Yeni Çıkan Kitaplar

Katalonya'ya Bin Selam

Katalonya’ya Bin Selam, George Orwell’in sonraki büyük eserlerinde daha da keskinleşecek olan hakikat, iktidar, propaganda ve özgürlük meselelerinin ilk büyük sahnesidir.

“Öfkeli Genç Türkler”
Türkiye'de Seküler Milliyetçilik

“Öfkeli Genç Türkler”, yeni milliyetçiliğin İYİ Parti, Zafer Partisi ve başka kurumsal mecralarla etkileşimine de göz atıyor. Ayrıca, göçmen karşıtı kampanyalardan Saraçhane direnişine, bu akımın eylemlilik içinde kendini nasıl ifade ettiğine bakıyor.

Türkiye'de Felaketlerin Politikası
Enformel Toplumsal Sözleşmeler ve Popülizm

Erhan Özşeker ve Toygar Sinan Baykan, Türkiye’de Felaketlerin Politikası’nda, yüzlerce cana mal olan faciaları masaya yatırıyorlar: Şubat 2023 depreminin genel felaket tablosu ve tek tek skandal vakalar, Marmara ve Karadeniz sel baskınları, Aladağ öğrenci yurdu, Beşiktaş gece kulübü ve Kartalkaya otel yangınları, Pamukova ve Çorlu tren “kazaları”, iş cinayetleri, iş katliamları, Soma maden faciası...

Liberal Faşizmler

Slavoj Žižek Liberal Faşizmler’de Trump’ın ikinci başkanlık dönemini yalnızca otoriterliğin ya da bildiğimiz anlamda faşizmin geri dönüşü olarak görmenin yetersiz olduğunu savunuyor. Ona göre karşımızda daha tuhaf bir bileşim var: Devletin denetim ve baskı araçlarını genişletirken piyasayı, şirketleri ve yeni dijital oligarkları her türlü sınırlamadan kurtarmayı vaat eden bir “liberal faşizm”. Bu çelişkinin izini Trump’ın ABD’sinden Putin’in Rusyası’na, Modi’nin Hindistanı’ndan Avrupa’ya, Çin’e ve Ortadoğu’ya kadar süren Žižek, Gazze’deki yıkımdan yapay zekâya, “de-kolonizasyon” tartışmalarından yeni sağ popülizme, Peter Thiel ve Palantir’in temsil ettiği tekno-feodal dünyadan solun kendi açmazlarına uzanan geniş bir siyasi manzara sunuyor.

İkinci Yeni'den Sonra
Kanon Mücadelesi

Kanon Mücadelesi, 1960’tan 1990’lara uzanan nispeten kısa bir döneme odaklansa da ayrıntıları öne çıkararak Melih Cevdet Anday, Halkın Dostları, Cahit Zarifoğlu ve Turgut Uyar’a açılan hayli uzun bir yolun menzillerinde tek tek duruyor. Yöntemi, odaklandığı dönemin tarihsel etkilerini sunması, ayrıntıları ele alış biçimiyle görünenin ardındaki niyetlere ve endişelere işaret ederek farklı bir edebiyat tarihi anlatıyor.

Kıyısında

Gülhan Davarcı, Kıyısında'da ufak bir çocuğu aradıkları gibi, kendilerini, varoluş sebeplerini, geçmişlerini ve bugünlerini, keskin çizgilerle kurdukları dünyalarındaki amaçlarını da arayan insanların hikâyesini anlatırken, duyguların zamanla, zamanın hayatla yarıştığı unutulmaz üç gün resmediyor.

Lagom

Gül Gölge, dışarıdan bakıldığında imrenilecek derecede sorunsuz hayatlar yaşıyorlarmış gibi görünen iki eski sevgilinin yıllar sonra beklenmedik bir iş görüşmesinde karşılaşmalarıyla başlayan uyanışlarını ve kendilerini özgürleştirme çabalarını anlatıyor. Bir yanda Deha, Itır; bir yanda onların birbirlerinden uzak kaldığı zamanlarında hayatlarına kattıkları Demir, Nevra ve diğerleri... Vazgeçişler, var sanılanın yok olduğunu hissedişler, boşluğa düşüşler, hüzünler...

Derbederin El Kitabı

Emrah Serbes’in Derbeder’i ezeli ve ebedi soruların peşinde dolanıyor… Verdiği cevaplarla soruları çoğaltıyor...

Aleviliğin Son Yüzyılı

Yalçın Çakmak’ın derlediği Aleviliğin Son Yüzyılı bu kapsamdaki soruların peşine düşerek Alevilik açısından güncelliğini koruyan konulara, sorulara dair tartışmalara farklı yönleriyle cevaplar ve yorumlar geliştiriyor.

Erken Modern Osmanlılarda İnançsızlığın Tarih Öncesi
Kutsala Sövgü, İlhâd ve Tanrıbilmezler

Erkin Özdemir, Erken Modern Osmanlılarda İnançsızlığın Tarih Öncesi: Kutsala Sövgü, İlhåd ve Tanrıbilmezler kitabında ağırlıkla 16.-17. yüzyıllara denk düşen mühimme defterleri ve kadı sicilleri gibi arşiv belgelerine ve farklı "metinlere" dayanarak Osmanlılarda mülhidlik olgusunu incelemeye koyuluyor.

Devrimin Çelişkileri
Aykut Kansu’ya Armağan

Devrimin Çelişkileri’ndeki yazılar, 1908 ve 1923’ü değişik cepheleriyle ele alıyor. 1908 Devrimi’nin, Osmanlı ülkesinin farklı coğrafyalarında ve farklı sınıfsal-toplumsal tabanlarında nasıl yaşandığını gözlüyor. 1908’den 1923 sonrasına, kırdaki sınıf mücadelelerinin seyrine göz atıyor. 1923’ün anayasal değişim ve demokrasi sorununu tekrar düşünüyor. Milliyetçi, liberal, sosyalist, Kemalist, devletçi, korporatist yönelimleri ve bunların farklı yorumlarını gözden geçiriyor.

Partiler ve Patronlar
Esenyurt'ta Siyaset

Popülizm ve klientalizm üzerinden siyasal parti evreninin gerçekliğine etnografik bir hassasiyetle ışık tutan Partiler ve Patronlar, Esenyurt vakasıyla Türkiye’nin dününü, bugününü ve yarınını daha derinlikli görebilmemize de yardımcı oluyor ve dünyadan örneklerle paralellikler de kuruyor.

Deneyim Toplumunda Hayatta Kalmak
Öznelliğin Ötesinde Yaşam

Özgün üslubuyla dünya çapında geniş okur kitlesine kavuşan felsefeci ve psikolog Svend Brinkmann, bu kısa ama etkili kitabında her şeyi kişisel deneyime endeksleyen bakış açısının etik ve psikolojik sonuçlarını araştırıyor. Hayatı psikolojikleştirmenin tehlikelerine dikkat çeken yazar, bireylerle dünyanın arasına deneyim katmanları koymanın nasıl ahlâki fakirleşme ve dünyaya yabancılaşma riskine kapı araladığını gösteriyor.

Dünden Bugüne
Fatsa Fikri

Bir yanda 12 Eylül faşizmine karşı alınan ağır yenilginin getirdiği zorluklar, diğer yanda dünya sosyalist sisteminde yaşanan çözülmenin yarattığı boşluk, siyasal mücadelede yaşanan ideolojik kriz ve yol ayrılıkları, el yordamıyla oluşturulan siyasal girişimlerin başarıları ve zaafları... Naci Sönmez, inatla sürdürülen sosyalizm mücadelesi içinde kendi yaşadıklarını, gördüklerini ve duyduklarını da aktarıyor. Bu kitap, Fatsa’nın sol geçmişini anlatan gerçek bir fikri takip öyküsüdür.

Mimarlık Yazıları

Mimarlık Yazıları’nın ilk makalesi olan “Mimarlığı Okumak”ta Ali Artun mimarlık ve dil ilişkilerinin tarihini ele alıyor. İlk mimarlık anıtı olduğu kabul edilen Göbeklitepe’yle ilgili sonraki yazı, mimarlığın kozmik kökeni, cevheri üzerine.

Bizum Rize

Karadeniz’in doğu ucunda, yüzölçümü ve nüfusu küçük fakat memleketteki etkisi büyük bir diyar: Rize. Bizum Rize’de, Rizeliler, Rize’nin değişik yüzlerini anlatıyor. Rize ve Rizeliler hakkındaki klişelerin de ötesine geçerek...

Notre-Dame'ın Kamburu

Notre-Dame’ın Kamburu aşkı, tutkuyu ve toplumsal adaletsizliği 15. yüzyıl Parisi’nin görkemli ve karanlık atmosferi içinde anlatan bir Victor Hugo klasiği. Güzelliğiyle kalabalıkları büyüleyen Esmeralda, toplumun dışına itilmiş kambur zangoç Quasimodo, arzularıyla inançları arasında sıkışan Claude Frollo ve bütün bu hayatları kuşatan Notre-Dame Katedrali ile Victor Hugo, 15. yüzyıl Parisi’ni insan ruhunun karanlık ve kırılgan yanlarının sahnesi olarak kullanır. Romanın merkezinde neredeyse yaşayan bir varlığa dönüşen Notre- Dame Katedrali, Paris’in hafızasına, korkuları ve arzularına sessizce eşlik eden büyük bir tanık haline gelir. Güzellik-çirkinlik, merhamet-zulüm, aşk-saplantı arasındaki sınırları yoklayan Notre-Dame’ın Kamburu, bugün de insanın insana bakışını sorgulatan bir şaheser.

Belgrad Günlüğü

Belgrad Günlüğü’nde İvo Andriç’in insanların kaderlerine, aile düzenlerine ve tarihin görünmez basıncına benzersiz bir dikkatle eğilen hikâyeleri yer alıyor.

Önce Dağlar Kar Tutacak

Semih Öztürk, 2018 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne değer görülen kitabı Önce Dağlar Kar Tutacak’ta hastane odalarında son günlerini doldurmaya çalışanların, gecenin kör karanlığında geçmişiyle hesaplaşma derdine düşenlerin, karın ve çamurun altında ezilen isimsiz kahramanların, gürültü patırtı kopartmadan hayattan sessizce vazgeçenlerin hikâyelerini anlatıyor. Geçip giden günlerin kıyısında köşesinde kalmış insanların iç dünyalarını tüm çıplaklığıyla görebileceğimiz gerçekçi pencereler açan öyküler, geçmek bilmeyen zamanın etrafında süzülerek gözden kayboluyor.

Cumhuriyet'i Fotoğraflamak
Erken Cumhuriyet Dönemi Fotoğraf Sanatı

“Cumhuriyet kendini nasıl görünür kıldı?” sorusunun peşine düşen İsmet Meltem Çetinkök Afşar, Cumhuriyet’i Fotoğraflamak’ta yeni bir devletin kuruluş sürecinde, Cumhuriyet ideallerinin ve anlatısının oluşturulmasında fotoğrafın üstlendiği rolü ele alıyor. Bunu yaparken fotoğrafın nasıl araçsallaştırıldığı konusuna geniş bir perspektiften bakarak bellek ve ideoloji kavramlarını kültür, sanat ve kitle iletişimiyle ilişkileri çerçevesinde değerlendiriyor.

Osmanlı Düzeninin Dönüşümü
17. Yüzyılda Buhran ve Değişim

Ali Fuat Bilkan, Osmanlı Düzeninin Dönüşümü: 17. Yüzyılda Buhran ve Değişim kitabında bunalım dönemi “literatürüne” odaklanıyor ve sarayın nimetlerinden kovulmuş, merkeze hem fiziken hem de zihnen uzak kalmış sanatçıların eleştirilerini düzenden duyulan rahatsızlığın ve toplum kanaatinin ipuçları olarak ele alıyor.

Mehmet Mithat Bey'in Münasebetsiz Tarihi

Arda Ekşigil, Mehmet Mithat Bey’in Münasebetsiz Tarihi’nde, sıradan, ama o kadar da sıradan olmayan bir hayatı, şahsiyetin her katmanını soyarak anlatıyor. Bu hayatın fonunda, Milli Mücadele’nin belirsizlikleri ve kararsız dengeleri var, erken Cumhuriyet’in serencamı var; kurucu elitin iç âlemi ve dönemin ekonomi politik manzarası var. Roman lezzeti veren bir mikro-tarih çalışması...

Çocuk Neden Mısır Unu Lapasında Pişer

Çocuk Neden Mısır Unu Lapasında Pişer, alışılmadık, zımba gibi, yumruk gibi bir anlatı... Paramparça bir göçmen hayatı ve bir aile karambolü...

Seni Görmem İmkânsız

Ayşe Burçak, yıllara yayılan yarım kalmış bir aşkın izini sürerken, 1990’larda doğmuş bir kadın ve bir erkeğin büyüme hikâyesini anlatıyor. Seni Görmem İmkânsız, modern zamanın ruhunu yakalayan bir roman... Gençlik aptallıkları,kalp kırıklıkları, özgüvensizlikler yüzünden örülen duvarlar ve kaçırılan fırsatlar...