Nisan 2016 Tarihinde Tekrar Baskılar
Budala
Budala, Rus ahlâki ülküsünün edebiyattaki en kusursuz, en doyurucu tasviridir.
Bakmak
Sevgi Soysal Bakmak’ı, Politika gazetesinde yayımlanan yazılarından derlemiş. 70’li yılların Ankarası gibi karanlık bir ortamda kaleme alınan bu yazılar, yurdunun sorunlarına duyarlı herkes için hâlâ kalıcı değerdedir.
Madam Bovary
Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını oldukça şeffaf bir şekilde ele alırken, dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutan bir başyapıt.
Aile Mutluluğu
Tolstoy’un otobiyografik yanı da olan novellası Aile Mutluluğu, yazarın erken dönem eserlerinin pırıltılı bir örneğidir.
Reklam Yazarlığı
Reklamı reklam yapan, her iletişim ortamında farklı ve özel stratejilerle aktarılmasını sağlayan, reklamın çekirdeğini oluşturan bir kavram reklam yazarlığı. Reklamcılığın tüm süreçlerini bilimsel açıdan ele alıp irdelemek, hedeflenen kitlelere daha etkin biçimde seslenilebilmesini ve reklam veren tarafından ödenen yüksek bedellerin yerinde kullanılmasına olanak sağlaması açısından daha da önem kazanıyor.
Tutkulu Perçem
Tutkulu Perçem, gerçekliğin sıkıcı ve bunaltıcı kurgusuna düpedüz “dil” çıkartarak başkaldıran, önüne çıkan her şeye bir tekme atar gibi yaparken aslında hepsine takılan, düşecekken yazıya tutunup yürüyen ve çaktırmadan giden Sevgi Soysal’ın yola çıkış öyküsüdür.
Kurum Kültürü
Örgütleri, bireyler arasında paylaşılan değer sistemi olan kültür açısından inceleme düşüncesi, oldukça yeni bir kavramdır. Örgütlerin de tıpkı bireyler gibi, bir kültürleri ve kişilikleri vardır. Kurum tarafından benimsenen temel değerler veya örgüt üyelerince paylaşılan ve herkesin içinde hareket ettiği ortak anlayış ve temel inanç sistemi olarak tanımlanabilen kurum kültürü, örgütü bir makina ya da canlı bir organizma olarak görmenin ötesinde, bu yapıya yeni bir boyut kazandırır.
Osmanlı İmparatorluğu'nda Devlet ve Köylü
Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş Yeni Baskı
Batı dışındaki toplum ve ekonomilerin durağanlığını vurgulayan modernleşme ve oryantalizm anlayışlarına eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan Huricihan İslamoğlu, Devlet ve Köylü’de ilk kaynaklara inerek yaptığı kapsamlı araştırmayla Osmanlı’nın erken modernitesine ışık tutuyor.
Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü
Bugünün kalkınmış ülkeleri hiç de öyle zannedildiği gibi serbest pazar - serbest ticaret politikalarıyla ve temel demokratik kurumlarıyla kalkınmadılar. Bu ülkelerin IMF, Dünya Bankası ve DTÖ ile birlik olup, kalkınmakta olan ülkelere önerdikleri, hatta uygulanmasını şart koştukları politikalar, onları kalkındıran politikalar değil. Bilakis hepsi, sanayilerini geliştirmek için tarife koriması ve teşvik kullandılar.
Hisar'dan Ahmet
Hisar’dan Ahmet, bir acayip adam. Bir baba adam, bir çocuk adam... Saflık yastığına yatmış, hinliği yorgan gibi sarınmış... Aksiliği yalandan, heyheylenmesi yalandan - ve çok sahici bir adam. Hisar’dan Ahmet, kelebekten bir hikâye. Eskiyip cızırdayan bir plak gibi bize Ahmet’i anlatıyor...
İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri
Çeperler, Hareketlilik ve Kentsel Bellek
Jean-François Pérouse’un 1990’ların ortasından bu yana yürüttüğü çalışmaların bir özeti olan İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri, İstanbul hakkında yazılan kitapların hemen hepsinde baş köşeyi alan tarihî, turistik ve şık semtlerin sınırları dışına çıkarak kentin yüzölçümünün %95’ini ve toplam nüfusun %90’ını içeren “çeper”lere odaklanıyor.
Tiyatro Oyunları
Memet Baydur, çoğu Devlet Tiyatrosu sahnelerinde ve özel tiyatrolarda sahnelenmiş yirmi üç oyun yazmış, seksenli ve doksanlı yıllarda Türk tiyatrosunun önde gelen oyun yazarı olmuştur. Öyküleri, denemeleri, gazete yazılarıyla da dikkat çekmiş, oyunlarıyla tartışma yaratmıştır
Mağdurların Siyaseti
Halk Siyaseti Üzerine Düşünceler
Vatandaşlığı evrensel geçerlilik olarak sunan, ancak bazılarını vatandaş sayarken bazılarını adı konmamış biçimde dışlayan "teamüller/pratikler", modern devletin olağan faaliyetlerinden sayılır hale geldi. Vatandaşlığın sosyal içeriğini, hak nosyonunu dışlayan bu faaliyetler; dışarıda bırakılanların da kendi varoluşlarını devam ettirebilecek çareler üretmesini gerektirdi.
90'larda Türkiye'de Feminizm
Türkiye’de feminist hareketin son yirmi yılı, üzerinde çok konuşulan ama az yazılan bir dönem olarak duruyor. 80’lere ilişkin az sayıda yazılı belge ve çokça efsane var, 90’lar ise daha çok herkesin kendi durduğu yer kadarını bildiği, bilebildiği bir zaman dilimi oldu. Bu derleme, feminist hareketin tarihinin yazılmasına katkıda bulunmak için hazırlandı.
Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler
"Bu kitap olduğundan başka bir şey değildir, bir kitaptır yalnızca. Baba-oğul arasındaki ilişki gibi, kişisel ve özneldir, ama aynı zamanda tüm ilişkilerin en yaygını olan bu ilişki gibi de, evrenseldir. Gençlerin okumaları için düşünülüp; yazıldı; onların öğretmenlerine ise çok az şey öğretecektir. Amacım, bir örnek, iyi niyetli (kötü niyetli hiç değil) yurttaşlar üretmek değil, özgür düşünen insanların oluşumuna itici güç vermektir."
Nezihe Muhittin ve Türk Kadını
Türk Feminizminin düşünsel kökenleri ve feminist tarih yazıcılığından bir örnek
Bu kitap, Türk kadın hareketi tarihine adını yazdıran Nezihe Muhittin konusunda yapılmış iki ayrı çalışmayı ve onun yazdığı en önemli eseri sayılan Türk Kadını’nı biraraya getiriyor. Kitabın birinci bölümünde Ayşegül Baykam, Nezihe Muhittin’i feminist tarih yazımı bağlamında değerlendirirken; Belma Ötüş-Baskett ise Muhittin’in duygusal romanlarını feminist edebiyat eleştirisi yöntemleriyle inceliyor. İkinci bölümde ise, Nezihe Muhittin’in Türk Kadını adlı otobiyografik eseri günümüz Türkçesi’yle sunuluyor.
Jön Türk Dönemi Türk Milliyetçiliği
Japon araştırmacı Arai, Cumhuriyet dönemi Türk milliyetçiliğinin önünü açan Meşrutiyet dönemi milliyetçilik akımını inceliyor. Türk milliyetçiliğinin hep laikleşme-Batılılaşma çizgisinde olmadığını, başlangıçta İslamlaşma-‘muasırlaşma’ çizgisinin baskın olduğunu saptıyor. Batılı olmayan ülkelerin çağdaşlaşma tarihine Batı standartlarıyla yaklaşmanın uygunsuzluğunu savunan Arai, bu savına bir özgün kuramsal yaklaşım örneği sunuyor.