, “mikro tarihe”, olay mahalline, mağdurlara ve saha araştırmalarına dayalı “somut olgusal bilgi”yle Dersim’de yaşananlara dair güvenilir bir zemin inşa ediyorlar.
