Milliyetçilik Üzerine...
Şehir, Orta Sınıf ve Kürtler
İnkar’dan “Tanıyarak Dışlama”ya
Göç yüzünden sokağa çıkamaz olduk. Bizim gençliğimizde Doğulu hissederdim ben kendimi, Orta Anadolulu olmama rağmen. O zaman Doğu insanı mertti, dürüsttü. İşte işçi olmaya gelirlerdi buralarda fabrikalarda. Ekmeklerini taştan çıkarıyorlardı.
Türk Sağı: Mitler, Fetişler, Düşman İmgeleri
Türkiye’de sağ akımların ideolojik alet çantasında neler var? Türk sağcılığı kitlelere seslenirken hangi imgelere başvuruyor, hangi tahayyüllere hitap ediyor? Hangi psiko-sosyal damarları işliyor, hangi çağrışımları harekete geçiriyor? Bu derlemede, bu sorulara cevap arayan çalışmalar yer alıyor.
Cinsiyet ve Millet
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin milliyetçi projelerdeki yeri son derece önemlidir. Bunu görmek için herhangi bir ulus-devlet yaratma sürecine bakmak yeterli olur. Buna rağmen milletler ve milliyetçilik konusundaki yaygın kuramlar bu alanı ihmal edip kadınlık ve erkeklik rollerinin milletin kuruluşundaki hayati rolünü gözardı etmişlerdir. Kadın ve milliyetçilik alanındaki çalışmaları ile tanınan Nira Yuval-Davis, pek çok yabancı dile çevrilen bu kitabında, cinsiyet ilişkilerinin milliyetçi projelerin bazı temel boyutlarına olan katkısını sistematik olarak incelemekte ve yeni mücadele yolları önermektedir.
Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce Cilt 4 / Milliyetçilik (Ciltli)
Milliyetçilik, Türkiye’de siyasal ideolojiler zemininde neredeyse siyaset-ötesi ve ideolojiler-üstü bir temel ilke konumunda. Farklı ideolojik donanımlarla ve referanslarla eklemlenebilmesinin ona kazandırdığı bu yaygınlık, hegemonik bir gücü ifade eder mi?
Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi
Kökenleri ve Gelişimi
Jwaideh’in kitabı, Kürt milliyetçilik hareketleriyle ilgili bir “klasik” sayılabilir; konuya eğilen bütün çalışmalarda bu esere atıf yapılır. Kürt milliyetçiliğinin 1950’lere kadarki oluşumunu, aldığı biçimleri ve siyasal safahatını ele alan bu temel eserin Türkçeye kazandırılmış olması, hem Türkiye açısından yakıcı önemdeki bu sorunu kavramak için, hem de genelde Ortadoğu siyasal coğrafyası ile ilgili kaynak kıtlığını telafi etmek bakımından değerli bir katkı sağlayacaktır.
Ne Mutlu Türküm Diyebilene
Türk Ulusal Kimliğinin Etno-Seküler Sınırları (1919-1938)
Türk ulusal kimliğine ilişkin hala süregiden tartışmaların kutuplarında iki tasavvur duruyor: Vatandaşlık esasına dayalı anlayış ve etnik-kültürel kimlik esasına dayalı anlayış. Ahmet Yıldız`ın incelemesi, Türkiye`de milli kimliğin inşa sürecinde etnik-kültürel kimlik vurgusunun ve tazyikinin en güçlü olduğu evreyi ele alıyor: 1919-1939 Dönemi.
Millî Kimlik
Milliyetçilik sosyolojisinin öndegelen isimlerinden Smith’in kaynak niteliğindeki çalışması, bugünden kadim çağlara, geniş bir tarihî ölçekte millî kimliğin oluşumunu ve biçimlerini ele alıyor. Milliyetçi zihniyet dünyasını zengin tarihî malzemeyle tahlil ediyor. Modern milliyetçi ideolojilerin oluşumunda etnik tarih(ler)in rolünü, farklı millî kimlik ve milliyetçilik türlerinin yol açtığı siyasî sonuçları inceliyor.
Türkiye'de Folklor ve Miliyetçilik
Türkiye’de Folklor ve Milliyetçilik, son dönem Osmanlı aydınlarından Cumhuriyet dönemine devredilen ve bugüne kadar devam eden bir arayışı anlatıyor.
Orada Bir Köy Var Uzakta
Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem
Köy ve köylü romantizmi, Türkiye'de Cumhuriyet'in inşâ döneminin muteber temalarından biriydi. Asım Karaömerlioğlu, bu romantizmin arkasını kurcalıyor. Cumhuriyet elitinin, bir yandan sanayileşmenin ve kentleşmenin sonuçlarından duyduğu endişe sebebiyle köylüyü köyde tutmaya dönük yollar ararken; bir yandan da köylülerin özerk bir inisiyatif geliştirmesine mahal vermek istemediğini gösteriyor. Yazara yol gösteren kritik soru şu :"Uzun 20. yüzyılda", neden Türkiye'de köylülük özellikle uzun sürdü?
Varlık Vergisi ve "Türkleştirme" Politikaları
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamış olsa bile savaşın yarattığı koşullardan etkilenmiştir. Milli Şef’in üstün diplomatik “becerileri” ile atlatılan bu dönem, uzun yıllar gözden kaçan/kaçırılan bir miras bırakmıştır: Varlık Vergisi... Elbette ulus-devlet ideolojisinin farklı bir veçhesi olarak değerlendirilmesi gereken Varlık Vergisi uygulaması, devletin ulusal burjuvazi yaratmak konusundaki ısrarının bir yansıması şeklinde de okunabilir.
Türk Milliyetçiliği, Gayrimüslimler ve Ekonomik Dönüşüm
Ulus devletlerin kendi egemenlik tarifleri ve milliyetçilik projeleri ısrarlı bir millî "safiyeti" gerektirmiştir. Sadece gündelik hayat üzerinde biçilen bir safiyet arayışı değildir bu. Milliyetçiliğin bir ufuk olarak benimsendiği, toplumsal yaşamda ise "diğer"leri açısından kolay atlatılamayan toplumsal travmaya sebep olan bir süreçtir. Bütün milliyetçilikler gibi Türk milliyetçiliği de bundan azade değildir.
İktidar ve Tarih
Türkiye'de "Resmî Tarih" Tezinin Oluşumu (1929-1937)
Geçmişin ihyası ya da tarihin ‘şimdi’ keşfi... Türk Tarih Tezi’nin iktidarın siyasî tasarruflarına bağlı olarak yaratıldığı ve geliştirildiği ‘altın çağ’ı ele alan İktidar ve Tarih; Türkiye’de “Resmî Tarih” Tezinin Oluşumu (1929-1937), Birinci ve İkinci Tarih Kongreleri’nden başlayarak hem tarih tartışmalarını hem de bu tartışmaların ders kitaplarına nasıl yansıdığını inceliyor.
Cumhuriyet Dönemi Azınlık Politikaları ve Stratejileri Bağlamında
6-7 Eylül Olayları
Çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, homojen bir ulus-devlet olma politikası çerçevesinde "vatan topraklarını Türkleştirmek" adına yürüttüğü faaliyetler, gayrimüslim azınlıkların aleyhine işleyen bir süreci de beraberinde getirmiştir.
Milliyetçilik ve Sonrası
Milliyetçilik 1980’lerde hortladı mı, yoksa zaten hiç ölmemiş miydi? Carr yarım yüzyıla yakın bir süre önce yazdığı küçük kitabında bir Yeniçağ olgusu olarak milliyetçiliği, Fransız Devrimi öncesi, Napoléon’dan 1. Dünya Savaşı’na kadar, iki dünya savaşı arası ve 1965’de eklediği son bölümüyle 2. Dünya Savaşı sonrası olmak üzere dört bölümde inceliyor.
Cumhuriyet'in Diyarbakır'da Kimlik İnşası (1923-1950)
Cumhuriyet döneminde girişilen Türkleştirme ve sekülerleştirme politikalarına dayanan yeni kimlik inşası, devletin ideolojik ve baskı aygıtları aracılığıyla gerçekleştirildi. Cumhuriyet devletinin bu amaçla en fazla mesai harcadığı yerlerin başında Kürt coğrafyası geliyordu.
İmparatorluktan Cumhuriyete
Türkiye'de Etnik Çatışma
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında nüfus kompozisyonunda değişikliklere yol açan gelişmeler, 1850-1950 arasında Avrupa’da görülen genel tabloya uygun düşmektedir. Milliyetçilik bu dönem boyunca demografi mühendisliğini biçimlendiren temel faktör olmuştur. Erik Jan Zürcher’in hazırladığı bu derleme, ulus inşası sürecinde etnik politikaların mantığını ve işleyişini gösteren makalelerden oluşuyor.
Milliyetçiliğe Bakmak
Ernest Gellner’in Türkçe çevirisi de yayımlanmış olan kuramsal klasiği Uluslar ve Ulusçuluk’un, bir anlamda, pratik-güncel tamamlayıcısı Milliyetçiliğe Bakmak. Gellner, bu kitapta, uluslararası düzenden etnisite’ye, Marksizm’den evrensel’e birçok kavramı; List’ten Malinowski’ye, Heidegger’den Havel’e, Edward Said’e birçok düşünce ve siyaset adamını; Polonya’dan Çekoslovakya’ya, İrlanda’ya birçok yerel örneği milliyetçilik bağlamında değerlendiriyor.
Tarih Ders Kitaplarında(1931-1993)
Türk Tarih Tezinden Türk-İslâm Sentezine
Tarihin, ulus-devletler çağında milli hissiyatı muhasara altında tutmak, eğitimi biçimlendirmek, kuşakları "yetiştirmek" konusunda nasıl işe koşulduğunu biliyoruz. Etienne Copeaux, Türkiye'de 1931-1993 arasında kullanılan tarih ders kitaplarındaki güzergâhı takip ederek milli "eğitimimiz"deki tarih "tez"lerine eğilip; Türk Tarih Tezi'nin inşa edilişinden başlayarak siyasi dönem ve iktidarlara, oralarda hâkim zihniyetlere, eğitimi milli güvenlik siyasetlerinin uzantısı olarak kurgulayan ve beka paradokslarını eğitimin bir parçası haline getiren eğilime dikkat çekiyor.
Modern Türkiye’nin Şifresi
İttihat Ve Terakki’nin Etnisite Mühendisliği (1913-1918)
Yirminci yüzyılın başı, Osmanlı İmparatorluğu’nun etnik haritasının çizildiği, tebaanın etnik kökenlerine göre hesaplandığı, yerleşim alanlarının nasıl yeniden biçimlendirileceğinin sorgulandığı bir dönemeçtir. İttihat ve Terakki, Osmanlı Devleti’nin dinsel cemaatlere yönelik olarak kullandığı takibat metotlarını geliştirip “modernleştirerek” etnik kimlik temelli araştırmalar haline getirdi.
İttihat ve Terakki'nin Müslümanları İskân Politikası (1913-1918)
Türkiye’nin nüfus yapısı, büyük oranda Osmanlı’nın son döneminden mirastır. Göç ve iskânın Anadolu’nun Türkleşmesindeki önemini anlamak için kendi aile geçmişlerimize bakmamız yeterli olur. Türkiye’nin etnik ve dinsel yapısının yeniden şekillenmesi, Milli Mücadele’den çok İttihat ve Terakki’nin tam iktidar olduğu yıllara (1913-1918) denk düşer.
"Makbul Vatandaş"ın Peşinde
II. Meşrutiyet'ten Bugüne Vatandaşlık Eğitimi
Türkiye’de devletin istediği vatandaş tipi nasıldı? Bunun için, okullarda nasıl bir “vatandaşlık terbiyesi” verildi? Füsun Üstel, II. Meşrutiyet’ten günümüze uzanan süreçte bu soruların cevabını arıyor.
Iskalanmış Barış
Doğu Vilayetleri'nde Misyonerlik, Etnik Kimlik ve Devlet 1839-1938
Iskalanmış Barış, Tanzimat’tan başlayarak İkinci Dünya Savaşı arifesine uzanan süreçte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Türk, Kürt, Ermeni, Rum ve Süryani etnik toplulukların kimlik inşa macerasını anlatıyor. Bölgedeki Protestan misyonlarının –giderek Batılı devletlerin politikalarından özerkleşen– etkinliklerinin bu maceradaki özel etkisine eğilerek...
Türkiye'de Milli Eğitim İdeolojisi
ve Siyasal Toplumsallaşma Üzerindeki Etkisi
Eğitim, yediden yetmişyediye hepimizin bir şekilde içinde, kenarında yeraldığımız, asla dışında ve uzağında kalamadığımız önemli bir kurum. İsmail Kaplan’ın bu kapsamlı araştırmasında Türk millî eğitim sisteminin, ulus-devletin kurulduğu 1920’lerden başlayarak günümüze kadar geçirdiği evrelerin hem felsefî, hem ideolojik hem de pratik bir panoramasını çiziyor.
Osmanlı İmparatorluğu`nda Sosyalizm ve Milliyetçilik (1876-1923)
Lozan Antlaşması’na kadar “azınlık” olarak tanımlanmayan etnik ve dinî unsurlar; çerçeveyi biraz daraltırsak gayrı-müslim Osmanlılar hemen hemen bütün Batılılaşma akımlarında olduğu gibi sol fikir ve hareketlerin yayılmasında da öncülük etmişlerdi: Bugüne kadar ışıkla ve yazıyla gerektiğince buluşamamış, önemli bir tarih kesiti. Zürcher, Feroz Ahmad, Adanır, Dumont, Noutsos, Yalımov ve Ter Minassian'ın makaleleriyle...