İstanbul İstanbul
Burhan Sönmez, acının ve her şeye rağmen umudun yörüngesinde dönen bir kenti, büyük bir romanla yeniden yaratıyor.
Bu Hikâye Senden Uzun Osman
Aylin Balboa’nın kendine has kaleminden, bir kadının kendi kendini tamir etmesinin hikâyesi.
Prens ile Dilenci
Mark Twain, Tom Canty ile Edward Tudor’un bir anda birbiriyle kesişen ve karmaşıklaşan serüvenlerini anlatıyor ünlü romanı Prens ile Dilenci’de.
Bizum Rize
Karadeniz’in doğu ucunda, yüzölçümü ve nüfusu küçük fakat memleketteki etkisi büyük bir diyar: Rize. Bizum Rize’de, Rizeliler, Rize’nin değişik yüzlerini anlatıyor. Rize ve Rizeliler hakkındaki klişelerin de ötesine geçerek...
Annem BelkısGözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş Baskı
Gündüz Vassaf’ın kalemiyle annesinin hikâyesi. Öksüz bir Rumeli kızının Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarında başlayan hayatı bize gündelik yaşantının unutulmuş pek çok ayrıntısını tanıtarak bilinmeyen evlere misafir ediyor.
Apartman Boşluğu
Huzursuz biri var karşımızda… Orta sınıftan, eğitimli, eski reklamcı, uzayıp kısalmayan bir cover grupta şarkılar söyleyen Arif… Beste yapmak için daha sessiz bulduğu yeni evine kapandığında kendini sıfırlamaya karar veriyor… Başka bir hayatı olsun istiyor, anlamlı ve yaratıcı olduğu yeni bir şeyler yaşamayı aklına koyuyor.
Türkiye, İslam ve Sekülarizm
Dinin toplumsal hayatta oynadığı rol, dinî kurumların Cumhuriyet döneminin modernleşme perspektifiyle yaşadığı gerilimli ilişki, toplumbilimleri açısından çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Şerif Mardin’in bu kitapta bir araya getirilen makaleleri, 19. yüzyıldaki siyasal tartışmalardan AKP’ye uzanan gerilim hatlarının siyasal düşüncede ve siyaset sahnesinde nasıl bir rol oynadığını inceliyor.
Mutsuz OlmakBir Yüreklendirme
Kitapları dünya çapında on beş dile çevrilen felsefeci ve “mutluluk araştırmacısı” Wilhelm Schmid, Mutsuz Olmak’ta okurları iniş ve çıkışlarıyla hayatı bir bütün olarak kabul etmeye yüreklendirirken, karşılığında doyurucu ve anlamlı bir yaşam vaat ediyor.
Mualla
Günay Çetao Kızılırmak, bir yasın izini sürerken hayat ile ölüm arasındaki çizginin ne kadar silik olduğunu hatırlatıyor. Kahramanımız, ölüme bir başlangıç ya da bir son anlamı yüklemeden; ablası Mualla’nın çocukluk, gençlik ve evlilik yıllarını, koşar adım intihara sürüklendiği günleri ve ardından tutulan yasın ağır zamanlarını, bir bütünün parçaları gibi görüp yan yana getiriyor. Hissetmenin de anlamak kadar önemli olduğunun her an farkında... Bir rüyanın, bir hayalin adı Mualla.
Herkesi Memnun Etme ÇabasıUyum Tuzağından Kurtulma ve Vicdan Azabını Geride Bırakma Kılavuzu
Psikolog Ulrike Bossmann Herkesi Memnun Etme Çabası’nda, hayatın her alanında ve sürekli olarak başkalarının ihtiyaçlarını önceleyerek yaşamayı şiar edinmiş kişileri inceliyor. Kendi ihtiyaçlarını dile getirmenin bencillik değil sağlıklı ilişkilerin olmazsa olmazı olduğunu vurgulayan yazar, okura farkındalığın ve özşefkatin değerini hatırlatıyor.
Suç ve Ceza
Dostoyevski’nin en çok okunan romanı olan Suç ve Ceza, yayımlandığı günden bu yana insan ideallerini ahlâki ve felsefi sorularla sınamaya devam ediyor.
Yaban
Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.
Cinler
19. yüzyıl sonu Rusyası’nı kasıp kavuran şiddet çığırtkanlığına karşı bir haykırış niteliğinde olan bu başyapıt en iyi siyasi romanlardan biri olarak kabul edilmektedir.
Nasipse Adayız
Küçük ve büyük siyasetin deveranlarını, ikbal hesaplarını bütün hararetiyle anlatan trajikomik bir novella. Ercan Kesal’ın bilinen sahiciliğiyle, sıcak üslubuyla…
Tutunamayanlar
Küçük burjuva dünyasını zekice alaya alan Atay “saldırısını, tutunanların anlamayacağı, red edeceği türden bir romanla yapar."
Kiraz Ağacı
Gökçer Tahincioğlu, ikinci romanı Kiraz Ağacı’nda yakın tarihimizde açılmış, kapanmayan ağır bir yaranın izlerini sürüyor. Genç yaşta ölenlerin ruhlarını taşıyan kiraz ağacının altında daha adil bir dünya düzeni hayali kuran iki dava insanının, her şeye rağmen tükenmeyen aşkını ve mücadelesini bir belgesel romancı titizliğiyle anlatıyor.
Cennetin Doğusu
Cennetin Doğusu, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli temsilcilerinden Steinbeck’in iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesini işlediği başyapıtı.
Nur Baba
Vaktiyle toplumumuzdaki en önemli kültür müesseselerinden biri olan Bektaşi tekkelerinin İmparatorluğun son zamanlarındaki bozuluşu. Dionysos törenlerinin benzeri “zevk ve sefahat sanatının, buse ve aşk ilminin” Bektaşi “Ayin-i Cem”lerinde tasviri.
Aşındırma Denemeleri
Bu kitapta göz önündeki birçok konuyla ilgili aşındırma denemesi yer alıyor: Kapitalizmin "doğası" ya da işleyiş mantığı... Psikanaliz kuramı... İslâmcılık... Milliyetçilik... Marksizm ve Marx’ın kuramı... Sol Hareket, ÖDP...
Küçük Ağa
Küçük Ağa, Kurtuluş Savaşı yıllarında, siyasal karar ve tartışma merkezlerinin uzağında, Kuvvacı/Millici denilen, ama ne oldukları, neyi temsil ettikleri pek bilinmeyen birilerinin açtığı savaşa katılıp katılmamanın vebalini tartarak bir karar verme durumunda kalan insanları anlatır. Asırlardır sadece “halife-i ruyi zemin”in, padişahın açtığı sancağın altında savaşılacağı bilgi ve inancıyla yaşamış taşra insanlarının, halife-padişah çağrısının yokluğunda ve işgal haberleri yayılırken yaşadıkları ikilemlerin, açmaz ve iç çalkantıların, kendileri ve kaderlerine sahip çıkma hakkında yeniden düşünmek zorunda kalışlarının hikâyesidir.
Bu Ülke
Meriç’in “aynı kaynaktan fışkırdılar” dediği eserler dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin vicdanı olmak isteği Meriç’in bütün çabasına her zaman yön vermiştir: “Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği."
Aşklar ve Hayaletler
Ayşe Burçak Aşklar ve Hayaletler’de, alışılmadık öykü karakterleri yaratıyor, onların iç dünyalarına sızıp iyi ve kötü arasındaki geçişkenlikleri, gri alanları keşfetmemizi sağlıyor. Örneğin, bir caninin dahi zihnine sızıp bakış açısını ortaya seriyor. Ya da “masum” görünenin bile ne denli acımasızlaşabileceğini gösteriyor... Hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını usulca hatırlatıyor bizlere.
Çağdaş Sanat Nedir?Modernlik Sonrasında Sanat
Zamanımızda sanatın gösterdiği bir hakikat var, o da piyasa. Yani bir anlamda “çağdaş sanat” sanatın sonunun sanatı. Ama bir ihtimal, bize yeni yeni hakikatler, kehanetler ifade edecek bambaşka bir başlangıcın sanatı.
