İsterseniz, bir aşk hikâyesi, daha doğrusu topyekûn aşkın hikâyesi… İsterseniz, hayatınız kadar, gönlünüz kadar genişletebileceğiniz bir hikâye… Yazarının sözleriyle, “başı sonu olan, düzgün bir hikaye”... Aslında, birçok hikaye. Hepsinin de kahramanı aynı: zaman...
“Aşk insanın dışındadır. Gelir, onun içine girer. Şu ya da bu insanı kucaklar kaldırır. Bir tek aşk vardır. Kocaman ve her yerde. Hastalıklar gibi. Herkesin veremi farklı değildir. Ufak tefek bünye farklarına kanmamak lâzım. Bir tane verem var. Gökyüzü dünyanın başka yerlerinde başka türlü mavidir ama bir tanedir. Aşk gökyüzünden gelir. Işıkla. Kuvvet ister. Kuvvetin yoksa, çılgınca koşan bir ata binmiş çelimsiz, hasta bir insanın haline düşersin. Sarsıntıdan serseme dönmüş, perişan olmuş, bakar ama görmez…”
“Aşk, bir bahar esintisini çevrelerinde beraber sürükleyenlere göredir. Yüzüne baktığınızda gözleri kamaşanlara göre. ..”
Geçmişin aşk destanlarını, mitolojinin efsanelerini ya da tek tek insanların maceralarını hep aynı büyük hikâyenin parçası kabul eden bir hikâye. İnsanın Zaman’la kavgasının billurlaştığı kudret arzusunun ve İnsanın Zaman’la âhenginin aktığı Huzur arayışının etrafında dolanan bir hikâye… Esas kudretle: Sevecek kudrete sahip olanların üzerine düşen ışığıyla aydınlanan bir hikâye. Ve tabii, yine insana mahsus ‘kuvvet’lerle (ne zaafı!?) gölgelenen.
İsterseniz, bir aşk hikâyesi, daha doğrusu topyekûn aşkın hikâyesi…
İsterseniz, hayatınız kadar, gönlünüz kadar genişletebileceğiniz bir hikâye…
Yazarının sözleriyle, “başı sonu olan, düzgün bir hikaye”... Aslında, birçok hikaye. Hepsinin de kahramanı aynı: zaman... Hikayeleri birleştiren, hikayeleri ayıran, uzun bir macerayı kısacık bir an’a sıkıştıran, bir an’ın yarattığı acıyı uzun ömürlere yayan zaman... Diğer rollerde onur, kader, Şeytan, iyilik ve diğerleri: “Hayat gibi”değil, hayat... Öğretmen’le Nergis’in aşkında, Zerrin’in kaderinde, Cihan’ın sonunda, gösteri çadırında, kasaba erkeklerinin gece şarkılarında o bildik hikayenin bambaşka bir halini yazarak akan hayat...

1956’da İstanbul’da doğdu, haliyle birtakım okullarda okudu. Altın Kitaplar Yayınevi’nde, Milliyet yazıişleri, Cumhuriyet haber merkezi, İletişim Yayınları’nda, on beş günlük ve haftalık YeniGündem’de, Birikim’de çalıştı, Radikal, Radikal 2, Nokta, Taraf ve Birikim’de yazdı. Hikâye ve romanları İletişim’den yayımlandı. 1990’ların ortalarında belgesel filmler yapmaya başladı. Filmlerine gecetreni.net internet sitesinden ulaşılabiliyor. Duvar gazetesinde, P24 gazetecilik platformunda ve Riya Tabirleri adlı blogunda (http://riyatabirleri.blogspot.com/) güncel yazılar yazıyor.

Kitabın Adı Siyah Makamı
ISBN 9789754706192
Yayın No İletişim - 417
Dizi Türkçe Edebiyat - 59
Alan Çağdaş Türkiye Edebiyatı
Sayfa 251 sayfa
En 130 mm
Boy 195 mm
Ağırlık 197 gr
Baskı 3. baskı - Kasım 2010 (1. baskı - Haziran 1997)
Yazar Ümit Kıvanç
Kapak Suat Aysu
Uygulama Hüsnü Abbas
Baskı ve Cilt Sena Ofset