Mağaradakiler
Aydın mı dersiniz, entelektüel mi dersiniz? İki kavrama farklı anlamlar mı yüklersiniz? Aydınlardan/ entelektüellerden çok şeyler mi beklersiniz, hiçbir şey beklemez misiniz?.. Öyle ya da böyle, kültürle derinlemesine alışveriş kaygınız varsa, zaman eksenine düşünce mesaisi düşürebiliyorsanız, bu kavramlar üzerine kafa yorarsınız, bu sorulara cevap arasınız, ufuk ararsınız.
Maurice
Forster’ın ölümünden sonra yayımlanan romanı Maurice, bir gencin gerçek cinsel kimliğini keşfetme sürecini izliyor.
Bağlanma KorkusuMağdurlar ve Partnerleri İçin Baş Etme Rehberi
Aşk ilişkileri her zaman yoğun duygularla ve mutluluğu bulma ümidiyle başlasa da, bilinçdışı sebepler bazen tarafların yakınlık kurmasına izin vermez. Bu sebeplerin en başında da “bağlanma korkusu” gelir. Bağlanma korkusunun farklı dışavurumları olan “avcı”, “prenses” ve “duvarcı ustası” tiplerinin ortak davranış kodları nelerdir? Bağlanma korkusunu yönetmek mümkün müdür? Bu korkuyu tetikleyen durumlar nelerdir? Bağlanma korkusu yaşayan kişilerin eşlerini ilişkide ne bekler? İlişkiye “ne evet ne hayır” diyen biriyle yaşamanın bedeli nedir? Bağlanmaktan kaçan insanları, onlara âşık olmadan ve mutsuzluğa sürüklenmeden önce tanımanın yolları nedir? Bağlanma ile empati arasında nasıl bir ilişki vardır? Toplumsal hayat kişilerin bağlanma korkusu geliştirmesinde nasıl bir etkiye sahiptir?
Psikoterapist Stefanie Stahl Bağlanma Korkusu’nda bu yıkıcı korkuyu tanımak, anlamak ve aşmak için atılması gereken somut adımları anlatıyor. Hem kurbanların hem partnerlerinin davranışlarını değiştirerek mutlu beraberlikler yaşamalarına destek olmak için yazılmış, tüm mağdurlara umut aşılayan bir başucu kitabı.
Geleneksel Alevilikİnanç, İbadet, Kurumlar, Toplumsal Yapı, Kolektif Bellek
Aleviliğin, gitgide kaybolmakta olan bir katmanını ele alıyor bu kitap: Rıza Yıldırım’a göre, günümüz Aleviliğinin en alt katmanını oluşturan geleneksel Aleviliği. “Yalıtılmış, sıkdokulu, kırsal” ilişkilere dayanan, “mistik ve mitik nitelikli dogmalar”la kendini sözlü iletişimle yeniden üreten bir kültür olarak tasvir edilen geleneksel Alevilik, aktarım kanalları hayli tıkanmış olduğundan, bir tür “gizli kaynak” havası taşıyor.
Burası Radyo Şarampol
Burası Radyo Şarampol, hayatla başetmek için oyunlarına sarılan, yalnızlığını müzikle dindiren Filiz’in, Antalya/Şarampol Mahallesi’nden Berlin/Kreuzberg’e uzanan büyüme hikâyesi. İlk aşkın hiç unutulmayacak sarsıcılığı. Okul sıralarında ele inen cetvelin yakıcılığı. Radyonun ve arkadaşlığın efsunlu, sarıp sarmalayan dünyası...
Anamın Kitabı
Yakup Kadri bu kitabıyla, “insanların şimdiye kadar besledikleri bir zannı -çocukluğun en mutlu bir çağ olduğu zannını- kökünden sarsmak istediğini” söylemiş. Ön sözünde, “İnsan, şuurunun altına kadar inmeyince kendi kendini nasıl tanıyabilir? Bizim köklerimiz orada değil midir?” diye sorduğu kitabında “belki romanlarının bütün anahtarlarını vermiş.
Dokunmanın Gücü Üzerine
Sevilen felsefeci Wilhelm Schmid Dokunmanın Gücü Üzerine’de, insan türü için hem biyolojik hem sosyal açıdan hayati bir kavramı ele alıyor. Yazar analogdan dijitale doğru evrilen hayatımızda, dokunmanın gücü üzerine bir kez daha etraflıca düşünmeyi öneriyor.
Modernleşen Türkiye'nin TarihiGözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 4. Basım
Daha önce Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş dönemiyle ilgili önemli araştırmalara imza atan, Amsterdam ve Nijmegen üniversiteleri öğretim üyesi olan, “Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü Türkiye Bölümü” başkanlığı da yapan Prof. Zürcher, Türkiye’deki modernleşme sorunsalının bütün boyutlarını bir ders kitabından beklenemeyecek bir vukufla, derinlikli teşhislerle ve sade bir anlatımla ele alıyor.
Nohut Oda
Melisa Kesmez evlerin içinde, odaların arasında usul usul dolaşırken, bir ayna tutuyor hayata: Hayatın kuytularını, o kuytularda yan yana yeşeren neşe ve kederi gösteren bir ayna. Nohut Oda, incecik sızıların, tatlı gülümseyişlerin kitabı…
Kiraz Çiçeği Kolonyası
Kiraz Çiçeği Kolonyası, bozkırın ortasında bir tutam yeşilliğin, dostluğun, iyiliğin ve saf sevginin kalpleri ısıtacak romanı... Mustafa Çiftci ödüller aldığı öykü kitaplarından sonra ilk defa bir romana hayat veriyor.
Yenişehir'de Bir Öğle Vakti
Sevgi Soysal, 1974 Orhan Kemal Roman Ödülü’nü kazanan Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’nde, çok boyutlu bir toplumsal kesiti sanki hiç zorlanmadan edebiyata aktarmış gibidir. Gözlemlediği alabildiğine gerçek insan portrelerini, birbirinden kopukmuş gibi duran hayatlarından alıp, zekice bir kurguyla buluşturur.
Drina Köprüsü
Bir ülkeyi ve insanlarını, onların üç yüz elli yıllık tarihine tanıklık eden bir köprünün dilinden anlatan olağanüstü bir roman. Nobelli yazar İvo Andriç, Drina Köprüsü’nde, isyanların, salgınların, savaşların ve doğal felaketlerin gölgesinde Balkanlar’ın tarihini, eski Bosna’yı, orada yaşayan halkların paylaştığı hayatı ve bu hayatın milliyetçilikler çağında nasıl değiştiğini anlatıyor.
İtalya Seyahati
İtalya Seyahati Alman edebiyatının en büyük ustası Goethe’nin rüyalarının ülkesi İtalya’ya yaptığı yolculuğun gezi notlarını bir araya getiriyor.
Çiçeklenmeler
Melisa Kesmez, hayatı ıskalamış bir kadının kocasının ölümünün ardından yeni bir başlangıç yapmak için cesaret arayışını anlatıyor. Türkan'ın "her şey mümkün"lerle, yeşeren umutlarla "dünyaya doğru" attığı adımlarını takip ederek okuru çiçekli bir içsel yolculuğa davet ediyor.
Edebiyat Üzerinemakaleler / röportajlar
Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden biri; belki de birincisidir Berna Moran. Edebiyat algımızda yön gösterici bir rol oynayan yazılarıyla, zengin fikrî altyapısıyla, tartışan ve tartışmayı açan metinleriyle bir ufuk çizgisidir. Elinizdeki bu kitap onun eserlerine girmeyen, kimi dergi ve gazetelerde yayımlanmış makale ve röportajlarından oluşmaktadır.
Başlangıcından 1983'eTürk Tiyatro Tarihi
Metin And bu yapıtında Türk tiyatrosunun tarihini mercek altına alırken, zamanda ve mekânda birtakım sınırlamalara gittiğini ve yalnız Anadolu’ya yerleşen Türklerin tiyatrosunu ele aldığını özellikle belirtir.
Son Ayakta Kim Geldi?Türkiye’de At Yarışlarının Tarihi
Ozan Torun’un olağanüstü ayrıntılı çalışması Son Ayakta Kim Geldi?, çok yönlü bir kültür tarihi niteliğinde. Gündelik hayata, eğlence endüstrisine, onlarla birlikte medenileşme ve modernleşme algısının tarihsel seyrine geniş açılı bir bakış sağlıyor.
Vücudunuz Hayır DiyorsaDuygusal Stresin Bedelleri
Hastalık, rahatsız edici bir durumdur. İnsanın sağlıklıyken çok da farkında olmadığı yaşamsal önemdeki fizyolojik ve psikolojik süreçlerine ciddi bir darbe vurur. Özellikle de kronik hastalığı olan biri, vücudunun sınırlarını bu hastalık yoluyla fark etmeye başlar. Eskilerin bilgeliğine dayanan sezgiler ve öğretiler, fiziksel rahatsızlıkları kişinin kişilik yapısıyla, psikolojik durumuyla, özellikle de stresle ilişkilendirir.
Mehmet Mithat Bey'in Münasebetsiz Tarihi
Arda Ekşigil, Mehmet Mithat Bey’in Münasebetsiz Tarihi’nde, sıradan, ama o kadar da sıradan olmayan bir hayatı, şahsiyetin her katmanını soyarak anlatıyor. Bu hayatın fonunda, Milli Mücadele’nin belirsizlikleri ve kararsız dengeleri var, erken Cumhuriyet’in serencamı var; kurucu elitin iç âlemi ve dönemin ekonomi politik manzarası var. Roman lezzeti veren bir mikro-tarih çalışması...
Gidelim Buralardan Muhlis
Ali İpek, hepimizin aşina olduğu kaçıp gitme isteğini, bırakıp da gidememe ikilemini, yersiz yurtsuzluk hissini otantik üslubuyla anlatıyor. Gidelim Buralardan Muhlis, taşra ruhuyla daralmış bir aşk hikâyesi, yarı masalsı, şaşırtıcı bir kara-novella.
Şehrin Kara ÇocuklarıBadline
Yusuf Arslantaş, Şehrin Kara Çocukları – Badline’da bize başkentin arka sokaklarında hayatı yokluk içinde geçenlerin, kimsesizlerin, çocukların, kadınların hikâyelerini anlatıyor. Bazen Çinçin’deki, Yenidoğan’daki gecekonduların kasvet dolu karanlığına dalıyor, bazense yeraltının belalılarının cirit attığı sokaklarda tehlikeli bir gezintiye çıkıyor…
Soğan Doğradığın Çıplak Eller
Pınar İlkiz, Soğan Doğradığın Çıplak Eller’de, hayatın farklı evrelerindeki insanların biraz tanıdık biraz tuhaf dünyalarına konuk ediyor bizi. Karşılıklı bir sohbet havasında, kimi zaman hüzünle kimi zaman da kahkahalar eşliğinde anlatıyor hikâyelerini.
Korkuyu Beklerken
Oğuz Atay’ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okuru alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmaz. Kitaba adını veren hikayenin korkuyu beklerken kendini evine hapseden kahramanı, Atay’ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından.
Kendiyle Dost OlmakHayatı Nasıl Kolaylaştırır?
Kitapları dünyanın farklı ülkelerinde geniş okur kitleleriyle buluşan felsefeci ve araştırmacı Wilhelm Schmid Kendiyle Dost Olmak’ta, “Kendini sev” sloganıyla gitgide daha fazla sarmalandığımız günümüzde, kendimizle sağlıklı ve dostane bir ilişki kurmanın önemine vurgu yapıyor.
