Şubat 2022 Tarihinde Yeni Çıkan Kitaplar
Silinmiş Sahneler
Hakan Bıçakcı’dan Silinmiş Sahneler. Bugün burada yaşamanın, sürekli haberdar olmanın, her şeyi görmenin, hiçbir şey yapmamanın yorgunluğu.
Ah Struga!
Sırrı Özbek, Ah Struga!’da, zorbalığa karşı kendi olmanın, savaşa karşı barışın, güce karşı dayanışmanın önemini gösteren bir hikâye anlatırken, acıyla yoğrulmuş bir coğrafyanın da sesi oluyor.
Sergüzeşt
Sadeleştirilmiş Basım
Küçük bir çocukken Kafkasya’dan kaçırılan ve İstanbul’da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan; hayatı aşk, hüzün ve ıstırapla yoğrulmuş Dilber’in hikâyesinin konu edildiği roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının çarpıklığını ve yarattığı hiyerarşiyi de yansıtıyor.
Sergüzeşt
Eleştirel Basım
Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nüshayla karşılaştırarak hazırlanan eleştirel basımda bu sayede, hem yazarın hem de bahsedilen dönemlerin edebiyat anlayışındaki değişim gösterilirken, aynı zamanda dipnotlarla, günümüzokurunun metni ve metnin geçtiği zamanı daha detaylı bir biçimde anlamasının da imkânı yaratılıyor.
Sessizlik Tarihinden Günler
Norveç’in sakin bir bölgesinde, savaştan on yıllar sonra, orta sınıftan bir ailenin huzur içinde geçmesi beklenen emeklilik yılları tuhaf bir olayla sarsılıyor. Acı dolu geçmiş, artık yaşlanmaya başlayan çiftin hayatına aniden geri dönüyor. Simon’un sessizliğe bürünmesiyle, Eva hem ortak anılarına hem de eşinin savaş sırasında yaşadıklarına doğru bir yolculuğa çıkıyor.
Kadınca Bilmeyişlerin Sonu
1960-1980 Döneminde Feminist Edebiyat
Duygu Çayırcıoğlu, Türkiye’de feminizmin henüz adının anılmadığı, anılsa da olumsuz şekilde anıldığı bir dönemde, feminist duyarlılığın edebiyatta yol alan güçlü dip dalgasına dikkat çekiyor bu kitapla. Kadınların siyasal ve toplumsal hareketliliğinin, görünürlüğünün arttığı fakat özerk seslerinin henüz gür çıkmadığı 1960-1980 döneminde, edebiyat evreninde bir ön-feminizmin geliştiğini gösteriyor.
Brütalizm
Brütalizm, dünyanın kamplara bölündüğü, sınırların aşılması imkânsız duvarlara çevrildiği, insanın yersiz yurtsuz kaldığı, tüm canlılarla birlikte dünyanın da yağmaya teslim edildiği çağımızdan çıkış yollarını sorgulayan, bir onarım siyaseti öneren, sarsıcı bir eleştiri sunuyor. Tüm canlılarla dayanışma içinde, yıkılanı yeniden inşa etmenin mümkün olup olmadığı sorusunu canlı biçimde ortaya koyuyor.
Annelikten Pişman Olmak
Sosyolog Orna Donath alanında bir ilk olan Annelikten Pişman Olmak’ta derinlemesine görüşmeler yaptığı kadınların deneyimleri aracılığıyla, okurları toplumdaki anne olma dayatmasını gözden geçirmeye davet ediyor. Farklı hayat tercihlerine sahip çıkarak, yasaklı kabul edilen yolları açmak isteyen kadınlara ilham ve cesaret veren bir çalışma.
Sanat ve Ekoloji
Sanat/Yaşam/Üretim
Bu kitap, sanat ile ekoloji ilişkisinin gündeme getirdiği sorulara, ortaya çıkardığı çelişki ve açmazlara politik ekoloji ekseninden bakmayı amaçlıyor. Ancak politik ekoloji alanında, kimi zaman birbiriyle çelişen yaklaşımları da barındıran farklı perspektifleri göz ardı etmeden...
Ne Geçmiş Tükendi Ne Yarınlar
Türkiye’de sol hareket içinde ’68’liler ve ’78’liler üzerine çok konuşuldu. Nabi Kımran ise ’87’lileri hatırlatıyor; yani siyasi sosyalleşmesini 12 Eylül rejiminden çıkış döneminde, 1980’lerin ikinci yarısında yaşayan kuşağı... Kitap, gri bir ara dönemin bahse değmez “nesnesi” gibi görülen, daha doğrusu genellikle pek görülmeyen bu kuşağın yaşam, eylem ve duygu dünyasını anlatıyor.
Ev Hanımlarına Mahsus Alafranga Pastacılık
Son dönem Osmanlı toplumunda “Batı terbiyesiyle yetişmiş aydın” tiplemesinin en güzel örneklerinden olan Rabiha Rifat Hanım tarafından kaleme alınmış Ev Hanımlarına Mahsus Alafranga Pastacılık pastalardan  kurabiyelere, bisküvilerdensimite kadar geniş bir yelpazede 41 tarif içeriyor. Gerek kullanılan malzemeler gerek yapılış şekilleri dikkate alındığında Avrupa’dan “uyarlama” diyebileceğimiz de bir kitap bu. Ancak her durumda hem ardında yatan sosyal tarih, hem yazarının kimliği, hem de içerdiği tarifler açısından önemli bir kitap.