Tekrar Baskılar - 3. sayfa

Siyasal Dilde Huzur Söylemi
İslâm'da Huzur, Söylem ve Kanaat

Ulus Baker’in yüksek lisans çalışması olan bu küçük kitap, onun sonraki metinlerinde izlediği teorik hatların ipuçlarını içeriyor: Deleuze ve Guattari’nin rizomatik kavrayışı, Spinoza’nın yorumsamacı teolojisi, Virilio’nun hız ve hareket kavramı, kanaat toplumu vb…

Bir İntihar Çok Ölüm

Esra Kahya, kambur bir kadının intiharı sonrasında ortaya saçılan sırlarla sarsılan “acayip” bir ailenin trajikomik hikâyesini anlatırken, kendine özgü üslubunun tüm zenginliklerini sergiliyor.

Yas Psikolojisi
Sevilen Bir Yakının Ölümüyle Baş Etmek

Psikiyatrist Alain Sauteraud psikoloji alanındaki güncel çalışmalara ve çok sayıda klinik vakaya dayanarak yas deneyimini masaya yatırıyor. Bu zor olduğu kadar kaçınılmaz da olan yaşantının kronolojik seyrini ve belirtilerini tanımlarken onu aşarak kendi hayat yoluna devam etmenin ipuçlarını veriyor.

Satranç

Stefan Zweig’dan eşsiz bir uzun öykü, ustalıkla işlenmiş bir kurmaca, insana dair duyguların evrenselliği...

Kültür Endüstrisi - Kültür Yönetimi

Adorno'nun düşüncelerinin ufkunda, kültür ve sanat yönetiminin zamanımızdaki baş döndürücü yükselişini izleriz. Adorno kültür endüstrisinin gidişatını da, yol açtığı tehdidi de açıkça görmüştür.

Estetik ve Politika
Realizm-Modernizm Çatışması

1930’larda Ernst Bloch ile Georg Lukács arasında başlayan modernizm ve realizm konusundaki tartışma 20. yüzyıl estetiğinin rehberlerinden biri olmuştur. Estetik ve Politika derlemesi, bu iki filozofun yanı sıra Walter Benjamin, Theodor W. Adorno ve Bertolt Brecht’in de katıldığı bu tartışmanın kilit metinlerini biraraya getirmektedir. Bu metinler estetiğin kimi temel kavramlarının aydınlatılması bakımından da temel bir kaynak oluşturuyor: “Sanatın özerkliği ve toplumsallığı”, “popüler sanat ve elitizm”, “form-içerik”...

Türkiye Tarihi
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Günümüze

Tarihçi ve siyaset uzmanı Hamit Bozarslan, 13. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’nun ve Selçuklu Devleti’nin kalıntıları üzerine kurulan, yedi yüzyıla yakın hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi üzerinden günümüz Türkiyesi’ni anlamaya çalışıyor. Bir dünya imparatorluğu ve mutlak bir Müslüman gücü olmayı başaran bu sıradışı devletteki sürekliliklerin, aynı zamanda yüzyıllar içindeki sert kopuşların izini sürerek, “Türkiye tarihi” denen karmaşık konuyu, kendi özgüllükleri içinde olduğu kadar başka ülkelerle etkileşimleri ve bağımlılıkları içinde de ele alarak tartışıyor. Bozarslan, bu yeni basıma yaptığı eklemelerle, bugün siyaset gündemimizi belirleyen dinamikleri anlamamızı sağlayacak önemli ipuçları da veriyor.

Gözyaşı Konağı
Ada, 1876

Şebnem İşigüzel, neşeli, aşk dolu, hayat dolu bir romanla yeni bir ses katıyor, sesine… edebiyata…

Mrs. Dalloway

Mrs. Dalloway, bilinç akışı tekniğini büyük bir yetkinlikle kullanarak edebiyat tarihinde çığır açan unutulmaz bir yapıt.

İş Hayatında Hikâyeleştirme
İletişimde Yeni Bir Perspektif

İş Hayatında Hikâyeleştirme, profesyonel yaşamda iletişim, liderlik, pazarlama gibi alanlarda anlatımını dikkat çekici hale getirmek isteyen herkesin elinin altında bulunması gereken bir rehber.

Kızılbaşlık, Alevilik, Bektaşilik
Tarih-Kimlik-İnanç-Ritüel

Yalçın Çakmak ve İmran Gürtaş’ın hazırladığı derleme, Türkiye’den ve Türkiye dışından, bilinen uzmanların yanı sıra yeni kuşak araştırmacıların özgün verimlerini bir araya getiriyor.

Fareler ve İnsanlar

Fareler ve İnsanlar, Büyük Bunalım döneminin binbir zorluğuyla mücadele eden tarım işçilerine doğrultulan bir dürbün, uzakları göz önüne getiren çarpıcı bir novella.

Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi
Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonundan El Kaide’ye

Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi önce baskıcı rejimin, ardından bu rejime karşı isyanın ve nihayet isyanın bastırılmasının aracı olan şiddeti, dinamikleri ve kökenleriyle; insanları silahlı mücadeleye ya da kendilerini feda etmeye iten sosyo-ekonomik nedenleriyle birlikte çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor
Modernite Deneyimi

Modernizm çocuklarını yiyor...Yoksa her şey zaten yüzyılımızın ta başında yapılan Faustvari bir kontratın sonuçları mı? 20. yüzyılın enerjisi ve sefaleti, Petersburg’dan New York’a... 2000’li yılların “sağlıklı” modernizmini kurmak için geçen yüzyılın modernistlerine dönmeyi salık veren Marshall Berman’ın kaynak kitabı.

Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası
Osmanlı İstanbulu'nda Kahvehanenin Müziği ve Sosyal Topoğrafyası

Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası, Osmanlı İstanbulu’ndaki kahvehanelerde sergilenen müzikal performansları ve bu mekânlara gidenlerin gerek sosyal gerek ekonomik pozisyonlarını ele alıyor.

Meçhul

Gaye Boralıoğlu, Manuel Çıtak’ın fotoğraflarından yola çıkarak yazdığı bu romanda İbrahim’i ararken bir yandan da memleketin hallerine ışık tutuyor.

Baharda Yine Geliriz

Şehri ve insanları tanımak için mütevazı bir rehber.

Ateş Canına Yapışsın

Bütün sakinlerinin mutlu ve huzurlu yaşadığı Cennet’te, Tanrı ilk insanı yarattı, adına da Âdem dedi. Onu yarattığı toprağa kendi nefesinden üfleyerek can verdi, bu cana hem iyilikten hem şerden, hem riyadan hem sadakatten koydu. Ona güzel olan ne verdiyse, bir o kadar da kötülük ekledi. Sonra Cennet’teki tüm varlıklara dönüp Âdem’e secde etmelerini buyurdu. Bu buyruğa karşı çıkabilecek kadar kibirli tek bir Cennet varlığı vardı, o da Azazil’di.

Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü

Bugünün kalkınmış ülkeleri hiç de öyle zannedildiği gibi serbest pazar - serbest ticaret politikalarıyla ve temel demokratik kurumlarıyla kalkınmadılar. Bu ülkelerin IMF, Dünya Bankası ve DTÖ ile birlik olup, kalkınmakta olan ülkelere önerdikleri, hatta uygulanmasını şart koştukları politikalar, onları kalkındıran politikalar değil. Bilakis hepsi, sanayilerini geliştirmek için tarife koriması ve teşvik kullandılar.

Pala Hayriye

Genç bir kadın evden kaçıyor, kalın fitilli kadifesi kirden üzerine yapışmış, kaşı-bıyığı gür Pala Hayriye bu... Figen Şakacı, doksanlı yıllarda üniversiteye başlayan Hayriye’nin kırklı yaşlara kadar yaşadıklarını anlatıyor.Pala Hayriye, neşeli, meydan okuyan, direnen bir kadının hikâyesi... Figen Şakacı, Bitirgen’le başladığı büyüme hikâyesine Pala Hayriye’yle devam ediyor.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İtalyan Yokuşu’ndan aşağı, rüzgâra asılıp Tophane’ye inen roman.

Lili ve Yedi Çocuğu: Hayvanları Çoook Seviyorum! - Veli

Veli hayvanları çok sever. Kedileri okşar, köpeklerle koşar, balıkları besler… büyük bir coşkuyla! Bir gün annesiyle hayvanat bahçesine gittiğinde, çok sevdiği hayvanların akrabalarıyla tanışır: kedinin amcası aslanla, köpeğin dayısı kurtla, balığın yengesi yengeçle. Onlar Veli’yi sever bu defa, büyük bir coşkuyla…

Lili ve Yedi Çocuğu: Dondurma Yok Mu? - Peli

Peli dondurmayı çok sever, sürekli dondurma yemek ister. Annesi de sürekli onun sevebileceği tarifler yaratmaya çalışır, ama Peli hiçbirini beğenmez. Sonunda aç duramayacağını anlayınca, mutfakta keşfe çıkar… "Büyümeye" dair "büyük" sorunlari işleyen renkli ve eğlenceli bir çocuk dizisi.

Lili ve Yedi Çocuğu: Hepsi Benim! - Foli

Foli paylaşmayı hiç sevmez. Oyuncaklarını, kitaplarını, giysilerini, yiyeceklerini hep kendisine saklar. Bir süre sonra bakar ki oyun oynarken tek başına, kitap okurken tek başına, kat kat giyinirken tek başına, hapur hupur yemek yerken tek başına… Ne eğlence kaldı şu hayatta?