Castellio Calvin'e Karşıya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı
Stefan Zweig, yüzyıllarca “unutulmuş bir adam” olarak kalan Castellio’nun şahsında hoşgörüye karşı hoşgörüsüzlük, özgürlüğe karşı vesayet, hümanizme karşı bağnazlık, bireyciliğe karşı mekanikleşme, vicdana karşı şiddet sorunlarını ustalıkla ele alarak ortaya unutulmaz bir yapıt çıkarıyor.
Protestanların Katolik Kilisesi’ne karşı giriştikleri mücadelede “düşünce ve inanç özgürlüğünü” ateşli biçimde savunan Calvin, Cenevre’de iktidarı ele geçirince bir din devleti sistemi kurar. Bir diktatöre dönüşüp toplumu kendi belirlediği kalıbın içine hapseder: İnsanların yakıldığı, işkence gördüğü, herkesin birbirini ihbar ettiği baskıcı bir ortam söz konusudur artık. Döneminin önde gelen bilginlerinden Sebastian Castellio, Calvin’in kendi görüşlerine aykırı fikirleri savunduğu gerekçesiyle Servet adında bir başka bilgini din adına yaktırmasıyla kimsenin söylemeye cesaret edemediğini söyler: “Bir insanı öldürmek asla bir öğretiyi savunmak değildir, bilakis: Bir insanı öldürmektir.” Böylece Castellio ve Calvin arasındaki amansız mücadele çağları aşan bir boyut kazanır…
Castellio Calvin’e Karşı, zorbalığa karşı tek başına ayakta duran bir vicdanın çarpıcı mücadelesi…
“Castellio hakkında hiçbir şey bilmiyordum, onunla tanışmış olmaktan gerçekten mutluyum ve geçmiş zamandan bir dost edinmiş durumdayım.”
Thomas Mann
28 Kasım 1881’de bir tekstil fabrikatörünün oğlu olarak Viyana’da doğdu. İlkgençlik günlerinden itibaren çeşitli gazetelerde şiirleri ve yazıları yayımlandı. 1899’da Viyana’daki Neuen Freien Presse gazetesinin kültür sanat sayfasında çalışmaya başladı. 1901’de şiirlerinden oluşan ilk kitabını çıkardı: Silberne Saiten (Gümüş Teller). Baudelaire, Verlaine ve Verhaeren’den çeviriler yaptı. Berlin ve Viyana’da Germanistik, Romanistik ve felsefe eğitimi gören Zweig, Viyana Üniversitesi’nde Hippolyte Taine üzerine yaptığı çalışmasıyla 1904’te felsefe doktoru unvanını aldı. Hikâye, novella, tiyatro gibi çok çeşitli türlerde birbiri ardına eserleri yayımlanmaya başladı. Avrupa’nın çeşitli ülkelerine yaptığı geziler yanında Hindistan’a, Amerika’ya ve Küba’ya da gitti. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla AvusturyaSavaş Bakanlığı Savaş Arşivleri’nde, bir yandan da Donauland gazetesinde çalıştı. Savaş karşıtı, pasifist açıklamalarıyla dikkat çekti. Savaş sonunda bakanlıktaki görevinden ayrılıp kısa bir dönem İsviçre’de yaşadı. 1919’da Salzburg’daki evine döndü, ertesi yıl Friederike von Winternitz’le evlendi. Üretkenliğini hiç kaybetmeden yazan Zweig’ın 1928’e kadar Korku, Üç Usta, Amok Koşucusu, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Kendileriyle Savaşanlar gibi kitapları yayımlandı. Aynı yıl Tolstoy’un 100. yaş kutlamaları dolayısıyla Sovyetler Birliği’ne gitti. Romain Rolland, H.G. Wells, Rainer Maria Rilke, Hermann Hesse, Sigmund Freud, Franz Werfel, Richard Strauss, Paul Valery, Arthur Schnitzler gibi isimlerle yakın dostlukları oldu. 1933 yılında Nazilerin yaktığı binlerce yasak kitap arasında Yahudi asıllı Zweig’ın kitapları da vardı. 1934’te Salzburg’daki evinin Naziler tarafından aranması üzerine İngiltere’ye göç etmeye karar verdi. Ardından ilk kez Güney Amerika’ya gitti. Bu dönemde Roterdamlı Erasmus-Zaferi ve Trajedisi, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, Castellio Calvin’e Karşı ya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı gibi kitapları yayımlanan Zweig, 1937’de Salzburg ve Viyana’ya son kez gittikten sonra Paris, Londra gibi şehirlere uzun süreli seyahatler yaptı. 1938’de karısından boşandı, bir yıl sonra sekreteri Charlotte “Lotte” Altmann’la evlendi. Çift, önce Londra’ya daha sonra Bath’a yerleşti; Zweig, İngiliz vatandaşlığını aldı. Çeşitli konferanslara ve etkinliklere de katılarak New York’tan Şili’ye, Venezuela’dan Rio de Janeiro’ya birçok ülkeyi gezmeye devam etti, kısa süreli de olsa buralarda yaşadı. 1941’de otobiyografisi Dünün Dünyası yayımlandı. Aynı yıl Brezilya’da Petropolis şehrine taşındı. Savaşsız, birleşik bir Avrupa ideali peşindeki Zweig, İkinci Dünya Savaşı ve Nazi vahşeti karşısında büyük bir bunalıma girmişti. Avrupa’nın barbarlığa tamamen teslim olduğu yönündeki düşüncesini kafasından atamayan Zweig, üzerinde çalıştığı son eseri olan Satranç’ı tamamladıktan kısa süre sonra, 22 Şubat 1942’de karısıyla birlikte yüksek dozda veronal alarak intihar etti.
Kitabın Adı | Castellio Calvin'e Karşı |
Alt Başlık | ya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı |
Orijinal Adı | Castellio gegen Calvin oder Ein Gewissen gegen die Gewalt |
ISBN | 9789750524295 |
Kapak Görseli | Paul Klee, “Kozmik Kompozisyon”, 1919 |
Yayın No | İletişim - 2630 |
Dizi | Dünya Edebiyatı - 246 |
Alan | Çağdaş Dünya Edebiyatı |
Sayfa | 241 sayfa |
En | 130 mm |
Boy | 195 mm |
Ağırlık | 213 gr |
Perakende Satış Fiyatı | 140,00 TL |
Baskı | 2. baskı - Nisan 2021 (1. baskı - Mayıs 2018) |
Yazar | Stefan Zweig |
Çeviren | Mustafa Topal, Kıvanç Koçak |
Önsöz | Kıvanç Koçak |
Dizi Yayın Yönetmeni | Murat Belge |
Yayına Hazırlayan | Güneş Akkor |
Kapak | Suat Aysu |
Uygulama | Hüsnü Abbas |
Düzelti | Oben Üçke |
Baskı | Ayhan Matbaası |
Cilt | Güven Mücellit |