Zor Zamanlar
Zor Zamanlar, fayda ve hesap üzerine kurulu bir dünyanın insan hayatını nasıl çoraklaştırdığını anlatan unutulmaz bir klasik.
Özgür Ruh Fini
Dimitris Mamaloukas, Özgür Ruh Fini’de, özgürlüğe açılan kapıdan geçmeye çalışan bir kadının çarpıcı hikâyesini anlatıyor.
Bir toplama kampı atmosferini taşıyan fabrikaya küçük yaşta hapsedilen Fini, anne-babasının kaybına, ağır çalışma koşullarına ve sömürüye direnerek hayatta kalır. Birbirinden zorlu yılları geride bırakırken her geçen gün insanlığını da yitiren Fini, kulağına fısıldanan bir kaçış fikriyle özgürlüğe giden yoldaki koşusuna başlar. Bedenini yitiren, düşünceleriyle hayatta kalmaya çalışan insanların dramını anlatan distopik bir roman.
Ortadan Üçe
Pınar İlkiz, Ortadan Üçe’de, anneler ve kızları arasındaki tatlı didişmeleri, babalarının âşık olup da kavuşamadığı kadınların adlarını alan kız çocuklarını, hayallerinin çok uzağına düşen gençleri, acıyı ustura yapıp dünya ile bağını kesen delileri, evlilik hayatından bunalmış eşleri ve soğan kokan mutfaklarından dedikodular taşan haneleri anlatıyor.
Zalimin Zulmü VarsaPopüler Kültür ve Siyaset
Zalimin Zulmü Varsa taraf olmanın kurucu değer kazandığı antagonist siyasal ortamda, özellikle “adalet” talebine karşılık veren anti-kahramanlara, onların sembol ve ifadelerine odaklanıyor. Dizilere ve bilhassa Sedat Peker fenomenine bakarak, Türkiye’de adalet talebinin “intikam vaadiyle” işlediğini gösteriyor.
“Ya onlar ya biz”in kahramanları kimlerdir?
Kemalizmin Solu Aydınlanmanın SağıPost-Post-Kemalizm Tartışmaları
Kemalizmin Solu Aydınlanmanın Sağı’nda, post-post-Kemalizm tartışmaları tarihsel sosyoloji, toplumsal cinsiyet ve feminizm, devletçilik, rejim ve muhalefet, Kürt meselesi, Ortadoğu gibi birçok bağlamda ele alınıyor. Çerçeve, “sol Kemalizmin ikilemleri”, “sivil Atatürkçülük” gibi, yeni-Kemalizmin görünümlerine eğilen incelemelerle tamamlanıyor.
Odağınızı Geri KazanmakDikkat Dağıtıcılar Çağında Odağınıza Sahip Çıkma Kılavuzu
Davranış bilimleri uzmanı psikolog Zelana Montminy Odağınızı Geri Kazanmak’ta, zihinsel gücümüze göz diken bir dünyada onu geri kazanmanın yollarını ele alıyor. Sadeleşme ve potansiyelini açığa çıkarma özlemi duyan okura seslenen yazar, ayartıcıların çekimine kapılmadan yaşamanın pratik ipuçlarını verirken en önemli kaynağımızın dikkatimiz olduğunu hatırlatıyor.
Behzat Ç.20. Yıl Özel Baskısı
Kendini anlatmaya ihtiyaç duymadığı gibi artık “anlatılmaya” da ihtiyacı olmayan bir karakter Behzat Ç. Yıllar önce bir telsiz cızırtısıyla başlayan macerası ise artık 20 yaşında. Ve bizi bu macerayla tanıştıran Her Temas İz Bırakır, Son Hafriyat, Çekiç ve Gül şimdi bir arada.
Şehrin Kara ÇocuklarıBadline
Yusuf Arslantaş, Şehrin Kara Çocukları – Badline’da bize başkentin arka sokaklarında hayatı yokluk içinde geçenlerin, kimsesizlerin, çocukların, kadınların hikâyelerini anlatıyor. Bazen Çinçin’deki, Yenidoğan’daki gecekonduların kasvet dolu karanlığına dalıyor, bazense yeraltının belalılarının cirit attığı sokaklarda tehlikeli bir gezintiye çıkıyor…
Cumhuriyet'in Güzelleri1929-1933 Arası Güzellik Yarışmalarında Milli İdeoloji ve Asri Kadın
Geniş bir arşiv çalışmasına dayanarak hazırlanan Cumhuriyet’in Güzelleri, erken Cumhuriyet döneminin “asri kadın”ı hakkında sorgulayıcı bir yaklaşım benimsiyor. Işıl Kandolu, o yılların kadın, kültür ve ırk politikalarına dair özgün bir panorama sunuyor.
Batı'yı SeyretmekAvrupa ve Amerika Seyahatnameleri
Batı’yı Seyretmek - Avrupa ve Amerika Seyahatnameleri Cumhuriyet’in erken yıllarından altmışlara uzanan dönemde Türkiye’den Avrupa’ya ve Kuzey Amerika’ya seyahat edenlerin Batı hakkındaki izlenimlerine dair bir seyir defteri…
Radikalleşen Türkiye (1960–1980)
Radikalleşen Türkiye (1960-1980), Türkiye siyasetinin dinamiklerinin öncelikle devletin yapısal mantığının bir sonucu olduğu tespitinden hareketle, 1960-1980 aralığında radikal solun gelişimini ve Kürt hareketini devletin çeşitli dışlama stratejilerine verilmiş yanıtlar olduğunu göstererek, hem o döneme hem 1980 sonrasına keskin bir ışık tutuyor.
Siyasal Düşünceler Tarihi
H. Bahadır Türk’ün Siyasal Düşünceler Tarihi, uzun ve zengin bir tarihsel birikimin kısa ve özlü bir özetini sunuyor. Sahaya hâkimiyetin rahatlığını yansıtan, okur ve öğrenci dostu bir özet...
Sahadaki Kimlik: Amedspor
Doğrudan doğruya Kürt kimliğiyle özdeşleşmiş bir kulüp, Amedspor. Kitabın adı da buradan geliyor: Sahadaki Kimlik. Amedspor’un gördüğü desteğe ve kösteğe bakarak, Türkiye’de Kürt meselesinin serencamını okumak mümkündür.
Vahap Coşkun, kitabında işte bunu yapıyor. Sadece kendi gözlemlerine ve araştırmasına dayanarak Amedspor’un macerasını izlemekle kalmıyor, taraftarların, halkın bu kulübü nasıl gördüğüne kulak veren etraflı bir saha çalışmasına dayanarak, “hissedilen Amedspor”a bakıyor. “Futbol sadece futbol değildir” diye bir laf olmasaydı, Amedspor nedeniyle icat edilebilirdi!
DekabristlerÖyküler
Dekabristler, bir devrim kuşağının özgürlük idealleriyle Çarlık Rusyası’ndaki hayatın sert gerçekleri arasında geçen unutulmaz öykülerden oluşuyor.
Sınır KoymakKendinizi Korumanın, İlişkilerinizi Güçlendirmenin ve İstediğiniz Hayatı Yaşamanın Yolları
Klinik psikolog Krystal Mazzola Wood Sınır Koymak’ta beden, ruh sağlığı, cinsellik, para, zaman, ilişkiler gibi alanlarda sınırların ne kadar hayati bir yeri olduğunu gösteriyor. Teorik bilgilere eşlik eden pratik alıştırmalar yardımıyla, sınır koymayı somut ve anlaşılır bir niteliğe kavuştururken okura özgün benliğine ulaşma macerasında cesaret aşılıyor.
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul HavasıOsmanlı İstanbulu'nda Kahvehanenin Müziği ve Sosyal Topoğrafyası
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası, Osmanlı İstanbulu’ndaki kahvehanelerde sergilenen müzikal performansları ve bu mekânlara gidenlerin gerek sosyal gerek ekonomik pozisyonlarını ele alıyor.
Kartezyen PrensDescartes ve Siyaset
Utku Özmakas Kartezyen Prens: Descartes ve Siyaset kitabında Ulus Baker’in Descartes’ta işitilemeyen bir tını, okunamayan bir nota olabileceği “şüphesinden” el alarak öfkeli bir sesin peşine düşüyor; açıkça duyulabilir bir ses olduğundan değil, ama şüphe ettiğinden… Descartes felsefesinin önemli uğraklarını katediyor, prenses Elizabeth’le mektuplaşmalarından adalet anlayışına, ahlâk kavrayışına, “mimarlığına”, matematiğine kadar uzanıyor. Okuru, Descartes’ın siyasal öğretisi ile epistemolojisi arasındaki gerilime dair fevkalade öğretici bir tartışmaya davet ediyor.
Churchill
Bir Alman’ın Hikâyesi ve Hitler Üzerine Notlar kitaplarıyla bilinen Sebastian Haffner, Churchill’de, analitik bakışını, gözlem gücünü ve yazarlık ustalığını sergiliyor.
Yüzleşme
Bir anaokulunda on dokuz çocuğu rehin alan bir adam ve çocukları kurtarmaya çalışan bir müzakereci, Émile... Geçen zamanla beraber teknoloji, dijital dünya, sosyal medya platformları üzerine sohbetleri derinleşir. Ayrıca adam kendisinin Elon Musk olduğunu iddia etmektedir, peki sahiden iddia ettiği kişi midir? Deneyimli müzakereci Émile’i bile şüpheye düşüren bu adam kimdir ve gerçekte ne istemektedir? Taşların Anlattığı ve Juette’in Tutkusu kitaplarından tanıdığımız Clara Dupont-Monod Yüzleşme’de bizi çağımızla ve onun getirdikleriyle karşılaştırıyor...
Kara Orman
Ekolojik suçlar, yani doğaya-dünyaya karşı işlenen suçlar; bir de doğrudan fiziki saldırılara, cinayete dönüşürse... Wolfgang Schorlau’dan bir ekolojik polisiye.
Kara Orman, “aile romanı” gibi başlıyor aslında. Özel dedektif Dengler, yaşlanan annesiyle ilgilenmek üzere taşraya gidiyor. Ancak annesinin arazisinde bir rüzgâr santralinin yapılması meselesiyle ve yerel halkın buna karşı direnişiyle karşılaşınca, roman ağır ağır bir polisiye çehresi kazanıyor: Bir iklim polisiyesi.
Dünyadan Son Gidişimiz
Gülhan Tuba Çelik, Dünyadan Son Gidişimiz'de bir ayağı çağımızın her yerde üstümüze boca edilen o parıltılı vitrinlerinin önünde, diğer ayağı arka sokakların tam göbeğinde duran öyküler anlatıyor. Kalabalık ve steril sitelerle, evlerin birbirinin üstüne devrildiği o tıklım tıklım mahallelerinin arasındaki birkaç adımın, basit ve fiziksel bir eylemin ötesinde taşıdığı anlamı deşiyor. Bazen sıradan bir nesnenin varlığının ya da yokluğunun, bazen bir anda kendimizi içinde bulduğumuz, önemsizmiş gibi görünen o duygunun nasıl başlı başına hayatın ta kendisi olduğunu fark ettiriyor.
Dutlar Karaydı
Mahsum Ece, tuhaf insanların yaşadığı, tarifi zor olayların yaşandığı bir köyün hikâyesini anlatıyor. Ama anlattığı bu insanlar, yaşananların kaderleri olduğunu, bir çıkış yolları bulunmadığını o kadar kabullenmişler ki, tarihin dışına itilmiş birer hayalet gibi dolaşıyorlar puslu ve karanlık yurtlarında.
TükenmişlikSiyasi Yenilginin Duygusal Deneyimi
Hannah Proctor, Tükenmişlik kitabında politik mücadele içerisinde sıcağı sıcağına çok kolay anlaşılamayan tükenmeye, tükenmenin duygu dünyasına bakıyor. Fransa’nın bir ceza kolonisine sürgün edilen Komün üyelerinin veya Ekim Devrimi’nden sonra soluğu sanatoryumlarda alan yorgun düşmüş Bolşeviklerin ve tarihten başka pek çok örneğin öğreticiliğinden faydalanıyor.
Zamanın Duyguları
İçinde yaşadığımız “canavarlar zamanı”nın bir korku çağı olduğunda neredeyse herkes hemfikir görünüyor. Belirsizliğin, güvensizliğin yarattığı korku. İnsan türünün belirsizlik içinde yaşadığı o uzun çağlardan sonra; her şeyi kontrol altına aldığını, en azından alabileceğini düşündüğü kısacık zamanda geliştirdiği özgüveni yerle bir eden bir korku. Ona yapışan öfke. Korkuyu korku değil de öfke olarak ifade etmeyi kolaylaştıran onca “bilgi”: İşsiz kaldık çünkü Suriyeliler geldi, güvende değiliz çünkü LGBTi’ler dünyanın çivisini çıkardı... Ve bu ikisinin ayrılmaz üçüncüsü, nefret. Bu kombonun eşlikçileri de az değil: Hınç, tiksinti, haset, kayıtsızlık...
